Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Felsefe > Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 29-04-2009, 00:37
katre_07 katre_07 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Aug 2008
Bulunduğu yer: ANTALYA ya da KONYA
Mesajlar: 590
katre_07 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Saygideger katre07;

Inanmak, dusunmemektir.
Inanmak, teslimiyettir.
Inanmak, iman etmektir.
Inanmak, ayrimciliktir.
Inanmak, cikardir.
Inanmak, kendin olmamaktir.
Inanmak, yasam ve iliskine sahip cikamamaktir.
Inanmak, kendi kendini "kandirmak"tir.
Inanmak, korkmaktir.
Inanmak, vucudunu ve dusunceni, baskasina teslim etmektir.
Inanmak, gerceklerin farkina varamamaktir.
Inanmak, insandisi, insanlikdisi ve insanozaleyhteciliktir.
Inanmak, bilimsel olamamaktir.
Inanmak, epistemolojik olamamaktir.
Inanmak, inanmamakla mucadeledir.
Inamak,soyuttur, ozeldir, kisisel dogrulara yoneliktir.
Inanmak, yasami "tesaduflere" birakmaktir.
Inanmak olumu (olmek) , yasama tercih etmektir.

Simdilik bu kadar yeterli zannederim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

ne kadar da çok açılımı varmış bu ınanmanın..

sayın evrensel hpsıne tek tek cvp veremem o kadar bılgım yok ama sıze kısa bir soru sorucam..!

hiç annenızın ya da babanızın gerçekten annenız ya da babanız olup olmadığını dusundunuz mu?

tabı dusunmek yetmıyor...bılmek için araştırma yapmanız onlara sormanız gerekırse dna testı fılan yaptırmanız gerekır..aksi takdırde sız de ınananlardan olursunuz ..

üzgünüm ama o yazdığınız tanımların hiç birisi gerçek ınanmakla bağdaşmıyor..

sadece teslımıyet ve iman etmek var ınanca dahıl edeceğım..onlar da zararlı şeyler değil.. (inanmayı kotu tanımlamanıza rağmen bır kaç tane iii yonune işaret etmenız sevindirici..)

saygılar..!
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 29-04-2009, 01:20
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

sayın dılaver dınlere duşmanlığınız sızı tanrıya da duşman yapmasın...

Anlaşılamadıgımı düşünüyorum. Tanrı beni hiç ilgilendirmiyor. Benim de onu ilgilendirdigini hiç sanmıyorum. Siz hem böyle bir tanrıdan bahsedip hem de ya varsa demeniz dinlerin tanrısından bahsediyorsunuz demektir.

Dinlerin tanrıları haricinde size yaptırımlar, cezalar öneren bir tanrı biliyor musunuz. Bna kimse bir şey demedigi için ben bilmiyorum.

Dinler haricinde bir tanrıyı kabul ediyorsanız o zaman ya varsa ne yapacaksınız diye soramazsınız. Çünkü olup olmaması insanlar için bir şey ifade etmiyor.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 29-04-2009, 02:47
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger katre07;

Bu konuda benim dusunme uretimine gecmem gereken, hic bir belirti olmadi. Ayrica, bu konuda "suphe uyandiran" bir durum da; tezahur etmedi. Ben de, bu konuda dogrulari irdelemedigim icin, bunu inanctan ziyade; dusunce ile ifade ediyorum. Anne-babamin; benim annem-babam oldugunu dusunuyorum. Bu dusuncemi de, supheye dusurecek hicbir veri sunulmadi.

Sonucta beni onlar buyuttu ve yetistirdi. 20 yasimdan sonrada; kendi yasamimi kendim kurmak icin yola ciktim.

Yukarida kullandigin "gercek" sozcugunu; inanmakla nasil birlestirdigini sorabilirmiyim? Ya da su; "gercek inanc" i senden, aciklamani istesem!

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 29-04-2009, 12:22
azınlık azınlık isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Feb 2009
Mesajlar: 2.142
Standart

İNANCIN KARANLIĞI

"İnanç" denen illetin, hem de her türlüsünün, nasıl bir karanlığa yol açtığını anlayabilmek için aklın ne olduğuna ve nasıl çalıştığına göz atmak gerekir.

Beyin hücreleri, yani "nöron"lar, "akson"lar ile birbirlerine bağlanırlar. Bu bağlantılar kimyasal "sinaps"lar ile gerçekleşir. Oluşan bu bağlantılar birer mikroskobik devre oluştururlar. Herhangi bir uyarıcı bu sinapslardan bir elektrik akımının geçmesini sağlayarak oluşmuş devrenin işini yapmasını (biyolojik bir hesaplama işlemidir bu) sağlarlar. Sonuçta ortaya davranış çıkar. Bu davranış fiziksel olabileceği gibi düşünsel de olabilir.



Beyinde oluşmuş olan milyarlarca devre birer birer "veri"ler tuttuğu gibi, kendi aralarında bağlantılar oluşturarak mevcut verileri "bilgi"ye dönüştürecek şekilde yeni diziler de oluşturabilirler. Verilerin bilgi ortaya çıkartacak şekilde işlenmesi bir "senteze varmak"; yani verilerden yola çıkarak daha önce olmayan bir fikir oluşturmaktır (bunun tam tersi olan "analiz etmek" yani parçalardan yola çıkarak bir şeyi "anlamak" da bu kapsamdadır).

İnsan hafızası da aynı şekilde işler. Nöronlar, sinapslar aracılığı ile bir dizi oluştururlar ve bir şey hakkındaki hafıza aslında o dizinin kendisidir.

Fakat işin kötü yanı sinapslar sonsuza kadar yaşamazlar. Kullanılmayan bağlantılar, nöronların yeni bağlantılar oluşturmasına olanak sağlamak için çözülürler. İşte bu da "unutmak"tır.

Bir başka tarafta ise oluşmuş bağlantıların zayıflaması ancak dizinin bozulmaması vardır. Bu durumda hafızadaki şey unutulmamış ancak bağlantı zayıfladığından hatırlanması çaba gerektirir olmuştur. İşte bunlar da eskimiş anılar gibi şeylerimizdir.

Beyinde oluşmuş devreler ne kadar sık kullanılırsa bağlantıları o derece sağlamlaşır ve bir süre sonra gelen uyarılara anında cevap veren (kontrol mekanizmasını dışarıda bırakan) süreçler yani otokontrol ortaya çıkar.

Beyin hücrelerinin oluşturduğu bağlantıların gelen uyarıcılara cevap vermesi süreci "akıl" olarak adlandırılır; yani akıl, beynin yaptığı "iş"tir.

Bu kısa açıklamadan sonra gelelim inanç ile beynin çalışması bağıntısına ...

Önce bakalım inanç neymiş? Wiki diyor ki:

İnanç, kelime anlamıyla, bir düşünceye gönülden bağlı bulunmak demektir. Ayrıca inanılan şey, görüş, öğretidir. Din bilimde, Tanrı'ya, bir dine inanma, iman, itikattir.

Yani bir düşünceye, bir kişiye, soyut bir kavrama (örneğin tanrı) gönülden bağlanma durumudur. Bu bağlılık, bağlanılan şeyin bizzat var olup olamasına veya ahlaken doğruluğuna yönelik olabilir. Ama her halûkârada, özünde "sevgi" "korku" gibi bir duygu bulunmaktadır. Hatta bazen bir tür sevgi-nefret ilişkisi olarak da tanımlanabilinir, inanan ile inanç konusu arasındaki ilişkidir.

İnanç, akıl ve mantık yürütme sonunda varılan bir çıkarıma değil, genellikle; korku, umut gibi insani hasletlerin ortaya çıkardığı "ihtiyaca" dayanır.

İnanç, tanımı gereği bir "kabul" veya "sorgulamama" içerir. Bir şeye tam teslimiyet ile inanmanın yanısıra bir miktar şüphe ile inanmak da sözkonusu olabilir. Ancak zaman içinde şüphe azalırsa tam teslimiyet kaçınılmaz olarak gelecektir.

Bir insan kendisine gelen uyarıcıları inancı doğrultusunda değerlendirir. Buna kısaca "algıda seçicilik" adı verilir. Algıda seçicilik esas itibarıyla beyne ulaşan uyarıcılardan, insanı rahatlatacak şekilde mevcut fikir veya inancı destekleyici olanlarını düşünme sürecine sokarak diğerlerini dışarıda bırakması olayıdır.

Tam teslimiyete dönüşmemiş inançlar söz konusu olduğunda seçilmiş algılar hala belirli bir düşün sürecinden geçmekte iken (yani beyindeki devreler kullanılarak uyarıcı test edilir, bu arada yeni bağlantıların oluşması muhtemeldir) tam teslimiyete dönüşmüş inanç sözkonusu olduğunda uyarıcılar hiçbir düşünsel faaliyete yol açmayıp sadece mevcut bağlantının bir kez daha kullanılmasına yani sağlamlaşmasına yol açar.

Bu tür bir otokontrolün ortaya çıkmasının önemli sonuçlarından biri o konudaki düşünsel faaliyetlerin artık bilinçli olarak yapılmasını ortadan kaldırmasıdır.

Otokontrol süreçlerini çok yoğun olarak kullanan bir beyin zamanla yeni bağlantılar oluşturma yetisini yani düşünme kabiliyetini yitirir; hafıza zayıflığı, bunama, ve Alzheimer gibi yaşlılık hastalıklarının bir nedeni de budur. Bu tür hastalıklardan mümkün olduğunca korunmak için genelde önerilen şey bulmaca çözmek gibi düşünsel faaliyetleri (yani nöronların yeni dizi oluşturma süreçlerini) destekleyecek aktivitelerdir; bunlara halk arasında "beyin jimnastiği" denir.

Tabi durum akut hale gelmeden, hastalığa dönüşmeden önce geçilen evreler de vardır: algılama güçlüğü, sentez ve analiz yapamamak, anlama ve konuşma güçlüğü, vs., vs.

Otokontrol mekanizması ihtiyaçlar oranında kullanıldığında günlük hayattaki önemli yardımcılardandır. Ancak, örneğin bir inancın, hayatın tüm süreç ve alanlarını kaplamaya başlaması halinde insanın düşünsel kapasitesine son derece büyük zararlar verebilir.

İşte inancın fizyolojik olarak insanı sürüklediği karanlık budur ...

... ve işte dinlerin insanları birer "otomata" haline getirerek sömürmesi de bu yolla gerçekleştirilmektedir. Soralım, neden İncil'de "bilgi ağacı"nın meyvesi yasaktır?

A.

The meek shall inherit nothing! - FZ

Konu azınlık tarafından (29-04-2009 Saat 12:43 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 29-04-2009, 14:35
katre_07 katre_07 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Aug 2008
Bulunduğu yer: ANTALYA ya da KONYA
Mesajlar: 590
katre_07 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

hıımm ..

sayın azınlık...inanç korku ya da sevgi ile oluşmaz..varsayım.. düşünce vb.fikirsel süreçlerden geçer..

ama inancın ıcınde korku ve sevgi elbette vardır...ancak bu, inançtan sonra yani insan inandıktan sonra ortaya çıkan kavramlardır...ve biz inancın içinde oluşan bu duygulara saygı adını verıyoruz..

hafızasını tamamen yitiren bir insanın tanrı inancı da kaybolmuş oluyor mu..?bu onemlı bır konu ve araştırmam lazım...

eğer inanmak akıl dışında bir şeyse neden inanan insanlar (yani akıllarını yıtirmış insanlar)tekrar dınden çıkıyor..ya da yaptığının yanlış old.!!farkediyor...!demek ki insan inanırken de sorgulayabiliryormuş değil mi...

szlüklere bakacak olursak her şeyin tanımı var ..ancak benim de bir tanımım var duygu olsun inanç vb..şeyler hakkında herkesin tanımı faklıdır.. benım de farklı...

mesela ınsan ne ıle mutlu olur sorusuna insanların verdiği her cvp farklı olacaktır..

arkadaşım inanmak var inanmak var...eğer bir insan tanrıya inanıyor...onun varlığını hissediyorsa.... bu insanın inanmasının kendısıne ve çevresine ne gibi zararı olabilir..?

hem insan araştırmasını yeterli gördüğü bir konu hakkında karar verebilir..örneğin belirli bir gruba bağlı olanlar siyaset olsun işte vakıflar olsun..ya da gazeteci felsefeci vs işte solcu olsun sağcı olsun bu insanlar her yaptığı davranışta kendi solculuğunun yanlılş olabşleceğini yada siyasi faaliyetlerinin yanlış olabileceği ihtimaliyle hareket eder mi..onlar kendılerınce araştırmıştır..çıkarımlar yapmıştır ve artık belli bir süre bu araştırmalar onu fazlasıyla tatmin edecektir..

demek istediğim tanrı inancı.. üzerinde oynanması gereken ya da denenmesi gereken bir şey değildir..inanan insan neden inandığını bilir ...bildikleriyle inanır..bildiğim kadarıyla da bilmek aklın dışladığı bir şey değildir..

saygılar..!
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 29-04-2009, 14:45
katre_07 katre_07 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Aug 2008
Bulunduğu yer: ANTALYA ya da KONYA
Mesajlar: 590
katre_07 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

dilaver´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Dinler haricinde bir tanrıyı kabul ediyorsanız o zaman ya varsa ne yapacaksınız diye soramazsınız. Çünkü olup olmaması insanlar için bir şey ifade etmiyor.

saygılarımla

sayın dilaver ben böyle bir soru sormadım bu konuda ..daha önce sormuş olabilirim..ancak bu konu o sorunun yeri değildir..

ben tanrı varsa ve inanılmıyorsa çok şey kaybedileceğinden dem vurdum..

düşünsenize bu kainatın tanrısı var ..

HEY TANRI VAR..size bu cümle muazzam Gelmiyor mu..hayranlık vermiyor mu..ya düşünsenize evrenin hakimiyle alakadar olmuşsunuz..aldığınız haz bambaşka vb.şeyler için inanmayan insanlara üzüldüğümü ifade etmeye çalıştım..

saygılar.!
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 29-04-2009, 15:56
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

sayın katre07

Daha önceki iletiniz :

eğer tanrı varsa ve insan inanmıyorsa çok şey kaybeder..

Ne kaybedecegim ki varsa. Varsa var bana ne. Şayet bana kendini göstermiş olsa ve benden bir şeyler istemiş olsa anlaşılabilir bu dediginiz. Ama ortada istenen bir şey yok ki.

Bakın ne kadar deizme yaklaşmaya çalışsanız bile asla dinlerden kopamıyorsunuz. Hala Muhammed'in korkuları var beyninizin içinde. Kolay degil tabi 6 bin senedir tanrı ve ceza fikri çocukluklarından itibaren insanların kafalarına nakşedilmiş.

Tanrı varsa da yoksa da insanın kazanıp kaybedebilecegi hiç bir şey olamaz. Evrenin hakiminin ise sizinle alakadar olmak istedigini hiç zannetmiyorum. Yaklaşık görünebilir büyüklügü 100 milyar ışık yılı olan bir evrenin hakimi sizinle ugraşacak ve sizi izleyecek öyle mi. Bir kendinizi bir de zikrettigim büyüklügü kıyaslayıp düşünün.

Bir de dinlere taviz vermekle gelecek nesillerinize neler kaybettirdiginizi düşünün. O zaman neler kazanıp kaybedebileceginizin muhasebesini daha iyi yapma fırsatınız olabilir belki. Elbette gelecek nesillerinize iyi bir gelecek bırakmak istiyorsanız. Ama yok nasıl olsa ölecegiz diyorsanız, o zaman onları cennet hayaliyle yetiştirin.

1400 sene evvel vaaz edilmiş bu din. Ve inanırları cennet hayaliyle avutulmuşlar. Ne kazanmış ve ne kaybetmişler. Onlara cennet vaat edilmiş, cehennemle korkutulmuşlar. Peki ne olmuş. Kıyamet kopmadıgına göre cennet ile müjdelenen sahabeler dahil hepsi toprak altında ve un ufak olmuşlar. Ancak atomları gene kalmış.

Belki de siz bir sahabenin carbon atomunu salatalık niyetine dün yediniz, farkında bile degilsiniz. Çünkü bir protonun bozunma süresi 10^30 senedir. Sahabe yok oldu ama atomarı degişik kombinizasyonlar oluşturup size kadar gelebilirler. Bu mümkün.
Nerede kaldı o zaman sahabe, nerede kaldı cennet, nerede kaldı tanrı.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 29-04-2009, 16:01
azınlık azınlık isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Feb 2009
Mesajlar: 2.142
Standart

katre_07´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sayın azınlık...inanç korku ya da sevgi ile oluşmaz..varsayım.. düşünce vb.fikirsel süreçlerden geçer..
İnançtan önce korku, sevgi, umut gelir. Bu etmenler olmadan inanç oluşmaz.

Diyelim ki biri size prize parmağınızı sokmamanızı söyledi. "Niye" dediğinizde "sokarsan canavar çıkar ve seni yer" dedi. Ve siz parmağınızı hiç prize sokmadınız. Niye sokmadınız peki? Çünkü inancınız odur ki parmağınızı prize sokarsanız canavar çıkar ve sizi yer. Bu inanç ne zaman oluştu? Korkudan sonra; demek ki inanç bir sonuçtur, vargıdır, sebep değildir.

katre_07´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ama inancın ıcınde korku ve sevgi elbette vardır ... ve biz inancın içinde oluşan bu duygulara saygı adını verıyoruz..
Kendinize göre bir lisan yaratmaya çalışıyorsunuz. Türkçe'de saygı, korku, sevgi ayrı ayrı şeyleri ifade eden kelimelerdir. Korku ve sevgi, saygı değildir.

katre_07´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
eğer inanmak akıl dışında bir şeyse neden inanan insanlar (yani akıllarını yıtirmış insanlar)tekrar dınden çıkıyor..ya da yaptığının yanlış old.!!farkediyor...!demek ki insan inanırken de sorgulayabiliryormuş değil mi...
"İnanmak" yukarıda yazdığım şekilde "akıl dışı" birşey değildir, hatta tamamıyla aklın içindedir. İnancın (sadece tanrı inancı değil) bir süreç olarak aklın içinde ve fizyolojik olarak nasıl etkili olduğunu anlattım yukarıda. Bu süreç anlatıldığı şekilde işler. Bunun yanlış olduğunu düşünüyorsanız araştırın, aynı sonuçlar karşınıza çıkacaktır.

İnanç, belirtildiği gibi değişik kuvvetlerde bulunabilir, ancak varolduğu sürece algılarınız her zaman inancınız doğrultusunda, onu onaylayacak ve sizi rahatlatacak şekilde, seçici olacaktır. Yani inanan kişinin sorgulaması genellikle yalancının yemin etmesi gibi birşeydir.

katre_07´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
solcu ... her yaptığı davranışta kendi solculuğunun yanlılş olabşleceğini yada siyasi faaliyetlerinin yanlış olabileceği ihtimaliyle hareket eder mi..
Tabi ki eder. Sorgulamak solcu demeyelim ama sosyalistin temel felsefesidir, bu yüzden sosyalizm her zaman bir devinim içindedir.

katre_07´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
demek istediğim tanrı inancı.. üzerinde oynanması gereken ya da denenmesi gereken bir şey değildir..inanan insan neden inandığını bilir ...bildikleriyle inanır..bildiğim kadarıyla da bilmek aklın dışladığı bir şey değildir..
Kimin neye inanacağı beni ilgilendirmez. Yukarıda inancın fizyonomisini yazdım, aklınızın bir tarafında kalsın. Hiç olmazsa beyinin inanç konusunda nasıl davrandığını biliyorsunuz artık.

Ancak son cümleniz biraz hatalı olmuş; bildiklerinizle inanmıyor, inandığınız kadarını biliyorsunuz. Zaten yazımın özünde de bu var: algıda seçicilik.

A.

The meek shall inherit nothing! - FZ
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 02-05-2009, 14:49
katre_07 katre_07 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Aug 2008
Bulunduğu yer: ANTALYA ya da KONYA
Mesajlar: 590
katre_07 - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

evrensel-insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Saygideger katre07;

Bu konuda benim dusunme uretimine gecmem gereken, hic bir belirti olmadi. Ayrica, bu konuda "suphe uyandiran" bir durum da; tezahur etmedi. Ben de, bu konuda dogrulari irdelemedigim icin, bunu inanctan ziyade; dusunce ile ifade ediyorum. Anne-babamin; benim annem-babam oldugunu dusunuyorum. Bu dusuncemi de, supheye dusurecek hicbir veri sunulmadi.

Sonucta beni onlar buyuttu ve yetistirdi. 20 yasimdan sonrada; kendi yasamimi kendim kurmak icin yola ciktim.

Yukarida kullandigin "gercek" sozcugunu; inanmakla nasil birlestirdigini sorabilirmiyim? Ya da su; "gercek inanc" i senden, aciklamani istesem!

Saygilarimla;
evrensel-insan
inanmak hani teslim olmaktan geçer ya sayın evrensel..bir kaç haftadır kitaplarımdan uzaktayım..mehmet akif in tevekkül adında bir şiiri vardı ..o şiiri bulamıyorum şu an..
düşünün mehmet akif i koyu bir müslüman olarak biliyoruz..tevekkülün tanrıya teslimiyetin dolayısıyla inanmanın-gerçek inanmanın-nasıl olduğunu o şiiri çok güzel açıklamıştı..

bir kaç gündür arıyorum nette fılan bulamadım..bulduğum an sizinle sizlerle paylaşacağım..

saygılar..
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 02-05-2009, 17:41
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger katre07;

Inanci, gercekleyemezsin, inanclar sadece dogrulanir. Gerceklemek; teorilere ve sistemini kamulastirabilen ve uygulamaya koyabilen, ideolojilere ait bir kavramdir. Iste bu ideoji ve teorilerin sorunuda; hem gerceklesip; hemde dogru olmadiklaridir. Cunku gerceklesenler; kisi bazinda gerceklesip; kisinin, toplumun kimlik ve kisisel hem somut hem soyut degerlerini olusturur. Dogruluklarida, inanc kismini olusturur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:33 .