İslam Devleti'nin ekonomik temeli olarak 'Ganimet'..
.
* * Her toplum belli bir ekonomik temelde gelişmek zorundadır. Siyaseti belirleyen de zaten ekonomik temeldir. Özel mülkiyetin ortaya çıkması ile birlikte degeri üreten ve üretilen degeri, her hangi bir katkı saglamadan tüketen sınıflar olarak bir ayrışma ortaya çıkar. Bu ayrışma sınıfsal oldugu kadar da toplumsal olarak da kendini gösterir. Bir taraftan üreten toplumlar ve devletler, diger taraftan üretmeden degere sahip olmaya çalışan talancı toplumlar. Bu ayrım toplumların yer aldıgı, üzerinde yaşadıgı cografi yapıyla da ilgilidir. Tarıma müsait olmayan toplumlar göçebe olarak yer degiştirerek, bir taraftan yanlarında kendilerini besleyecek hayvanlarını da birlikte götürürlerken diger taraftan da rastladıkları üretici toplulukların ürünlerine el koymaya çalışırlar, ta ki yerleşik hale gelinceye kadar. İslamiyet’ten önceki Arap kabilelerinin de yaşam süreci bu şekildeydi. Özelikle Kuzey de yer alan kabileler ganimet ve talanı bir yaşam biçimi olarak gören göçebe, hayvan yetiştiren bir görünümdeydiler. Ganimet ve savaş bir yaşam biçimiydi. Övünç kaynagı idi.
* * İslamiyetin ilk çıkışında Mekke döneminde ganimet ile ilgili herhangi bir söz göremiyoruz. Çünkü bu dönem barış dönemidir ve Muhammed henüz savaş başlatacak siyasi ve askeri güce sahip degildir. Ayrıca o dönemdeki tek tanrılı dinlerin anlayışına göre ganimet haramdır. Eski Yahudi anlayışına göre Yasanın Tekrarı blümünde ganimetten şöyle bahsedilir :
12-13 Tanrınız RAB`bin yaşamanız için size vereceği kentlerin birinde, içinizden kötü kişiler çıktığını ve, `Haydi, bilmediğiniz başka ilahlara tapalım diyerek kentlerinde yaşayan halkı saptırdıklarını duyarsanız,
14 araştıracak, inceleyecek, iyice soruşturacaksınız. Duyduklarınız gerçekse ve bu iğrenç olayın aranızda yapıldığı kanıtlanırsa,
15 o kentte yaşayanları kesinlikle kılıçtan geçireceksiniz. Kenti yok edip orada yaşayan bütün halkı ve hayvanları kılıçtan geçireceksiniz.
16 Yağmalanan malların tümünü toplayıp meydanın ortasına yığın. Kenti ve malları Tanrınız RAB`be tümüyle yakmalık sunu olarak yakın. Kent sonsuza dek yıkıntı halinde bırakılacak. Yeniden onarılmayacak.
17 Yok edilecek mallardan hiçbir şey almayın. Böylece RAB`bin kızgın öfkesi yatışacak ve RAB atalarınıza içtiği ant uyarınca size acıyacak, sevecenlik gösterecek, sizi çoğaltacaktır.
* * Gene devlet dini olmadan önceki Hiristiyanlıkta İsa’nın sözleri ile savaşa karşı çıkılır ve barıştan bahsedilir. Ancak hem İsa dininde hem de Musa dininde bu konuyla çelişen ayetler de vardır. Ancak Muhammedin yetiştigi dönemdeki ortamda tek tanrılı dinlere inananların ganimete pek parlak bakmadıkları anlaşılıyor. O zamanki Kuzey Arabistanda Hiristiyanlık ile Sabilik’in karışımından oluşan bir din vardı, Rukus dini. Muhammed de ilk etapta ögretisini tek tanrıya inananlara yöneltmeye çalışmıştı. İbn Hişam Es Süretün Nebevi’ nin aktardıgına göre Muhammed kavminin reisi olan Adiy'e Müslüman olmasını söylüyor. Adiy ise kendinin bir dine mensup oldugunu söylüyor. Bunun üzerine Muhammed " Sen Rukus dininin mensubu degil misin, kavminin reisi olarak ganimetin 1/4 ünü almıyor musun, oysaki senin dininde ganimet yasaklanmıştır diyor "
* * Gene Muhammed “ganimetin eski dinlerde helal olmadıgını , İslam ümmetinin zayıflıgından ve acziyetinden dolayı helal kılındıgını” ifade etmiştir. *(Beyhaki ,Süne)
* * İslam öncesi dönemde ganimet şu şekilde paylaşılıyordu. Komutanın Safi denilen ve ganimetten istedigi şeyi seçip alma hakkı vardı. Muhammed bunu devam ettirmiş ve safi yi islamiyette de almıştır. Ganimetin 3/4 ü paylaşılıyordu, 1/4 ü komutanın oluyordu. İslamiyet bunu 1/5 e indirmiştir. Ancak ganimet almayı yasak eden dinler de vardı.
* * İslamiyette ganimet şu şekilde tanımlanmıştır: Gayri müslimlerin mallarından güç kullanarak, savaşma sırasında ele geçirilen şeyler ( *İbn Teymiyye ). Ve bu anlam çerçevesinin içine düşmanın kadın ve çocukları, toprakları ve taşınır, taşınmaz malları da girer. İslam ekonomisinin ana gelir kalemi olmuştur. Elde edilen ganimet esas olarak muhacirlere veriliyor ve onların ekonomik durumları düzeltiliyordu. Müslüman olması umulan ve Müslüman olmadıgı takdirde, İslam için tehlike arz eden kimselerin düşmanlıgını kırmak için müellefe-i kulup denilen grupta yer alanlara ganimetten pay veriliyordu.( İbn Sad )
* * Muhammed 12 sene Mekke’de kimsenin ciddiye alınmadıgı bir kimseydi. Siyasi gücü bırakın, Mekke içinde alay edilen bir kişi konumundaydı. İlk planlar boşa çıkmıştı. Fakat istedigi fırsat ayagına geldi ve Medine’deki Yahudi Arap çekişmesi sayesinde Medine’ye göç ederek siyasi güç kazandı.( Medine olayı ayrı bir yazıda işlenecektir ) Şimdi yeni devleti kurmak için para ve paranın saglayacagı güç gerekiyordu. Bu parayı saglamanın tek yolu ise savaş ve savaş sonucu elde edilen ganimetler olacaktı.
* * Adiy b.Hatem Müslüman olmak için Muhammed'in huzuruna geldiginde yoksulluk karşısında şaşkınlıga ugramıştı. Muhammed “öyle bir zaman gelecek ki ülke bolluktan taşacak” demişti, Adiy bütün bunların gerçekleştigini ve ganimetler sayesinde, müthiş bir bollugun yaşandıgını ifade etmektedir. (Buhari Sahih 3/1316)
* *Müslümanların Kureyş'ten aldıgı ilk ganimet komutanlıgını Abdullah b. Cahş'ın yaptıgı 8-12 askerden oluşan bir birligin Bedir Savaşından iki ay kadar önce bir Kureyş Ticaret Kervanından ele geçirilen ganimettir. Cahş ganimetin 1/5 ini peygambere ayırarak gerisini taksim etmişti. İslam tarhinde humusu ( 1/5 i ) ayrılan ilk ganimet bu olmuştur. Peygamber ganimetleri bekletmiştir, Bedir ganimetlerinin hükmünü açıklayan ayet :
Artık ganimet olarak elde ettiklerinizden helal ve temiz olarak yiyin ve Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah bağışlayandır, esirgeyendir."( enfal 69 )
gelince de taksim eder.İbn Hişam'a göre Muhammed'in ganimetleri almamasının sebebi olayın haram aylardan biri olan Recep ayında gerçekleşmesidir. Bu olay sonucu Mekkeliler müslümanlar aleyhine propoganda yaparlar ve bakara 217 inerek sorunu çözer.
Sana haram olan ayı, onda savaşmayı sorarlar. De ki: "Onda savaşmak büyük (bir günahtır). Ancak Allah katında, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkâr etmek, Mescid-i Haram'a engel olmak ve halkını oradan çıkarmak daha büyük (bir günahtır). Fitne, katilden beterdir. Eğer güç yetirirlerse, sizi dininizden geri çevirinceye kadar sizinle savaşmayı sürdürürler; sizden kim dininden geri döner ve kafir olarak ölürse, artık onların bütün işledikleri (amelleri) dünyada da, ahirette de boşa çıkmıştır ve onlar ateşin halkıdır, onda süresiz kalacaklardır.
saygılarımla
|