Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 28-02-2010, 03:34
ALKA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ALKA ALKA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 12 Feb 2010
Bulunduğu yer: Berlin
Mesajlar: 5.990

Başarı Ödülü 

Standart Tuhaf ve tehlikeli bir konuşma

Bu yazıyı yazmaya oturduğumda kendimi zor bir ikilem içinde buldum. Başbakan'ın yazmamı istediği yazıyı yazayım mı, yazmayayım mı?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yazmamı istediği yazıyı biliyorsunuz: Bir köşe yazarı olarak kendisine cevap vermemi istiyor. Bayram değil seyran değilken, tuhaf mantık oyunlarıyla köşe yazarlarına ve gazete patronlarına saldırıyor. Patronlara "Beni desteklemeyenleri kovacaksın, yoksa benden bir şey bekleme" anlamına gelecek şeyler söylüyor.

O kadar uç, o kadar anti-demokratik sözler ki bunlar, gündemi değiştirmek için söylediğini sanıyorum. Onu yazdığım zaman asıl yazmam gereken şeyleri yazmayacağım. Kontrolundan

çıkmış şeylerden söz etmeyeceğim. Tekel direnişinden, ‘Demokratik açılım'dan, ‘Ermeni soykırımı' tasarısından, Kıbrıs'tan, Ergenekon ve Balyoz'daki usul hatalarından, Erzincan'daki haksızlıktan, işsizlikten, ekonomik dengesizliklerden, çevre talanından vb. vb. söz etmeyeceğim.

Demek ki, onun oyununa gelip yazmasam daha iyi olur.

Ancak, biraz önce medya etiği dersinden çıkmışım, orada öğrencilerime, gazetecilerin ifade özgürlüğü ile ilgili konularda taraf olduklarını, mutlaka özgürlüklerden yana pozisyon almaları gerektiğini söylemişim. "Bazı mesleklerden farklı olarak, gazeteci, işini ifade özgürlüğü olmadan iyi yapamaz; oysa işini iyi yapmak en önemli etik yükümlülüklerden biridir" demişim.

Demek ki, tuzağa rağmen, bir şeyler yazmak ve Başbakan'ın söylediklerini yanlış ve tehlikeli bulduğumu söylemek zorundayım.

Ve tabii, dünkü konuşmada söylediklerinin ‘unutulmazlar' arasına geçeceğini de. Dünyanın her yanında kendisini takip edeceğini de...

Bu sözlerden sonra Erdoğan'ın dünyanın her hangi bir yerinde kendisini ‘demokrat' olarak kabul ettirebilmesi mümkün mü? Hemen karşısına bu sözleri çıkaracaklardır.
Ne oldu da bu kadar dikkatsiz ve pervasız konuşabildi? Tuzaksa onu bile daha iyi kuramaz mıydı?

Oysa, oraya kadar konuşması gayet iyi gidiyordu. Türkiye'nin birinci sınıf demokrasi olması gerektiğini söylerken içimde umut ışıkları belirir gibi olmuştu.
Söylediklerinden yola çıkıp, ‘birinci sınıf' demokrasilerin nitelikleri hakkında bir şeyler yazmayı bile düşünmüştüm.

Sonra o akıl almaz, tuhaf cümleler geldi.

Şu soru takıldı aklıma: Bunların bizzat Başbakan tarafından söylendiği bir ülke birinci sınıf demokrasi olabilir mi? Kimler yapacak bunu?

HALUK ŞAHİN
http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=98
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler

Etiket
basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Konuşma timurcan Edebiyat 0 17-01-2010 01:01
AREVA şirketi, Nijer’de tehlikeli boyuttaki radyasyon miktarını kabul etti. saroz Politika 0 06-01-2010 14:01
Tuhaf haber dogruluk Konu-dışı 0 16-09-2009 22:28
tehlikeli boyutların insanı salak kişilik game :) gameover Yeni Üyeler 2 31-08-2007 02:01

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:20 .