Konumuz; DTP başkanı ve asker kaçağı olması.
Kaynağımız;
http://internethaber.com/news_detail...erstitial=true
Yorumumuz;
Sn. Nurettin DEMİRTAŞ ile aynı okulda, aynı dönemlerde okuduk. Biz çarkların dişlilerine uyum sağlamanın lünpenliğinde mezun olurken, kendisi aynı çarklara uyum sağlayamamanın sonucu hapse atıldı. Hüzünlü bir durum. Ama o dönemlerde, bu arkadaşımız, hatıramızdan hemen silinmişti. Ta ki; DTP eşbaşkanı olduğunu öğrendiğim haberi okuyuncaya kadar.
Hatıralarımı yokladım.
Kendisini; efendi, terbiyeli, ağır başlı ve devamlı hüzünlü biri olarak hatırlıyorum. Çekingen gülümsemesi dahi tebessümü pek geçmeyen bir insan. Duygulu ve düşünceli bir insan.
Neyse, konu bu değil.
Merak ettiğim konu şudur;
Devletin okulundan, devletin hapisanesine 12,13 yıl geçirmiş bir insanın daha sonrasında almış olduğu askerlik raporunun sahteliği şimdiye kadar niçin ortaya çıkmamıştır?
Bunun sorumluluğu Sn. Nurettin DEMİRTAŞ'a mı aittir?
Niçin baştan sona doğru adım atmıyoruz da, işimize geldiği zaman sondan başa çıkarımlar yapıyoruz?
Sn. Nurettin DEMİRTAŞ DTP başkanı olmasaydı ve gerçekten de asker kaçağı olsaydı, ölene kadar bu kaçaklık sümen altı mı edilecekti?
Vergisini veren, kamu hizmetini yerine getiren vatandaşlar kendisini nasıl hissedecek?
.?
.?
Hatalarımı, cehaletime bağışlayın