Yunanistan'da Neler Oluyor
Günlerdir Yunanistan kaynıyor ve herkes hayret içerisinde. Ne oldu da Yunanistan'da devlet bu kadar geriye çekildi. Medya devamlı işliyor ve suçu 300-500 anarşistin üzerine atmaya çalışıyor. Müslüman medyamız ise bunu Yunan direniş ruhuna atfediyor ama her kesimde bir şaşkınlık var. Ne mi oluyor Yunanistan da :
Devrim oluyor.
Evet Yunanistan'da şu anda bir devrim durumu yaşanıyor. Devrimci durum yaşanıyor. Ve de devrim tam da böyle bir şeydir işte. Kitlelerin önlenemez öfkesidir.
Ancak bu tepki kendiliginden bir tepkidir ve direkt kapitalizme yönelik bir tepkidir. Tepki bankalara, büyük işletmelere, büyük magazalara ve onların koruyucusu olan devlet kurumlarına karakollara, mahkemelere yönelmiştir. İnsanlar yönetilmek istemiyorlar. Ve sokaklardalar. Ve tüm dünya şaşkındır. Heyula gene çökmüştür.
Kapitalizmin krizi iki şeye yol açar demişti koca Marks, ya devrimlere ya savaşlara. Bir taraftan savaşları yaşarken, diger taraftan da devrimlere gebedir bu yüzyıl. Kaptalizmin gelişmiş oldugu bir ülkede ise üretim her şeydir. Üretici güç her şeydir. Üretime hakim olan her şeye de hakim olur.
Bu ayaklanmanın gelişimi sınıf mücadelesinin insanlık bazındaki tarihine yeni bir plaket taşımıştır. Artık biten devrimler vaazına atılmış bir şamardır. Yunanistan her şeyiyle işçisi, köylüsü tüm emekçisi ile ayaktadır. Bundan sonra tayin edici olan emekçilerin ne tarz bir örgütlenme ile yeni gelişebilecek saldıralara cevap verebilecegidir.
Beklenen bu devrimci dalganın sönmesidir, ama ne pahasına. Bizim ise bundan çıkarılacak derslerimiz vardır. Türkiye de de bu dalga kabarmaktadır. 29 Kasın emekçi eylemi uzun yıllardır ilk defa bir kalkışmayı göstermiştir. Suç gene anarşistlere atılmıştır ama gerçek şu ki 29 Kasım da devletin kontrol noktaları kalmamıştır. İlk defa biber gazlarına karşı kitle tepki vermiştir ve devlet güçlerini püskürtmüştür. Kontrol arama noktası kalmamıştır.
Bunlar önemli deneyimlerdir. İnsanlar bilince ancak kendi deneyimleriyle varırlar. Yunanistan gençligini ve emekçilerini saygıyla selamlıyorum. Ve sonuna kadar diyorum.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|