Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #51  
Alt 25-03-2006, 00:19
meas_0 meas_0 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Mesajlar: 316
Standart Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

konu hakkında yazılan yanlışları sen şimdiden uyarma dedim sadece pante!

konunun sonu geldiğinde zaten cevabını alacaklarını biliyorlardır bence ondan...
Alıntı ile Cevapla
  #52  
Alt 25-03-2006, 07:16
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

*
Herşey karşılıklı , yarın senin sevdiğine benzer bir iftira geldiğinde , ne yüzle savunabileceksin ?
İftira çok melun bir iştir. Sevmediklerime de yapılmasına seyirci kalmam. Ben asla iftira etmem.


*
Mevlana'nın şeriatçi olduğuna kargalar bile güler.
O islamcı bile değildir.
Müslümandır ayrı konu..
Müslümanlık Kurandan ve Sünnetden, İcam-ı Ümmetden, Kıyas-u Fukahadan öğrenilir.

Kuran kaynaklı o l m a y a n *bir müslümanlığı kimse öne süremez. Mevlana da sürmüş değildir.
Mevlana başka bir şey yapmıştır. İslam da eksikliğini çokça gördüğü ''BÜTÜN İNSANLARI KUCAKLAMA'' (Salt Müminleri değil) düsturunu vurgulamıştır. Kalbe hitap etmiştir. Barış ve hoşgörünün birinic sözcüsüdür.

Ama Kuran hükümlerini ne yadsımış, ne de beğenmemezlik yapmıştır. Nasıl yapar?

İslam Dinini kabul etmiş bir adam-ne kadar Hümanist ve sevgi dolu olursa olsun Vahiy hükümlerinden nasıl büsbütün uzaklaşır?

Böyle bir şey olmuş olsa bunu Muhammed İkballer falan farketmeyecek de, sen mi farketmiş olacaksın? Lütfen .

* Son olarak senin veya başkasının ''ne niyetler aradığı'' benim konum değil. İsteyen istediğini arayabilir, atfedebilir; isnad edebilir. İlgilenmiyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #53  
Alt 25-03-2006, 18:10
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

Bu başlık altında büyük insan , örnek insan , sevginin-hoşgörünün timsali Mevlana'ya yapılan iftiraları , eserlerinden cımbızlanarak , makaslanarak , tahrif edilerek yapılan karalamaları cevaplandırabilmek için ;
Yaptıkları alıntılara ait adreslerin yanlış olduğunu ve bunları düzeltmelerini 2 kez uyardığım halde , hala netice alamadım.Düzeltemediler..
Mesnevi-684-685-686...690 şeklinde verilen adresler yanlıştır.
Mesnevi'nin tamamı 6.cilt olup 25628 beyitten oluşmaktadır.
Alıntı adresini verirken cilt no ve beyit no verilmelidir.
Aksi durumda , yapılan alıntının doğruluğu kontrol edilemez.
Oturup baştan sona Mesnevi'yi okumanın da imkanı olmadığına göre , doğru adresler verilmek zorundadır.
Ama yazıyı alıntılayan , İlhan Arsel'e öyle çok güvenmektedir ki , alıntıları kontrol gereği dahi duymamıştır.Nitekim düzeltememesinin sebebi de budur.Düzeltemiyecektir de..
Hal böyle olunca , bütün bu iftiraları reddediyor ve bir başka başlık altında , bu iftiraların tersi misallerle sevgili Mevlana'nın bu forumda kakkını vermeye çalışacağız.


İlhan Arsel'e göre neredeyse kendinden başka aydın insan yok gibidir.Her aydın insanda , bir tarafından karalayarak bir hata bulur.Hiçbir şey bulamamışsa "Allah'a inanıyor" diye aydın'dan saymaz.Ona göre Yunus Emre'ler , Farabi'ler , İbni Sina'lar , Mevlana'lar , Muhyiddin-i Arabi'ler , Hallac-ı Mansur'lar , İbni Rüşd'ler , Evliya Çelebi'ler , Katip Çelebi'ler tanındığı gibi değildirler.Her birinin ya çıkarcı , ya Allah'çı , ya şeriatçi bir tarafı vardır.
İslam akımları içinde en akılcı ve en ilericisi olan Mutezile akımı dahi sahtedir , kötüdür.
Bu tarz bir eleştiri ile "Gözünün üzerinde kaşı var" misali , herkes "yaramaz" ilan edilebilir.
Alıntı ile Cevapla
  #54  
Alt 25-03-2006, 18:36
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

Alıntılar haricindeki iftiralardan Türk olmadığına dair olan iddiayı cevaplandırmıştım.
Gelelim Moğol dostu , Moğol ajanı gibi iddialara ;

"Bizim Mesnevimiz vahdet dükkânıdır.

Onda Bir'den başka ne görürsen, o puttur."

Mesnevi Cilt 3'te , Moğollar'ın adeti olan ve Selçuklu büyüklerine de uyguladıkları vahşetleri küçük bir hikâye içinde sunmaktadır:

MOĞOLLARIN HİLEKARLIĞI :

"Hani şunun gibi: Burada da hilekâr Moğollar:

-Mısırlılar'ı arıyoruz , Mısır'lı olanlar bu tarafa toplansınlar ki aradığımızı ele geçirelim , derler.

Kim gelirse : "Hayır , bu değil , hele sen şuracıkta otur!" emri verirler. Bu şekilde herkes bir araya toplandı mı , bu hileyle hepsinin boynunu vururlar.

Onlar , ezan sesi duyunca Allah davetçisine aldırmadılardı ya! İşte onların şomluğu yüzündendir bu! Hilekâr Moğollar'ın daveti , onları ölüme kadar sürükleyip getirmiştir. Ey akıllı kişi , şeytanın hilesinden sakın..." (857-65 beyitler)


Derin sezgi ve iman nuruyla Mevlana , Moğollar'a tam teşhis koymuştur. Mesnevi'nin altıncı cildinde , onlara ait bir töreyi anlatmaktadır :

"Hadi Nemrut gibi savaş! Havayı okla bakalım! Hani Moğol askerleri gibi!... Onlar da, aralarından birisi hastalandı mı, ölmesin diye, havaya ok yağdırıyorlar ya..."

Selçuklu hükümdarı Rüknettin , Moğol beyleri tarafından Kayseri'ye davet edilmiş ve orada gaddarca öldürülmüştü. Gitmeden Mevlana'ya danışmış , o, sultana gitmemesi ve tedbirli olması gerektiğini söylemiş ise de Rüknettin ısrarcı olmuş ve Mevlana'nın korktuğu akibet başına gelmiştir. Bu ölüme dair bir gazel yazdığını biliyoruz. (Divan-ı Kebir, gazel: XXVII) Bu gazelde :

"Demedim mi sana dünya nakşına razı olma?
Kuru yere gitme, senin duru denizin benim...
Demedim mi sana kuşlar gibi tuzağa gitme!
Gel! Senin kolun kanadın benim...
Demedim mi sana, yolunu keserler, soğuturlar seni,
Halbuki ateşin de, hararetin de benim!"


Konya'yı yakıp yıkmak ve yağmalamak üzere, şehre yakın bir yerde karargâh kuran Moğollar'a karşı halkın şehri terketmeye başlaması da Mevlana'nın mısralarına aksetmiştir. Kaçanları Allah'a güvenmeyip Moğol'dan korktukları için (Tatar diyor) haklı olarak ayıplamaktadır :

"Adamlar Moğollar'dan kaçıyorlar,
Bizse Moğollar'ı yaradana tapıyoruz.
Kaçmak için yüklerini develere denklettiler,
Bizim yükümüz yok ki neyi denkleyelim ?
Sen Tatar'dan korkuyorsun, çünki Allah'ı tanımıyorsun!
Halbuki ben Tatar elinde iki yüz iman bayrağı açacağım."


Burada Mevlana gelecekle ilgili bir keşif ve keramette de bulunuyor. Moğollar'ın fevc fevc İslamiyet'e gireceklerini haber veriyor ve müjdeliyor. Dediği gibi de , gerçekleşiyor. Daha sonra Müslüman olan Moğol hakanı , Mevlana'nın bu vecizelerini elbisesine taç olarak diktirmiştir. Mevlana Moğollar'ı hakk'ın ceza kılıcı ve kırbacı olarak görmesine rağmen Moğol işbirlikçiliğinden dolayı birkaç defa Muiniddin Pervane'yi tenkit etmiştir :

"Sen , önce Müslümanlığın başı olan ve 'kendimi yok edeyim , İslam'ın bekası , Müslümanlar'ın çoğalması uğrunda fikrimi , tedbirimi feda edeyim' dedin. Kendi düşüncene güvenerek Allah'ı görmediğin ve her şeyi ondan bilmediğin için Allah bizzat bu çaba ve gayretlerini Müslümanlar'ın zayıflamasına vasıta kıldı. Sen Tatar'la birleştin. Halbuki bu şekilde Şamlılar'ı ve Mısırlılar'ı yok etmek , İslam vilayetlerini yakıp yıkmak için onlara yardım etmiş oluyorsun. O halde bu durumda yüzünü Aziz ve Celil olan Allah'a çevir. Onun ,seni bu halden çekip çevirmesi için bağışta bulun. O tekrar İslamın kuvvetli olabilmesi için esbabını halkeder. Ümidini kesme."

Mevlana'nın , Moğollar'ı bekleyen akibetle ilgili olarak da şaşmaz öngörüsü şöyledir:
"Onların gönülleri kırık ve pazuları zayıf iken Allah , yalvarıp yakarmalarına acıdı da onlara yardım etti. Zelilken üstün duruma getirdi. Şimdi ise , bu kadar muhteşem ve kuvvetli oldukları şu anda , Yüce Mevla , halkın çaresizliği dolayısıyla onlan mahvedecektir. Bütün basanlarının Allah'ın inayeti eseri olduğunu o zaman anlayacaklardır..."

Mevlana , Aynu'l Calut kahramanı Baybars'a karşı Moğollar'la işbirliği yapan Pervane'yi kınamıştır. *Zaten Muiniddin Pervane bu ikili siyaseti yüzünden yaptıklarının cezasını çekmiş ve Moğollar tarafından gadr ve hile yolu ile öldürülmüştür.

Mevlana ayrıca Muiniddin Pervane'nin , kızını Moğollar'a nikahlamasına da karşı çıkmış ve bunun şer'i şerife aykırı olduğunu hatırlatmıştır.
Moğol dostluğu , ajanlığı bunun neresinde ? Mevlana'da nakise arayanlar aslında , ol hazret ile , geçmişin ve günümüzün Moğollar'ına kılavuzluk eden kendi Cibali Baha'larını karıştırıyorlar!...
Haydi siz de iddianıza bir kanıt gösterin.Eserlerinden bir Moğol methi gösterin.

Mevlana'nın şeb-i arusa yolcu edilmesinden sonra kırık kalpliler ve Mevlana yetimleri anonim olarak ölümüne gönüllerinden kopan şu manayı kayıt düşmüşlerdir :

"O gönüllerin güneşi battı , toprağın içinde gizlendi. Ben nasıl olurda her an başıma toprak dökmem? O , hakikat baharının kekliği , fani yeşilliklerden uçup gitti. Ben nasıl olur da ilkbahar bulutlan gibi ağlayıp inleyerek coşmam? Kainatı aydınlatan ışık , yandı, eridi , söndü. Böyle bir günde nasıl olurda benim gündüzüm gece olmaz?"
Alıntı ile Cevapla
  #55  
Alt 25-03-2006, 18:51
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

Gelelim Nasreddin Hoca masalına ;

"Prof. Mikail Bayram, 'Kim olursan ol gel' diyen Mevlana'nın, eşcinsellikle suçladığı Nasreddin Hoca'yı öldürttüğünü ileri sürdü. Mevlana için 'Moğol ajanı' da diyen Bayram'a tepki yağıyor"
Meşhur olmak , kitaplarının satışını arttırmak amacıyla deli saçmaları ifşa eden Mikail Bayram ;
Nasreddin Hoca'yı eşcinsel olmakla , çocuğu olmadığı için de , Mevlana tarafından hadım olmak ve eşcinsellikle suçlandığını da yazıyor.Aspartam efendi de buna inanıp alıntılıyor.


Bu iğrenç yalanlara cevap vermeye bile değmez ama , şu kısa açıklama yeterli olacaktır.
Açınız ansiklopedileri.En ciddisinden Meydan Lauresse' de gerçeği bulacaksınız.
Mevlana'nın ölüm tarihi : 1273
Nasreddin Hoca'nın ölüm tarihi : 1284
Yani Mevlana , Nasreddin Hocadan 11 yıl önce ölmüş.Bu nasıl bir iftira!!Ne kadar mesnetsiz bir yalan..

Ayrıca , Nasreddin Hoca'nın çocuğu da vardı.Üstelik de sıkı durun :
kızı Fatma'dan olan torununun adı Mevlana Celaleddin idi..
İftiralar biraz insaflı olsun lütfen!!
Alıntı ile Cevapla
  #56  
Alt 25-03-2006, 19:22
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

Sevgili panteidar, alıntıların kaynaklarını ve internette varsa adreslerini verebilir misin? Kaynaklarından yararlanmak isterim.
Alıntı ile Cevapla
  #57  
Alt 25-03-2006, 20:03
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

Yazdık, ama sanırım okutamadık; bir daha deneyelim:



''Quote: *‹ Select › *
Mevlana'nın şeriatçi olduğuna kargalar bile güler.
O islamcı bile değildir.
Müslümandır ayrı konu.. *''


Müslümanlık Kurandan ve Sünnetden, İcam-ı Ümmetden, Kıyas-u Fukahadan öğrenilir.

Kuran kaynaklı o l m a y a n *bir müslümanlığı kimse öne süremez. Mevlana da sürmüş değildir.
Mevlana başka bir şey yapmıştır. İslam da eksikliğini çokça gördüğü ''BÜTÜN İNSANLARI KUCAKLAMA'' (Salt Müminleri değil) düsturunu vurgulamıştır. Kalbe hitap etmiştir. Barış ve hoşgörünün birinic sözcüsüdür.

Ama Kuran hükümlerini ne yadsımış, ne de beğenmemezlik yapmıştır. Nasıl yapar?

İslam Dinini kabul etmiş bir adam-ne kadar Hümanist ve sevgi dolu olursa olsun Vahiy hükümlerinden nasıl büsbütün uzaklaşır?

Böyle bir şey olmuş olsa bunu Muhammed İkballer falan farketmeyecek de, sen mi farketmiş olacaksın? Lütfen .

* Son olarak senin veya başkasının ''ne niyetler aradığı'' benim konum değil. İsteyen istediğini arayabilir, atfedebilir; isnad edebilir. İlgilenmiyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #59  
Alt 25-03-2006, 22:07
aspartam aspartam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
aspartam - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

Allah'tan vahiy alıyorlar.Kahretsin ya nereden çıktı şu son peygamber ayeti.Güzel güzel peygamberliğimizi ilan edecektik.Neyse bu millet bizim vahiy aldığımızı nasıl olsa yer.
Mevlananın mesnevi için yazdığı önsözden;
Nitekim Hak Teala Hazretleri Kuran-ı Azimüşşanda {O çok rehberlik eder, o çok hidayet verir, rehberlik etmediği sadece fasıklardır.} buyurmuştur. Gerçekten bu kitap göğüslerin şifası, hüzünlerin cilası, Kuran-ı Azimüşşanın keşşafı, rızkların genişliği, ahlakın iyiliğidir. Melaike-i Kiram {güvenilir değerli katiplerin elleriyle yazılıp, tertemiz kılınmış Abese-15} elleriyle men' ederler ki temizlerden başkası dokunmasın. {Alemlerin Rabbi'nden iner} hükmünce manası sadece Rabbanî ilhamdır. Bu yüzden önünden, altından, etrafından kendisine batıl yanaşmaz. Zira {Koruyanların en hayırlısı, merhametlilerin en merhametlisi} olan Allah Teala hazretleri gözetir. Allah Tealanın verdiği lakaplar içinde nice güzel lakaplar daha vardır. Bu kitapta biz bu az lakap ile yetindik....


4.cild
1845. Uyuyan adam, Aden’de bir azaba uğradığını görür ama aksi, bedeninde ter halinde görünür!
* Gömlek, Mısır’da bir harise rehin olmuştur ama Kenan ülkesi o gömleğin kokusuyla dolmuştur!
* Tarihçiler, bunu duyunca Bayezid’in tayin ettiği zamanı yazdılar... âdeta şişe benzeyen kamış kalemlerini kebapla bezediler.
* Tanı o zaman, o tarih gelip çatınca o padişah doğdu... devlet satrancını oynadı!
* Bayezid’in ölümünden sonra yıllar geçti, Ebul Hasan dünyaya geldi.

1850. O padişah, Ebulhasan’ın ihsanına, kıskanmasına ait ne gibi huylar söylediyse aynen zuhur etti.
* Çünkü onun önünde giden levhimahfuz’dur... neden mahfuzdur o levh? Hatadan!
* Bu, ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya... Tanrı, doğrusunu daha iyi bilir ya, Tanrı vahyidir!
* Sofiler, bunu halktan gizlemek için gönül vahyi demişlerdir.
* Sen istersen onu gönül vahyi farzet... Gönül zaten onun nazargâhıdır... Gönül, ona agâh olunca nasıl hata eder?

1855. Ey mümin, sen, Tanrı nuruyla bakar, görürsün... hatadan, yanılmadan eminsin!

Allah'ın Şemsi tebrizinin karısı kimya hatun kılığına girip,şemsle oynaşması (Allah'tan affımı dileyerek alıntılıyorum.)

yine buyurdular ki: mevlana şems-i tebrizi’nin kimya adında bir karısı vardı. bir gün şems hz.lerine kızıp meram bağları tarafına gitti. mevlana hz.leri medresenin kadınlarına işaretle: “haydi gidin, kimya hatun’u buraya getirin. mevlana şemseddin’in gönlü ona çok bağlıdır” buyurdu. bunu üzerine kadınlardan bir grup, onu aramaya hazırlandıkları sırada mevlana, şems’in yanına girdi. şems, şahane bir çadırda oturmuş, kimya hatunla konuşup oynaşıyor ve kimya hatun da giydiği elbiselerle orada oturuyordu. mevlana bunu görünce hayrette kaldı. onu aramaya hazırlanan kadınları da henüz gitmemişlerdi. mevlana dışarı çıktı. bu karı- kocanın oynaşmalarına mani olmamak için medresede aşağı yukarı dolaştı. sonra şems: “İçeri gel!” diye bağırdı. mevlana içeri girdiği vakit, şems’den başkasını göremedi. bunun sırrını sordu ve “kimya nereye gitti?” dedi. mevlana şems: tüce allah bizi o kadar sever ki, istediğimiz şekilde yanımıza gelir. şu anda da kimya şeklinde geldi.” buyurdu. İşte beyazid-i bistami’nin de hali böyle idi. allah ona daha sakalı bitmemiş bir genç şeklinde göründü. (menakib'ül arifin cilt 2 sf. 69-70)

Mevlanaya şarap haram değilmiş,

yine dostların olgunlarından nakledilmiştir ki: bir gün kıskanç fakihler inkar ve inatları sebebiyle mevlana’dan: “ şarap helal mıdır veya haram mı?” diye sordular. onların maksadı şemseddin’in şerefine dokunmaktı. mevlana kinaye yolu ile “İçse ne çıkar: çünkü bir tulum şarabı denize dökseler deniz değişmez ve denizi bulandırmaz. bu denizin suyu ile abdest almak ve onu içmek caizdir. fakat küçücük havuzu şüphesiz bir damla şarap pisletir. böylece tuzlu denize düşen herşey tuz hükmüne girer. açık cevap şudur ki, eğer mevlana şemseddin şarap içiyorsa, herşey ona mübahtır. çünkü o deniz gibidir. eğer bunu senin gibi bir kızkardeşi fahişe yaparsa, ona arpa ekmeği bile haramdır.” buyurdu. (menakib'ül arifin cilt 2, sf. 72)
Alıntı ile Cevapla
  #60  
Alt 25-03-2006, 22:21
aspartam aspartam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
aspartam - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU

beyit 1851--- çünkü onun önünde giden levh-i mahfuzdur...
neden mahfuzdur o levh? hatadan!
beyit 1852 --- bu ne yıldız bilgisidir, ne remil, ne de rüya...
allah, doğrusunu bilir ya, allah vahyidir!
beyit 1853 --- sofiler, bunu halktan gizlemek için
gönül vahyi demişlerdir.
beyit 1854 --- sen istersen onu gönül vahyi farzet...
gönül zaten onun nazargahıdır... gönül, ona agah olunca nasıl hata eder?


açiklama 1851-1854. beyitlere şerh
abdülbaki gölpınarlı


sofiler, kalblerinde doğan ilahi bilgiye, yahut keşfe “varidat- allah’tan gelenler” derler. onlarca erenlerin sözleri de vahiyden başka bir şey değildir. hatta nübüvveti yani peygamberliği iki kısma ayırıp bir kısmını, “nübüvvet-i teşriyye- şeriat kuruculuk peygamberliği”, bir kısmına da “nübüvvet-i tarifiyye- şeriatı anlatan, İlahi sırları anlatan peygamberlik” derler. her veli ve bilhassa zamanın sahibi olan kutup, nübüvvet-i tarifiyye ile peygamberdir, fakat hz. muhammed’e hürmet ve şeriat edebine riayet bakımından peygamberim diye meydana çıkmaz. bu inanışın ileri gidişinden veli, nebi’den üstündür akidesi çıkmıştır. nebide bir peygamberlik bir de velilik vardır; peygamberlik allah ile kul arasında vasıta oluştur, bu bakımdan peygamber, peygamberliği itibariyle halkla uğraşır. halbuki velilik hak’la olan muameledir.

bu yüzden peygamber’in veliliği, peygamberliğinden üstündür diyenler olduğu gibi şeyh-i ekber diye anılan muhyiddin-i arabi gibi “hatem-i velayet” olduğunu iddia ederek veliliğin, bütün peygamberlere feyiz verdiğini ve kendisindeki velayetin, hz. muhammed’in velayeti olup ondan ayrı olmadığını söyliyen ve adeta peygamberlik iddiasına girişenler de vardır. peygamberliğin kisbi, yani süluk ile kaanılır bir mertebe sayanları ve binaenaleyh hz. muhammed’in “hatem” yani somn peygamber oluşunu tevil edenleri bile bulunmuştur. hicri 587’de (1191) haleb’de öldürülen şeyh şihabeddin-i maktul de bu inanıştaydı. mevlana da bu beyitlerde mesnevi’nin vahiy olduğunu söylüyor. zaten 6 cildin umum dibacesi (açıklaması) sayılan birinci cildin dibacesinde de bunu apaçık söylemektedir. “menakıb’ül arifin” de şöyle bir hikaye var:

“bir gün sultan veled buyurdu ki: dostlardan biri babama şikayette bulundu ve alimler mesnevi’ye neden kur’an diyorlar diye benimle bahse girişti; ben de kur’an’ın tefsiridir deyince babam bir lahza susup sonra a sersem dedi, niçin olmasın? a eşek, niçin olmasın? a ****** kardeşi niçin olmasın? peygamberlere verilen harfi zarflarda allah sırlarının nurlarından başka bir şey yoktur ki. allah sözü, onların temiz gönüllerinden biter, ırmağa benzeyen dillerden akar. İster süryanice olsun, ister seb’ul mesani dilince... İster İbranice olsun... İster arapça!” (üçüncü fasıl) bu kitapta buna benzer bir çok hikayeler vardır ki mesnevi’nin yazıldığı tarihten itibaren allah vahyi olarak tanındığını gösterir.

mesnevi kariileri (okuyucuları), mesnevinin sonunda, önce “ululuk sırlarını keşfeden mevlana’mız böyle buyurdular” demek olan:

“İnçünin fermud mevlana-yı ma
kaşif-i esrarha-yı kibriya”

beytini okuyup sonra 1852. beyti okumak suretiyle dersi bitirirler.

mesnevi 4. cild sf. 326 açıklama meb yay.

Abdulbaki Gölpınarlı kimdir diye merakı ederseniz,hayatı hakkında kısa bir bilgi için;

http://www.pankitap.com/yazarlar/abdulbakig.html
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:08 .