![]() |
Filim Tavsiye / A Jihad for Love (2007) - Parvez Sharma
A Jihad for Love (2007) - Parvez Sharma
In a time, when Islam is under tremendous attack-from within and without-'A Jihadfor Love' is a daring documentary-filmed in twelve countries and nine languages. Muslim gay filmmaker Parvez Sharma has gone where the silence is strongest, filming with great risk in nations where government permission to make this film was not an option. A Jihad for Love is the first-ever feature-length documentary to explore the complex global intersections of Islam and homosexuality. With unprecedented access and depth, Sharma brings to light the hidden lives of gay and lesbian Muslims from countries like Iran, Pakistan, Egypt, Turkey, France, India, and South Africa. The majority of gay and lesbian Muslims must travel a lonely and often dangerous road. In many nations with a Muslim majority, laws based on Quranic interpretations are enforced by authorities to monitor, entrap, imprison, torture and even execute homosexuals. Even for those who migrate to Europe or North America and adopt Western personae of "gay," the relative freedoms of new homelands are mitigated by persistent racial profiling and intensified state surveillance after the terrorist attacks in New York, London and Madrid. As a result, many gay and lesbian Muslims end up renouncing their religion. But the real-life characters of A Jihad for Love aren't willing to abandon a faith they cherish despite its flaws. Instead, they struggle to reconcile their ardent belief with the innate reality of their being. The international chorus of gay and lesbian Muslims brought together by A Jihad for Love doesn't seek to vilify or reject Islam, but rather negotiate a new relationship to it. In doing so, the film's extraordinary characters point the way for all Muslims to move beyond the hostile, war-torn present, toward a more hopeful future. As one can imagine, it was a difficult decision for the subjects to participate in the film due to the violence they could face. However, those who have come forward to tell their stories feel this film is too important for 1.4 billion Muslims and non-Muslims around the world for them to say no. They are willing to take the risk in their quest to lay equal claim to their profoundly held faith. "A Jihad for Love' is produced by Sandi DuBowski (Director of Trembling Before G-d) in association with ZZDF-Arte Channel 4, and LOGO. İndirme linkleri : http://www.megaupload.com/?d=R5TSR3JZ http://www.megaupload.com/?d=U44O5E6F http://www.megaupload.com/?d=C3EXK3ZH http://www.megaupload.com/?d=VZK4QYMW http://www.megaupload.com/?d=2FEC3COZ http://www.megaupload.com/?d=UAZPA68W http://www.megaupload.com/?d=BZ470S1K password:accatone |
Yorumlar :
İngiltere'de bugün (30-03-2008, Pazar) gösterime giren bir film büyük tartışmalar çıkaracak gibi. 'A Jihad for Love' (Aşk için Cihad) adlı bu filmde İslam ülkelerindeki eşcinsellerin yaşadığı sorunlar beyazperdeye yansıtılıyor. http://static.guncel.net//archive/1268/iaKKPPPRNps.jpg İngiliz The Times gazetesinde 'A Jihad for Love: Can your faith really kill you?' (Aşk için Cihad: İmanınız sizi gerçekten öldürebilir mi?) başlığıyla ve Tim Teeman imzasıyla yer alan haberde bu filmin Batılı sinema seyiricilerini çok şaşırtacağı bildirildi. İslami rejimlerde veya İslamın gölgesinde yaşayan gay ve lezbiyenlerin karşılaştığı zorlukları gösteren 'Aşk için Cihad' filmi esas olarak gerçek yaşam öykülerinin bir koleksiyonu olarak oluşturulmuş. Yönetmen Pervez Şarma, gerçek hayattan aldığı sarsıcı bir takım röportajları filme almış. Londra Lezbiyen ve Gay Filmleri festivalinde bugün gösterime giren olan filmin zamanlaması da ilginç: Mehdi Kazemi davasının tam üstüne geldi. Bilindiği gibi, İngiliz İç İşleri bakanlığında ortaya çıkan uygunsuz ve gerçekten utanç verici bir takım olaylardan sonra Mehdi Kazemi adlı gay bir İranlının İran'a geri gönderilmesi süreci askıya alınmıştı. Gene aynı şekilde İranlı bir lezbiyen olan Piga İmambahşi de İngiltere'ye sığınma hakkı için başvurmuş durumda. İran’a Haksızlık Edilmesin Pervez Şarma sizin alıştığınız türden bir yapımcı değil. Konu aldığı insanların ne kadar zor hayatlar yaşamakta olduğunu filmde açıkça göstermekten çekinmiyor ama İran'ı kınamak yolunda gay aktivistlerin de bazen çok küstahça davrandıklarına inanıyor. "İran nüfusunun %70'i otuz yaşın altında, sarsıntı geçiren bir toplum falan deniyor. Ama tarihi gerçekleri de unutmamak lazım, uzun bir zaman önce Batı, Doğu'ya baktığında homoseksüelliğin hoşgörüyle karşılandığı ve hatta kutlandığı bir uygarlık görürdü." Pervez Şarma, İranlı yetkililerin adeta bir cadı avına çıkarmış gibi gay'lerin peşine düştüklerine inanmıyor. Ve bu filmde de açıkça görüldüğü gibi, hayatları ne kadar zor olursa olsun Müslüman gay ve lezbiyenler kendi inançlarını saygıyla muhafaza etmekteler. Dünyanın 'Bush destekçileri' ve 'Radikal İslam' arasında iki ayrı kutba bölündüğü bir sırada böyle bir film yapmak kolay değildi. Çünkü Şarma'nın kendisi de bir Müslüman. Çekimler nasıl gerçekleştirildi? Bu filmin oluşturulmasın sırasında altı yıl boyunca pek çok ülkede gizli kayıtlar yapıldı. Bu kayıtların toplamı 400 saati aşıyordu. Her bir bandın başına sanki 'turistik çekimler' yapılmış imajı verecek görüntüler kaydedildi ki olası gümrük kontrollerinde sorun çıkmasın. Pervez Şarma, filminde ifadelerine başvurduğu, hayatlarını anlattığı kişileri ise Internet'ten veya gizli çalışan gay kuruluşları vasıtasıyla buldu. Kendisinin de bir Müslüman olması dolayısıyla, film çekimlerini yaptığı ülkelerde dikkat çekmeden çalışma imkanı bulabildi. Batılı bir film yapımcısının İslam ülkelerinde dolaşarak bu tarz bir film çekmesi muhakkak ki çok daha zor, hatta imkansız olacaktı. Filmde neler var? Önce Güney Afrikalı bir Müslüman İmam Muhsin Hendricks'in İslamdaki homofobia aleyhindeki halka açık vaazı gösteriliyor. Sonra da yabancı bir ülkede sığınma hakkı arayan dört İranlı gay'in yaptığı uçak yolculuğunu izliyoruz. Bunlardan iki tanesi yüzlerini göstemeye korkuyor. Hepsi de iman sahibi, ancak tüm çabalarına karşın kendi cinsel tercihlerini içinde bulundukları toplum düzeniyle bağdaştırmakta başarısızlığa uğramış. Ailelerini bir daha göremeyecek olmaktan korkuyorlar ama gene de yurtdışına çıkmak zorunda olduklarını biliyorlar. Bu dört adamdan biri olan Kazemi'nin erkek arkadaşı idam edilmiş. Bir diğeri ise kendi partnerinin idam edilecek olmasından endişeli "Ben aşkı ilk defa onda tatmıştım" diyor. Mısırlı Mazen ise bir gay partisinde yakalanıp tutuklandıktan sonra kırbaçlanmasını hatırlıyor. Bir lezbiyen çift ise (Maha ve Meryem) aşkları nedeniyle imanlarının zarar gördüğü düşüncesinde. Filmde Ferda ve Kıymet adlı iki Türk lezbiyeni de yer alıyor. Kanada'ya sığınma başvuruları kabul edilen iki İranlı gay ise şöyle konuşuyorlar aralarında: "Pek çok kişi özgür değilken ben nasıl özgür olabilirim ki?" "Bir gün hepimiz özgür olacağız..." Müslüman Ülkelerde Eşcinsellerin geleceği Şarma burada hem iyimser hem gururlu: "Film çekimlerine başladığımızdan bugüne, filmde gösterilen bütün eşcinsellerin hayatı daha iyi yönde değişti. Üç İranlının Kanada'ya iltica talebi kabul edildi, hatta biri eşcinsel hakları savunucusu oldu. Dördüncüsü iltica hakkı elde etti ama hala ülkeye girmeyi bekliyor. Güney Afrikalı Muhsin, Müslüman lezbiyen ve gay'leri bir araya getirebileceği bir grup kurabilmek için fon yardımı almayı başardı. Mısırlı Mazen şu an Paris'te yaşıyor ve -eşcinsellere hoşgörü gösterse de- yabancılara önyargıyla yaklaşan Fransa'da iş arıyor. "Bu insanlar böyle yakın olmak ama onlara yardımcı olamamak benim için çok zordu." diyor Şarma. İslam ülkelerinde eşcinselliğin toplumsal anlamda kabul edileceği günleri kendisinin göreceği umudunu taşımasa da bu filmin bir takım olumlu tartışmalara zemin oluşturacağına ve zamanla İslam ülkelerindeki eşcinsellerin hayatlarında 'belirgin iyileşmeler' sağlanacağına inanıyor. |
siteye erişim hakkı engellenmiş.nasıl izleyebilirim?
|
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:04 . |