Sn. dilaver'in -Tartışma başlıktan sapmış, uyarısı ile ilk mesajı bir kez daha okuduk.
Başlık sahibinin tezi kendi içerisinde inceleyeceğiz.
En zor olanı Ateizm düşüncesidir.
Düşünebildiğiniz kadar varsınızdır.
Her şeyi yerli yerine oturtmak zorundasınız.
Öğrenmek zorundasınız.
Akıl sınırlarınızı hesaba katamazsınız.
Her şeyin bir formülü olmalıdır ve sizin de bu formulü bilmeniz gerekir.
Velhasıl kelam zor iştir ateist olmak.
Kadınların ateist olmamalarının altında, inanca karşılık inançsızlığın zorluğu da vardır.
Başlık sahibinin bu tespiti doğrudur.
Bu yüzden dine daha çok kayar, diye ikinci tespiti ise; din kavramından ne bahsettiği ile ilişkili bir soruya döner.
Şu an yaşanmakta olan ata dinleri ile alakalı ise tezi yine doğrudur, çünkü ritüeller bu inançları elle dokunulur hale getirmişlerdir.
Hakkın aranması ise ritüelsiz, nedenseldir.
Gerçek inanç sahibi olmak, ateist olmak kadar olmasa da yine de zordur.
Hiçbir mod kabul etmez.
Gerçeğe, tekliğe, varlığa varıncaya kadar sürecektir araması.
Her an bilginin peşinde, düşünebildiğinin en üstü ile düşünebilecek ve düşündüklerini de uygulacaktır.
Esasında ateistlikten tek farkı; düşünce sınırlarının üstü için çaba sarf etmez. Hepsi bu...
Bu taraftan bakınca kadınlar inanca da uzaktır.
Sn. dilaver'in kadınlaşmış dişi ve dişi ayırımda biz dişinin açıklamasını yapmaktayız.
(En azından öyle olduğunu düşünüyoruz.

)