dine mine ne´isimli üyeden Alıntı
Taş Devri'nde insanların yaşam mücadelesi kendi ellerindeydi, böylece kendilerini gerçekleştirebiliyorlardı diyorum.
Oysa kapitalizm, birilerinin gelip risk almadan ve hiçbir iş yapmadan size hükmetmesi anlamına gelir. Buna dünya tarihindeki tüm krallıklar da dahildir. Hiçbir üretim aracına ihtiyaç yoktur, malların, paranın ve emeğinizin değeri gasp için yeterlidir.
Kapitalizmin 18. yüzyılın ortalarından sonlarına doğru ortaya çıktığı ve fark edilmeden geliştiği şeklindeki efsane, sadece faydalanıcılarının bize yutturmak istediği bir formülasyonudur.Krallar kadar riskten kaçınan ve üzerimizde hiçbir hakkı olmayan finans burjuvazisi, bir efsaneyle bizi üretim araçlarının sahibi olan bir burjuvaziye inandırarak kapitalizmin gerçek babaları oldukları gerçeğini gizlemiştir.
Sonuç olarak, güç uğruna kendimizi gerçekleştirmekte , ilkel olduğunu düşündüğümüz taş devri kadar bile değiliz. Eğer bizi görebilselerdi, bizi aptal olarak görür ve bize gülerlerdi. İşin en kötü yanı da haklı olmaları.
|
Temel ve yapı aynı şey değildir.Tabiki her yapı belirli bir temelin üzerine inşa edilir.Kurumsallaşmadan yani bina henüz parçalar halinde iken var olana/olanlara bina budur denmez denemez.Bina yapı kurumsallaşınca inşa tamamlanınca işte bu binadır denir.Aksi takdirde binanın yapının ne olduğu anlaşılamaz kavram kargaşası ortaya çıkar.
Mesela finans burjuvazi diye tanımladığın finans kapital kapitalizmin aşamalarından biridir.Kapitalizm kendi dinamikleri gereği ortaya çıkmıştır.Kapitalizmin dışında bir şey değildir.Finans kapital işin kısası kapitalizmin mali disiplinidir şirketler, sanayi, üretim ve pazar olmadan finans kapital olmaz.
Kapitalizmin temel saç ayakları vardır.Kapitalizme işaret ederken bu saç ayaklarının var olup olmadığına bakılır.Bu saç ayakları seri üretim, pazara dönük mal üretilmesi, ücretli emek (emeğin pazara sunulan meta haline gelmiş olması) tir.