Yeni forumdaşımız 'ateist.bakış' (kendisine de bu vesileyle bir 'hoşgeldin' demiş olayım), bazı mesajlarında
sadece pozitif/güçlü ateizmin akla yatkın, diğer tüm görüşlerin tıpkı dinler kadar yanlış ve (kendi tabiriyle) 'hastalıklı' olduğuna dair görüşlerini yazdı. Bu konuyu, müstakil olarak tartışmak istedim.
Pozitif/güçlü ateizm terimi, ''
tanrının yokluğunu yüzde yüz ve kesin olarak biliyorum'' görüşü için kullanılır.
Negatif ateizm ise aşağıda açıklayacağım benim daha makul bulduğum görüş için.
Öncelikle kendi benimsediğim görüşü kısaca özetliyeyim. Bu görüşe (aşağıda örnekleyeceğim üzere) kimisi (negatif) 'ateizm' diyor, kimisi 'agnostisizm' diyor:
- Tanrı'nın (yani evreni veya evrenin oluşumundaki ilk maddeyi yaratan, sonsuz bilgili, bilinç ve irade sahibi doğaüstü bir varlığın) var olduğuna inanmıyorum.
Çünkü, varlığına dair şimdiye kadar sunulan tüm 'delil' ve argümanların çürük ve yetersiz olduğunu düşünüyorum.
Birşeyin varlığının kabul edilmesi için, varlığını ispatlayacak delil ya da en azından varlığını daha muhtemel kılacak ipuçları, argümanlar vs. sunulması gerekir. Bunu göremiyorum.
Diğer yandan ''tanrının yokluğu pozitif olarak yüzde yüz ispatlanmıştır'' denmez. Zira yokluk zaten ispatlanamaz. Aynı şekilde cin, peri ve deniz kızlarının da yokluğunu ispatlayamayız. Ama yine de bunların varlığına inanmayız, inanmayı akla yatkın bulmayız.
Netice itibariyle çok az şey biliyoruz. Evren ve madde ezeli olabilir; bir başlangıcı olabilir; varsa bir başlangıcı kendiliğinden oluşmuş olabilir; tanrı var etmiş olabilir; birden çok tanrılar var etmiş olabilir; doğaüstü fakat bilinç ve irade sahibi olmayan herhangi bir güç tarafından iradesizce oluşturulmuş olabilir; matrix'te 'yaşıyor' olabiliriz...
Tüm bunları henüz 'ispat' derecesinde bilemiyoruz. Belki hiçbir zaman bilemeyeceğiz. 'Objektif doğru' olana yaklaşmak için elimizde tek güvenebileceğimiz yöntem, modern bilimsel metotlar. Başka hiçbir şey değil.
Şu an için bunların hangisinin en makul seçenek olduğuna dair, elimizdeki bilgi ve verilerle fikir yürütebiliriz. Fakat teistlerin ve deistlerin yaptığı gibi tüm bu seçenekler içerisinden, tanrı opsiyonunu alıp dogmatik bir şekilde iddia etmek akla yatkın değil. Aynı şekilde henüz bilemediğimiz halde, örneğin 'madde ezelidir' seçeneğini alıp dogmatik bir şekilde savunmak da rasyonel değildir.
Kısaca görüşüm bu. Dediğim gibi bu görüşe
agnostisizm diyen de var,
(negatif) ateizm diyen de var. Eskiden ben bu (kendi savunduğum) görüşe agnostisizm diyordum. Fakat forumda 'agnostiğim' diyenlerin görüşünlerini okudukça, 'ateizm' kelimesini tercih etmeye başladım zamanla...Çünkü forumda 'agnostiğim' diyenlerin genelde, tanrının varlığına ciddi bir ihtimal biçtiklerini, 'ya varsa' düşüncesini üzerlerinden atamadıklarını, 'yoktur da diyemeyiz' dediklerini gördüm.
Oysa mesela agnostisizmin en güçlü savunucularından
Russell, yukardaki (benim de benimsediğim) görüşe sahip (zaten ben de Russell'e uyarak, bu benim makul bulduğum pozisyona 'agnostik' diyordum eskiden). Russell, tanrının varlığına Dünya ile Mars arasında yüzen
minnacık bir çaydanlığın varlığından daha fazla ihtimal tanımıyor. ''Ya varsa?'' şeklinde sorulara kapılmış, arada kalmış filan değil. Varlığına dair yeterli kanıt, ipucu sunulamayan herşey gibi tanrının da yokluğundan yola çıkılması gerektiği, aksinin akla aykırı olduğu görüşünde. Russell'in agnostiklikten ne anladığını ve tanrının varlığı konusuna nasıl yaklaştığını şu makalelerinden detaylı bir şekilde okuyabiliyoruz:
What is an Agnostic?,
Is There a God?,
Why I am not a Christian.
Diğer yandan mesela günümüzde ateizmin en tanınmış savunucularından
Dawkins de, aynen yukardaki görüşte olduğunu vurguluyor. Mesela Tanrı Yanılgısı'nda (Bölüm 2. Tanrı Varsayımı => Bilinemezciliğin Yetersizliği) kendi pozisyonunu açıklamak için, 7 basamaktan oluşan ''Tanrı yüzde yüz vardır''dan ''Tanrı yüzde yüz ve kesin olarak yoktur''a kadar giden bir skala çiziyor. Arada kalan dördüncü basamağa, yani ''yüzde elli elli'' diyen kesime 'agnostik' diyor ve epey eleştiriyor. Fakat kendisi de yedinci basamağı değil, altıncı basamağı benimsediğini açıklıyor: ''
Kesin olarak bilemem, ancak tanrının epey olasılık dışı olduğunu düşünüyorum ve buradan olmadığını varsayarak hayatımı sürdürüyorum.''
Burada Russell'i ve Dawkins'i kendi pozisyonumu savunmak için birer otorite olarak sunmak değil niyetim. Şunu vurgulamaya çalışıyorum: Russell kendisine 'agnostik' diyor ve literatürde de agnostik olarak geçer. Dawkins kendisine 'ateist' diyor ve heryerde öyle geçer. Ama ne yazdıklarını açıp okuduğumuzda, ikisinin de bu konuda tamamen aynı görüşte olduğunu görüyoruz. Sadece 'etiketleri' farklı kullanmışlar. Dawkins'in kendi benimsediği ateizm görüşü için Russell 'agnostik' etiketini kullanmış ve aynı şeyi savunmuş. Dawkins'in 'agnostik' olarak adlandırdığı görüşü Russell de eleştirmiş.
Zaten en nihayetinde 'etiketlerin' bir önemi de yok. Önemli olan savunulan görüşün içeriği ve sunulan argümanlar.
Kendi adıma, en makul görüşün yukarda özetlenen görüş olduğunu düşünüyorum. Bu görüşe karşı olan ateist ve agnostik arkadaşlarla, dilerlerse, tartışmak isterim.