Birkaç yıl önce Psikiyatrist Prf. Dr. Nevzat TARHAN hocanın, Psikolojik Savaş, Gri Propaganda isimli kitabının kritiğini yaptığı bir seminere katılmıştım.
Propagandanın ve gri propagandanın inceliklerini değerli hocamızın ağzından dinlemiştim. *
Güzel ve aydınlatıcı veriler aktarmıştı.
Bu izlerin gösterdiği yollar ile elime geçen birkaç kitabın, birkaç makalenin değerlendirmesini yapacağım.
Verilen haberin, nasıl yanlış aktarılabileceğini, hangi amaçlara hizmet edebileceğini beraberce göreceğiz.
Bazen; Hz. Ali'nin "-Ne kadar doğru bir lafı, ne kadar yanlış bir amaç için söylüyorlar" sözünü hatırlayacağız. Bazen de kap kara bildiğimiz şeylerin nasıl da ak pak! olduğunu göreceğiz.
Kısaca, propaganda ve gri propagandanın inceliklerini göreceğiz.
Başlarken, konumuzun filolojik anlamı ve tarihsel gelişimine çok kabaca bir bakalım.
"Propaganda bilinen çok eskiden beri kullanılan bir yöntemdir. Livy gibi Roma İmparatorluğu yazıları Roma yandaşı propagandanın baş eserleri olarak kabul edilir.
Terimin kendisi Katolik inancının yayılması ve Katolik olmayan ülkelerde kiliseye ait işlerin düzenlenmesiyle görevli papalık makamı olan, İnancın Yayılması için Roma Katolik Kutsal Meclisinden (sacra congregatio christiano nomini propagando veya kısaca, propaganda fide) gelmektedir.
Terimin kendisi "yayılması gereken" anlamına gelen propagand- Latince kökünden gelmektedir."
Kaynak (
http://tr.wikipedia.org/wiki/Propaganda )
"Modern anlamda propaganda Fransız devrimi ile başlamıştır. Şehirleşme, iletişim araçlarının gelişmesi, propagandanın etkinliğini ve geniş kitlelere ulaşmasını sağlamıştır. Matbaanın icadı, kitâp, el ilanı, gazete, afiş, mikrofon, radyo, sinema, televizyon ve onlara paralel olarak ulaştırma araçlarındaki hızlı gelişmeler, propagandayı sınır tanımaz güce kavuşturmuştur."
Kaynak (
http://www.sadakat.net/ansiklopedi/P/10.htm )
Devam edecek...
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın