Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Edebiyat (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=155)
-   -   Özgür Sanat (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=9065)

placebo 23-02-2009 14:30

Özgür Sanat
 
Tolstoy sanat için şunları söylemiş;'En iyi sanat eserlerinin, kitleler tarafından anlaşılmayan, ancak bu büyük eserleri anlamaya hazır seçkinlere ulaşabilen eserler olduğu söylenir. Fakat insanların çoğunluğu bu eserleri anlamıyorsa, onları anlamayı mümkün kılan gerekli bilgi bu insanlara öğretilmeli ve açıklanmalıdır. Ancak kolaylıkla anlaşılabilir ki; böyle bir bilgi yoktur. Bu eserler açıklanamaz. "Çoğunluk bu iyi sanat eserlerini anlamıyor", diyenler de hâlâ bu eserleri açıklayamamakta ve sadece bize onları anlamak için tekrar tekrar okumamız, görmemiz ve duymamız gerektiğini söylemektedirler. Oysa bu bir açıklama değildir, sadece alıştırmaktır. İnsanlar kendilerini herhangi bir şeye, hatta en kötü yiyeceklere, sert içkiye, tütüne ve afyona alıştırıyorlarsa, aynı şekilde kötü sanata da alıştırabilirler. Yapılan şey, kesinlikle budur.

Kant'a göre; sanatın kendi dışında, hiçbir amacı yoktur. Onun tek amacı kendisidir. Güzel Sanatı ancak deha yaratabilir.

Hegel'e göre; sanattaki güzellik doğadaki güzellikten üstündür. Sanat, insan aklının ürünüdür. Kendisine doğanın taklidinden başka amaç bulmalıdır.

Marks'a göre; yaratıcı eylem, insanın ve doğanın karşılıklı etkileşiminin bir aşamasıdır. Bu, toplumsal bir karakter taşır. Sanat, yaşamı insanileştiren bir olgudur. Araştırıcı, yaratıcı, çok yönlü tümel insana ulaşma çabası içinde sanatlar gelişebilir.

B. Croce; güzelliğin yerine anlatımı öne çıkarır. Sanat, sezginin ve anlatımın birliğidir. Bireysel ve teorik bir etkinliktir. Doğa, sanatçının yorumu ile güzel olabilir.

Güzel sanatların günümüzce kabul edilen sınıflandırması ise şöyledir;

Yüzey Sanatları : Tüm iki boyutlu sanat çalışmaları yani bir eni ve bir boyu olan kâğıt veya tuval üzerine bir duvar ya da kumaş üzerine uygulanan sanatlardır: Resim ve türleri ( yağlı boya sulu boya baskı sanatları afiş grafik çizimler ) duvar resmi minyatür karikatür fotoğraf batik süsleme vb.
Hacim Sanatları : Üç boyutlu sanat çalışmalarıdır. Sözgelimi heykel seramik anıtlar gibi.
Mekân Sanatları : İç ya da dış mekânı içine alan ya da düzenleyen sanat dallarıdır. En başta mimarî olmak üzere (bahçe mimarîsi peyzaj mimarîsi) çevre düzenlemesi gibi mekâna ilişkin tüm tasarım çalışmaları.
Dil Sanatları : Edebiyat ve yazı türlerini kapsayan sanatlardır: Roman hikâye şiir deneme tiyatro metni film senaryosu vb. gibi.
Ses Sanatları : Müzik ve bütün türlerini kapsayan sanatlardır : Halk müzikleri klâsik müzikler gibi.
Hareket Sanatları : İnsanın bedeniyle anlatım gücü kazandırdığı sanatlardır: Bale dans türleri halk dansları pandomim vb.
Dramatik Sanatlar : İnsanın eyleme dönüşmüş ifadelerle kendini veya bir olayı bir olguyu anlattığı sanatlardır: Tiyatro opera müzikal oyun kukla gibi sahne sanatları sinema gölge oyunu gibi türleri buna örnek olarak gösterebiliriz.
Böylece bütün sanat dallarını içine alan bir sınıflandırma yapmış olduğumuzu söyleyebiliriz.

Giriş,gelişme olarak sanattan ve sanat dallarından biraz bahsettikten sonra asıl konumuza gelelim..Dinlerden başımızı kaldıramadığımızdan sitemizde sanatla fazla alakadar olmadığımızı farkettim(geri kalmayalım:D)..

Bu sayfalar;tüm sanat dallarıyla ilgili ürünleri,yaratıları,fikirleri tanıma sayfaları olsun..Klasik ekollerden öte row art,outsiders ,yeraltı ,özgün,bireysel,modern, yeni akımlar,v.s. v.s.. etkilendiğimiz,beğendiğimiz veya ilgilendiğimiz, sanatla ilgili her şeyi buraya taşıyalım..

Sevgiler..

placebo 23-02-2009 15:45

Sand art (Kum sanatı) bir müddet önce görmüştüm ve hayran kalmıştım..Altından ışık vuran bir şeffaf plaka üzerine sadece kumla ve elle resim yapma sanatı..Ne boya gerekiyor ne spatulalar ne de fırçalar..Kum ressamı bir kompozisyon seçerek genellikle new age tarzı bir müzik eşliğinde yapıyor resimlerini..Ellerin,kumda resim çizerken müzikle oluşan uyumu ise farklı bir estetiklik katıyor bu sanata..

http://tr.sevenload.com/videolar/euz...lutely-amazing


http://tr.truveo.com/Kum-sanat%C4%B1/id/466208799

karadenizli 23-02-2009 17:59

sevgili placebo ilk başta yazdığın tolstoyun "sanat nedir" kitabını okumuştum çok güzel.

placebo 23-02-2009 20:58

Alıntı:

karadenizli´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 155892)
sevgili placebo ilk başta yazdığın tolstoyun "sanat nedir" kitabını okumuştum çok güzel.

Sanatla ilgili olduğunuzu duyduğuma sevindim sevgili karadenizli..

Tolstoy yazar kişiliğinden dolayı sanatı anlaşılamaz kılanlarla ilgili güzel tasvirler yapmış kitabında..Onun gibi üstün yetenekleri olan bir yazarın hangi konuyu eline alırsa alsın,hakkıyla yazdığına şüphe yok.

Sevgiler..

sinner 24-02-2009 02:18

Sanat insanın doğayı kendi duygu, düşünce ve hayal süzgecinden geçirerek eser haline getirme çabası bence...

Türleri arasında en çok müziği severim. Hele bu müzik canlı performans ve düet ise bayılırım.
Şu an Andrea Bocelli Heather Headly ikilisinin muhteşem performansını bira eşliğinde izliyorum. Tavsiye ederim...

http://www.youtube.com/watch?v=uxc5sxV38W4

Bu da Andrea Bocelli Sarah Brightman Time To Say Goodbye
http://www.youtube.com/watch?v=aR9Nit-3VDg

Andrea Bocelli ve Elisa
http://www.youtube.com/watch?v=ZDdprRSsp74

sinner 08-04-2009 16:33

Cam Sanatı (Glass Art)
 
http://img147.imageshack.us/img147/2393/cam5k.jpg http://img147.imageshack.us/img147/8167/camv.jpg http://img147.imageshack.us/img147/7...lashonelrg.jpg

http://img147.imageshack.us/img147/9581/cam1.jpg http://img147.imageshack.us/img147/8765/c1fv6.jpg http://img147.imageshack.us/img147/9405/c8tr0.jpg

Cam günümüz modern çevresinin önemli bir parçasıdır. Basit bir su bardağından sofistike bir teknik donanım malzemesine kadar kullanım alanı geniştir. Camın kullanımı günlük hayatımızın o kadar büyük bir alanını kaplamaktadır ki etrafımızdaki doğal çevreden daha fazla onun farkına varırız. Ancak aslında cam doğal olmaktan çok öte, hatta tam tersine yapay bir malzemedir. Cam dokunulduğunda sert ve katı bir malzemedir. Gevreksi bir yapısı vardır, sert bir yüzeyle aniden karşılaştığında kırılmaya meyillidir. Buna rağmen kimya terminolojisinde sıvı olarak tanımlanmaktadır. Yani sıvıları taşımak için tasarlanmış vazoların çoğu aslında sıvının kendi formudur. Cam sertleşmek için soğutulduğunda bu temel nitelikleri taşımaktadır ancak, ısıtıldığında nitelikleri tamamen değişir. Süneklik derecesine kadar yumuşamaya başlar ve eğer yeterli derecede ısıtılırsa su gibi akıcı olur.

Erken Dönem Cam Sanatı Yaygın olarak camın tesadüs eseri keşfedildiğine inanılmaktadır. Camın keşfine dair en sık bahsi geçen açıklama Yunan tarihçi Piny´nin açıklamasıdır. Piny´e göre birtakım tüccarlar teknelerinden kıyıya çıktıktan sonra bir nehir kıyısında kamp kurmuşlar, nehir yatağında bir ateş yakmışlar. Sonraki gün ise önceki günün ateşinin külleri arasında şeffaf, parlak cam parçaları bulmuşlar. Erken dönemlerinde, cam sanatı daha çok Mısır ve Mezopotamya´da gelişmiştir. Bu bölgede odunla yanan cam ocaklarının var olduğu düşünülmektedir.

Türk Cam Yapımı Türkiye´deki geleneksel cam ürün yapımı Selçuk ve Osmanlı dönemleri olarak ele alınabilir. Selçuklu´ların doğudan Anadolu´ya yeni göç ettikleri dönemden kalma bazı Selçuklu cam ürünlerinin varlıkları bilinmektedir. Selçuklu ve Artuklular döneminin bazı parçaları bugün müze koleksiyonlarında yer almaktadır. Bunlar tamamen mimari dekorasyon ya da el yapımı ürünlerdir. Osmanlı dönemi sırasında, bu dönemden kalan parçalardan da görülebileceği gibi cam sanatı oldukça ilerlemiştir.

Cam endüstrisi özellikle İstanbul´un fethinden sonra bu şehirde oldukça gelişmiştir, Osmanlı döneminin lonca sistemi son derece iyi şekilde organize olmuştur. Her bir zanaatkar ve meslek grubu zanaatine ait ham madde temininden malzeme işlenişine, bitmiş ürünün şekli ve satış koşullarına kadar her konu ile ilgilenen bir sistem gelişmiştir. Sistem, ticaret ve zanaat üzerinde katı, disiplinli ve detaylı kurallardan oluşmuştur. Geleneksel cam endüstrisi en iyi örneklerinden birçoğunu 17-18. yüzyıllarda ortaya koymuştur ancak bu dönemden elimizde çok az doküman kalmıştır. İstanbul Eğrikapı´da, Tekfur Sarayı ve Eğrikapı arasında yer almış bir cam yapım merkezinin olduğunu biliyoruz. III. Murat adına yapılmış bir minyatür o döneme ait bazı önemli belgeleri göstermektedir. Bu eser, bir cam yapımcıları kafilesini resimlemekte ve işçilerin hep beraber yanan bir ocağın çevresinde vazolar biçimlendirirken çalışan bir atölyeyi göstermesi açısından çok önemlidir. III. Murat´ın hakimiyetinde loncaların geçiş töreninde özel olarak inşa edilen bu atölyede kullanılan temel aletlere yakından baktığımızda, geleneksel teknikleri kullanan çağdaş atölyelerin de temelde benzer aletleri kullandığı görülmektedir. Kanıtlar Osmanlı cam endüstrisinin İstanbul merkezli geliştiğini göstermektedir. Kaynaklar, dönemin başkentindeki Eğrikapı, Eyüp, Balat, Ayvansaray, Bakırköy, Beykoz, Paşabahçe, Çubuklu ve İncirköy mevkilerinde çok farklı çeşitlerde cam üretimi yapan cam atölyelerinin bulunduğunu göstermektedir. Bu cam yapım merkezlerinde üretilen cam ürünler dışında, ayrıca başta farklı pazarların zevkine uygun olarak üretim yapılan, 13. yüzyılın en büyük cam ihracat merkezi Venedik olmak üzere çeşitli ülkelerden cam ithalatı da yapılmıştır. O dönemde Venedik´te bir Türk ticarethanesi de bulunmaktaydı. Venedik´te özellikle Türk pazarı için üretilen camın ithalatı 1716´da dönemin padişahı tarafından yasaklanmıştır ancak 1700´lerden itibaren başka bir merkezden, Bohemya´dan cam ithalatı devam etmiştir. Ayrıca I. Mahmut döneminde Fransa´dan cam ustaları getirtildiği, Mehmet Dede ismindeki bir Mevlevi Dervişi´nin III. Selim döneminde cam yapım tekniklerini öğrenmek üzere İtalya´ya gönderildiği bilinmektedir. Söylenildiği üzere, söz konusu Mevlevi usta Beykoz, İstanbul´da bir atölye açmıştır ve çalışmaları arasında en popüleri Çeşm-i Bülbül olmuştur.

1899´da Saul Modiano adındaki bir Yahudi Levanten tarafından bugün eski Paşabahçe cam fabrikasının bulunduğu yerde ´Fabbrica Vetrami di D. Modiano, Constantinople´ etiketli ürünler üreten, 1902 yılı itibariyle 500 kişiye iş imkanı sağlayan bir atölye kurulmuştur. Cumhuriyet´in kuruluşu ile Türk cam endüstrisi yepyeni bir yön kazanmış ve 17 Şubat 1934´te diğer cam atölyelerine çok yakın bir yerde, Paşbahçe´de, Boğaz´ın yamaçlarında, meclis onayıyla ilk ulusal fabrika kurulmuştur. Türkiye İş Bankası tarafından "Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A. Ş" adı ile kurulan bu fabrikayı çeşitli tarzlarda cam üretimi yapan birçok başka şirket takip etmiştir. Paşabahçe, özellikle kuruluş yıllarında ülkenin her yerinden çok sayıda cam ustasını bir araya toplamış ve Türk cam tarihi için önemli bir cam yapım merkezi haline gelmiştir. Bu dönemin en önemli cam işçileri arasında, özellikle serbest şekil verilmiş ürünleri ile tanınan (baba) Yusuf Görmüş yer almaktadır. Geleneksel Türk cam ürünü, Çeşm-i Bülbül ya da Venedik biçimi ile üretilen Türk filigranosu, Beykoz işi olarak da bilinir. Benzer yüksek kaliteli ürünler halen Venedik´te Murano´da üretilmektedir.
http://www.sihirlikuyu.net/ork/64424...i-resimli.html


Yapılışı :
http://www.youtube.com/watch?v=X28gw2nupIA

http://www.dailymotion.com/video/x4m...-work_creation


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:18 .