Postalabd´isimli üyeden Alıntı
Deşarj olmak için mi ? Bizlere birşeyler anlatmak için yazıyorsun ?
|
bu arada yazma açlığımla ilgili soruya buradaki yanıtların büyük bölümü temas ediyor
http://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=36929
örn...
Dialectics´isimli üyeden Alıntı
Hepimiz bir şekilde, otomatik bir güdü ile kendimizi maksimize etmeye çalışıyoruz. Belki de maksimize etmeye çalıştığımız şey "düşünce"dir. Bu yüzden paylaşıyor, tartışıyor ve öğretip öğreniyoruzdur...
|
Aleph´isimli üyeden Alıntı
Bu soruya verilecek cevap aslında çok uzun. Fakat kısaca özetlemek gerekirse iki temel dürtü olduğunu düşünüyorum ben:
- Bilgiden kaynaklanan yalnızlık hissi (kişi bu hissiyatı ortadan kaldırmak için bildiklerini paylaşmak zorunda hisseder, bu aslında bencilce bir eylemdir)
- Entelektüel sorumluluk (bunun kaynağı da empati duygusudur. Edebiyat, sanat, felsefe, bilim vs. hepsi aslında evrene ilişkin anlayış ve kavrayışlarımızın dışavurumlarıdır)
|
Felâsife´isimli üyeden Alıntı
Bu genelde neredeyse de tamamen kişinin dünyayı düzeltme arzusundan kaynaklanır.
Sevgiler
|
Dialectics´isimli üyeden Alıntı
Bu konuyla ilgili bir de şöyle bir husus var. İnsan çabaladıkça kendi çapını genişletebilen ve bu anlamda da çevresindekilerden farklılaşabilen, onların sahip olmayı asla düşünmeyeceği ufuklara bakabilen bir varlık. Tabi bu aslında insanın yalnızlaşmasına da sebep olabiliyor.
Örneğin ünlü filozof Nietsche, kanımca bu anlamda iyi bir örnek. Nietsche için derler ki kendi zamanından 100 yıl sonra anlaşılabilmiş bir filozof. İnsanın etrafındakiler tarafından anlaşılamıyor olması aslında o insan için üzücü de bir şey. Düşünsenize, bir fikir keşfediyorsunuz, evren ile ilgili, kâinatın nasıl işlediği ile ilgili bir anda aklınızda bir şimşek çakıyor ve bir çeşit aydınlanma geçiriyorsunuz. Bu keşfettiğiniz fikir sizi heyecanlandırıyor, çapınızın genişlediğini, bu fikir sayesinde hayatınızın da artık değişeceğini farkediyorsunuz. Algılarınız bu idrak ettiğiniz şey ile başkalaşıyor, artık her şeyi başka bir gözle görmeye başlıyorsunuz.
Ve bu aydınlanma ile, bu heyecan ile başkalarını da bu gerçekten haber etmek sevdasına kapılıyorsunuz. Diğerlerine idrak ettiğiniz o muhteşem düşünceden bahsediyorsunuz ama karşı taraf bırakın idrak etmeyi ya da anlamayı; düşüncenizdeki herhangi bir detayı dahi yakalayamıyor. Bir söz vardır hani: "Pencere ne kadar ise güneş o kadar dolar içeri; testi ne kadar ise okyanus o kadar girer içine" diye. İşte o misal, siz yeni bir yıldızdan bahsediyorsunuz ama karşı taraf her gün evine güneş giren pencereden yansıyan ışıktan farklı bir şey algılayamıyor, ya da yepyeni koca bir okyanus keşfetmişsiniz ama testi sahibinin bunu anlamasının olanağı yok.
İşte bu misal insan belki günün birinde birileri belki bu düşüncelerimi anlayabilir umuduyla en azından, yazarak çizerek düşüncelerini aktarmaya, kayıt altına almaya devam edebilir.
|
Vefik Sami´isimli üyeden Alıntı
Nihâyetinde insanız ve yığınla farklı konuda açlıklarımız mevcut.
Cinsel açlık.
Paraya açlık.
Şöhrete açlık.
Sosyal statü açlığı.
Gülme-eğlenme açlığı.
Beğenilme, övülme açlığı.
Hükmetme/yönetme açlığı.
Doğaya duyulan iştiyak, açlık.
Herkesten farklı/üstün olma açlığı.
Beslenme ihtiyâcının güdülediği açlık.
Ve bilgiye/öğrenmeye olan açlık.
...
.
|
Postalabd´isimli üyeden Alıntı
Deşarj olmak için mi ? Bizlere birşeyler anlatmak için yazıyorsun ?
|
bilgi sevgisi efendim bilgi sevgisi.. burda bulunma, yazma amacım dürtüm budur