Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 21-03-2006, 22:33
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

Celalledin Rumi Mesnevi'sinden bazı dikkat çekici notlar:

* Insanlik Asigi sanilan Mevlana , yeryüzünü "müslüman'lar" ve "Kafir'ler" ayirimi içerisinde gören seriat hükümlerine baglidir; Islam adina girisilen savaslari, öldürmeleri, ve cinayetleri begenir:

"Yine gel, ister kafir ol, ister putprerest" diyerek insanlari, sanki din ve inanç ayirimi yapmadan gögsüne basar görünen Mevlana , ne yazik ki her seye ragmen gerçek hosgörünün ne oldugunu pek bilmez. Baris insani degil fakat aslinda kanli savas insanidir. Begenip taktir ettigi ve yücelttigi insan tipi, kiliç'la savasan "Er" insanlardir. Bundan dolayidir ki "müsrik'lere ve "kafirlere kiliçla saldiran ve ganimetler ve esirler alan, aldigi esirleri kiliçtan geçiren" bir peygamber olarak bildigi Muhammed 'e tapar ve onu , sirf bu yüzden, diger bütün peygamberlerin üstünde sayar. Islam dini'ni üstün nitelikte görmesinin nedenleri de budur. Mesnevi' de söyle der : " Erlik, yolcu düsmanla çatistigi zaman meydana çikar; Peygamber kiliçla gönderildi, ümmeti de saflar yaran Er bir ümmet'tir. Bizim dinimizde is, savasta'dir; Isa'nin dininde magaraya, daga çekilip ibadet var..."Mesnevi -684

* Mevlana ' nin inandigi o'dur ki insanlar , Tanri'nin rahmetine layik olan "Müslümanlar" ile, bu rahmet'ten yoksun birakilmis olan "Kafirler" diye ikiye ayrilmistir; ve birinciler, ikincilere karsi savas açmakla, onlari "Cennet'lik" kilmaga çalismakla (yani müslümanliga zorlamakla) görevli kilinmislardir. Çünkü Kur'an, yine Mevlana' nin ifadesine göre, bunun böyle oldugunu açiklamis ve dünya'yi "Dar'ül Harb" ve "Dar'ül Islam" olmak üzere ikiye ayirmistir; yeryüzü "Islam" olana kadar savasa devami sart kilmistir. Örnegin Imran Suresi'nin 85ci ayet'inde : '(Islam'dan gayri gerçek din yoktur); kim Islamiyet'ten baska bir dine yönelirse onunki kabul edilmeyecektir..." derken Bakara Suresi'nin 193cü ayet'inde de : "Yalniz Allah'in dini (Islam) ortada kalana kadar onlarla savas..." seklinde (ve buna benzer baskaca) hükümler sevketmistir.

* Bu görüslerini Mevlana , özellikle Kur'an'in Enfal Suresi'nin 70ci ayet'ini yorumlarken ortaya vurur. Bu ayet söyledir: "Ey Peygamber, elinizde bulunan esirlere - 'Allah kalplerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alinanin daha hayirlisini verir, sizi bagislar-' de ..." (8 Enfal 70) . Bu ayet'in inis nedenlerini açiklarken Mevlana , kendi deyimiyle "Kafirlere " karsi Muhammed' in giristigi Bedir savasi 'ni ve bu savas sirasinda ele geçirdigi esirlerle ilgili bir olayi anlatir. Anlattigi olay'a göre Muhammed : "Kafirleri kirmis, öldürmüs, bir çoklarini esir edip ellerini ayaklarini baglamistir". Amucasi Abbas 'da bunlar arasindadir. Esirler bagli olarak zavalli ve aciz ve düskün bir halde aglayip sizlamakta, ve canlarindan ümitlerini kesmis kiliç darbesini ve ölümü beklemektedirler. Muhammed ise onlara bakip gülmektedir. Bunu gören esirler, kendi kendilerine söyle demektedirler: "(Muhammed) Bizlere bakiyor ve bizleri bu baglar içinde, kendi esiri olarak gördügü için, tipki nefislerine yenilen insanlarin, düsmanlarini yendikleri...zaman sevinip, sevinçlerinden oynadiklari gibi, seviniyor ve memnun oluyor..." . Iste onlarin bu sekilde içlerinden geçirdikleri seyi bilen Muhammed, yine Mevlana' nin anlatisina göre, söyle konusur: "Ben düsmanlari, esirim ve benim kahrima ugramis...olarak gördügüm için gülmüyorum. Sir gözü ile, bir kavmi çehennemden , külhanin ocagindan ve kinle kararmis bacadan, baglar ve zincilerle ceke çeke, zorla çennete ve ölümsüz bir gül bahçesine götürdügüm halde, onlarin -'Bizi bu tehlikeli yerden, o güven içinde olan gül bahçesine niçin götürüyorsun?-' diye bagirip beddua ettiklerini gördügümden (dolayi) gülüyorum...." . Mesnev-685

* Ve iste Mevlana , bu olanlari Kur'an'in yukardaki ayet'ine oturtmakta, ve sanki insanlari Cennet'lere kavusturmak bahanesiyle esir almak, zincire baglamak, mallarini paylasmak ya da canlarina kiymak gibi seyler fazilet sayilirmis gibi, Bedir savasinda yapilanlari onaylamaktadir. Kiliç yolu ile inanç yaratmanin ve insanlari belli bir dine sokmanin Tanri'nin yüceligine sigmaz bir sey oldugunu haykiracak yerde, aksine, Kur'an 'in bir baska ayet'indeki : "Kafir olanlardan baskasi Allah'in rahmetinden ümit kesmez ... " (12 Yusuf 87) seklindeki sözlere sarilmistir.

* Mevlana , bununla da yetinmeyip, Islami kiliç yolu ile yaymak üzere savaslara basvurmayi alkislamakta, ve müslüman kisilerin, bu tür savaslara katilarak canlarini, mallarini Tanri yolunda harcamalari halinde Cennet'lere kavusacaklarini öngören Kur'an ayet'lerinin savunuculugunu yapmaktadir (Mesnevi-686.) Gerçekten de Mevlana 'ya göre Kisi, "iyi" bir müslüman olarak canini ve malini Tanri yoluna vakfettigi taktirde "degerli " 'dir, çünkü Kur'an öyle demistir. Bunun böyle oldugunu Mevlana , Kur'an'in : "Biz hakikaten Ademogullarini sereflendirdik..." (17 Isra 70) seklindeki ayeti'ni yorumlarken de belirtir. Mevlana' ya göre bu "sereflendirme", insanlarin kendilerini Tanri'ya adama'lari sartina baglidir. Kendilerini Tanri'ya adama'lari ise, Tanri'nin her emrini gözü kapali sekilde yerine getirmek üzere canlariyle ve mallariyle savasmalari demektir. Savasmak, sadece manevi anlamda (örnegin fikir ve kalem yolu ile) cabalarda bulunmak, degil fakat asil kiliç elde vurusmak, ve farkli inançtakileri yok kilmaktir. Kisi Cennet'e ancak bu sarti yerine getirmekle girebilir. Bu görüsünü açiklarken Mevlana , Kur'an'in Tevbe Suresi'nin 111ci ayet'ini kendisine dayanak edinir . Bu ayet söyledir: "Allah, süphesiz, Allah yolunda savasip öldüren ve öldürülen mü'minlerin canlarini ve mallarini... Cennet'e karsilik satin almistir... Verdigi sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardir?" (9 al-Tevbe 111) . Ve iste sanki din adina vurusup öldürmek büyük bir fazilet davranisi imis gibi, bizim ünlü Mevlana 'miz söyle ekler : "Ulu Tanri sana pek büyük bir deger vermistir. Allah mü'minlerin canlarini, mallarini kendi yoluna vakfetmeleri mukabilinde, onlara cennet vermistir..."Mesnev- 687.

* Söylemeye gerek yoktur ki bu sözleriyle ve görüsleriyle Mevlana, insan sevgisine ve hosgörü denen seye sirt çevirmis olmakla kalmayip ayni zamanda Tanri fikrini dahi küçültmüs olmaktadir. Çünkü yukardaki satirlariyle Tanri'yi, adeta kana susamis da Cennet va'd'leriyle insanlari birbirlerine saldirtirmis gibi bir durumda tanitmistir. Hani sanki Tanri, insanlari baska usullerle dogru yola sokup müslüman yapmaktan aciz'mis de ancak Cennet'i rüsvet olarak teklif ederek onlari birbirleriyle bogazlastirmaktan ve Islam'in kiliç yolu ile yayilmasini saglamaktan baska bir sey yapamazmis gibi!

* Mevlana' ya göre Islam'dan gayri bir dine yönelik olanlari "Sapik" olarak kabul etmek gerekir, çünkü Kur'an böyle emretmistir:.

Insan'lari kul ve özgürlükten yoksun ve din adina savasmakla , esirler ganimetler almakla görevli birer yaratik gibi kabul eden Mevlana bir de , sirf inanç farkindan dogma ayricaliklar, ve esitsizlikler açisindan ele alir. Bir kere müslümanlar disinda kalan insanlari "sapik" olarak kabul eder çünkü Kur'an'da Islam'dan baska gerçek din olmadigi ve baska bir dine yönelenlerin "sapik" olduklari ve onlara karsi "Cihad" farz'olundugu yazilidir. Örnegin Imran suresi'nde : "Allah katinda din, süphesiz (sadece) Islamiyettir..." (Imran 19), ve "Islamiyetten baska dinlere ragbet edenler tam bir sapiklik ve ziyan içindedirler" (Imran 85) , ve Tevbe Suresi'nde "Müsrikleri nerede görürseniz öldürün" (Tevbe 5) seklinde emirler ve buna benzer daha niceleri vardir. Tevbe Suresi'nin 29cu ayet'inde , Yahudilerden ve Hiristiyan'lardan (ve daha dogrusu kendilerine "Kitap verilenlerden") , Tanri'nin ve ve Peygamberinin emirlerine inanmayan ve "Hak dini'ni" (yani Islamiyeti) din olarak edinmeyenlere karsi savas açilmasi ve bu savasin "boyunlarini büküp kendi elleriyle cizye verene kadar" sürdürülmesi emredilmistir. Bu sekilde cizye verir duruma getirilmeleri halinde dahi, her ne kadar onlarla bazi hallerde yoldas olmak mümkün ise de, bu yoldaslik ve arkadaslik arzu ve iradeye bagli bir sey degildir. Mevlana' nin söyleyisiyle "nasil ki baykus, karga ve dogan bir kafese düsebilir" ise, ya da "nasil ki asagilik ve yüce kisiler, kis ve kar yüzünden bir kervansarayda günlerce (beraber) kalirlarsa", ya da "nasil ki hapiste bir temiz kisiyle bir beynamaz arakadas olabilir" ise, bir müslüman kisi de iki sapikla (örnegin Yahudi ve Hiristiyan iki kisi ile) tesadüfen yoldas olabilir; yani irade disi bir nedenle zoraki olarak bir arada bulunabilir. Fakat yol açilipta engel ortadan kaltigi zaman hepsi ayrilir, ve her biri bir yana gider. Yani Mevlana' ya göre , her ne kadar müslüman olmayanlari hor görmemek gerekirse de bu "gerek", hosgörü'den ya da insan sevgisinden filan dogma bir sey degil ve fakat bir bakima islami çikarlar düsüncesindendir. Çünkü kafir bir kisi, pek ala müslüman olmus olarak ölebilir. Nitekim bu düsüncesini vurgulayabilmek için Mevlana söyle diyor: "Hiçbir kafiri hor görmeyin (zira) müslüman olarak ölebilir , olur ya! " Mesnevi-688. Daha baska bir deyimle Mevlana' nin yukardaki mantigina göre, müslüman olmayarak ölen kimseleri, yani "kafirleri" hor görmekte sakinca yoktur.


--devam edecek--

Not: Yazı sevgili İlhan Arsel'den kısaltarak aktarılmaktadır.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:58 .