Gözlemlediğim Ceviri Hatalari
Her ne kadar 10–15 yil once benzer bir konu acmis olsam da, yeni ve daha taze bir baslik altinda eski ve yeni antlasma okumalarima dair izlenimlerimi paylasmak istiyorum. Normalde istisnasiz her gun, bazen sabah bazen aksam, Ibrani ya da Yunanca kutsal metinleri okuyorum. Cogu zaman sadece okumakla kalmam; usenmiyorum, kelimelerin tek tek anlamlarina bakiyorum, ayni kelimenin metnin baska yerlerinde nasil kullanildigini kontrol ediyorum, hangi baglamda hangi anlama kaydigini kendimce incelemeye calisiyorum. Bu yuzden her gun okuduklarimi buraya yazmam tabii ama bazen oyle noktalar cikiyor ki, bunu paylasmak gerekiyor. Genel gozlemim su ve bunu da basligin ana temasi olarak soyleyeyim: Yeni Antlasma yazarlari, Hristiyan teolojisini kurabilmek icin Eski Antlasma dan aldiklari ayetleri cogunlukla kendi amaclarina uygun sekilde okumus, ceviride ya da baglamda ciddi kaydirmalar yapmislar. Bu basligi acmamin nedeni ve ana temasi da tam olarak bu. En basta kullandigim kavramlarla ilgili kisa bir aciklama yapayim. Yazida bazen eski antlasma, bazen yeni antlasma ifadelerini kullanacagim. Bunlari teolojik etiketler olarak degil, Ibrani ve Yunanca kutsal metinleri ayirt etmek icin kullaniyorum. Ingilizcede bunlar Bible, Old Testament ve New Testament gibi ifadelerle geciyor. Yeni antlasma okumalarimi genelde King James Version, New World Translation ve New International Version uzerinden yapiyorum. Evimdeki kutuphanede aslinda bundan daha fazla ceviri var ama bu yazida agirlikla bunlari kullanacagim. Hebrew Bible icin ise JPS ve Hebrew Study Bible a bakiyorum. --bu yazida kolay olmasi icin Yine Yahudilerin websitesinden kopyalayacagim---Ozellikle Yahudilerin kendi cevirilerini ve metni nasil okuduklarini esas almayi tercih etmek onemli; cunku metnin dili, kavram dunyasi ve tarihsel baglami oradan cikiyor. Bu yaziyi yazarken ayrica Turkce Incil i de kullanacagim; gunluk okumalarimda Turkce kullanmiyorum ama burada anlasilirlik acisindan faydali olacagini dusunuyorum.
Rab Rabbime dedi ki...
The word of the Lord to my master
Bu noktada Yeni Antlasma da Mezmur 110 un nasil kullanildigine kisaca deginmek gerekiyor. Matta 22:42–45 te Isa, Ferisilere bir soru soruyor. Mesihin kim oldugu uzerinden ilerleyen bu tartismada, Davud un Mezmur 110 da soyledigi Rab Rabbime dedi ki ifadesini hatirlatiyor. Ozetle, Tanri nin Davud un Rabbine saginda oturmasini soyledigini ve dusmanlarini ayaklarinin altina serecegini hatirlatiyor. Ardindan su soruyu soruyor: Davud ona Rab diyorsa, nasil oluyor da bu kisi Davud un oglu oluyor. Bu soru, metnin sunulus biciminde Isa kendisini Tanri gibi gösteriyor. Sanki Davud, kendisinden gelen birine Tanrisal bir unvan vermis gibi bir tablo çiziyor. Ama bu, Ibranice metnin dogal okumasindan degil, ceviri uzerinden kurulan uckagittan doguyor. Buradan baslayarak Mezmur 110 a Ibranice metin uzerinden baktigimizda is aslinda cok daha sade. Mezmur 110:1 iki farkli hitapla baslar. Ilk hitap YHWH dir; yani Tanri nin ozel ismidir. Burada hicbir tartisma yoktur. Ikinci hitap ise ladonee kelimesidir. Ladonee, adon kokunden gelir ve benim efendim anlamina gelir. Ibrani dilbilgisi acisindan kritik nokta su: ladonee kelimesi Tanach ta hicbir zaman Tanri icin kullanilmaz. Her zaman insanlar icindir. Krallar, efendiler, ust konumdaki kisiler icin kullanilir. Tekvin 24:54 te Ibrahim icin kullanilir. Tekvin 32:4 te Yakup un Esav a hitabinda ayni kelime vardir ve tum ceviriler bunu efendim olarak verir. Dil burada son derece nettir. Bu nedenle Mezmur 110 da Tanri nin, yetki verdigi bir insana hitap etmesi soz konusudur; Tanri nin Tanri ile konusmasi degil.
Sorun, Yeni Antlasma yazarlarinin bu ayeti teolojileri icin carpitmasi. Mezmur 110:1 Yunancaya cevrildiginde, Ibranicedeki bu iki farkli hitap tek bir kelimeyle karsilanir: kurios. Kurios Yunancada oldukca genis bir kelimedir. Tanri icin kullanilabilir, ama ayni sekilde bir insan efendi icin, bir kral icin ya da sadece saygili bir hitap olarak da kullanilir. Yeni Antlasma nin baska bolumlerinde insanlar Isa ya kurios diye hitap ederler, ama bu her zaman onun Tanri olduguna dair bir itiraf degildir; cogu zaman ogretmen, efendi ya da saygi ifadesidir. Ayni kelime Romali efendiler, ev sahipleri ve yoneticiler icin de kullanilir. Dolayisiyla kurios kelimesinin varligi tek basina Tanrisal bir anlam tasimaz. Ancak bu kelime bu ayette kullanildiginda, Ibranice metindeki YHWH ile ladonee arasindaki NET AYRIM TAMAMEN ortadan kalkar. Isa nin Tanriligina dair kurulan arguman olarak ortaya cikar. Davud mesihe Rab diyorsa, denir, bu kisi siradan bir insan olamaz. Ama bu mantik, Ibranice metnin kendisine degil, Yunanca ceviride ortaya cikan bu belirsizlige dayanir. Ibranice acisindan bakildiginda Davud un bir insana ladonee demesi hicbir problem yaratmaz. Tanach boyunca krallara ve yetki sahibi kisilere bu sekilde hitap edilir. Bu yuzden Mezmur 110 uzerinden Isa nin Tanriligini kanitlamak, dilsel olarak saglam bir zemine oturmaz. Arguman, Ibranice kelimelerin anlamlarindan degil, bu kelimelerin Yunancada esitlenmesinden dogar.
Bu basligi acmaktaki amacim, bunun gibi uckagitciliklara dikkat cekmek. Turkce yada Ingilizce okuyunca genelde okuyucu neyin ne olduigunu bilmiyor. Yeni Antlasma yazarlarinin Hebrew Bible dan yaptiklari alintilarin, metnin kendi anlam dunyasini yansitmadigindan haberleri yok. Daha cok onceden kabul edilmis bir teolojiyi desteklemek icin secilmis, yeniden okunmus, bazen uydurulmus metinlerdir. Burada mesele inanip inanmamak degil. Mesele, hrisiyanlar bir metni delil olarak kullaniyorsa, o metne ne kadar sadik kalindiginin check edilmesidir...
'baglilik düşünmemek demektir. düşünmeye gerek duymamak demektir' Orwell, 1984...
no matter how far we go intellectually or how much science we do, we are not even close to understanding the truth
'kimi dinde imanda buldu yolu, kimi akil, bilim yolunu tuttu derken ses geldi karanliklardan; gafiller! dogru yol ne odur, ne bu' - Hayyam
|