ben geldim..
çok felsefeye dalmışsınız bence, ben mühendisim, gerçekçiyim, akılcıyım, bilgi sistemlerinde üst düzey kıdemli uzmanım,
ben felsefeden anlamam, sonuca odaklanırım, hesap yaparım, probability ölçerim,,
sizlere saygılıyım. ama direk sonuç benim için simule edilebilir bir matematiksel analitik problemi.
Evrenin fiziksel sabitleri (örneğin, kütle çekim sabiti, Planck sabiti, elektromanyetik kuvvet sabiti alfa) belirli değerlere sahiptir ve bu değerler, evrenin oluşumu ve yaşamın varlığı için inanılmaz derecede hassas şekilde ayarlanmıştır.
olasılık P ise ;
P = YAŞAMI DESTEKLEYEN SABİT KOBİNASYONLAR / MÜMKÜN OLAN TÜM SABİT KOMBİNASYONLAR
p: şey olur: yaşamı mümkün kılan fiziksel sabitlerin rastgele oluşması durumunda neredeyse p yaklaşık olarak 0 olur.
Bu durumda ise şunu sorabiliriz:
"eğer bu sabitler rasgele belirlenmediyse, belirleyen bir mekanizma / yada düzenleyici olmalı mı ?"
bir mühendis gözüyle söyleyebilirimki hassas bir sistemin rastlantısal olarak oluşması yerine bir "tasarımcı" ihtimalinin daha yüksek olduğu düşünülebilir.
----------
entropi olayına bakarsak eğer:
termodinamiğin ikinci yasasına göre, kapalı bir sistemde entropi (kaos) sürekli artar. Ancak evrende gözlemlenen yapılar (galaksilerden atom altı düzenlere kadar) entropi artışına rağmen düzenlidir.
Ancak, evrenin belirli bölgelerinde lokal olarak düşük entropili düzenlerin nasıl ortaya çıktığı açık bir "yönlendirme" fikrini düşündürür. Bu, mühendislikte bir kontrol mekanizması gibi düşünülmelidir.
--------------------------
evrensel matematik :
Evrenin davranışlarını açıklamak için kullanılan matematik, insan aklından bağımsız bir gerçekliktir.
e = mc2
gib benzeri formüller evrenin tüm köşelerinde geçerli görünüyor. Eğer matematik, evrensel bir dilse, bu "dil" kimin tarafından "yazılmıştır"? Bir mühendis bakış açısıyla: Bir sistemin işleyişini anlamak için yazılmış bir kılavuz gibi düşünebiliriz.
heryerde aynı kural..
sonuç olarak şunu demek istiyorum, honestly olarak:
Bir mühendislik perspektifinden baktığımızda, evrenin karmaşıklığı, düzeni ve matematiksel uyumu, bir tasarımın ya da yönlendirici bir gücün varlığına işaret ediyor olabilir. Bu, bir "tanrı" fikrine dair bilimsel bir kanıt oluşturmaz; ancak mühendislikte olduğu gibi, sistemin işleyişine bakıldığında bir "tasarımcı" fikrini makul bir hipotez haline getirir.
Bu bakış açısı, inançtan çok mühendislik sezgisi ve olasılık analizi temellidir.