Konu yeni değil. ''Kuran'daki Çelişkiler'' başlığı altında bu forumda da, diğer birçok farklı forumda da değinilmiş olan bir konu.
Bu başlıkta, bu konuyu
daha detaylı bir şekilde ele almak ve
tartışmaya açmak istiyorum.
Önce ilgili ayetlere bir bakalım:
İBLİS MELEKTİR:
- Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de, İblis’ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı. => Taha/116
- Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o ise: "çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?" demişti. => İsra/61
- Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu. => Bakara/34
- And olsun ki, sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, "Adem'e secde edin" dedik; İblis'ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı. => Araf/11
İBLİS CİNDİR:
- Hani biz meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz? Hâlbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu, zalimler için ne kötü bir bedeldir! => Kehf/50
Buradaki çelişki çok açık. Ama eğer Kehf/50'de anlatılmak istenen, İblis'in önceleri ''melek'' olduğu, fakat karşı geldikten sonra meleklikten cinliğe düşürüldüğü ise, ortada en azından mantıksal bir çelişki olmazdı (gerçi İblis'in önceleri melek olup, sonradan cin'e dönüşmesi aşağıda da görüleceği gibi diğer bazı ayetlerle çelişirdi, ama en azından yukardaki ayetler arasındaki çelişki ortadan kalkmış olurdu).
ANCAK: Kehf/50'de geçen ''kâne mine-lcinni'' ibaresi
ikisi hariç bütün mealciler tarafından ''cinlerdendi'' (yani karşı gelmeden önce de zaten cinlerdendi) şeklinde çevrilmiştir.
Sadece
Edip Yüksel, ayeti ''Rabb'inin emrine karşı geldiği için cinlerden oldu.'' diye çevirmiş (muhtemelen ortadaki mantıksal çelişkiyi yok etmek için. Fakat Edip Yüksek'in bu ''yorum''u -çeviri demek doğru olmaz- aşağıda da görüleceği gibi diğer bazı ayetlerle çelişmekte).
Muhammed Esed ise bambaşka bir yola başvurmuş ve ayetin Arapçasında ''cin'' geçmesine rağmen ''İblis görünmeyen varlıklardan biriydi'' olarak çevirmiş. (Muhammed Esed bu yorumluyla güya çelişkiyi ortadan kaldırmış oluyor: İblis ''görünmeyenlerdendi'' ile ''meleklerdendi'' cümleleri çelişmez, çünkü ne de olsa, melekler de görünmeyen varlıklardır. Fakat bu yorum aşağıda da bazılarına değinilecek olan ayetlerle çelişmektedir. Çünkü Kuran'da cinlerden ve meleklerden çok yerde bahsedilmekte, iki grup hakkında da bir takım ''bilgi''ler verilmekte. ''Cin'' kelimesini ''görünmaz varlık'' gibi genel bir ifadeyle çevirip, meleklerin de hepsinin ''cin'' olduğunu söylemek Kuran'la apaçık çeşişmektedir.)
Diyanet İşleri'nin
Eski ve
Yeni mealleri,
Diyanet Vakfı'nın meali,
Elmalılı Hamdi Yazır,
Ömer Nasuhi Bilmen,
Süleyman Ateş,
Yaşar Nuri Öztürk,
Abdülbaki Gölpınarlı,
Ali Bulaç,
Suat Yıldırım,
Şaban Piriş,
Ümit Şimşek... hepsi de ''
cinlerdendi'' şeklinde çevirmiş. =>
tıkla
Tefsirlerden örnekler:
Ömer Nasuhi Bilmen, Kehf/50'nin tefsirinde İblis'in ''esasen'' cin taifesinden olduğunu ve meleklerden farklı olarak ''ateş''ten yaratılmış olduğunu söyler. (bkz.
Hicr/27,
Araf/12)
Es-Sabuni, Safvetü't-Tefasir adlı tefsirinde Kehf/50'nin altında ''Bu ayet, İblis'in meleklerden değil de cinlerden olduğunu açıkça göstermektedir'' der. (Muhammed Ali Sabuni, Tefsirlerin Özü: Safvetüt' t Tefasir, İz Yayıncılık, çevirenler: Nedim Yılmaz, Sadreddin Gümüş)
Mevdudi, Tefhimu'l Kur'an adlı tefsirinde Kehf/50'nin altında, melekler ve cinlerle ilgili diğer ayetlere de işaret ederek, İblis'in kesinlikle (baştan beri, yaratılışı itibariyle) cinlerden olduğunu söyler. (Ebu'l-Al'a El-Mevdudi, Tefhimu'l Kur'an, İnsan Yayınları, çevirenler: Ali Ünal, Yusuf Karaca)
Semerkandi, Tefsiru'l-Kur'an adlı tefsirinde Kehf/50'nin altında, İblis'in ''cinler taifesinden'' olduğunu ve bu sebeple emre karşı geldiğini yazar. (Ebü'l-Leys Semerkandi, Tefsiru'l-Kur'an, Sezgin Neşriyar, çeviren: Mehmet Karadeniz).
Zaten İblis'in (karşı gelmeden önce) meleklerden olduğunu iddia etmek sadece Kehf/50'yle değil, diğer ayetlerle de çelişmektedir.
Nahl 50 ve
Tahrim/6 ayetlerinde meleklerin her emri yerine getirdikleri ve asla karşı gelmedikleri bildirilir. Oysa örneğin
Cin/14'de cinlerin içinde (aynı insanlar gibi), teslim olanların da yoldan sapanların da olduğu söylenir. Ayrıca
Hicr/27'de cinlerin ateşten yaratıldığı,
Araf/12'de ise İblis'in de ateşten yaratıldığı belirtilmekte. Bütün bunların yanısıra
Kehf/50'yi de dikkate alarak (''cinlerdendi'')
İblis'in (baştan beri) cinlerden olduğunu söylemek zorunlu olur.
Ama şimdi yukardaki ilk dört ayeti tekrar okuyalım.
Bir çelişki daha açık ve net olabilir mi?
- Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de, İblis’ten başka melekler hemen saygı ile eğilmişler; İblis bundan kaçınmıştı. => Taha/116
- Meleklere: "Adem'e secde edin" demiştik, İblis'ten başka hepsi secde etmiş, o ise: "çamurdan yarattığına mı secde edeceğim?" demişti. => İsra/61
- Hani meleklere, “Âdem için saygı ile eğilin” demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kâfirlerden olmuştu. => Bakara/34
- And olsun ki, sizi yarattık, sonra şekil verdik, sonra meleklere, "Adem'e secde edin" dedik; İblis'ten başka hepsi secde etti, o secde edenlerden olmadı. => Araf/11
=> Tabii ki, ön-kabullerden hareketle en açık-seçik çelişkileri bile bir şekilde zorlama yorumlarla ortadan kaldırmak mümkün. Konuya ''
Bu ayetler arasında çelişki neden yok?'' diye yaklaşırsak, her zaman bir takım zorlama yorum ve argümanlar bulabiliriz. Ama tarafsız bir şekilde ''
Çelişki var mı, yok mu?'' diye yaklaşırsak (yani her iki sonuca da eşit derecede açıksak) çelişkiyi görmemek için kör olmak gerekir.
Tarafsız olarak incelediğimizde, Muhammed'in Hıristiyan ve Yahudi dinini bilen kişilerden de faydalanarak, bu iki dinin kutsal kitaplarında ve yorumlarındaki bir çok rivayeti bazen olduğu gibi, bazen biraz veya çok değiştirerek devraldığı gerçeği ortaya çıkar. Hıristiyan geleneğinde kuvvetli bir görüş, şeytanın ilk başta melek olduğunu, karşı gelmesinden sonra meleklikten düşürüldüğünü savunur (bu görüşü destekleyici bazı İncil ayetleri vardır, fakat mesele orada da karışık ve tartışmalıdır). Kuran'daki bu konuyla ilgili açık çelişkiler ise, işte bu rivayetin (''Meleklere secde et dedik, İblis hariç bütün melekler secde etti'' gibi cümlelerle) olduğu gibi alınması, fakat bu rivayetle Kuran'daki diğer ayetlerin (İblisin ''cinlerden'' olduğu, meleklerin asla karşı gelmeyeceği, cinlerin ve İblis'in ateşten yaratıldığı vs.) arasındaki münasebete dikkat edilmemiş olmasıdır. 23 yıllık bir süreç içerisinde, bazen zamanın diğer dinlerinden alıntılar yaparak, bazen yeni şeyler bularak, çokça da günlük durum ve şartların gerekli kıldığı meselelere cevap üreterek ''Allah sözü'' iddiası ve ''vahiy'' kılıfıyla söylenmiş, bunca cümlenin içinde bu gibi tutarsızlıkların olması da zaten gayet doğaldır.
saygılarımla
İblis melek mi, Cin mi - Kuran'daki Çelişkiler