Once aydoe'nin sorularini cevaplandirayim. Kisa kisa sorular oldugu icin ben de kisa kisa cevaplar verecegim. Gercek bir tartisma niyetine davet edici olabilir belki. Frodo ve dilaverin sorulari ise daha kapsamli ve tartisma niyetiyle dolular. Onlari sonraya sakliyorum.
Sosyalist hareket burjuvazi ile ortak nasıl bir hareket yapacak?
-Ortak hareket ortak amaclar cevresinde olabilir elbette. Batida burjuva devrimlerinde bu olmustur. Aristokrasiye karsi ortak mucadele edilmis, sonra burjuvazi iktidari ele gecirince yuzunu donmustur. Bu tecrubeler sahibiz artik ve Turkiye'deki burjuvazinin ne kadar urkek oldugunu da biliyoruz. Yine de sosyalistlerin, gerici burokratik sinifin yozlasmis egemenlik sistemine karsi burjuvazinin ilerici tutumlarini desteklemesi gerekir. TUSIAD'in demokratiklesme raporlarini sahtecilik saymak gibi basitliklerden uzak durmak gerekir.
Akp gerici değil mi?
Gerici-ilerici kavramlarinin hangi temellere dayandirildigi ile ilgili bir sey bu. Bana gore Osmanli'dan beri suregelen, ulkenin tepesine yerlesmis asalak bir sinif olan burokrasi gericidir. Bu gerici sinifi temsil eden CHP -kismen de MHP- en gerici partilerdir. AKP sinifsal duzlemde CHP ile kiyaslanirsa ilericidir. CHP laik-batici degerler sistemi ile kendisini ilerici iddia etmektedir, halbuki demokrasiden tamamen uzak, diktatorluk ozlemi icinde olan bir partidir. AKP ise laik-batici degerlere daha uzak, demokrat degerlere daha yakindir. Ancak AKP'yi ne tam anlamiyla demokrat ne tam olarak laik-batici sekilde tanimlamak mumkun degil.
Muhafazakar-islamcılar Abd ve Ab ve İmf nin sözünden çıkmayınca liberal mi oluyor.
Bunun tartisma konusuyla ilgisi yok. 2001 yilindan beri uygulanan ekonomik program Kemal Dervis'in olusturdugu programdir. AKP ayni programi devam ettirmistir. Disa bagimlilik konusunda tartismasiz sekilde ulkeye en buyuk zarari veren burokrasi olmustur. Turkiye burokrasinin darbeleri vb. ile 30-40 yil once benzer durumda oldugu Yunanistan, Portekiz gibi ulkelerden cok daha geride kalmistir.
Liberalizm ile sol hareket nerde buluşsun?
Yukarda aciklandi. Burokratik diktatorluge karsi eylemde.
Egemenlik kimde?
Burokrasinin avuclarinda. Basta ordu, onun yaninda hukuksal kimligini tamamen yitirmis bir yargi, ozellikle askeri istihbarat teskilatlari ve bir dizi kamu kurumunda ust duzey yonetimlerde yer alan asalak bir burokratik sinifin elinde. Bu burokrasi icinde cumhurbaskanliginin onemli bir yeri vardi, bu yuzden bir suru gurultu koparildi. Tartisma kesinlikle gericilik-ilericilik tartismasi degildir. Asalak bir burokrasinin egemenligini kaptirmama kavgasidir.
Egemenliği kime verelim?
Kimse kimseye birsey veremez. Bu bir mucadele surecidir. Sirtindan burokrasinin kamburunu atan kapitalist bir ulkede devlet genellikle burjuvazini kontrolunde olur, cunku onun olanaklari cok daha fazladir. Ancak burokratik diktatorluklerdeki gibi tum kanallar kapatilmadigi icin alt siniflarin seslerini duyurma ve orgutlenme imkanlari daha fazla olur ve devlet kararlari alinirken ilkel ve vahsi liberalizm uygulamasi yerine sosyal ogelerin agirlik tasidigi duzenlemeler yapilmak zorundadir.
|