Tekil Mesaj gösterimi
  #2  
Alt 22-08-2008, 09:19
ozedonus
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

2.İnsanlık Tarihi

a.Halife seçilme ve imtihanın başlaması


Bundan sonrakiise tarihle ilgilibir durumdur. tüm canlıların kökenin bir suya dayandığını tüm canlıların kökenin bir suya dayandığını kuran ayetlerinde herşeyi sudan yarattık enbiya31 şeklinde geçtiğini anlattıktan sonra insanın ayrı bir canlı grubu olarak yaratılması süreciyle başladığı tarihine kadar ki dönemi köken olarak ele aldık.

Bu bölümde bize üçkavram gerekecektir.Adem insan ve beşer.Biyolojik süreçlerde adem geçmez ilk anlatımlarda da insan geçmez ve yerine beşer kelimesi geçer.

Allah Meleklere “Ben yeryüzünde bir halife yaparım demişti.”Buna rağmen meleklerde : Biz seni hamd (övgü )ile yüceltip ve seni bütün noksanlıklardan tenzih edip ulularken Senin emirlerini tutmayıp bozgunculuk çıkaracan ve kanlar akıtacan birisini mi? halife etmektesin dediler.Allah onlara şu cevabı verdi :”Şüphesiz Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.”(Bakara Suresi ayet no:30

1.Burada Arapçayı bilenler yaratmadan bahsetmediğini biraz arapçası olan her insan bilir.Burada sözkonusu olan yaratıklar arasında bier halifenin tayin edilmesidir.Bu ayete göre bahsedilenler kim olursa olsun ilk yaratılılışları çoktan bitmiş beşeriyet yeryüzünde faaliyet icra ediyor, artık halifelik tayininden bahsedilmektedir.Yine azıcık bir Arapçası olan anlar ki melekler de Allah tealanın halife edinme cümlesinde olduğu gibi geniş zaman kalıbının kullanıldığını anlayacaklar.Arapça grameri tamamen bu esnada insanın varolduğunu ortaya çıkmaktadır.

2.Melekler halife olarak seçilen bu varlığın yani beşerin özelliklerini bilmektedirler.Bu varlık o döneme kadar anlaşmazlıklar yaşamış bir varlık görüntüsünü çeken özellikleri vardır.Eğer yaratma bu bağlamda halifelik ile başlamışolsaydı Arapça gramerine göre asla geniş zaman kalıbı gelmez ve meleklerde özelliklerini bilmezdi.Allah onlara önceden bildirmiş olsa soru sormazlardı.

3.Bu ayet insanlığın halife olarak muhatap alınması ile ilk canlı olarak yaratılması esnasında bir beşer diyebileceğimiz sürecin geçtiğini açıça ortaya koymaktadır.

b.Yaratılışın uzun süre olduğu

(Ali İmran, 3/59)
"Muhakkak ki İsa meselesi Allah katında Adem meselesi gibidir. Onu da topraktan yarattı. Sonra da "ol" dedi, o da olur."

Burada anlatılmak istenen Hz.İsanın da normal olarak insanın ilk yaratılışı gibi Allah katında aynı olduğudur.Hz.İsa da topraktan yaratılmıştır diye.O insan ol deyince olur denilerek geniş zaman kullanılmıştır.Halbuki eğer anlık olsaydı geçmiş zaman kalıbıyla oldu denilir geniş zaman kipi olan olur denilemezdi.Buradaki zamirin kendisinden bahseilen ilk vurgulaann Hz.İsa olduğu Arapça gramerinden kolayca anlaşılmaktadır.

c.Halifelik ve imtihan yaratılıştan sonradır

(Bakara, 2/213)
"İnsanlar tek bir topluluktu. Daha sonra Allah onlara müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler gönderdi.

Ayette insanların kök birliğine sahip tek bir topluluk olduğu, sonra da kendilerine peygamberler gönderildiği ifade ediliyor. Hz. Adem ilk peygamber olduğuna göre ondan önce insan cinsinin bulunması zorunlu hale gelmektedir.

d.İsimlerin öğretilmesi ve meleklerin saygı göstermeleri şeytanın
kaçınması

Öncelikle ayetlerden, meleklerin bu makamı elde etme isteğinde oldukları anlaşılmaktadır. Onlar, "Biz seni hamdinle tesbih ediyor ve seni takdis ediyoruz" bakara31 sözleriyle hilafete daha lâyık olduklarını imâ ediyorlar. İnsanın fesat çıkarıcı ve kan dökücü olmasıyla, kendilerinin tesbih ve takdis edici olmalarını kıyaslayarak hilâfete talip olmaktadırlar. Fakat Allah, "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim" diyerek halifeliğin tesbih ve takdis ile olmadığını ifade etmektedir. Diğer yandan Cenab-ı Hakk'ın Adem'e "isimleri''yı talim edip, melekleri bununla imtihan etmesi ve onların da "isimleri"yı bilememeleri ise hilâfetin, ibadet ile olmayıp ilim ile olduğunu göstermektedir. Secde burada saygı gösterme anlamındadır ve Arapçada bu anlamda kullanılabilmektedir.

e.Cennet meselesi

Ey Adem sen ve eşin Cennette oturun" (Bakara, 2/35) emri zaten Adem ve eşinin orada olduğunu gösterir. Yani dışarıdan oraya girmedikleri, orada oldukları ve oturmaya devam etmeleri gerektiği anlamına gelir.Yoksa oturun değil de girin denilirdi.

Tâhâ, 20/118, 119)
"Muhakkak ki senin için orada acıkmak, çıplak kalmak, susamak ve güneşten yanmak diye bir şey yoktur."[/color]

Burada Adem'in cennetinde de her türlü nimetin var olduğu hatta çeşitli sıkıntılardan ve problemlerden emin olduğunu ifade etmektedir.Ayrıca Adem, bulunduğu cennette ölümsüz olmayı da arıyordu. Nitekim şu ayette görüleceği gibi şeytan Adem'in bu düşüncesinin gerçekleşmesine yardımcı olmak bahanesiyle telkinde bulunuyor:

(Taha, 20/120)
"Şeytan ona vesvese verdi. "Ey Adem, sana ölümsüzlük ağacını ve çökmeyen saltanatı, göstereyim mi? dedi."[/color]

Ayrıca görülüyor ki Şeytan da içeride istediği gibi dolaşıp, rahat bir şekilde faaliyetlerini sürdürmektedir.

Bütün bu ifadelerden sonra Adem'in cennette ölümsüzlük araması, ölümü daha önce tanıdığı anlamına gelir ki; bu da Adem'in ilk insan olmadığı konusunda bize bir fikir verir. Zira Adem ilk insan olsaydı, ölümü görmeden ölüm ve ölümsüzlük hakkında bir bilgiye sahip olmadan nasıl ölümsüzlük teklifinin peşine düşerdi.bunların dışında şu sebeblerden dolayı da o ahiretteki cennet olamaz.

1-Adem'in halife tayin edilmesi yeryüzünde olmuştur.

2-Allah'ın Adem' i yaratıp sonra semaya çektiğine dair bir haber yoktur.

3-Ahiretteki cennete Şeytan'ın girmesi veya orada olması düşünülemez.

4-Ahiretteki cennette yasak söz konusu değildir.

5-Ahiretteki cennette herhangi bir yükümlülük yoktur, teklifi bir yer değildir.
6-Ahiretteki cennette emre itaatsizlik söz konusu değildir.

7-Ahiretteki cennette zaten ebedilik vardır. Ayrıca ölümsüzlük aranmaz.

8-Ahiretteki cennette, yalan, vesvese, aldatma ve isyan yoktur.

9-Ahiretteki cennete girenlerin herhangi bir şekilde oradan çıkmaları söz konusu değildir.

f.Yasak ağaç olayı“Dedi ki:Ey Adem sen ve eşin cennete oturun. İkinizde ondan neresinden dilerseniz bol bol yiyin ama şu ağaca yaklaşmayın.yoksa (kendinize) yazık edenlerden olursunuz.”(Bakara Suresi Ayet no:35

Bunun bir imtihan için vasıta kılındığı bilinmektedir.Burada dikkatimizi çeken bundan sonra ademin şahsında insanın utanabilme şuur gibi özellikleri alabilme yeteneğini almaya başlamasıdır.


Tamamen mecazi anlatımlarla anlatılması gerekn bu yaratılış ve insan hayatı bu şekilde ele alınmaktadır.Demek adem ilk biyolojik insan değil iyi ve kötüyü birbirinden ayırtma gibi yüksek özelliklerle donatılmış ilk insan ve buna bağlı olarak ilk peygamberdir.Ayette babanız adem denilsede babanız ibrahim de denilmektedir.Bu delil olamaz.Peki bahsedilen adem kimdir
Alıntı ile Cevapla