Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Aktüel Haberler

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 09-08-2026, 15:39
Nolan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nolan Nolan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 28 Oct 2025
Mesajlar: 365
Standart 'Suça sürüklenen çocuk' artık 'adli süreçteki çocuk' oldu

Çocuklara ağır cezalar verilebilmesinin önünü kanun teklifi Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi.

AKP'nin teklif ettiği düzenleme, çocuklara yönelik adli süreçlerin işleyişini baştan aşağı değiştiriyor. Düzenlemeyle birlikte, kamuoyunda "suça sürüklenen çocuk" olarak bilinen kavram, yasal mevzuatta "adli süreçteki çocuk" ifadesiyle yer değiştirdi.

Yapılan değişiklik sadece isimlendirmeyle sınırlı kalmadı. 12-18 yaş grubunu kapsayan ceza sınırları yükseltilirken, infaz süreçlerinde daha katı ve bürokratik engellerle dolu bir yapı inşa edildi.

Cezalar yükseliyor, kapalı cezaevleri önceleniyor
Yeni düzenlemenin en çarpıcı yanlarından biri, 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını doldurmamış çocuklar için uygulanan hapis cezası sınırlarının artırılması oldu. Buna göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar için ceza aralığı 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar için ise 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası olarak yeniden belirlendi.

Daha da önemlisi, infaz uygulamasındaki dönüşüm oldu. Geçmiş uygulamada hapis cezalarının infazı doğrudan çocuk eğitim evlerinde başlarken, yeni yasayla birlikte çocuk hükümlüler artık doğrudan kapalı cezaevlerine gönderilecek. Yalnızca "iyi halli" olduğu tespit edilen çocuklar, idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk eğitim evlerine alınabilecek.

Çocuk eğitim evine geçiş kararı altı ayı geçmeyecek şekilde yeniden değerlendirilecek ve çocuğun davranışlarına göre bu haktan mahrum bırakılması da mümkün olacak.

Çocuk eğitim evlerinin kapsamı daraltılıyor
Düzenlemede yer alan istisnalar ise çocuk eğitim evlerinin kapsamını daraltıyor. "Terör" ve "örgüt" suçlarından mahkum edilen çocuklar, cezalarını kesinlikle eğitim evlerinde infaz edemeyecek.

Öte yandan, firar etme veya başka bir fiilden tutuklanma durumlarında çocuk derhal kapalı cezaevine nakledilecek.

Kurum güvenliği veya kişi güvenliği bakımından tehlikeli görülen çocuklar da benzer şekilde eğitim evlerinden çıkarılarak kapalı cezaevlerine gönderilecek.

Bununla birlikte, kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise beş yıl veya daha az hapis cezası alan çocuklar doğrudan çocuk eğitim evlerine yönlendirilecek.

Koşullu salıverilme sürelerinin hesaplanmasında da bazı kriterler değiştirildi. 15 yaşını dolduruncaya kadar geçen sürelerin iki gün sayılması kuralı korunsa da kasten öldürme, cinsel suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç örgütü kurma gibi suçlarda bu kriter ortadan kaldırıldı.

Ayrıca, 12-18 yaş grubundaki çocuklar kapalı cezaevlerine yerleştirilirken sadece cinsiyetlerine göre değil, fiziki gelişimleri ve işledikleri suçun türüne göre de ayrıştırılacak.

Güvenlikçi yaklaşım çocuk suçluluğunu çözmüyor
Tüm bu düzenlemeler, çocukları suçun öznesi olarak daha ağır bir cezai yaptırıma tabi tutarken, suça sürüklenmenin arka planındaki yapısal sorunları görmezden geliyor.

Daha ağır cezaların çocuk suçluluğunu azalttığına dair hiçbir bilimsel veri bulunmazken, çocukları ailelerinden, eğitim hayatından ve sosyal destek ağlarından koparıp cezaevi duvarları arkasına itmek, onları yeniden suça sürüklenme riskiyle karşı karşıya bırakıyor.

Devlet asıl görevi olan çocuğu suça iten yoksulluk, eşitsizlik ve ihmal zincirini ortadan kaldırmak yerine, suça sürüklenen çocuğu cezalandırma yoluna gidiyor.

Çocukları korumanın yolu onları tarikatların, cemaatlerin etkisine terk etmeyen, nitelikli, bilimsel ve laik eğitimi her çocuğa eşit ulaştıran, çocuk işçiliğini kökten yasaklayan bir kamusal çocuk koruma sisteminden geçiyor.

https://haber.sol.org.tr/haber/cocuk...adli-surecteki
Mesela ortaokulda, atıyorum 10 farklı öğretmen derslerimize girdi. Her öğretmene karşı bakışımız farklıydı. Bazı öğretmenleri, fiziki olarak taciz eden öğrenciler oluyordu. Bazı öğretmenler de derse girdiği anda, inanılmaz bir sessizlik olurdu.

Yani, öğrenci öğretmene göre davranışını değiştiriyordu. Bunu okula giden herkes farkeder.

Türkiye denilen yeri de bir sınıf gibi düşünün. Bu sınıfı yöneten öğretmen kim?
İktidar olan, otorite sahibi kim?
Bu kişi veya kurum neyse, Türkiye'deki herşeyin/herkesin sorumluluğu da ona aittir.

Eğer derste bir öğrenci sınıftaki kurallara uymuyorsa, bunun sorumluluğunu çocuğa veya bu çocuğun ailesine filan yükleyemezsiniz. Belki birkaç çocuk istisna olabilir ama genel olarak öğrenci öğretmene göre hareket eder.

Türk halkı da, kendisini yöneten kişiye/kişilere göre hareket etmektedir.
Yani ortada SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR varsa, bu çocukları bu hale getirenler suçludur.
Hem çocukları suça sürüklüyorlar, hem de cezaları arttırıyorlar.

Dipnot; 2002'den önce SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK diye bir şey yoktu.!
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:15 .