UKKTH üzerine Komünistler'in tutumu..
1. emperyalist paylaşım savaşı sırasında sömürge ülkelere bağımsıklarını tanıyacağını belirten sömürgeci ülkeler, bir şart koşmuşlardır. Bu şart emperyalist savaş sırasında kendilerini desteklemeleridir. Ancak burjuvazi herşeyde olduğu gibi bu sözünde de durmamış ve sömürge ülkelere bağımsızlıklarını tanımamıştır. Bir çok ülkede patlak veren ulusal ayaklanmalar, burjuvazi tarafından yedeklenmek istenmiş çoğunda başarılı olunmuştur. Bolşevik partisi önderi Lenin, burjuvazinin bu sözünü tutmayacağını belirterek, koşulsuz ayrılma hakkının tanınmasını şart koşmuştur. Başlarda her ulusal harekete destek verilmesi gerekdiğini belirten Lenin, daha sonraları ulusal harekete önderlik eden ulusal burjuvazinin kendi çıkarları doğrultusunda ezen ulus burjuvazisi ile anlaşabileceğini belirtip, bu koşulun desteklenmesini şartlandırmıştır. (*)
Ancak hiç bir şekilde ulusların kaderlerini belirleme hakkı savunulamaz değildir. Her koşulda ulusal hareketler savunulur ancak destekler şartlandırılmıştır.
Bu şartlar toplam olarak şöyledir.
-Ulusal hareketin işçi ve emekçi tabakalarına dayanması ve işçi ve emekçilerin önderlik etmesi,
-Ayrılma hakkı da dahil, hiç bir baskı ve zor altında olmadan çoğunluğun kararıyla verilmesi,
-Komünistlere serbest propaganda ve ajitasyon hakkının sağlanması
-Komünistlerin örgütlenme hakkının engellenmemesi
İşte bu koşullar sağlandığı vakit komünistler ulusal hareketlere destek verirler. Ancak bu koşullar sağlanmazsa destek verilmez. Destek verilmemesi durumunda bile ulusların kaderini belirleme hakkı meşrudur ve savunulmak zorundadır. Bu hak savunulmadığı sürece komünistler, burjuvazinin 1. emperyalist paylaşım savaşı sırasındaki oyununun aynısını sergilemiş olacaktır.
Türkiyede kürt ulusal hareketinin durumu:
Yukarıda belirlenen hiç bir koşul kürt ulusal hareketi için geçerli değildir. PKK'nin gerçekleştirdiği sosyalist cinayetlerin temelinde örgütlenme ve propaganda çalışmalarının engellenmesi vardır. Ulusal hareketin en büyük destekleyicisi ise kürt burjuvazisidir. Görüldüğü gibi komünistlerin kürt ulusal hareketinin temsilcisi olan PKK'yi desteklemesi olanak dahili içinde değildir. Ancak komünistler ulusların kaderlerini belirleme haklarını koşulsuz savunurlar. Bu savunu ulusal farklılıklara göre değil, komünistlerin ilkeleri bakımından savunulmak zorundadır.
90'a yakın kapitalist ülke varken, türkiye kendi başına yarı emperyalist ve yarı sömürge iken, içerisinde bir çok feodal bağı barındırıyorken, aynı nitelikleri taşıyacak olan bir kürdistan'ın kurulması hiç bir bakımdan sorun teşkil etmemektedir. Bugün kürtlerin ayrı devlet kurmasına karşı çıkanlar, türki devletlere de karşı çıkmalıdırlar! Arasında nitelik olarak hiç bir fark yoktur.
not: Pante'nin tartışmak istemesi üzerine bu konu açılmıştır.
Benzer bir konu daha önce açılmışsa birleştirilmesini talep ediyorum.
(*) Komünstern'in ikinci kongresine katılan ROY, kongre öncesi Lenin ile mektuplaşarak her ulusal harekete destek verilmemesi gerektiği görüşünü belirtmiştir. Ulusal hareketlerin burjuvaziye yedeklendiğini ve burjuva hareketlerin komünist unsurları yok edeceğini, gerektiğinde ise ezen ulus burjuvazisi ile anlaşabileceğini belirtmiştir. Bu görüşe hak veren Lenin, 2. kongre sırasında bu görüşü savunmuş ve kongrede maddeleşmiştir
|