Gayriresmi Tarih
Daha once Caglar Keyder'in kitabindan yararlanarak 1950-1980 doneminin iktisadi politikalarini ozetlemistim. Simdi de Osmanli devletinin son doneminden 1950'ye kadar olan donemi ozetlemeye calisacagim. Yalniz daha once kitaptan cok sayida alinti yapmis ve onun kullandigi dile yakin bir dil kullanmistim. Bu dilin ozellikle genc iktisadi-politik terimlere fazlaca hakim olmayan genc okuyuculara biraz agir geldigini farkettim. Simdi daha rahat bir anlatim tarzini tercih edecegim, o yuzden fazlaca alinti yapmayacagim. Ama ana kaynagim ve anlatim izlegim yine Caglar Keyder'in "Turkiye'de Devlet ve Siniflar" adli calismasi olacak.
----------------------------------------
Bati'ya Acilma
Osmanli Devleti'nin batiya acilma sureci daha cok Osmanli aydinlarinin bir tercihi olarak dusunulur, ancak bu dogru degildir. Bu surec bir politik kararla degil, politik ve askeri kosullarin getirdigi zorunluluklarla ortaya cikti. Batinin gelisen nufuzu karsisinda dogu imparatorluklarinin tepkilerine bakacak olursak Osmanli'nin Cin ve Japonya'nin tutumundan farkli bir tutum gelistirdigini goruyoruz. Avrupa'li girisimcilerin ticari girisimlerine Cinliler dusmanca, Japonlar adeta intikamci bir tutumla karsilik vermislerdi. Osmanli da Avrupa icin uzun donem bir sir olarak kalmis olsa da 16. ve 17. yuzyillarda ilk iliskiler basladi. Bu iliskilerde Osmanli magrur ve ustunluk duygusuyla yaklasan tarafti. Padisah alicenaplik gosterip bazi ulkelere kapitulasyonlar veriyordu. Bunlar sonradan geri alinabilecek nitelikteydi. Osmanli, kapitulasyonlar araciligiyla dis iliskilerini kontrol altinda tutuyordu. Bu yuzden kapitulasyonlar devletin isine yarayan bir arac durumundaydi.
Osmanli'da bir miras hukuku yoktu. Servet padisah tarafindan bahsedilip, geri alinabildigi icin sermaye birikimi olanagi da yoktu. Misir'da Kavalali Mehmet Ali'nin merkezden bagimsizlasmaya calismasi uzerine yasanan bunalimda Ingiltere ve Fransa'yi yanina cekmeye calisan Osmanli yonetimi Avrupali devletlerle ikili anlasmalar yapti. Bu anlasmalarda bu devletlerin uyruklarinin Osmanli'da ticaret yapmasi icin kolayliklar saglaniyordu. Bu kisilerden gumruk vergisi alinmiyor yada cok dusuk duzeyde vergi aliniyordu. Ayni donemde Osmanli'daki genel kavrayis ticaret isleriyle gayrimuslim Rum ve Ermeni tebaasinin ugrasmasinin uygun oldugu seklindeydi. Avrupa devletlerinin ticaret yapan vatandaslarinin Osmanli kanunlarina gore degil, o devletin kanunlarina gore yargilanmasi gibi daha da ayricalikli hukumler getirilince Rum ve Ermeni tuccarlarin Avrupa devletlerinden vatandaslik hakki almak icin kuyruk olusturduklari goruldu. Osmanli yoneticilerinin hic dusunmedikleri bu durum oyle bir hal aldi ki, sadece Avusturya'nin bu donemde 250.000 pasaport dagitmis oldugu saniliyor. Osmanli'nin hiristiyan ve levanten kesimi devletin tanidigi bu ayricaligi sonuna kadar kullacakti elbette. Boylece Osmanli politik zorunluluklar nedeniyle kapitalizme kapiyi aralamis oldu.
Bati ile iliskilerin ikinci kapisi ise borclanmalar oldu. Osmanli ilk olarak 1854'de Kirim Savasi sirasinda borc aldi. 1855'de bir daha borc alindi. 1875'e kadar 11 defa borc alindi. Siyasi krizler ve askeri harcamalar hic bitmiyordu ve borclarin uzerine surekli faizler biniyordu. Buna 1973'de yasanan dunya ekonomik krizi de eklendi ve yeni borclar alinamaz oldu. Sonunda 1875'de Osmanli iflas ettigini acikladi, faizleri odeyemeyecegini bildirdi. Osmanli'nin iflasi Avrupa'da tartisildi, sonunda Osmanli devleti topladigi vergilerin yuzde 10'unu borc olarak odeyecegini acikladi ve bu borc vergisini toplamak icin Duyun-i Umumiye adinda bir kurum olusturuldu. Tarihinde hic bir donem somurge olmamis guclu Osmanli bu kurum araciligiyla yari-somurge bir gorunum veriyordu. Duyun-i Umumiye, Osmanli'ya borc verip, borclarini alamayan devletlerin vergi toplama hakki elde etmesi demekti.
18 yuzyilin bir diger onemli ozelligi ise direk olarak yabanci sermayenin Osmanli'ya girmeye baslamasiydi. Henuz yuksek bir seviyeye ulasmamis olsa da daha cok Fransiz ve Ingiliz sermayesinin yaptigi yatirimlar goze carpiyordu ve bu yatirimlarin yuzde 86'si demiryollarina yapilmisti.
|