İslam dini kesinlikle çağa ayak uydurmak zorunda değildir.
Ateistler bir şeyin iyi veya kötü olduğunu zamanla kıyaslıyorlar.Peki ama zamanı neye göre kıyas ediyorlar?Yani bir şeyin iyi veya kötü olduğunu zaman karar verecek,peki zamanın doğru karar verip vermediğini kim karar verecek?Bir şeye bir zamanda iyi denir,başka bir zaman diliminde ise aynı şeye kötü denir.Oysaki bir şey ya iyidir veya kötüdür.Dolayısıyla iki zaman diliminden bir tanesi kararını yanlış vermiştir.O halde nasıl olurda zaman bir şeyin iyi veya kötü olduğuna dair ölçü olabilir? Ve nasıl olur da bir inancın zamana uyması gerekir?
”Zamana ayak uydurmak””Çağ dışı” gibi cümlelerinden kastedilen esasında insanların yaşam biçimidir.Örneğin “zamana ayak uydurmak”derken yeryüzünde yaşayan insanlar gibi yaşamak”çağ dışı”derkende kastedilen insanın günümüzde yaşayan insanlar gibi yaşamadığı kastedilir.O halde İslam dini günümüzden 1400 yıl önce oluşmuştur,bu sebebden dolayı çağımıza uymamaktadır,sözünden,dinin günümüz insanının yaşam tarzına uyması istenmektedir.Yani bu görüşe göre insanlar dine değil,din insanlara uymalıdır.Oysa bu düşüncenin bir çok olumsuz tarafı vardır.
1-İnsanların sürekli geçmiş yaşantılarından pişman oldukları için “keşke şöyle yapmasaydım,keşke böyle yapmasaydım”dedikleri için,insanların bu pişmanlıkları kendileri için en ideal yaşam biçimini belirleyemediklerini gösterir.Bir kişi şayet belirleyemese toplum hiç belirleyemez.Zira toplumun her konuda hem fikir olması oldukça güç hatta neredeyse imkansızdır.Zaten toplumlar kargaşaya yer vermemek,fikir çatışmalarını önlemek için sürekli kendilerine bir baş,yani lider seçerler.Dolayısıyla dinin, yaşantısı pişmanlıklarla dolu olan insanların yaşam biçimine ayak uydurmasını istemek,oldukça akıl dışı olur.İkinci bir sebeb ise insanların geçmişlerinden pişmanlık duymaları,insanların kendileri kendi hayatlarını beğenmediklerini göstermektedir.Dolayısıyla kendi hayatını beğenmeyen insanların,dinin kendi yaşantılarına uymasını istemeleri oldukça akıl dışıdır.Dolayısıyla “din insanların yaşamına ayak uydurmalıdır düşüncesini”,insanların vicdanı ve aklı red eder.
2-Eğer din çağın,yani son yüzyılda yaşayan insanların yaşantısına uyması gerekiyorsa,yani diğer bir değişle 2000 yılında yaşayan insanların yaşantısına ters gelmemeliyse,o halde bu düşünceye göre din 1900 yılında,1900 yılında yaşayan insanların yaşantısına uymalı ,800 yılında ise 800 yılında yaşayan insanların yaşantısına uymalıdır.Oysa geçmiş tarihlerde yaşayan toplumların yaşam biçimini tastik etmeyen yine günümüz insanıdır.Gün gelecek bizim yaşam biçimimizde ileriki zamanlarda yaşayan insanlar tarafından eleştirilecektir.Bu durumda insanların yaşam biçimi doğru ve yanlışı ayırt etmede nasıl ölçü olabilir.
3-“Zamana ayak uydurmak” sözü kimi insanlar tarafından yüzyılın teknolojisine ayak uydurmak manasında algılanır.Bazı kimseler ise ” din çağa uymalıdır” derken, dinin teknolojiyi kabul etmediği,dine tabi olanların teknolojiden istifade etmediklerini kabul ederler.Belli ki bu insanlar bu iddiayı ortaya atarken ya bu iddialarının doğru olup olmadığını hiç düşünmemişler,veya bile bile inat etmektedirler.Zira günümüzde yaşayan Müslümanlar uçağa binmiyorlar mı?Bilgisayar kullanmıyorlar mı?Her türlü tıbbi malzemeden istifade etmiyorlarmı?Daha doğrusu Müslümanlarda,yeryüzünde Amerika da,Almanya da,Fransa da diğer dinlere bağlı insanlarla beraber yaşamıyorlar mı?Yoksa Kurân’da Müslümanların teknolojiden istifade etmemeleri hususunda bir ayetmi gördüler?Eğer böyle bir ayet varsa,neden bu ayetten Müslümanların haberi yok?
Bu iddianın diğer bir olumsuz yanı ise şudur: doğuda beğenilen birçok edep kuralı,batılılar tarafından beğenilmez,hatta nefretle karşılanır.Aynı şekilde batılılar tarafından hoş karşılanan bir takım gelenekler doğuda hor görülür.Örneğin batıda zina oldukça yaygınlaşmıştır.Bir erkek cinsel arzularını tatmin etmek amacı ile,evli-bekar,akraba-akraba olmayan demeden bir çok kadınla ilişkiye girmektedir.Hatta bu işin iğrençlik boyutu o kadar hat satfaya ulaşmıştır ki,bu ilişki erkek erkeğe dahi gerçekleşmektedir.Bazı batılı toplumlarda bu ilişki yasallaştırılmış,hatta erkeğin erkek ile evlenmesine müsaade dahi edilmiştir.Nasıl olurda erkeklerin bu durumunu gören kadınların duyguları zadelenmez,ümitleri kırılmaz,sıkıntıya düşmezler,kalpleri kırılmaz?Ya birçok Avrupa devletinde kadınlı,erkekli binlerce insanın cırıl çıplak soyunup reklam pozları vermelerine ne demeli? Nasıl olurda erkek ve kadınların bu durumunu gören kadınların duyguları zadelenmez,ümitleri kırılmaz,sıkıntıya düşmezler,kalpleri kırılmaz?Niçin duygular bu iğrençliklere karşı gelmiyor?Bu durum şunu gösteriyor:Mevcut gelenekler duyguları kendileri ile uyum sağlamaya ve kendileri ile ters düşmemeye yönlendirir.
O halde İslam dinini bu yönde eleştirenler,geleneklerin doğru olduklarını ispat etmeleri gerekir ki İslam’ın bu tutumunun yanlış olduğu ortaya çıksın.Oysa buda imkansızdır.
|