
29-06-2008, 23:55
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
|
|
Ayağın göl, başın pınar olsun sevgili kardeşim meaculpa,
kaç kişi olduk bir daha sayıyorum;
Meaculpa
K.C
Evrense-insan
ben evrensel insanın arkasındayım
cami'den hala ses yok!
|

30-06-2008, 00:00
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
|
|
K.C.´isimli üyeden Alıntı
çakıl taşlarının en büyüklerini topladım,
harç niyetine kumu denizle yoğurdum,
süsü eksik olmasın diye deniz kabuklarını orasına burasına tutturdum,
bir HEVES yaptım...
 )
|
"Disconnectus erectus; beceriksiz ve korkak bir hayvandır. İnsan boyunda olanları bile vardır. İlk bakışta, dış görünüşüyle, insana benzer. Yalnız pençeleri ve özellikle tırnakları çok zayıftır. Dik arazide, yokuş yukarı hiç tutunamaz. Yokuş aşağı kayarak iner. (Bu arada sık sık düşer) Tüyleri yok denecek kadar azdır. Gözleri çok büyük olmakla birlikte, görme duygusu zayıftır. Bu nedenle tehlikeyi uzaktan göremez.
Erkekleri, yalnız bırakıldıkları zaman acıklı sesler çıkarırlar. Dişilerini de aynı sesle çağırırlar. Genellikle başka hayvanların yuvalarında (onlar dayanabildikleri sürece) barınırlar. Ya da terkedilmiş yuvalarda yaşarlar. Belirli bir aile düzenleri yoktur. Doğumdan sonra ana, baba ve yavruları ayrı yerlere giderler. Toplu olarak yaşamayı da bilmezler ve dış tehlikelere karşı birleştikleri de görülmemiştir. Belirli beslenme düzenleri yoktur. Başka hayvanlarla birlikte yaşarken onların getirdikleri yiyeceklerle geçinirler. Kendi başlarına kaldıkları zaman genellikle yemek yemeyi unuturlar. Bütün huyları taklit esasına dayandığı için, başka hayvanların yemek yediğini görmezlerse, acıktıklarını anlamazlar. (Bu sırada çok zayıf düştükleri için avlanmaları tavsiye edilmez.)
İçgüdüleri tam gelişmemiştir. Kendilerini korumayı bilmezler. Fakat -gene taklitçilikleri nedeniyle- başka hayvanların dövüşmesine özenerek kavgaya girdikleri olur. Şimdiye kadar hiç bir tutunamayanın bir kavgada başka bir hayvanı yendiği görülmemiştir. Bununla birlikte havızaları da zayıf olduğu için, sık sık kavga ettikleri, bazı tabiat bilginlerince gözlenmiştir. Aynı bilbinler, kavgacı tutunamayanların sayısının gittikçe azaldığını söylemektedirler.)
Din kitapları, bu hayvanları yemeyi yasaklamışsa da, gizli olarak avlanmakta ve etleri kaçak olarak satılmaktadır. Tutunamaynaları avlamak çok kolaydır. Anlayışlı bakışlarla süzersiniz, hemen yaklaşırlar size. Ondan sonra tutup öldürmek işten bile değildir. İnsanlara zararlı mikroplar taşıdıkları tesbit edildiğindeni Belediye Sağlık Müdürlüğü de tutunamayan kesimini yasak etmiştir. Yemekten sonra insanlarda görülen durgunluk, hafif sıkıntı, sebebi bilinmeyen vicdan azabı ve hiç yoktan kendini suçlama gibi duygulara sebep oldukları, hekimlerce ileri süürlmektedir...
Hayvan terbiyecileri de tutunamayanlarla uzun süre uğraşmış ve bunları sirklerde çalıştırmak istemişlerdir. Fakat bu hayvanların beceriksizlikleri nedeniyle hiç bir hüner öğrenemediklerini görünce vazgeçmişlerdir. Ayrıca birkaç sirkte halkın karşısına çıkarılan tutunamayanlar, onları güldürmek yerine mahzun etmişlerdir. (Halka giçelere saldırarak parasını geri istemiştir.)
Filden sonra, din duygusu en kuvvetli olan hayvan olarak bilinir. Öldükten sonra cennete gideceği bazı yazarlarca ileri sürülmektedir. Fakat toplu, ya da tek gittikleri her yerde hadise çıkardıkları için, bunun pek mümkün olamayacağı sanılmaktadır.
Başları daima öne eğik gezdikleri için, çeşitli engellere takılırlar ve her tarafları yara bere içinde kalır. Onları bu durmda gören bazı yufka yürekli insanlar, tutunamayanları ev hayvanı olarak beslemeyi d denemişlerdir. Fakat insanlar arasında barınmaları -evdüzenine uymamaları nedeniyle çok zor olmaktadır. Beklenmedik zamanlarda sahiplerine saldırmakta ve evden kovulunca da bir türlü gitmeyi bilmemektedirler. Evin kapısında günlerce, acıklı sesleriyle bağırarak ev sahiplerini canından bezdirmektedirler.
Şehirlere yakın yerlerde yaşadıkları için, onları şehrin içinde, çitle çevrili ve yalnız tutunamayanlara mahsus bir parkta tutarak, sayılarının azalmasını önlemeyi düşünmenin zamanı artık gelmiştir.
..."
Oğuz, böyle tarif ediyor Disconnectus erectusları yada tutunamayanları sevgili K.C eminim bu yazıdan sonra sen bir koşu gidip kitabı alacaksın ve hevesini altını çizecegin sözlere saklayacaksın
|

30-06-2008, 00:27
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 02 Jun 2006
Mesajlar: 4.587
|
|
Teşekkür ediyorum sevgili mea,
üşenmemiş oturmuş yazmışsın bir güzel,
onca uğraşıp inşa ettiğim HEVESimi de bir başka bahara (öyle bir bahar varsa eğer) bıraktırmışsın muzipçe
Tutunamayanlar hep aklımda aslında, defalarca köşesinden döndüm tuğla görünümünün... korkmuş olabilir miymim bilmem, Disconnectus erectus'lardan biri olduğumu öğrenmek de vardı işin ucunda... 
Neyse ki, alıntıladığın kısımla epeyce rahatladım...
|

30-06-2008, 00:32
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
|
|
pervane´isimli üyeden Alıntı
Ayağın göl, başın pınar olsun sevgili kardeşim meaculpa,
kaç kişi olduk bir daha sayıyorum;
Meaculpa
K.C
Evrense-insan
ben evrensel insanın arkasındayım
cami'den hala ses yok!
|
Sagol Pervane binbir zorlukla arayıp da buldugum duan için
Bizim yörede de şöyle derler;
Dınya guleke, bêhn bıke û bıde hevalê xwe. - Dünya bir güldür, kokla ve arkadaşına ver.
Kokladım size verdim arkadaşlar
|

30-06-2008, 00:41
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
|
|
Sevgili K.C ;
Evet çok uğraştım bu yazıyı alıntılamak için
Oğuz'u , Oğuz un dilinden anlatmayı uygun gördüm seni cezbedebilmek için. Aksi halde benim kitaplarımı okurdun
Kalın olduguna bakma gayet keyifle okunuyor, istersen birlikte başlayalım heves yaparsın. Bu arada heves yapa yapa bir hal olcaksın ona göre
|

30-06-2008, 00:53
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Apr 2008
Mesajlar: 1.190
|
|
Kadınlar gizemli mi?
Bence insanoglu karşısındakini kendi görmek istediği şekilde görüyor.
|

02-07-2008, 03:54
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Jun 2008
Bulunduğu yer: Gavuristan
Mesajlar: 1.359
|
|
Aslina Gizem kismen Konuyu acan arkadasin Imzasinda gizli sifre olarak sakli.... 
Dügünümden sonra tekrar okula geldigimde, ögretmenim evlendigimi gazete'den okumus, ve kara tahtaya Errare Humanum Est yazdi ve bu yazilanin ne anlama geldigini biliip bilmedigimi bana sordu, ben bildigimi söyledim ve cevabi verdikten sonra.....bu üc kelimenin ilk üc harfini tek sira icinde yazdi
EHE ( = almanca=evlilik )
iste belki eger varsa isin bir gizemi belki buradan aramakta fayda var...
|

03-07-2008, 00:03
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 22 Jun 2007
Mesajlar: 2.723
|
|
Meaculpa kardeşim görüyormusunuz sizde benim gördüğümü, nasıl da sesleri çıkmıyor. Yakında karşı başlık açıp asıl gizemli biziz diyecekler
|

03-07-2008, 00:13
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 20 Feb 2008
Mesajlar: 929
|
|
Ben bu sitemi, herkesi kadınları anlar bulmadan önce yapmıştım Pervanem
Açsalar keşke öyle bir başlık dimi  Bizde icabet ederiz, gizem avcısı olmaya... ( erkekden gizem çıkarsa, benden de barnabas incili aslı çıkar  )
Sevgili İnvi;
Errare Humanum Est deyimi, malumun latince.
Ehe , sözcükleri ile vakıf oldugun gizem ise almanca olmuş.
Ama ben yinede bu çaban için sana Ömer Çelakıl Ödüllerinden en özgün olanını vermek istiyorum, kabul et lütfen
|

03-07-2008, 04:06
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Jun 2008
Bulunduğu yer: Gavuristan
Mesajlar: 1.359
|
|
Adem meyvayi nasil kabul etti ise
bende senden gelen herseyi öyle kabul ederim 
belki gizemin sirri da burada.......
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:43 .
|