Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kur'an'da Mucize Yoktur

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 20-05-2006, 21:56
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: KURAN'DA 19 MUCİZESİ

mamuli";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğru fonksiyonlar kullanırsanız elbette Kuran'ın bir yerlerinde "hstr" harflerine ulaşırsınız.
'De get la' diye bir kombinasyon da çıkıyormuş Bakara Suresi ebced hesabıyla okununca. *
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 20-05-2006, 23:13
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: KURAN'DA 19 MUCİZESİ

ciddi bir açıklama gtirecek bi ateist yada deist arkadaş yok mu? Alay derek mucize örtülüyor !!!
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 21-05-2006, 16:02
soro soro isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
soro - MSN üzeri Mesaj gönder soro - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart Re: KURAN'DA 19 MUCİZESİ

Sevgili jayjay,Risale-i Nurlarin muellifi Said Nursi,talebelerine guzel bir olcu vererek,en buyuk ayetin bir sayfaya sigacagi ve en kucuk surenin bir satira sigacagi olcude bir hat ile Kur’ani yazmalarini istemis ve sonucta ortaya her sayfasindaki Allah lafizlari alt alta gelen veya bir sonraki sayfalarda bir hizaya gelen ,her turlu birbirine bagli oldugu anlasilan tarzda bir Kur’an hatti ciktigi gorulmustur.orneklerde kirmizi ile gorulen numuneler her bir JKur’an sayfasinda bulunmaktadir.orneklerin linkinden inceleyebilirsin.
Bediuzzaman *Kur’anin her tabaka insana ait bir mucizesi oldugunu ve bu mucizenin de *sadece gozu ile mucize arayanlara ait mucize oldugunu soyler.
numunelerini www.hayratnesriyat.com da veya Kur'an satan bir kitapcida gorebilirsin.
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 21-05-2006, 17:22
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: KURAN'DA 19 MUCİZESİ

Geçenlerde bana neden 19 olduğuyla ilgili bir yorum geldi paylaşmak istedim:

Neden 19?

19 iki rakamdan oluşmuş 1 ve 9. Allah neden bu iki rakamı kullanmış?
Öncelikle 1 e bakalım:

1 2 3 4 5 6 7 8 9

1 başlangıç rakamıdır. Kalemle 1 çizelim. Ancak bir tane 1 çizilir. Ve sonsuza kadar gider o 1.

9 ise son rakamdır. 9 çizdiğimizde Son ucu altta bitiririz. Ve bir tane daha 9 çizebilriz.Sonsuz sayıda 9 çizilebilir.

işte bu iki başlangıç ve sonuç rakamlarını birleştirince 19 oluyor.

9 çizimi 6 da da oluyor deriz. Ancak 6 rakamların sonuncusu değil ki.

Bu yorum aklıma yattı. Sizin bu konuda düşünceniz nedir?

Saygılar jayjay...
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 23-05-2006, 16:42
Alfasilin Alfasilin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 12
Standart Re: KURAN'DA 19 MUCİZESİ

Sonsuz sayıda 3 de çizebilirsin, ve 9'dan daha güzel olur. 9, 10'luk sistemin son rakamıdır. Peki 10'luk sistem kullanmak zorunda mıyız? Matematiğin gelişmediği dönemlerde 40'lık, 60'lık sistemler bile kullanılmış. Düşünün ki 60'a kadar rakamlarınız var. Yani 11'in adı var, 43'ün de. Almancadaki "elf", ingilizce'deki "eleven" bu daha büyük sayı sisteminden kaynaklanıyor olmalı. Türkçe bu konuda da çok tutarlı. On-bir, on-iki ile düzeni tutturmuşuz..

Daha sonraları büyük sayı tabanlarının faydasız olduğu keşfediliyor ve nihayet 0-9 arasıyla yetiniliyor. Sebep basit: bir elde on parmak var. Peh, Türkler çok önceden keşfetmişti.. :P Tahminime göre 19 da bu dönemlerde, yani daha büyük sayı tabanlarının yaygın olduğu dönemde bir anlamı olmalı. Belki en son harfti, yani 20'lik sistemde.. 20'lik sistem kullananlar ayakkabı giymiyor olmalılar..

19'un mucize olduğunu düşünmüyorum. maksatlı bir araştırmayla elde ediliyor: Bakalım kur-an'da 19 kaç defa geçiyor. Bu söylenenlere inanmam için kur-an'da başka sayıların tekrar etmediğini de göstermeliler ki 19 özel bir sayı olsun. Örneğin, kur-an'da 17 asal sayısı kaç kere bulunacak, peki ye 23 asal sayısı? Bu sayıların da az olacaklarını sanmıyorum. Kaldı ki benzeri bir sayım, herhangi bir "sadece şu şekilde yeralan 19'lar" gibi bağlayıcı bir nedene dayanmadığı için, efendim 19'un bilmem kaçıncı katı, buna şunu eklediğimizde 19'un şusu, bu sure sondan 19'uncu gibisinden serbest iddialarla girişildiği için "Savaş ve Barış" eserinin içinde gezinen 19'ların varlığından süphe duymuyorum..

Matematikle uğraşmayanlar için Ebced gerçekten etkileyicidir. Ama biraz sorgulama altında tozdan bir kaledir.
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 04-06-2006, 16:14
FutureX FutureX isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jun 2006
Mesajlar: 10
Standart Re: KURAN'DA 19 MUCİZESİ

Evet Alfasilin, dusunduklerimi gayet yeterince acıklamıssınız, tesekkurler.
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 06-07-2006, 14:40
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart 19 mucizesi

Şu 19 mucizesini herkes duymuştur. "19 Mucizesi" yazıp google'da taratınca 15 bin tane kayıt çıkıyor. Bunlardan biri

http://www.mucizeler.com/19lar/

Halbuki bence rakamlar içinde bir mucize aranacaksa bu mucize 0'dadır. İnsanlık tarihinin en önemli buluşlarından biridir 0. Cahil insan o'ın mucizesini göremez, 19'da 66'da falan mucize arar. Bir de internette "0 mucizesi" şeklinde aradım. Tahmin edeceğiniz gibi 0 sonuç verdi. *

Bakın Sıfır'ın tarihi İnönü Üniversitesi Matematik Topluluğu neler yazmış. Ben çok şey öğrendim.

SIFIR RAKAMI HAKKINDA


Onluk sistemin bir üstünlüğü, sıfır rakamı için ayrı bir işaretin bulunmasıdır. Sıfır işaretinin, gerektiğinde basamaklara yazılması gerekmektedir. Aksi halde, boş bırakılan basamak birçok yanlış anlaşılmalara sebep olur. Örneğin : Bugün, rakamla 407 şeklinde yazdığımız, dört yüz yedi sayısını, sıfır işareti kullanmadan, 4.7 veya 4 7 (4 ve 7 nin arası biraz boş bırakılarak) şeklinde göstermek mümkünse de, anlam bakımından birçok karşılıklara sebep olabilir.

Sıfır kavramını (fikrini) ilk olarak, hangi medeniyet içerisinde ve kim tarafından ortaya konulmuş (kullanılmış) olduğunda, kaynaklar hemfikir değildi. Bununla beraber, Eski Hintliler'de, M.S. 632 yılından itibaren sıfır için özel bir işaretin kullanılmış olduğunu, zamanımıza kadar intikal eden belgeler göstermektedir.

Eski Hintlilerden kalma kitabelerde (yazıtlarda) görülen, rakam ve işaretler, günümüzde "Hint-Arap Sistemi" olarak adlandırılan sisteme göre benzerlik olduğunu, ve nümerik (terkiym) sistemin, o devirde kullanıldığını göstermektedir. Daha sonraki yıllara ait kitabeler, sayılarda, rakamın kendi zat'i değeriyle vaz'i (konum) değeri, (yani sayı içindeki anlam değeri) arasındaki bağıntının bilindiğini, sıfır anlamını veren, "0" gibi bir işaret kullanıldığını da göstermektedir.

Sıfır için, ayrı bir özel işaretin bulunuşu ve basamak fikrinin ustaca kullanılışı, onluk sistemi (decimal), sadece matematiğin değil, ilim dünyasının, en elverişli sistemlerinden biri yapmıştır. Onluk sistemin bu hali için, Fransız matematikçi Laplace (1749-1827), bu konuda "Dünyanın en faydalı sistemlerinden biridir." demektedir.

SIFIR RAKAMI VE ESKİ HİNT DÜNYASI

Romalı ve Çinlilerin eksine, Eski Hint alimleri, aritmetik işlemleri, özel bir harf ve işaret belirtmeden, sadece 1 den 9 a kadar olan rakamlardan istifade ederek yazarlardı. Rakamla, hesap yapmanın tek örneği olan, bu pozisyonun tespiti ve yazılması merhalesine ulaşanlar, sadece Eski Hintliler ve Mayalardı.

Kaynaklar; Hindistan'dan, 300 yıl kadar önce, sayı işaretinin, rakam şekline dönüşmeye başladığını belirtmekte. Hintliler, en geç, 6. yüzyıla doğru, belki de biraz daha önceki tarihlerde, aritmetik işlemlerde, sadece 1 den 9 a kadar devam eden dokuz ayrı rakam halinde kaldılar. Böylece, hesap işlerinde, sağdan sola doğru çoğalan (yükselen) rakamlar, ilk olarak ortaya çıktı. Bu rakamlar, hemen hemen 622 yılından itibaren Hindistan dışında da tanınmaya başladı. Fırat'ta bir okul müdürü, aynı zamanda da manastır idarecisi olarak çalışan Suriyeli alim Sevarus Sabokht : "Bilinen bütün usullere üstün olan, Hint hesabının, yani dokuz ayrı rakamın (işaretin) maharetli usulünden bahseder" Bu durum, Hint rakamlarının mahzar olduğu ilk taktirdir. S. Sabokht, bu dokuz ayrı rakamlarla, yeni bir usul dahilinde hesap yapabildi.

Ancak; bu dokuz ayrı rakam, bazı sayıları ifade etmeye yeterli gelmiyordu. Çünkü; üç bin yedi yüz elli dört olan bir sayıyı 3754 şeklinde belirtmek mümkündür. Değeri üç yüz sekiz olan bir sayının da, 38 şeklinde meydana çıkmaması için, noksan (boş) kalan onlar basamağına (hanesine) değişik bir işaretlemenin yapılması zorunludur. Noksan (boş) kalan, basamağı (haneyi) işaretleyip, belirtmek için "boşluğu" şekillendirmek, anlamlandırmak zorundaydılar. Noktayı "sunya" veya "sunyabinde", boşluk veya içi boş yuvarlağı da "kha" kelimesi ile adlandıran Hint alimleri, boş kalan basamağa (haneye), sembol olarak "daire" veya "nokta" şeklinde yeni bir sembol verdiler.

Düşünce tarihin en önemli olaylarından biri sayılan, bu sayı yazısına, son mükemmeliyeti Hintliler'in vermiş olduğu ortaya çıkmaktadır. O halde, menşe itibariyle, sadece, basamak sistemi içinde, noksan basamağa (haneye) gerekli işaret olarak başvurulan bu sembol, yani bugünkü ifadeyle "sıfır" rakamı, derhal müstakil bir sayı şeklinde, ilk olarak Hint hesabında ortaya çıkmıştır. Bu sayı işareti, yani "0" (sıfır) veya "." (nokta) anlamındaki işaret, miladın 400. yılında, ilk defa Hint yazılı eserleri içinde görülmeye taşlar. Hint Dünyası'nın, ünlü matematikçi ve astronomu Brahmagupta (598-660), 632 yılında yazdığı, astronomi konuları ile ilgili Siddhanta adlı eserinde, dokuz ayrı sayı işareti ve sıfır ile birlikte hesap yapmaya dair kaideleri göstermiştir.

SIFIR RAKAMI VE TÜRK-İSLAM DÜNYASI

773 yılında, Kankah isimli Hintli bir astronom, Halife el-Mansur'un (754-775), Bağdat'taki sarayına gelir. Zamanın ünlü İslam alimi İbn'ül Adami, astronomi cetvelleri ile ilgili eserinde, ilim tarihi için önemli olan bu olayı, "İnci Gerdanlık" başlığı altında şöyle açıklar;

"Hicretin 156. (773) yılında, Hintli bir alim elinde bir kitapla, Halife el-Mansur'un huzuruna çıkar. Kardağa'ların Kral Figar adına istinsah ettikleri bir kitabı, Halifeye sunar. El-Mansur, bu eseri, hemen Arapça'ya çevrilmesini ve gezegenlerin hareketleri ile ilgili bir eser yazılmasını emreder... Bu görevi, Muhammed bin İbrahim el-Fezari üzerine alarak 'Astronomlar Nazarında Büyük Sinhind' adlı bir eser yazar. Bu eserin etkinliği, halife el-Memun zamanına kadar sürer. Eseri, Muhammed bin Musa el Harezmi, astronomlar için yeniden hazırlar (yazar). Sinhind Metodunu uygulayan astronomlar, eseri çok beğenirler ve konusunun süratle yaygınlaşmasını sağlarlar."

Hintli alimin, beraberinde Bağdat'a getirdiği ve onunla, önce Halife el-Mansur'un ilgisini çektiği kitap, gerçekte Brahmagupta'nın Siddhanta adlı eserinden başka bir eser değildi. Sinhint adıyla Arapçaya çevrilen bu eser, zamanın halife ve alimleri arasında, hemen ilgi görüp süratle yayıldı. Hârizmî tarafından yeniden hazırlanan söz konusu eser, İngiliz tercüman Baht'lı Adelhard tarafından, zamanın ilim dili olan Latinceye tercüme edildi ve Batılı alimlerin istifadesine sunuldu. Bu tercüme kitap; Hint sayılarını açıklayan, Hint hesabını, sayı yazısını, toplama ve çıkarma, ikiye bölme, iki misli artırma, çoğaltma ve bölme ile kesir hesabını öğreten Hesap Sanatına Dair adlı ikinci eserdir.

Bu Latince tercüme eser, önceleri İspanya'ya gelir ve 12. yüzyıl başlarında, Orta Avrupa'ya geçerek yaygınlaşır. Hint alimleri, daire şeklinde gösterdikleri ve bugünkü ifadeyle "0" (sıfır) olarak adlandırılan kelime için, bir şeyin hiçliği ve boşluğu anlamını ifade eden sunya adını vermişlerdir. İslam alimleri (Araplar) da bu işareti ve anlamını öğrenince; Arapçada boşluk anlamına gelen essıfır adını vermişlerdir. Leonardo, essıfır kelimesini Latince'ye tercüme ederek Latince metinlerde cephrum şeklinde Latinceleştirdi. Daha sonraki yıllarda, Avrupa'nın değişik memleketlerinde, değişik yazım (imla) şekilleri kazanmıştır. Bunlardan :

Leonardo'nun eserine istinaden, önce zefero, daha sonra da zero yazım şeklini aldı (Livra kelimesinin zamanla lira yazım şeklini alması gibi.) Fransa'da ise; gizli işaret anlamına gelen chiffre şeklinde adlandırılan cephirum kelimesi, chiffer = hesap yapmak şeklini alarak, yaygınlaşmaya devam etti. Batı'da, İtalyanca aynı anlama gelen, zero kelimesinin kabülü sonucu, bu kelimenin iki ayrı anlamı sebebiyle İngiltere'de cipher ve zero şeklini aldı. Almanya'da da, ziffer yazım şeklini aldı. 14. yüzyıldan sonraki yıllarda da ziffern yazım şeklinde kullanılmaya başlandı.

Saverus Sabokht, Brahmagupta ve Harezmi isimleri, Arap rakamlarının, Batı'da görülmesinde birbirini takip eden üç isim olarak karşımıza çıkmaktadır. Batı literatüründe "Arap Rakamları" olarak bilinen, İslam Dünyası rakamlarının, sıfır "0" dahil olmak üzere, on ayrı şeklini Batı'ya ilk defa öğreten, papalık tahtının şair ve matematikçisi Gerbert olmuştur. Gerbert'in etkisi tam sekiz yüz yıl devam etmiştir. Gerbert, öğrenimini Aurlillac Kilisesi'nde tamamlamıştır. Burada edindiği bilgiler sonucu, birçok matematikçinin dikkatini çekti. Sonuçta da, matematik araştırmalarını hızlandırdı. İstinsah faaliyetlerini çoğalttı. Gerbert, hakkında değişik rivayetler vardır. Bu rivayetlerden birisi şudur:

Gerbert, sıfır kavramını bilmiyordu. Mesela 1002 sayısında sıfır olmayınca, yazılanların anlaşılması mümkün değildi. Gerbert ve öğrencileri, sıfır hakkında, herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarından, yapılanların manasını kavrayamadıkları anlaşılmakta. Gerbert, sayı yazısını, Batı Arapları'ndan getirir. Araplardan, İspanya seyahati sırasında öğrendiği sanılmaktadır.

Gençliğinde itibaren, Hindistan'ın bir ucundan öbür ucuna yaptığı bir çok seyahatlerle, Hint dilini ve ilmini tam anlamıyla Öğrenen Gertert'in çağdaşı olan Beyruni'den o sıralarda, Hindistan'da yazılmış harf şekillerinin ve ilk rakam şekillerinin diğer memlekete geçince, değiştiğini öğreniyoruz, Beyruni, Araplar'ın, Hintliler'den en elverişli rakamları aldıklarını açıklar. Arapların birbirinden farklılık gösteren iki çeşit, Hint sayı yazısını kullandıklarını, Hârizmî de açıklar.

Hârizmî tarafından, 830 yılında yazılan eserin ilk kopyaları, Viyana Saray Kütüphanesinde bulunmaktadır. Bu elyazmaları (manüskri), 1143 tarihini taşımaktadır. Salen Manastırı'nda bulunan ikinci bir kopya ise, bugün Heilderburg'ta muhafaza edilmektedir. Avrupa, ilim dünyasında sunulan bu önemli belge ile, Araplar'ın, önce birler basamağından başlayarak, rakamları sağdan sola doğru yazıp okuduklarını, bu eserden öğrenir. Hârizmî'ye ait bu eserde; toplama ve çıkarma işlemlerine ait örnekler görülmektedir.

Brahmagupta'nın, Siddahta adlı eseri, 776 yılında, Saverus'tan 114 yıl sonra, Arapça'ya çevrilen bir eserinin içinde yer almıştır. Gerbert'ten yüz yıl sonra, Harezmi'nin Latince tercümesi, Orta İspanya yoluyla Batı'ya ulaşır. Bu tarihlerde, "Arap Sayı Yazısının", ilim dünyasındaki zaferine çığır açan başka bir şahıs ile karşılaşıyoruz.

Pizza'lı Leonardo (1180 - ?) ; matematik bilgisinin, esaslarını bizzat, ilk kaynaklarından, yani Mısır'a yaptığı uzun süreli seyahatler sonucu elde etmiştir. Elde ettiği bilgileri de, Batı'ya öğretmiştir. Leonardo'nun babası, Cezayir sahillerinde ticaret işleri ile meşgul idi. İslam medeniyetinin etkinliğini gören, baba Leonardo, oğlunu yetiştirmek için yanına çağırır. Oğlu Leonardo Hint, yani Arap (İslam) rakamları ile hesap yapmaya hayran kalır. Hint hesap sistemlerinin, her türlü uygulamasını öğrenir. Bu arada, İskenderiye ve Şam kütüphanelerinde, eline geçirebildiği ilmi değeri olan eserleri de toplayıp, Avrupa'ya götürdüğü tarihi bir gerçek olarak bilinmektedir.

SIFIR RAKAMININ KRONOLOJİK GELİŞİMİ


� M.Ö. 3000 yılları: Eski Mısırlılar, onluk sistemi bilmediklerinden, sıfır anlamını ifade eden bir sembol (işaret) kullanmamışlardır.

� M.Ö. 700-500 yılları : Mezopotamyalılar, sadece astronomi metinlerinde, sıfır anlamına gelecek, özel bir işareti sürekli olarak kullanmışlardır.

� M.S. 2. yüzyıl : Eski Yunan'da, Batlamyos'un astronomi metinlerinde, Yunan alfabesinde görülen, içi boş anlamını ifade eden "0" şeklinde bir harf kullanmıslardır. Ancak, matematiklerinde, bu harfi (işareti) kullanmadıklarını, kaynaklar açık olarak belirtmektedir.

� M.S. 400 yılları : Eski Hint Dünyasında, ilk defa, bugünkü ifadeyle sıfır anlamına gelen, "0" ve "." şeklinde işaret (sembol) görülmeye başlamıştır.

� M.S. 632 : Eski Hint alimi Brahmagupta'nin astronomi ile ilgili olan Siddhanta adlı eserinde, dokuz ayrı ve sıfır rakamı ile hesap yapmayı gösteren kaideler belirtilmiştir.

� M.S. 830 : İslam Dünyasının önde gelen matematik alimi Harezmi tarafından, dokuz ayrı rakam dahil sıfır rakamı ile birlikte aritmetik işlemlerin nasıl yapılacağı açık olarak gösterilmiştir.

� M.S. 1100 yılları : Avrupa matematik dünyasında, yaygın olarak kullanılmaya başlar.
[size=Font Size]
Kaynak: http://stu.inonu.edu.tr/~matematik/sifirin_tarihi.php[/size]

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 07-07-2006, 02:33
erenkutsuz erenkutsuz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Apr 2006
Mesajlar: 113
erenkutsuz - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Re: 19 mucizesi

benim sorum şuna yönelik...

19'u islam dünyası mucizevi kabul etmiyor.

sadece kur'an da 19a dayanan bir düzen olduğunu söylüyorlar...

buna bir cevap gerek

Materyalistlerin Buluşma Noktası!!!

www.greatnuke.com/materyalist
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 07-07-2006, 14:13
vacsmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vacsmt vacsmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Feb 2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 341
Standart Re: KURAN'DA 19 MUCİZESİ

Kuran da 19 mucizesi var iddiasını ilk önce 1970 lerin son yıllarında
Reşat Halife ve ekibi ortaya atmıştı.Daha sonra bu şifreyi Tevbe suresinin
son 2 ayeti bozuyor.Bu ayetler Kuran'a sonradan eklenmedir gibi şeyler söyleyip Kuran'ın orjinal olmadığını ima edince 1990 Ocağında Suudilerce
öldürüldü zaten.Daha sonra Edip Yüksel "19 Mucizesi"diye bir kitap yazdı.
Ancak aradan 4-5 sene geçince bu *yazdıklarını çürüten "Edip Yüksel Çöpe At!"
isimli başka bir kitap daha yazıldı.....Bu 19 iddiasını yazan CEM arkadaşın
kanıt diye verdiği tüm örneklerde dikkatle incelenince yanlışlar bulunacağından ben eminim.Zira örneğin bu işin şarlatanı Ömer Çelakıl
"Kuran'ı Kerimin Şifresi" isimli kitabının 28.sayfasında Kuran'da besmeleler dahil 6346 ayet olduğunu;bununda 6+3+4+6=19 ettiğini
yazmış!Bu zatı muhterem daha Kuran'da kaç ayet olduğunu bilmiyor.
Ku'ran da 6236 ayet vardır.!113 besmeleyi de buna eklersek eğer 6349
eder 6346 değil !!!!!
İşte tüm 19 mucizesi yanlılarının hesapları da bunu gibi yani yanlışlarla dolu !!!
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 07-07-2006, 17:32
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: 19 mucizesi

Aslında benimki bir tür cevap olmuş. Hatta direk soruya verilmiş bir cevap da olmamış. Erenkutsuz'un sorusu çok kişinin kafasını karıştırıyor. Bir kez daha soralım:

1. 19 mucizesi var mıdır?
2. Kuran'da 19'a dayanan bir düzen var mıdır?

Bu konularda ne düşünüyorsunuz?

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:32 .