Dünya üzerinde somut örnek aramak biraz olayı cıvıtmak olur. Olmayadabilir. Sınıf mücadelesinin kabulünü proleterya diktatörlügünün kabulü ile birleştiren herkes devrimcidir, elbette Marksist devrimcidir. Şu ya budur diye demagojik ve sonuçsuz bir tartışmaya girme niyetinde degilim. Kıstasım bu.
Güney Amerikada oldukça yogun ve fazla oldugunu dikkat ederseniz siz de görebilirsiniz. Devrimci üretici güçlerin önünü açmaya çalışan kişidir.
Dünya zaten küreseldi, küresel tanımı yapanlar neyi ifade etmek istiyorlar anlamıyorum. Bu sadece yeni bir çarpıtmadır. Dünya küreselmiş, sanki Amerikayı yeniden keşfediyoruz.
Dünya üzerinde sömürü oldugu müddetçe devrim ve devrim düşüncesi asla sona ermez. Örnegin ben yenilmiş bir kuşagın temsilcisiyim. Bugün pek çok kişinin aksine yerim kendine sol liberal diyenlerin degil ezilen işçilerin yanıdır, böyle de yaşamım sona erecektir. Ben yalnız bile olsam bu düşünceyi savunacagım, arkamda 6 000 senelik bir mücadele tarihi var ve ben kişisel çıkarlarım ugruna buna ihanet edip, bunu görmezden gelemem. Kaldı ki gerek Türkiye de , gerek dünyada hiç de yalnız olmadıgımı biliyorum, ve gittikçe çogaldıgımı da görüyorum, hatta Rusyada bile.
Ama devrim düşüncesini engellemek isteyenler iki ana eksen sunmuşlardır. Biri dünyada sosyalizmin başarısız oldugu, digeri ise milliyet ve ulus temelinde insanların bölünmesi.
Birinci şıktan pek çok eski devrimci etkilenmiş ve görüş zaviyelerini burjuvazinin verdikleri ile sınırlamışlardır. Daha iyi bir dünya hayalleini kaybetmişlerdir.
İkinci görüş ise insanları dilleri temelinde, ulus kimlikleri temelinde farklılaştırmaktır ve ötekileştirmektir ki bunun örnegini, bu başlıkta siz ve osiris gösteriyorsunuz. Hiç yeri olmadıgı halde suçlamalar ve hain edebiyatları başlamış bile.
Bana göre ise devrim ve sol asla bitmez. Üretimin toplumsal niteligi ile mülkiyetin özel niteligi arasındaki çelişki çözüldügü ana kadar.
saygılarımla