Merhaba değerli dostlar. Sitenizi çoktandır biliyordum fakat üye olmak bu günlere rastgeldi. Uzatmadan hikayeye geçeyim.
Ailem tarafından hiçbir dini baskı görmedim, yaşamımı asla dine göre düzenlemedim ve dini sadece moral için kullanıyordum. Fakat geçen senenin yazı çeşitli etkenlerden dolayı sürrealistliğim canlandı ve dini öğrenmeye başlamamla bu durum değişti. İlkten Sünni İslam'la başladım ve oruç tutmaya karar verdim, 30 ramazan oruç tutup Nihat Hatipoğlu dinledim. Dini duygu ve düşüncelerim bende epey etkin olmaya başlamıştı. Okullar açıldığında bunun etkisiyle namaza da başladım ve içimi bir nebze rahatlattım, zira borcum gittikçe azalıyordu Allah'a karşı.
Ardından tam bir Müslüman olmak için fikirsel anlamda da bilgilenmeye başladım, kısa zaman içinde Harun Yahya'yı tanıdım ve onun her fikrini savunan bir destekçisi oldum. Harun Yahya vesilesiyle tabii ki dinsiz düşüncelerle de karşılaştım. Dinim doğru olduğundan dinsiz düşünceleri de çekinmeden irdelemeye başladım ve dinsiz forumları objektif olarak gezmeye başladım. Fikirsel meseleleri tam bilmediğimden Allah'a havale edip kolayca sıyrılabiliyordum fakat duygusal olarak dini düşüncelerin acımasızlığından fazlaca etkileniyordum. O sıralar sosyalist düşünceye yakın olduğumdan Che'nin nasıl cehenneme layık biri olduğunu düşünmeden edemiyordum. Ardından Atatürk'ün de dinsiz olduğunu öğrenince çok sarsıldım. Bu adamların cehenneme gitmemesi gerekiyordu ve ben de yavaş yavaş inançsızlara hak vermeye başlamıştım. Fakat küfre girmeyeyim diye sadece mantıklı demekle yetiniyordum.
Bu olaylar sonrası Muhammed'in hayatını inelemeye ve birçok yanını eleştirmeye başladım, hemen sonrası tövbe ediyordum ama artık bir şeylerin farkına varmıştım. Birkaç ay daha bu evre devam ettikten sonra sünneti reddedip siyeri inkar ettim. Reformist olmak, sadece Kuran diyebilmek mürtedin katli meselelerinden sonra beni çok rahatlattı. Ama bu, Allah çok merhametli ve Kuran tertemiz bir kitap demek olmuyordu... Bunu çok iyi biliyordum ve araştırmaktan korkmaya başlamıştım. Her gün 5-6 saat dinsiz forumlarda zaman geçiriyor, makale okuyor ve belgesel izliyordum. İki hafta civarı araştırmalara son verip "Müslüman'ım işte gerisini boş ver" düşüncesinde kalmaya çalıştım fakat bunu da kabul edemedim. O günden sonra kendime dürüst olup her şeyi korkusuzca yorumlamak için kendime söz verdim. Nasıl ki "dinim doğruysa imanım artar" düşüncesinle yola çıkabilmişsem "din doğruysa kendini tüm bu iddialardan kurtarır" düşüncesi de yarı yoldan devam edebilmemi sağladı. Yavaş yavaş dini reddetmeye başladım ama korkularım da beni bırakmıyordu. "Ya varsa, ya ölürsem o zaman ne olacak" gibi düşünceler beni mahvediyordu fakat araştırmam asla durmuyordu ve sonu yeniden dine girmek olan kısa süreli inançsızlıklar yaşıyordum. O dönemi de öğrendiğim meseleleri her karşılaştığım bilgili Müslümanla tartışarak ve onların ne hallere düştüğünü görüp geçmeyi başardım ve korkularımı en aza indirgedim. Namaza başlayışımdan 8 ay sonra kendimi inançsız olarak tanımlamaya başladım ve o günden bu güne endişelerim gittikçe azalıyor.
17 yaşımda yaşadığım bu 8-10 aylık süreç sonucu kendimi agnostik olarak tanımlamaya başladım ve tanrı fikrinin saçma olduğunu düşünüyorum. Yanlız bu düşüncelerim ne kadar hakim olursa olsun şu sözde cehennem korkusunu aklımdan tamamen yok edebilmiş değilim. Ama biliyorum ki her şey kişide bitiyor ve ben de bu forumda bunun için çaba sarfedeceğim.
Okuduğunuz için teşekkürler.
Ayrıca, bu saçma korkuyu üzerimden atabilmemi sağlayacak tavsiyeleri de alabilirim.