spartacus´isimli üyeden Alıntı
Konunun başından beri diyorum ki, koşulların(madde ve maddi yoğunluk, girdiler, çıktılar, etkileşimler, ilişkiler, hareket vb.) değişimi, haliyle sonuçlar, koşullara nazaran ölçtüğümüz şey, referansımıza dayalıyaptığımız kıyas ve ölçülerin de farklı çıkmasına yol açacaktır, bu normaldir, doğaldır.
|
Evrenin derin düzeninde her varlık, sanki kendi içinde bir "saat" barındırır; buna "öz zaman" diyoruz. Bu, o varlığın içsel saati gibidir ve ne kadar hızla hareket eder, ne kadar enerji kaybeder ya da çevresel etkileşimlere maruz kalırsa kalsın, kendi dünyasında zaman hep aynı akışta devam eder.
Şöyle düşün: Dolaptaki bir peynirin yavaş yavaş enerjisini kaybetmesi veya demirin paslanması, o nesnelerin kimyasal veya fiziksel değişimlerinin sonucudur. Ancak bu değişiklikler, o nesnelerin içindeki saatlerini, yani öz zamanlarını etkilemez. Her nesne, bulunduğu koşullar ne olursa olsun, kendi referans çerçevesinde tıpkı sabit bir ritimde çalan bir müzik aleti gibidir.
Dışarıdan bakıldığında, koşullar....örneğin yüksek hız gibi etkenler.....ölçümleri etkiler; gözlemciler zamanın yavaşladığını ya da hızlandığını algılayabilir. Fakat bu, sadece gözlemcinin perspektifidir. Nesnenin kendisi, kendi içsel saatine göre hep aynı hızda "tik tak" yapar. Yani, dışsal koşullar ölçüm sonuçlarını değiştirebilir; ama varlığın özü, yani öz zamanı, tüm bu dış etkilere rağmen değişmez.
Bu, özel göreliliğin temel ilkelerinden biridir. Müonlar örneğinde de, her ne kadar dış gözlemciler onların ömrünü uzamış gibi ölçse de, müonlar kendi öz zamanlarına göre hep aynı şekilde yaşlanırlar. Koşullar değişir, ölçümler farklılaşır; ancak, her şeyin içsel düzeninde, öz zamanın sabitliği korunur.