Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Sanat > Edebiyat

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 16-01-2007, 18:20
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart Kızım, Sana Diyorum...

Çok değerli arkadaşlara hitaben,

İki kardeş varmış, anneden de babadan da bir ve öz mü öz. Bu iki kardeşin çocuklukları ve gençlikleri mutlu ve mesut ve dahi dost bir şekilde geçmiş. Biri diğerinin üzerine toz kondurmaz, kardeşim kelimesi ağzından çıktı mı en az 3 yankı yaparmış.
Gün gelmiş devran dönmüş ve anne baba hakkın rahmetine kavuşmuş. Bizim iki dost kardeşe de kocaman bir çiftlik ve içindekiler kalmış.
Önceleri güllük gülistanlıkmış ortalık. İşler de gayet düzgün işliyormuş. Ama bir yaz yağmur yağmaz olmuş. Hasat alamamışlar çiftlikten, hayvanların çoğu telef olmuş. Hepsi bu olsa iyi. Bu hengamede, sen yapamadın, ben yaptım bencilliği düşmüş ortaya. Lafı uzatmayalım kısa sürede bu kardeşler kanlı bıçaklı olmuş çıkmışlar. Bakmışlar ki bu böyle olmayacak, en iyisi mi çiftliği ikiye bölelim demişler.
Çiftlik, ev, hayvanlar velhasıl kelam her şey ikiye bölünmüş ve artık yüzlerini bile görmez olmuşlar. Lakin bu ayrılık daha büyük bir şeyi de peşinen getirmiş. Konuşamamanın, anlaşamamanın getirdiği kin. Öyle bir kin beslemeye başlamışlar ki artık düşmanlık bile yanında az kalır bir pozisyona gelmiş. Küçük kardeş bir gün bir iş makinesi kiralamış ve çiftliğin yanından geçen ırmağın yönünün değiştirerek çiftliği ırmakla ikiye bölmüş.
Böylece tüm fiili sınırları da ortadan kaldırmış. Buna karşılık büyük kardeş ne yapacağını şaşırmış. Artık karşı yakadaki kardeşinin evini bile görmek istemez olmuş ve bu kin daha da büyümüş…
Günler ve günlerden sonra bir gün bir usta çiftlikten geçmekteymiş. Büyük kardeşin kapısını çalmış ve yapılacak bir işin olup olmadığını sormuş. Büyük kardeş biraz düşünmüş ve hemen ustayı eve davet etmiş. Çiftlikte duran keresteleri göstermiş ve ustaya dönerek.
- Şu ırmağın yanına öyle yüksek bir çit yap ki demiş bir daha karşıdaki evi göremeyeyim. Usta tamam demiş. Ertesi gün büyük kardeş çarşıya çıkmış sabah erkenden ve usta da işe başlamış. Akşam güneş batarken büyük kardeş çiftliğe gelmiş ve yapılacak çitin merakı ile tarlaya koşmuş.
Bir de bakmış ki çitin yerinde büyük ve kocaman bir köprü duruyor. Hem de bir o kadar da özenli ve güzel bir şekilde. Şaşkınlığı üzerindeyken, küçük kardeşinin kollarını açarak köprünün üzerinden kendisine koşmasını görmez mi!!!…
Kendi açtığı su yoluna karşılık kardeşinin köprü kurduğunu gören küçük kardeşin utancı ve samimiyeti ile kendine geldiğini görünce kendisi de bu duygulara karşılık vermiş ve barışmışlar.
Usta mutlu bir şekilde ayrılırken büyük kardeş ısrarla kalmasını ve kahya olarak çiftlikle ilgilenmesini teklif etmiş. Usta hiç düşünmeden cevap vermiş;
- Burada benim işim bitti. Daha yapılacak çok köprüler var demiş.

Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yüce Tanrı! Sana bir sorum var... sosyalist-R Dünya Dinleri 60 08-08-2012 19:19
rengi neden sana benzemezki şimdi güllerin yusuf yılmaz Edebiyat 7 28-12-2008 00:16
Al sana çarşaflı stand-up'çı sheyhzade Konu-dışı 5 03-12-2008 02:28

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:05 .