Ben bir Tanrı olsaydım ve allah her şeye kadir biri olsaydım, herşeyi bilen biri, herşeye gücü yeten biri, Ve kuranda yazılan kadar merhametli biri olsaydım. Ve herkesin hidayete ermesini arzulasaydım. onları hiç bir zaman dünyaya yollamaz direk cennete yollardım.
Eğer içlerinde kötülük yapacak olanları zaten önceden bilir ona göre yaratmazdım.
Bir kitap yollayarak Sınavın içine etmezdim. Madem tüm insanlar sınavdalar. kendi içinde kendi hür iradeleri ile iyiliği ve kötülüğü sunardım. Bir sürü kitap yollayıp o kitaplar arasında da 1000lerce yıl insanların birbirleri ile savaşmalarını seyretmek zorunda kalmazdım.
Peygamber olduğunu iddia eden ve benim söylediğim sözleri insanlara aktaran birine inanmayanları sonsuz cehenneme atmam için çok iyi bir bahanem olmalı. Sonuçta Akıl hastaneleri peygamberlerle dolu.
Eğer Bir kitap yollayacak isem ve tüm insanların bana inanmasını istiyorsam.
Öyle bir kitap yollardım ki. Hiç bir insan sözlerimde çelişki bulamazdı ve tartışma yaratacak tek bir kelime bile bulamazdınız. sonuçta hiç bir kusur ve çelişkili olmayan evreni yarattıysam bunu da yapabilirdim.
Hacc 15: Her kim ona (Muhammed’e) Allah’ın dünyada ve ahirette asla yardım etmeyeceğini zannediyorsa hemen tavana bir ip çeksin, sonra kendini assın da bir baksın; başvurduğu (bu yöntem), öfkelendiği şeyi giderecek mi?
Böyle çocukça bir cümle kullanarak kendimi insanın seviyesine düşürmezdim.
Bir tanrı olsaydım insanları soylarına göre ayırt etmezdim. İnsanlara Bilimi teşfik ettirir fakat kitabımda bilimden bahsetmezdim. insanlara öğütler verir onları iyiliğe teşfik ederdim.
Eğer Bir tanrı olsaydım ve mekkeyi isteseydim muhammede ordu topla git saldır demez orayı ben yok eder muhammede oraya git senin için hazırladım derdim. Fakat Ne muhammede saldır derdim ne de dünyada bu kadar güzellik varken kabe gibi bir dört duvardan oluşan bir evi neden isteyeyim?
Kitabımın hiç bir yerinde insanların ırkına soyuna göre küfretmez. hatta hiç kimseye küfretmezdim.
Çünkü evreni yaratmışım insanın oluşması için 13 milyar yıl beklemişim. Bu kadar sabırlı biriysem fakat, İnsanların kabilece işlediği günahlara çok sinirlenip onlara tufanlar, seller, depremler, yanardağ felaketleri vererek sabırsızlığımı göstermezdim.
Ben bir tanrı olsaydım her doğan çocuğa ruh ile beraber hayatın her anında Her çağa uygun ve geçerliğini yitirmeyecek kitap gibi vicdan verirdim.
insanları da bu vicdana göre yargılardım.
Kuranda ayetleri birbirleri ile karşılaştırıp Çelişki var diyenler kuranın kendisi çelişkidir.
Eğer bir yaratıcı o kadar ilim ve kadir birisi ise. Neden insanların seviyesine düşüp Muhammedin hayatına yön veriyor. Bunları anlamaya çalışmalısınız. Koskoca bir tanrı için Mekke gibi sıradan bir ev neden bu kadar önemli?
Ve neden insanlara oraya doğru yönelerek ibadet edin der? Sonuçta ben her yerdeyim. ve her yer de benim.
Sadece insanlar kaybettiği yer için ah çekerler.
Konu inferno tarafından (12-11-2013 Saat 02:45 ) değiştirilmiştir.
|