![]() |
MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Celalledin Rumi Mesnevi'sinden bazı dikkat çekici notlar:
* Insanlik Asigi sanilan Mevlana , yeryüzünü "müslüman'lar" ve "Kafir'ler" ayirimi içerisinde gören seriat hükümlerine baglidir; Islam adina girisilen savaslari, öldürmeleri, ve cinayetleri begenir: "Yine gel, ister kafir ol, ister putprerest" diyerek insanlari, sanki din ve inanç ayirimi yapmadan gögsüne basar görünen Mevlana , ne yazik ki her seye ragmen gerçek hosgörünün ne oldugunu pek bilmez. Baris insani degil fakat aslinda kanli savas insanidir. Begenip taktir ettigi ve yücelttigi insan tipi, kiliç'la savasan "Er" insanlardir. Bundan dolayidir ki "müsrik'lere ve "kafirlere kiliçla saldiran ve ganimetler ve esirler alan, aldigi esirleri kiliçtan geçiren" bir peygamber olarak bildigi Muhammed 'e tapar ve onu , sirf bu yüzden, diger bütün peygamberlerin üstünde sayar. Islam dini'ni üstün nitelikte görmesinin nedenleri de budur. Mesnevi' de söyle der : " Erlik, yolcu düsmanla çatistigi zaman meydana çikar; Peygamber kiliçla gönderildi, ümmeti de saflar yaran Er bir ümmet'tir. Bizim dinimizde is, savasta'dir; Isa'nin dininde magaraya, daga çekilip ibadet var..."Mesnevi -684 * Mevlana ' nin inandigi o'dur ki insanlar , Tanri'nin rahmetine layik olan "Müslümanlar" ile, bu rahmet'ten yoksun birakilmis olan "Kafirler" diye ikiye ayrilmistir; ve birinciler, ikincilere karsi savas açmakla, onlari "Cennet'lik" kilmaga çalismakla (yani müslümanliga zorlamakla) görevli kilinmislardir. Çünkü Kur'an, yine Mevlana' nin ifadesine göre, bunun böyle oldugunu açiklamis ve dünya'yi "Dar'ül Harb" ve "Dar'ül Islam" olmak üzere ikiye ayirmistir; yeryüzü "Islam" olana kadar savasa devami sart kilmistir. Örnegin Imran Suresi'nin 85ci ayet'inde : '(Islam'dan gayri gerçek din yoktur); kim Islamiyet'ten baska bir dine yönelirse onunki kabul edilmeyecektir..." derken Bakara Suresi'nin 193cü ayet'inde de : "Yalniz Allah'in dini (Islam) ortada kalana kadar onlarla savas..." seklinde (ve buna benzer baskaca) hükümler sevketmistir. * Bu görüslerini Mevlana , özellikle Kur'an'in Enfal Suresi'nin 70ci ayet'ini yorumlarken ortaya vurur. Bu ayet söyledir: "Ey Peygamber, elinizde bulunan esirlere - 'Allah kalplerinizde bir iyilik bulursa, size sizden alinanin daha hayirlisini verir, sizi bagislar-' de ..." (8 Enfal 70) . Bu ayet'in inis nedenlerini açiklarken Mevlana , kendi deyimiyle "Kafirlere " karsi Muhammed' in giristigi Bedir savasi 'ni ve bu savas sirasinda ele geçirdigi esirlerle ilgili bir olayi anlatir. Anlattigi olay'a göre Muhammed : "Kafirleri kirmis, öldürmüs, bir çoklarini esir edip ellerini ayaklarini baglamistir". Amucasi Abbas 'da bunlar arasindadir. Esirler bagli olarak zavalli ve aciz ve düskün bir halde aglayip sizlamakta, ve canlarindan ümitlerini kesmis kiliç darbesini ve ölümü beklemektedirler. Muhammed ise onlara bakip gülmektedir. Bunu gören esirler, kendi kendilerine söyle demektedirler: "(Muhammed) Bizlere bakiyor ve bizleri bu baglar içinde, kendi esiri olarak gördügü için, tipki nefislerine yenilen insanlarin, düsmanlarini yendikleri...zaman sevinip, sevinçlerinden oynadiklari gibi, seviniyor ve memnun oluyor..." . Iste onlarin bu sekilde içlerinden geçirdikleri seyi bilen Muhammed, yine Mevlana' nin anlatisina göre, söyle konusur: "Ben düsmanlari, esirim ve benim kahrima ugramis...olarak gördügüm için gülmüyorum. Sir gözü ile, bir kavmi çehennemden , külhanin ocagindan ve kinle kararmis bacadan, baglar ve zincilerle ceke çeke, zorla çennete ve ölümsüz bir gül bahçesine götürdügüm halde, onlarin -'Bizi bu tehlikeli yerden, o güven içinde olan gül bahçesine niçin götürüyorsun?-' diye bagirip beddua ettiklerini gördügümden (dolayi) gülüyorum...." . Mesnev-685 * Ve iste Mevlana , bu olanlari Kur'an'in yukardaki ayet'ine oturtmakta, ve sanki insanlari Cennet'lere kavusturmak bahanesiyle esir almak, zincire baglamak, mallarini paylasmak ya da canlarina kiymak gibi seyler fazilet sayilirmis gibi, Bedir savasinda yapilanlari onaylamaktadir. Kiliç yolu ile inanç yaratmanin ve insanlari belli bir dine sokmanin Tanri'nin yüceligine sigmaz bir sey oldugunu haykiracak yerde, aksine, Kur'an 'in bir baska ayet'indeki : "Kafir olanlardan baskasi Allah'in rahmetinden ümit kesmez ... " (12 Yusuf 87) seklindeki sözlere sarilmistir. * Mevlana , bununla da yetinmeyip, Islami kiliç yolu ile yaymak üzere savaslara basvurmayi alkislamakta, ve müslüman kisilerin, bu tür savaslara katilarak canlarini, mallarini Tanri yolunda harcamalari halinde Cennet'lere kavusacaklarini öngören Kur'an ayet'lerinin savunuculugunu yapmaktadir (Mesnevi-686.) Gerçekten de Mevlana 'ya göre Kisi, "iyi" bir müslüman olarak canini ve malini Tanri yoluna vakfettigi taktirde "degerli " 'dir, çünkü Kur'an öyle demistir. Bunun böyle oldugunu Mevlana , Kur'an'in : "Biz hakikaten Ademogullarini sereflendirdik..." (17 Isra 70) seklindeki ayeti'ni yorumlarken de belirtir. Mevlana' ya göre bu "sereflendirme", insanlarin kendilerini Tanri'ya adama'lari sartina baglidir. Kendilerini Tanri'ya adama'lari ise, Tanri'nin her emrini gözü kapali sekilde yerine getirmek üzere canlariyle ve mallariyle savasmalari demektir. Savasmak, sadece manevi anlamda (örnegin fikir ve kalem yolu ile) cabalarda bulunmak, degil fakat asil kiliç elde vurusmak, ve farkli inançtakileri yok kilmaktir. Kisi Cennet'e ancak bu sarti yerine getirmekle girebilir. Bu görüsünü açiklarken Mevlana , Kur'an'in Tevbe Suresi'nin 111ci ayet'ini kendisine dayanak edinir . Bu ayet söyledir: "Allah, süphesiz, Allah yolunda savasip öldüren ve öldürülen mü'minlerin canlarini ve mallarini... Cennet'e karsilik satin almistir... Verdigi sözü Allah'tan daha çok tutan kim vardir?" (9 al-Tevbe 111) . Ve iste sanki din adina vurusup öldürmek büyük bir fazilet davranisi imis gibi, bizim ünlü Mevlana 'miz söyle ekler : "Ulu Tanri sana pek büyük bir deger vermistir. Allah mü'minlerin canlarini, mallarini kendi yoluna vakfetmeleri mukabilinde, onlara cennet vermistir..."Mesnev- 687. * Söylemeye gerek yoktur ki bu sözleriyle ve görüsleriyle Mevlana, insan sevgisine ve hosgörü denen seye sirt çevirmis olmakla kalmayip ayni zamanda Tanri fikrini dahi küçültmüs olmaktadir. Çünkü yukardaki satirlariyle Tanri'yi, adeta kana susamis da Cennet va'd'leriyle insanlari birbirlerine saldirtirmis gibi bir durumda tanitmistir. Hani sanki Tanri, insanlari baska usullerle dogru yola sokup müslüman yapmaktan aciz'mis de ancak Cennet'i rüsvet olarak teklif ederek onlari birbirleriyle bogazlastirmaktan ve Islam'in kiliç yolu ile yayilmasini saglamaktan baska bir sey yapamazmis gibi! * Mevlana' ya göre Islam'dan gayri bir dine yönelik olanlari "Sapik" olarak kabul etmek gerekir, çünkü Kur'an böyle emretmistir:. Insan'lari kul ve özgürlükten yoksun ve din adina savasmakla , esirler ganimetler almakla görevli birer yaratik gibi kabul eden Mevlana bir de , sirf inanç farkindan dogma ayricaliklar, ve esitsizlikler açisindan ele alir. Bir kere müslümanlar disinda kalan insanlari "sapik" olarak kabul eder çünkü Kur'an'da Islam'dan baska gerçek din olmadigi ve baska bir dine yönelenlerin "sapik" olduklari ve onlara karsi "Cihad" farz'olundugu yazilidir. Örnegin Imran suresi'nde : "Allah katinda din, süphesiz (sadece) Islamiyettir..." (Imran 19), ve "Islamiyetten baska dinlere ragbet edenler tam bir sapiklik ve ziyan içindedirler" (Imran 85) , ve Tevbe Suresi'nde "Müsrikleri nerede görürseniz öldürün" (Tevbe 5) seklinde emirler ve buna benzer daha niceleri vardir. Tevbe Suresi'nin 29cu ayet'inde , Yahudilerden ve Hiristiyan'lardan (ve daha dogrusu kendilerine "Kitap verilenlerden") , Tanri'nin ve ve Peygamberinin emirlerine inanmayan ve "Hak dini'ni" (yani Islamiyeti) din olarak edinmeyenlere karsi savas açilmasi ve bu savasin "boyunlarini büküp kendi elleriyle cizye verene kadar" sürdürülmesi emredilmistir. Bu sekilde cizye verir duruma getirilmeleri halinde dahi, her ne kadar onlarla bazi hallerde yoldas olmak mümkün ise de, bu yoldaslik ve arkadaslik arzu ve iradeye bagli bir sey degildir. Mevlana' nin söyleyisiyle "nasil ki baykus, karga ve dogan bir kafese düsebilir" ise, ya da "nasil ki asagilik ve yüce kisiler, kis ve kar yüzünden bir kervansarayda günlerce (beraber) kalirlarsa", ya da "nasil ki hapiste bir temiz kisiyle bir beynamaz arakadas olabilir" ise, bir müslüman kisi de iki sapikla (örnegin Yahudi ve Hiristiyan iki kisi ile) tesadüfen yoldas olabilir; yani irade disi bir nedenle zoraki olarak bir arada bulunabilir. Fakat yol açilipta engel ortadan kaltigi zaman hepsi ayrilir, ve her biri bir yana gider. Yani Mevlana' ya göre , her ne kadar müslüman olmayanlari hor görmemek gerekirse de bu "gerek", hosgörü'den ya da insan sevgisinden filan dogma bir sey degil ve fakat bir bakima islami çikarlar düsüncesindendir. Çünkü kafir bir kisi, pek ala müslüman olmus olarak ölebilir. Nitekim bu düsüncesini vurgulayabilmek için Mevlana söyle diyor: "Hiçbir kafiri hor görmeyin (zira) müslüman olarak ölebilir , olur ya! " Mesnevi-688. Daha baska bir deyimle Mevlana' nin yukardaki mantigina göre, müslüman olmayarak ölen kimseleri, yani "kafirleri" hor görmekte sakinca yoktur. --devam edecek-- Not: Yazı sevgili İlhan Arsel'den kısaltarak aktarılmaktadır. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Mutezile, şimdi oltayı attın balık bekliyorsun değil mi ? yok abiciği içinde balık olmayan denize oltayı atma benden sana tavsiye. Ama tahmin etmiştim bir Mevlana topici açacağını bu yüzden ben açmadım böyle bir topic hani "siz önden buyurun" tarzını benimsedim.
Anlat bir diyeceğim yok ama bu söyediklerin reklam kokuyor bilesin. Hatta sana bir yol göstereyim ; mesela şu Mevlana'nın "kabak" hikayesini *öne sür daha önce Ceviz Kabuğu programında Hulki abim bayağı üstünde durmuştu usta'yı gözden düşürmek için sende dene, o da olmazsa Şems ile arasında cinsel ilişki vardı falan dersin üstüne bir de Nasrettin hoca ile kavga ettirirsin sonrada Moğolların ajanıydı falan dersin yani elinde çok malzeme olacaktır emin ol, kim tutar seni..... |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
-----"Hiçbir kafiri hor görmeyin (zira) müslüman olarak ölebilir , olur ya! " Mesnevi-688. Daha baska bir deyimle Mevlana' nin yukardaki mantigina göre, müslüman olmayarak ölen kimseleri, yani "kafirleri" hor görmekte sakinca yoktur. -----
yaziklar olsun bunu yazana......yoruma bak.......kalplerindeki pisligi atamamis,kalemlerinde kusan insanlar bunlar.....simdi ustamin sozune karsi gelip bu densizi hor gordugumu biliyorum,ama dedim ya herkes mecburunu yasar.....boyle bir yorumla boyle edepsiz bir iftiraya atana nasil karsilik verilmez,nasil gorulmez birisi ogretsin bana bunu.......sodomo ve pan kardesim sizden umutluyum bu ogreti konusunda........ama su hale bakarmisiniz lutfen.......icler acisi..... |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Ne kadar sabırsızsınız dostlar..
Bırakın kardeşimiz yazısını tamamlasın.. elbette kendine göre doğruları da var İlhan Arsel'in. Netice de bir insandır eleştirilen.. Biz kimseyi putlaştırmıyoruz.. Ne İsa'yı.Ne Musa'yı.Ne Mevlana'yı. Biz varsa Marks'tanda alırız Engels'ten de.. Nazım'ı da dinleriz Yunus'u da.. Arsel'de bir bizim için Mansur'da.. Tüm canlar da canandır derviş gözünde. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
ok.....ben dersimi aldim.....sagol pan kardesim
|
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
panteidar,
bi şey atlıyorsun, bence bir topic açılmışsa ve insanlar uğraşıp didinip bir şeyler yazmışlarsa o insanların yazdıklarına değer vermek adına bişeyler yazmalı cevap olarak bak Mev bunu çok iyi yapıyor onun kızgınlıklarında, sitemlerinde bile bir değer verme var karşısındakine. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Sevgili Sodomo ;
Tabi ki cevapsız kalmaz. Ben bir topic cevapsız kalınca , yazan arkadaş adına üzülüyor ve mümkünse bir yanıt veriyorum , yazısına değer verilmediğini düşünmesin diye.. Üstelik böyle bir konuda elbette söylenecek sözümüz olacaktır. Ben "devam edecek" notunu gördüğümde , beklerim devamını.. Kendim de o notu düştüm mü , araya girilmesin isterim. Onun için "bırakın tamamlasın" dedim.. Yoksa söylenmemiş daha çoook sözü var ustaların. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
benim icin en onemli seyi dillendirmek istiyorum artik.........kimsenin kafasini bulandirmadan cok oz ve icten bir sekilde yazicam.....
Sen bir ruhsun......Allah sana kendi ruhundan ufledi.....dolayisi ile ruhu bir nokta olarak dusunelim.....bir nur olarak bakalim.......bu ruh iyi......iyi otesi hatta.......yaptigimiz kotulukler bu ruhun saga sola sapmalaridir......yalpalamisidir.....ruh sonra tovbe eder,ozur diler..yine ozune doner.....Allah hosnut olur...... sodomo kardesi,ben insanlara deger vermiyorum.....deger verilmez insanlara..... cunku insanlar zaten degerlidir......biz sadece karsimizdakine degerini HISETTIRIRIZ....... mevlanin sozu----"Hiçbir kafiri hor görmeyin (zira) müslüman olarak ölebilir , olur ya! ----- su guzelligi insan nasil goremez???su icten,ozden gelen,ustamizin en ruhunun farkinda oldugu bir anda soyledigi bu soz nasil anlasilamaz..... nasil biliyormusunuz........ ozunu unuttugun zaman....... bak yukarda ilhan arsele saydim sovdum......yanacam biliyorum pismanliktan.....dun liopa yandim....bugunde ilhan arsele yanicam...kendimle basbasa kaldigimda olacak olan bu...... ama ne olurdu ilhan arsel ozunden sapmasaydida bunlari yazmasaydi......ne olurdu mutezile gelip onu buraya yapistirmasaydi..... ve ne oldu ben sovdumde.......niye yaptim bunu.....mecburiyetten......iste hep bu mecburlarimda sinifta kaliyorum..... hakkinizi helal edin kardeslerim |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
yok pante ben kendi topicim için söylemedim o zaten biraz ağır bir konu ve onu referans kaynak olarak bulunsun diye orada durmasından yanayım daha sonra özet olarak "bilgi" ve onun maddesel olmayan gerçekliği üzerine toparlayıcı bir yazı yazacağım asıl orası önemli olacak yoksa şimdi cevap yazmak için uğraşma sakın dedim ya konu henüz toparlanmadı...
|
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
mevlanin sozu----"Hiçbir kafiri hor görmeyin (zira) müslüman olarak ölebilir , olur ya! -----
*Ben bu sozde hic de insancil bir yon goremiyorum. Mevlana'nin vurguladigi ,muslumanlik,insanlik degil.Evet ,"Kafiri hor gormeyin "sozu guzel ;nedeni " musluman olebilir "hic de hos olmayan bir sebep. Bunun yerine "Onu da tanri yaratti,kardesimizdir" dese ,sizinle hemfikir olabilirdim. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
vartor kardesim mevlananin demek istedigi sudur:
insanlar kafirlere sovmusler......kafirlikleri yuzunden...mevlana da bu duruma uzulmus ve bu inanan insanlara vicdanlari sizlatacak bir soz soylemistir....sozun guzelligiyle birlikte maksadi da onemlidir kardesim...... senin soyledigin gibi soyleseydi insanlar o nun anlatmak istedigini anlamayacaklardi.....bu sozdeki ana gaye sudur...... birisini bir seyin yoksunlugundan suclarken,yarin ona sahip olamayacagindan emin olmayalim....zira yarin ona sahip bir sekilde karsimiza cikarsa biz eski ithamlarimizdan dolayi utanc duyar,vicdan azabi cekeriz...... bunu birebir olarak bu sitede yasamis birisi oldugum icin o utancin ne demek oldugunu cok iyi biliyorum vartor kardesim..... gameovera soylenenler icin gulmustum.......gameover muslumanliga geri dondugunu aciklayan bir topic acinca elim ayagim birbirine karisti,utancimdan yerin dibine girdim..... Comertlikte ve yardim etmede akarsu gibi ol Sefkat ve merhamette gunes gibi ol Baskalarinin kusurunu ortmede gece gibi ol Hiddet ve asabiyette olu gibi ol Tevazu ve alcakgonullulukte toprak gibi ol Hosgorulukte deniz gibi ol Ya oldugun gibi gorun ya gorundugun gibi ol demissin ki sevgili kardesim : Bunun yerine "Onu da tanri yaratti,kardesimizdir" dese ,sizinle hemfikir olabilirdim. daha fenasini soylemis bak hazir ol :) mumkun mu bu,olsun ruhumuz ilgisiz? sen bende ve ben sende dogar,gizleniriz sen ben deyisim anlatabilmek icin, sen ben aramizda yok ki, gercekte biliriz....... ustam seni beni yok etmis..........ustam ucmus.........ah be kardesim niye acmassiniz su gonlunuzu :( |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
varto ve mev kardeşlerim, Mevlana'yı değerlendirirken "tekamül" olgusunu düşünmeden yorum yapmayın derim ben size, bu siteye de o kadar "şeriatçı" insan geldi ki neler söylemediler din adına, ne insanlık dışı düşünceleri vardı din adına, günü birinde onlar bu düşüncelerinde yanıldığını anlasa ve bambaşka insani duygular ile dolup taşsalar (ki çok var böyle insan) bizim onların "şeriatçı" bir kafa ile *yorum yaptıkları dönemlere atfen hatırlatma yapmamız ve "işte sen busun" dememiz doğru olmaz, insanlar değişir, gelişir ve daha iyi olanı, daha güzel olanı bulma yoluna girerler bu yüzden onları son halleri ile değerlendirmek gerekir hatta birisi gelip benim 25 yaşında söylediğim sözleri bana hatırlatsa "yok o ben değilidim o başkasıydı" falan derim, yoksa yani bende biliyorum Mevlana' nın ne zırva laflar söylediğini, *ve bu yüzden az kavga etmedik kendisiyle.....
|
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Ancak raksedebilen bir Tanrı'ya inanabilirim ben (Nietzsche)
Sema Allah'ın raksıdır. (Mevlana) Allah raksetmez.(Aspartam) |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Bence bu yazı tam bir saçmalık,kendini çok zeki zanneden bir zeka yoksunundan çıkmış bu yazı...
Mevlana müslümandır değil mi?Yukardaki anlatılanlar İslam denen dinin Cihat düşüncesini içeriyor.Mevlana ne yapsın Allah'ın dediğini inkar mı etsin?Allah'ın emridir cihat,Mevlana'da cihatla ilgili görüşlerini yazmış.Cihatı kötülemek gibi bir şansı var mı? Yazıyı yazan adam Harun Yahya denen zımbırtının ateist versiyonuymuş.... |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
--II. BÖLÜM--
* *Ne ilginçtir ki Türk asilli oldugu halde, bazi hallerde sirf çikarlari ugruna kendisini Türk saymadiktan gayri Türkleri hakir görücü, küçültücü bir dil ile tanimlamayi ma'rifet saymistir Mesnevi--689. Pek muhtemelen Muhammed 'in Türkler aleyhinde söyledigi sözlere ya da Kur'an'da (Enbiya ve Kehf Sure'lerinde) Türk'lerin, insanliga en büyük felaket getirecek olan Ye-cuc ve Me-cuc neslinden gelmis oldugunun yazili bulunmasina 690 inanmis oldugu içindir ki bu yolu seçmistir. Anlasilan o'dur ki bizim hosgörü sampiyonu ya da insanlik asigi sandigimiz Mevlana , ne öyle gerçekten hosgörülü bir insandir ve ne de insanliga karsi gerçekten sevgi duymaktadir. Hosgörü sahibi bir insan olmus olsaydi, insanlari "müslümanlik" kistasina göre ele almaz , din ve inanç farkina göre degerlendirmezdi; örnegin kalkipta kafirlerin sapik olduklarini ima etmez, ya da kafirlere karsi savasi (cihad'i) öngören seriat emirlerini kutsal bilmezdi. Bilakis her türlü tehlikeyi göze alip bu tür hükümlere karsi sahlanir ve hiç degilse bunlarin "Yüce bir Tanri" anlayisiyle bagdasamayacagini söylerdi. * Mevlana' ya göre kötülügü "Kötülükle" savurmak gerek , çünkü Kur'an öyle emretmistir ! Her ne kadar Mevlana 'nin yazdiklarinda, sanki kötülügü sabirla karsilamak gerektigi kanisini yaratan satirlar bulunmakla beraber , aslinda bu da bir aldatmadan baska bir sey degildir. Örnegin Fihi Mafih ' de "Kadinlarin kötülüklerine karsi sabir gösterin" seklinde konustugu görülmekle beraber Mesnevi--691, bu ögüt, birazdan belirtecegimiz gibi, felsefi ve ahlaki bir gerekce'ye dayali olmayip erkeklerin çikarlarini saglamaga matuftur ve üstelik 'te kadinlari dogustan "kötü" imisler gibi tanimlamak itibariyle önyargilarla doludur. Fakat her ne olursa olsun Mevlana , kötülüge iyilikle karsi koyma ilkesinin düsmanidir. Inandigi sey "kötülüge karsi kötülük" ve "iyilige karsilik iyilik" ilkesidir; bu ilke'nin Tanri emri oldugunu ve asla degismez nitelikte bulundugunu söylemekten bikmaz; Tanri'nin bundan daha baska bir düsünceye sahip olamayacagini savunur. Savunurken de Kur'an'in çesitli ayet'lerini , (ve özellikle Zilzal Suresi'nin 7 ve 8ci ayet'lerini) kendisine destek edinir. Bilindigi gibi bu ayet'lerde söyle yazilidir: "Kim zerre kadar iyilik yapmissa onu görür; kim zerre kadar kötülük yapmissa onu görür..." (99 Zilzal 7-8). Bundan baska yine Kur'an'da: "Ey müslümanlar...size kisas farz kilindi... Ey akil sahipleri kisas'da sizin için hayat vardir..." (2 Bakara 178-179) diyerek "Göze göz, dise dis ..." seklinde öç almayi emreden emirler, ya da : "Kim bir ceza'ya ugrar da ceza edeni ona benzer bir surette cezalandirirsa...Allah ona yardim eder..." (22 al-Hacc 60) seklinde hükümler vardir 692. Bunlari göz önünde bulundurarak Mevlana , Tanri'nin kötülüge karsi iyilikte bulunma tavsiyesini asla vermeyecegini iddia eder ve söyle der: "Çünkü Ulu Tanri Hakimdir: -' Sen kötülük et. iylik bulursun-' nasil der! Bir kimse bugday ekip arpa biçemez...bu imkansizdir. Bütün veliler ve nebiler (peygamberler) de :-'iyiligin karsiligi iyilik, kötülügün karsiligi kötülük-' demislerdir..." * Bunu söylerken Mevlana, yine kendinden beklenmeyen bir zihniyete saplanmis olarak, kötülüge iyilikle karsi koymanin, aslinda "iyilik" yaratabilecegi gerçegine de sirt çevirmistir . Oysa ki bu gerçek, her seyden önce akil ve vicdan verisi olarak ortadadir; ve geçmis çag'lar boyunca nice düsünürler (örnegin eski Yunan feylezoflari) tarafindan, ya da din kuruculari (Örnegin Buda ya da Isa gibi "Kötülüge karsi iyilikle davranin size tokat atana diger yanaginizi çevirin" seklinde konusanlar) marifetiyle insan ruhuna temel bir ilke olarak yerlestirilmek istenmistir. Ama ne var ki seriat'a saplanmislik Mevlana 'yi bu asil ve yüce düsüncelere de yabanci kilmistir . * Mevlana 'ya göre "insan" denilen varlik "kötü" ve "zalim" ve "bilgisiz" bir yaratiktir, çünkü bunun böyle oldugu Kur'an'da yazilidir : Mevlana' nin bilmedigimiz yönlerinden biri de insan varligina karsi gerçek anlamda ne saygi ve ne de güven beslememis olmasidir. Insan beyni'nin sinirsiz bir gelismeye müstait oldugundan, ve Kisi'nin kul olarak degil faka aksine ancak özgürlüge ve sorumluluk duygusuna sahip olarak uygarlasabileceginden habersizdir. Gerçekten de Mevlana' ya göre insan "kötü", "zalim" ve "çok bilgisiz" bir yaratiktir, çünkü Kur'an'da böyle yazilidir (örnegin bkz. 33 Ahzab 72) 693. Böyle yazilmasinin nedeni de güya insan'in Tanri'ya karsi "hiyanet" halinde bulunmasidir. Güya Tanri "Ademogullari'ni" yani insan'i sereflendirmistir ( bkz. 17 Isra 79 ), ve "emaneti" onlara teslim etmistir (bkz. 33 Ahzab 72), ama ederken de : "Canlarinizi ve mallarinizi Benim yoluma vakfetmeniz karsiliginda sizi Cennet'e alirim" demistir (bkz. 9 Tevbe 112) 694. Mevlana 'ya göre Tanri'nin anlatmak istedigi sudur: "Ben sizi, vaktinizi, nefsinizi, mallarinizi satin aldim. Eger bunlari, Benim için harcar, bana verirseniz, bunun karsiligi ölümsüz cennettir. Senin, Benim yanimdaki degerin budur...(Oysa sen gece gündüz vücudunu maddi besinle besliyorsun). Olsa olsa bu vücud senin atindir ve bu dünya o atin ahiridir. Atin yemi, binicinin yiyecegi olamaz. Onun kendine göre uykusu, yiyecegi ve nimetleri vardir. Fakat hayvanlik duygusu seni yenmis oldugundan ve atlarin ahirinda, atlarin basi ucunda kalmis bulundugundan, beka aleminin emirleri ve sahlarinin sirasinda yerin yoktur. Kalbin burada, fakat vücudun seni yenmis oldugu için onun hükmü altina girmis ve onun esiri olarak kalmissin..." * * m E S N E V İ :695 . * Görülüyor ki Mevlana ' nin Kur'an yorumuna göre , Tanri "insan'dan" sikayetcidir, çünkü insan çikarci'dir, ve çikarlarini saglamak için Tanri'yi ihmal etmektedir, kendini bütün bütün O'na verememektedir; ibadet yerine baska islere yönelmektedir ve yönelmek için : "Kendimi yüksek islere veriyorum, fikih, hikmet, astoronomi, tibb ve daha aska bilgiler okuyorum, ögreniyorum..." diyerek bahaneler göstermektedir. Oysa ki "Iki rekat namaz, dünya ve dünya'da olan seylerden hayirlidir ...(çünkü) bunun böyle oldugunu Tanri elçisi buyurmustur..."Mesnevi--696 . Daha baska bir deyimle Mevlana' nin din anlayisina göre Tanri insani sirf kul olarak kendisine dua'larda bulunsun, ve yerlere kapanip kendisine yalvar yakar olsun için yaratmistir; insanin kul olmaktan ileri geçen bir degeri yoktur. * Insanlar arasi esitsizlige de inanmistir Mevlana ; Köleligi dogal ve siyahilerin asagilik durumunu olagan bulurken bir de Kadin sinifinin kötülük kaynagi oldugunu kabul eder. Yine seriat'a körü körüne baglilik nedeniyle Mevlana , Tanri'nin insanlar arasinda esitsizlikler yarattigina inanmistir: sadece dinsel açidan degil ve fakat diger bakimlardan ve özellikle irk ve cins açisindan da . Örnegin köleligin Tanri'dan gelme dogal bir kurulus oldugunu , siyahilerin (zencilerin) asagilik bir irk sayildigini, ve kadinlarin dogustan kötü ve hilekar olduklarini kabul eder: hep "Tanri ve peygamber böyle söyledi " diyerek. Dayanagi yine Kur'an ayet'leri ve Muhammed' in sözleridir. Çünkü bir kere Kur'an'da örnegin Nahl Suresi'nde köleligin Tanri yapisi oldugu ve Tanri'nin kölelik kurulusunu yaratmis olmakla gurur duydugu yazilidir: "Allah, hiç bir seye gücü yetmeyen ve baskasinin mali olan bir köle ile, kendisine verdigimiz güzel nimetlerden...sarfeden kimseyi misal gösterir: hiç bunlar esit olur mu? Övülmeye layik olan Allah'tir..." (16 Nahl 75ci ayeti) . Diger yandan da Muhammed , müslüman kisilerin sahip bulunduklari köle ve cariyelerden söz ederken : " Elinizin altina Tanri tarafindan verilen halayik ve hizmetkarlariniz..." diye konusmustur 697. Bundan dolayidir ki Kölelik kurulusuna , ya da "tutsakliga" karsi Mevlana 'nin agzindan tenkid niteliginde bir söz çikmaz; aksine onlari asagilatircasina konusur. Su insafsiz satirlar Mevlana' nin ünlü Mesnevi ' sinden alinmistir: "Çocukken tutsakliga düsen, yahut da daha önce anasindan kul olarak dogan kisinin cani, hürlük zevkini görmemistir. Onun meydani suretler sandigidir. Akli, daima suret'lerde mahpustur, kafesten kafese gezer durur. Kafesten yukarilara çikmaya bir delik yoktur, yerden yere boyuna kafeslerde gezer. Kur'an'da -'gücünüz yeterse çikin bakalim-' denmistir. Bu söz Tanri'dan insanlara da hitaptir, cinlere de. Tanri - ' ...Tanri kudreti ve gökten gelen vahy olmadikca size bu göklerden yücelere çikacak bir delik yoktur-' demistir. Sandiktan sandiga giden adam, gökyüzüne mensup degildir, sandiga mensuptur..." mESNEVİ--698 * Görülüyor ki Mevlana 'ya göre Tanri, böylesine sinirsiz bir keyfilik içerisinde insanlardan bir kismini köle olarak yaratmis, ya da tutsak durumda kilmis olup adeta bir sandiga tikamistir ve sandigin deliklerini de kapamistir: bu zavallilara artik o deliksiz sandiktan çikma sansini bile tanimamistir. Öte yandan Tanri kurulusu olan köleligin sürüp gitmesini saglayici kurnaz buluslara da taraftardir bizim "insanlik asigi" Mevlana' miz. Bilindigi gibi bu kurnaz buluslar arasinda, köleleri yedirip içirmek ve onlara güya iyi muamele etmek gibi seyler vardir. Mevlana bunlardan bazilarini nakleder ve Muhammed 'in : "Hizmetcinize, siz ne giyiyorsaniz onu giydirin... elinizin altindakilere yediginiz seyden yedirin..." diye vasiyette bulundugunu ve : "Elinizin altina Tanri tarafindan verilen halayik ve hizmetkarlariniz da kardeslerinizdir. Tanri birisini birisine muhtac ederse ona yediginden yedirsin, giydiginden giydirsin. Yapamayacagi seyi teklif etmesin ..." seklinde konustugunu hatirlatir ---Mesnevi 699. * Söylemeye gerek yoktur ki köle'yi "yedirip içirmek" ya da yapamayacagi kadar agir islere sürmekten çekinmek , ya da hatta "kardes" bilmek, hep güzel seyler, ancak ne var ki bütün bunlar kölelikten dogma haysiyetsizligi ve üzüntüyü gidermez ; sadece köle'ye , kölelik durumuna isyan etmeksizin, ses çikarmaksizin katlanma olasiligini saglar. Nasil ki geçimini arabacilikla geçiren bir kimse, ati'na iyi bakmakla, ati'nin yiyecegini, içecegini ve bakimini saglamakla kendi çikarlarini saglayabiliyorsa, köle sahibinin de, sirf kölesini is görebilir durumda tutabilmek için, yedirip içirmesi , ve "kardes" bilir görünmesi kadar dogal ne vardir ki. Fakat köle bakimindan önemli olan sey, sadece iyi bakilmak, ya da "kardes" sayilmak degil, özgür bir insan olmak, ve haysiyetsizliklerdedn kurtulmaktir. Mevlana gibi bir kimse'den , köleligi sürdürme kurnazliklarini savunmak degil, fakat insanlik adina utanç sayilmak gereken kölelik kurulusuna karsi kafa tutmak, ve köleligin yok edilmesi için savasmak beklenirdi. Bundan gayri Mevlana , yine seriat'tan esinlenmis olarak, Tanri'nin insanlari irk ve cins bakimindan da farkli derecelerde yarattigini, ve insanlar arasina esitsizlikler saldigini savunur: güya Tanri siyah derilileri (zencileri) ya da kadinlari böyle bir kadere müstahak bulmustur. Zencilerle ilgili olarak Mevlana , kendi hayalinde canlandirdigi ve kötü ruhlu olarak tanimladigi "Kadi naib" 'ine sunlari söyletir: "... tek tek hepimiz'de ilk zulüm yapaniz, yüzümüzün karasiyle sevinmedeyiz, Zenci gibi, hani; o da sevinçlidir, neselidir. Kendi yüzünü kendisi görmez, baskasi görür..." Mesnevi---700. Dikkat edilecek olursa zenci hakkinda :"Kendi yüzünü kendi görmez" diyerek zencilerde tiksinti verici bir nitelik bulundugunu anlatmaktadir. MEVLANADA KADIN ANLAYIŞI (Hak ve Özgürlükler Bahsi) Kadin 'larin hak ve özgürlükleri konusuna gelince, bu alanda da Mevlana, kendisini seriat dogrultusunda tutar ve Muhammed 'in sözlerini ve Kur'an'a yelestirdigi hükümleri rehber edinir, ve bu nedenle pek olumsuz ve pek sasirtici önyargilara gömülür. Kadin sinifini gerçekten asagilatici nitelikte olan seriat hükümlerini akil süzgecinden geçirmeden sergilemeyi ma'rifet bilir. Bundan dolayidir ki seriat'in kadinlari "kötü", ve "hilekar" ve "düzenbaz" ve "yalanci" vs olarak tanimlayan hükümlerini benimser. Örnegin Mesnevi adli yapitinda : "Hirsiza, o eli kesilmek bir acilik verir ki, kadin gibi hirsizlik zevkine erisir..." 701 derken , ya da "Kadinin bakisi fitnedir, Fakat bu fitne, sesi de duyuldu mu, bir kat (iken) yüz kat olur " diye eklerken 702, ya da "...Kadinin hilesine son yoktur" deyip 703 güya "Kadi" efendinin çapkinligini sergilemek maksadiyle Kadin sinifini kötülük kaynagi ve erkegin elinde araç seklinde gösteririrken yaptigi budur. Bu ikinci örnegi kisaca özetlemekte yarar vardir, zira Mevlana , Kur'an'daki "Adem ve Havva" hikayesini ele alarak "Kadin'in ilk günahkar ve hilekar oldugu" temasi'ni büyük bir ustalikla isler. Maksadi, kadin sinifi'nin erkegi kandirmak ve aldatmak hususunda seytana meydan okuyabilecek kadar hilekar yapida bulundugunu ortaya vurmaktir. Büyük bir zevkle anlattigi su hikaye bunun kanitidir: Cuha adinda biri yoksulluktan kurtulmanin kurnaz yollarini ararken bir gün güzel karisini karsisina alir : " Madem ki silahin (güzelligin) var , yürü avlan da avindan süt sagalim. Tanri sana yay gibi kaslar, ok gibi bir bakis vermis. Bunlari adam avlamaktan baska ne için verdi? ..." der, ve Kadi efendiyi kandirmasini ondan ister. Kadincagiz , onun sözünü dinlemekten baska çare olmadigini düsünür ve kalkar Kadi 'nin yanina gider ve dil dökerek onu afsunlamak üzere söyle der: "Bu cariye'nin evi tamamiyle bombos. Düsman köye gitti, bekci de yok. Halvet olmak için pek güzel bir yurt. Mümkünse bu gece oraya gel. Geceleyin görülen is'te ne düzen vardir, ne riya. Bütün gözetliyenler, uyku sarabiyle sarhostur. Gece zencisi hepsinin boynunu vurmustur..." . Hikaye'nin bu noktasinda Mevlana , Kur'an'daki "Adem ve Havva" masalini ele alip ,kadin sinifi'nin "hilekarligini" vurgulamak üzere Iblis'in , Adem'i kandirmak istedigini, fakat basarili olamadigini, buna karsilik Havva'nin , Tanri yasagini dinlemeyip Adem'in aklini çeldigini hatirlatir ve söyle der: "Iblis, Adem'e nice defa masallar okudu ama, Havva -'ye'- dedi de Adem, Tanri tarafindan yemeyin denen meyvayi o vakit yedi...". * Fakat bununla de yetinmez bir de Kaabil olayini ve ayni zamanda Vahile ' nin hilesi yüzünden Nuh ' un basina gelenleri anlatir: "... Alemde zulümle dökülen ilk kan, kadin yüzünden ve Kaabil'in elinden çikti. Nuh, tavada ne kadar kebab kizartmak istese, Vahile, durmadan tavaya tas atardi. Kadin hilesi onun isine üstün olur, onun saf ögüt suyunu bulnadirir giderdi. kavmine gizlice - 'amanin bu sapiklardan dininizi koruyun derdi..." 704 Bilindigi gibi seriat kaynaklarina göre güya Adem'i kandiran Havva'dir ; güya Nuh ' u hile ile aldatan Vahile 'dir 705 ; güya Kabil kadin ugruna erkek kardesi Habil 'i öldürmüs ve insanlik tarihinde ilk kan dökülmesi olayina sebeb olmustur 706 Görülüyor ki Mevlana , akla ve mantiga ve insafa ters düsen seriat masal' larini bir kenara atip akilci yoldan kadin'in insanlik sahsiyetinin haysiyetini koruyacak yerde, bu masal'lari sanki birer kutsal gerçek bilip kadini "hilekar", "güvenilmez", ve "insanliga ilk kan döktürten kötü bir yaratik" seklinde tanitmak hevesindedir. * Söylemeye gerek yoktur ki seriat kaynaklarinin Tevrat 'tan asirdiklari bu yukardaki hikayeler, Tevrat 'i kaleme alan Yahudi din adamlarinin ve yazarlarinin kafadan uydurduklari seylerdir ki, kadin sinifini erkek sinifinin boyundurugu altina sokma amacini güder. Insan sevgisiyle dolu ve insanlik sahsiyetinin haysiyeti duygusuna saygi duyan hiç bir aydin kisi, bu tür masal'lara inanip kadin'i küçültme yoluna sapmaz. Ne yazik ki Mevlana üstadimiz bu nitelikte bir aydin olma cabasinda degildir. Bu masallari bertaraf edebilecek cesareti ve asaleti göstermeyi düsünmez. Ona göre kadinin "kötülügüne" ve "hilesine" ve "pisligine" son yoktur, ve onu düzeltme hevesine kapilmak bostur. Kadin'in bu yönlerinden ve özellikle "pisliginden" söz ederken söyle der: "Gece gündüz ugrasiyor, kadinin huylarini güzellestirmege çalisiyorsun; oysa kendini onunla temizlesen daha iyi olur..." . Bunu derken hareket noktasi olarak, biraz önce isaret ettigimiz "Adem ve Havva" hikayesini ve dolayisiyle kadin'in bas suçlu oldugu faraziyesini benimsemise benzer: güya Havva Tanri'nin yasak emrini dinlememis ve Adem 'i, kendisiyle birlikte günahkar duruma sürüklemistir, ve güya Tanri, müslüman erkek kul'larina, kadinlarin "pisliklerine" ve "kötülüklerine" vs katlanmalarini söylerken onlara, kendi çikarlari bakimindan (ve daha dogrusu kendilerini temizlemek ve kadinlara üstün olmak için) kurnaz bir yol bulmustur. Oysa ki Tevrat 'da ve Kur'an' da geçen bu hikaye'ye göre asil suçlu Havva degil fakat Adem' dir, çünkü Tanri yasak emrini asil ona hitaben vermistir. Kaldi ki Adem, eger Havva ' nin teklifine akilsizca kanmis ve uymus ise, bunun günahini Havva 'ya yüklemek haksizlik olur Mesnevi---707. Eger Mevlana böyle bir haksizliga göz yumuyor ise, gerçek bir "düsünür" ya da "aydin" sayilmaga layik degildir. [b]Öte yandan Mevlana , yine bu vesileyle, kadinlarin "kötülük'lerinden" ve "hile'lerinden" korunma yolunun, onlarin kötülüklerine katlanmak oldugunu tekrarlarken : "Bu, tipki pisligini onlara sürmek suretiyle kendini temizlemek gibi bir seydir" diye ekler. Söyle devam eder Fihi Mafih adli kitabinda : "Kadinlarin kaprislerine, kötülüklerine tahammül etmek ve onlarin söyledikleri imkani olmayan seyleri dinlemek, onlarin kosturmasina dayanmak suretiyle kendini iyilestirmek ve düzeltmek için (Tanri evlenme yolunu göstermistir)..."[/b]Mesnevi---708 . Sanmayiniz ki Mevlana , bu sözleriyle kötülüge karsi iyilik felsefesine yönelmistir: hayir, hiçte öyle degil, çünkü "Kadinlarin kötülüklerine tahammül etmek ...suretiyle kendini iyilestir, düzelt" seklinde konusan bu ayni Mevlana , ayni yapitinin bir kac sayfa ilerisinde, kadina dayak atmanin faziletinden söz eder: hem de ortada dövme fiilini gerektiren kesin bir sebeb ve delil olmadigi halde; örnegin kadinin "serkesliginden" süphelenen ve endiselenen her koca, karisini dövmelidir, çünkü Mevlana , Kur'an'in Nisa süresi' indeki su ayet kendisine rehber edinmistir: " ...Serkeslik etmelerinden endise ettiginiz kadinlara ögüt verin, onlari yataklarinda yalniz birakin, onlari dövün... " (4 Nisa 34) 709. Suçluluk durumu kesinlesmeden kadin'a ceza uygulamasini kutsal sayan Mavlana 'yi gerçek bir düsünür ya da aydin olarak kabul etmek bilmem ne derece dogru olur? --Devam edecek--- PS: Sevgili Arselden mümkün mertebe kısaltarak aktarılmaktadır. Yazının temel dayanağı Mesnevidir. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Mutezile seninlede uğraşacağız anlaşılan hemde bayağı uğraşacağız lakin bu aralar farklı konuların üstündeyim çok ters bir zaman da geldin yoksa ben tahmin etmiştim senin Mevlana üzerinde çalışmakta olduğunu ama merak etme bizzat ilgileneceğim iddialarınla.
|
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Ne ilginçtir ki Türk asilli oldugu halde, bazi hallerde sirf çikarlari ugruna kendisini Türk saymadiktan gayri Türkleri hakir görücü, küçültücü bir dil ile tanimlamayi ma'rifet saymistir Mesnevi--689. Pek muhtemelen Muhammed 'in Türkler aleyhinde söyledigi sözlere ya da Kur'an'da (Enbiya ve Kehf Sure'lerinde) Türk'lerin, insanliga en büyük felaket getirecek olan Ye-cuc ve Me-cuc neslinden gelmis oldugunun yazili bulunmasina 690 inanmis oldugu içindir ki bu yolu seçmistir.
Mutezile bir zahmet Mevlananın da ne dediğini yazsan...Sadece dedi deyip geçmişin,öğrenelim.. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Mevlana, hani şu mesnevi adlı kitapda eşşeğin penisiyle uğraşan zatı muhterem değil mi?
|
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Mevlana İrandan gelme Rum asıllı bir Selçukludur.Cihatlada uzaktan yakından bir alakası yoktur.Moğollar Anadolu'yu kasıp kavururken,o aşk-şarap şiirleriyle gününü gün etmiş ve bu işgalden rant elde etmenin yoluna gitmiştir.Ayrıca Moğollara karşı bir kurtuluş savaşı başlatan Ahi Evran (Nasreddin Hoca)ve oğlu Abdullah Çelebiyle,çıkarlarına dokunduğu gerekçesiyle mücadele etmiş ve oğlunu öldürtmüştür.
|
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Yazılanların Fihi Mah Fih ve Mesnevideki yerleri gösterilmektedir.
İsnad yoktur. Sergileme vardır. Mevlanayı severek okurum. Mesnevi bende de var. Ama gerçekleri, adamın yazdıklarını görmemek için başımızı kuma sokmamız anlamlı olur mu? Yazılanlar, aktarılanlar iftiradır. Fihi Mah Fih ve mesnevide o l m a y a n şeyler isnad edilmiş diyebilecek olan var mı? Tekke açık, gece ve gündüz. Bekleriz. Not: Sodomo sen bir topic altında bu siteden gidiyorum diyerek acıklı sözler döşeyen muhterem değil misin? Hicran ve Firkat rüzgarları estiren cümleler sana ait değil mi? *Başka Sodomolar da varsa o ayrı. Sitenin yolunu çabuk bulup döndüğüne sevindim. Yaşadığın hayal kırıklığı ve Hüzünü de atlatmışsın neyse ki.. Yalnız; Döndükten sonra dilin biraz sivrilmiş, dikkatimi çekti. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
mutezile sende liop gibi bunadın galiba isimleri karıştırıyorsun, istersen bi bak ben gidişimi başlık olarak koymuşmuyum, dilimiz sivri değildir yalnızca birazcık "alaycı" bir üslubumuz vardır o kadarını da idare ediver ne de olsa hoş beş ediyoruz şurada.
"Hicran ve Firkat rüzgarları estirmek...." sevdim bu lafı. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Meğer neymiş bu Mevlana yahu..
İlhan arsel gözümüzü açtı çok şükür.. Köleci , kadın düşmanı , insanlık düşmanı , şeriatçi , cihatçi , sapık vay vay vay.. Aspartam sen ayrı dur kenarda , mal bulmuş mağribi gibi atladın hemen balıklama.. Önce İlhan arsel'in gir sitesine de , ya da al şeriat ve kadın kitabını da , Mevlana için cımbızla bulunmuş ve çarpıtılmış , önünden arkasından makaslanmış , ve eleştiri bulabilmek-oluşturabilmek için büyük gayret sarfedilmiş yazılara değil de , Hz.Muhammed'e sapık diyen , "8-9 yaşındaki sübyanı yatağa attı" diyen yazılarına cevap ver. Mevlana için yazılan bu aslı astarı olmayan çirkin iddiayı tek tek çürüteceğiz bu sütunlarda.. İlhan Arsel'in yazısını okuyup da etkilenenler , yanıtları okuyunca sarılacaklar Mevlana'ya. Çünkü o , senin cevabını veremediğin Tebenni hadisesinin dahi İslamdaki tek örneği peygamberin ayağının tozu olamıyacak kadar kendini küçük görebilmiştir.. İbret dolu öyküsünden çekincemiz olsaydı , kendimiz yazmazdık Determin kardeş."Küçük Kız"başlığı altında okuyabilirsin Kabak hikayesini.Onu bir ahlaksız yazı olarak gören küçük insandır , ondan ibret almayıp da , yazıdaki cinsel organa takılanın kafası hep ordadır zaten.Asıl korkulması gereken kafasını oraya takanlardır.. Hele bir alıntı yazı tamamlansın da yanıtları okuyunca gerçeklerin ne olduğunu görürsünüz. Çamur at izi kalsın taktiği ile 1-2 gün tutunur o kadar. Sonrasında yine , büyük usta Nazım'ın dizeleri okunur aşkla ; Mevlana Sararken alnımı yokluğun tacı Silindi gönülden neşeyle acı Kalbe muhabbette buldum ilacı Ben de müridinim işte Mevlana. Edebe set çeken zulmeti deldim Aşkı içten duydum, arşa yükseldim Kalpten temizlendim, huzura geldim Ben de müridinim işte Mevlana. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Bu başlığı merakla takip ediyorum. Şimdilik epey bişey öğrendim. İlhan Arsel'in yorumları ve üslubu negatif bir tarz da taşısa, önemli olan söylediği şeyler. Panteidar'ın da neler söyleyeceğini merak ediyorum.
Nazım'ın şiirini okuyunca şaşırdım ama. Tarzı, dili hiç Nazım'a ait gibi değil. Şüphelenince aradım, çocukluğunda Konya'daki dedesinin yanında kalırken yazdığı bir şiirmiş. Adamın çocukken yazdığı bir şiir bile bugün anılıyorsa, bu onun gerçekten ne kadar büyük bir şair olduğunu gösteriyor. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
İlhan Arsel'e de cevap verdim kardeş ama maalesef yayınlanmadı.İşte bundan 1 sene kadar önce İlhan arselin sitesine gönderdiğim cevap.
ÖNCE İLHAN ARSELİN YAZISINI VERİYORUM ALTINADA ELEŞTİRİMİ EKLİYORUM. "Kurban geleneginin Kur'ân'da alinisinda rol oynayan dinsel olaylarin incelemes bize sunu gösterecektir ki, Kur'ân'a göre Kurban kesimindeki amaç, esas itibariyle yoksul'a yardim degil fakat Tanri'ya bagliligin, kan akitimi yoluyla saptanmasidir. Adem'in ogullarinin acikli hikâyesi bunun böyle doldugunun ilk kanitlarindandir. A) Adem'in ogullari'nin hikâyesi: Gerçekten de Kur'ân'da, Mâide sûresi'nde, Adem'in iki oglu'nun kissa'si (hikâyesi) anlatilmistir ki Tanri'nin, kurban kesiminden gayri bir sekilde kendisine sunulan kurban'dan pek hosnud olmadigini, ve kurban ameliyesini yoksullara yardim seklinde anlamadigini ortaya vurur. Gerçekten de âyet'de söyle yazili: “Ey Muhammed! Onlara, Adem'in iki oglunun kissasini dogru olarak anlat. Ikisi birer kurban sunmuslar. Birinin kabul edilmis, digerininki edilmemisti. Kabul edilmeyen (kurban sahibi): -Andolsun seni öldürecegim!- deyince, kardesi: -Allah ancak sakinanlarin takdimesini kabul eder- demisti.” (K. Mâide sûresi, âyet 27). Ayet'de açiklik yok, fakat anlatilmak istenen sey, Adem'in ogullarindan birinin koyun keserek, digerinin de toprak ürünlerinden (bugday) vererek Tanri'ya kurban sunduklari, ve Tanri'nin koyun seklindeki kurbani kabul edip digerini red ettigidir. Kur'ân'daki bu hikâye'yi Muhammed Tevrat'tan almistir. Tevrat'in Tekvin kitabinda anlatilan sekliyle hikâye kisaca söyle: Adem'in iki oglu olmustur ki adlari “Hâbil” ve “Kâbil”dir. Bu iki kardesten biri, Hâbil, koyun sürüsü güden bir çoban'dir. Diger kardes, yâni Kâbil, ise çiftçi'dir. Beraberce yasayip giderlerken bir gün Hâbil, gütmekte oldugu sürünün ilk doganlarindan bir koyunu kesip Tanri'ya kurban olarak sunar. Çifçilikle ugrasan Kâbil ise, Tanri'ya kurban olarak toprak ürünlerinden (bugday) sunar. Tanri, Hâbil'in sunmus oldugu kesilmis koyunu kurban olarak kabul eder, fakat Kâbil'inkini kabul etmez. Bunun üzerine Kâbil, kiskançliga kapilip kardesi Hâbil'i bir vurusla öldürür (Bkz. Tevrat/Tekvin, Bap IV, 1-9). Asli Tevrat'da bulunan bu hikâye'nin hadîs'lerde ve Kur'ân yorumlarinda anlatilan sekli asagi yukari böyle. Dikkat edilecegi gibi Tanri'yi hosnud kilan sey toprak ürünü olan “bugday” seklindeki kurban degil, fakat kan akitilarak sunulmus olan “koyun” seklindeki kurban'dir. Belli ki Tanri kendi adina kan akitilmasindan hoslanmistir. Ve bu isi yoksullara yardim olsun düsüncesiyle degil fakat Hâbil'in “takdimesi”nden hoslandigi için yapmistir; Hâbil'in takdimesi ise, biraz önce gördügümüz gibi, kani akitilan koyun'dur. Eger Tanri kan akitilmasindan hoslanmamis olsa, ve kurban'dan maksadin yoksul'a yardim oldugunu düsünmüs olsa, bunu açikca bildirirdi. Oysa böyle yapmamistir. Belli ki insanlarin kendisine olan bagliliklarini “Tanri adina” kan akitilmasina göre degerlendirmek istemistir! Bundan dolayidir ki din adina cihad'a çikilmasini, kâfirlere karsi savasilmasini, kiliçla vurusulmasini (yâni kendi adina kan akitilmasin) “kutsal” bir sey olarak görmüstür. Yine bundan dolayidir ki bu savaslarda ölenleri “sehid” olarak en büyük mükafatlara layik bilmistir. " Bundan sonrası benim cevabım; ilhan arsel demek istiyorki;Kurbanda maksat yardımlaşma dayanışma değil Allah'ın kana susamış bir tanrı olması gibi anlama gelebilecek ifadeler kullanıyor.Kuranda kurbanla ilgili infak ayetleri ve kesilen hayvanın kanının Allah'a ulaşmaytacağı ama bizim takvamızın Allah'a ulaşacağına dair ifadeler bulunmasına rağmen."Kendileri için bir takım yararlara şahid olsunlar ve kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (kurban adarken) Allah'ın adını ansınlar. Artık bunlardan yiyin ve zorluk çeken yoksulu da doyurun.Hac28 "Onların etleri ve kanları kesin olarak Allah'a ulaşmaz, ancak O'na sizden takva ulaşır. İşte böyle, onlara sizin için boyun eğdirmiştir; O'nun size hidayet vermesine karşılık Allah'ı tekbir etmeniz için. Güzellikte bulunanlara müjde ver. Hac 37."Bir de ilhan arsel denilen zavallı Adem'in oğulları kıssasında yorum yaparken Habil'in bir sözünü kasıtlı olarak atlıyor.Orada Habil Kabil'e diyorki:"Allah ancak sakınanlardan (takvalılardan)kabul eder."Unutmayın ki kabilin takvalı yani iyi bir dindar olmamasının sorumlusu Habil değildir.Dolayısıyla Allah,Habil'in kurbanını kabul etmiş Kabilinkini kabul etmemiştir.Artı Kur'an ile Tevrat arasında birçok paralelliklşer vardır.Tevrat'ta bizim kitabımızdır.Musevilikteb bizim dinimizdir.Musa halkına İslam'dan (İslam=Allah'a teslimiyet)başka bir din indirmemiştir.Doğal olarak kaynak aynı olduğu için her iki kitabımızda benzer ifadeler bulunmaktadır.Ancak Tevrattaki kıssalarda önce yorumlarda ve daha sonra bu yorumların ayet metinlerine yansımasıyla tevratta olan tahrifattan dolayı bazı değişik ifadeler bulunabilmektedir.Ve Kur'an hiçbir zaman ne tevratı nede incili reddetmemiştir.Bilakis onların tasdikleyicisi olduğunu ve ehli kitabın onlara uyması gerektiğini vurgulamıştır."De ki: 'Ey Kitap Ehli, Tevrat'ı, İncil'i ve size Rabbinizden indirileni ayakta tutmadıkça hiç bir şey üzerinde değilsiniz.' Andolsun, Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun tuğyanlarını ve inkârlarını arttıracaktır. Sen de kafirler topluluğuna karşı üzüntüye kapılma. Maide 68"Çünkü nasıl bizler 1400 yıldır (peygamberin ölümünden kısa bir süre sonrasından itibaren)İslam diye bir takım töreleri,adetleri,hurafeleri,saçma sapan hikayeleri,peygamber adına uydurulmuş (özellikle emeviler döneminde)onbinlerce hadisi,tarikatleri din edinmişsek;Yahudi ve hristiyanlarda tevrat ve incil dururken onların yüzyıllardır roma putperest dininin etkisiyle oluşturulmuş yorumlarını din edinmişlerdir.Kur'an bunun için öncelikle onların tevrata ve incile uymaları gerektiğini ifade etmiştir.Sonuçta Kur'an tevrattan ve incilden doğru adına kalan herşeyi tasdik eden bir kitaptır ve elbette aralarında birçok benzerlikler olacaktır.Not olarakta şunu eklemek isterim ki;kurban ibadeti sistematiği olan bir ibadet şekli olarak ilk defa İbrahim peygamber zamanında başlamıştır ve ondan önce insanların Allah'a veya ilahlarına batıl olarak insan kurban ettiğini biliyormuydunuz? |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Alıntı:
İftiralarının tek tek cevabı verilecektir.Önce Rum du , İran'dan gelmeydi yalanını cevaplandıralım. Mevlana Türk oğlu Türk'tür. "Yabancı değil, sizin köyün halkından Bir dostum, semtinizde bir yer arayan!. Düşman da görünse çehrem, olamam düşman, Acemce söylesem de Türküm aslen." Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan yöresinde, Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna'nın babası Belh şehrinin ileri gelenlerinden olup sağlığında "Bilginlerin Sultanı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahaeddin Veled'dir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur. Mevlana aşığı M. İkbal , Türkiye’ye gelirken uçağın Türk hava sahasına girmesi ile beraber ayağa kalkmış , bir müddet öyle bekledikten sonra yanındakiler sormuş : "Niçin böyle yaptınız?" M. İkbal : "Bu topraklar Hz. Mevlana’nın kabrinin bulunduğu mübarek topraklardır. Mukaddes mekanda yaşayan millet de öyle bir millettir ki , yıllarca İslam’ın muhafızlığını yapmıştır. Eğer Türk milleti olmasaydı , İslam, Arap yarımadasında hapsolurdu. Bunun içindir ki , gönlümde Mevlana’ya ve O’nun necip milletine karşı sonsuz bir saygı ve ihtiram vardır. İşte bundan dolayı , yani onlara hürmeten ayağa kalktım." Mevlana'ya attığın bu iftiralar için özür dileyebilecek kadar insan-ı kamil seviyesinde olmadığını biliyorum.O yüzden beklemiyorum zaten.. Diğer iftiralarınıza da sıra gelecek kısmetse... |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Mutezile,
Alıntılar, İlhan Arsel'in hangi kitabından? |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Sevgili arkadaşlar,
İki konu birbirine karışacak gibi görünüyor. Aspartam'ın bahsettiği tarihi olaylar, yani Nasreddin Hoca, Moğol istilası ve Mevlana'nın tutumu ile ilgili bu tartışma da bana önemli görünüyor. Benim önerim Aspartam'ın o birkaç satırda yazdıklarını daha detaylı bir şekilde başka bir topic açarak yazması. Böylece hem İlhan Arsel'in değerlendirmelerini, hem de diğer cephedeki tartışmaları birbirlerine karıştırmadan izleyebiliriz. Bu tartışmaya açan Mutezile'ye ve katılanlara teşekkür ediyorum. Gerçekten ilginç bir tartışma olacak gibi görünüyor. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Cem aktarılanlar Aydın ve 'Aydın' adlı -bana göre- Arsel'in temel başyapıtlarından. Şeriat ve Kadın adamın diğer kitaplarını çok fazla gölgede bıraktı ne yazık ki.
İşin garip tarafı; alıntıların tamamı Mevlana'nın kaleminden olduğu halde Mümin cemaat ile ''M ü m i n olduğunu alenen i t i r a f * e d e m e y e n'' cemaat bülbülleri hemen de cellaleniyorlar. Yav daha Şemsi Tebrizi'ye girmedik.. Satranç oynarken tanıştığı Hıristiyan gence aşık olup, aşkndan yanıp tutuşmasına girmedik. Oğlancılık gibi pervers Nefs zaaflarına da girmedik. Bu ne hiddet.. Pantei yazdı: *''Mevlana için cımbızla bulunmuş ve çarpıtılmış '' ''Mevlana için yazılan bu aslı astarı olmayan çirkin iddiayı tek tek çürüteceğiz bu sütunlarda..'' Bak bak bak.... Bu lokma sana büyük gelir. Sindiremezsin. Mahalle kabadayısı misali esip gürlemekle olmaz bu işler; gerçekten olmaz. Arsel'in ç a r p ı t t ı ğ ı (Gerçek anlamından saptırmak -TDK) ''aslı astarı olmayan'' bir alıntı gösteremezsen Müfteri ilan edileceksin.. Sen şimdiden ''çarpıtılmış'' alıntılar aramaya başla. Çok büyük bir Müfteri Topici hazırlıyorum; çiçekli böcekli..İçine çok yakışacaksın Mevlana'nın çok sevdiğim sözlerinden biri; derin anlamlar ihtiva eder: ''Dünle beraber gitti cancağızım; ne varsa düne ait; Bugün yeni şeyler söylemek lazım'' M.C.R. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Sodomo yazdı:
''elveda dostlarım....'' Posted: 2006-02-24, 15:18:24 * *Post subject: sodomo Joined: Dec 19, 2005 Posts: 289 Bana bunak diyen Tekke Bülbülünü arıyorum. Alternatif Kuran Ayetleri topici altında hoşbeş ederken tabanları yağlayıp terk-i diyar eden; Siteye bi kaç gün uğramayan - veya uğradıysada yazı asmayan-sonra da bunları hatırlatana *''bunak'' diyen *kişi aranıyor. Bunak lafına mukabele olarak sana yakışan bir kaç sıfat yazdım, sonra sildim. Senin tavrın; alnına etiketi yapıştırmış zaten. Benim ilaveten bir şey eklemem lüzumsuz olurmuş; şimdi farkettim ''Veda yazısının'' yeri: Topic: Alternatif Kuran Ayetleri Page 8 Hamiş: İslam peygamberini yerden yere vuran Dindar muhteremlerin MCR'yi yere göğe koyamamaları; Tabu haline getirmeleri anlamsız gözükmesin sakın. Sünni İslamı yerden yere vurup ''Elhamdillulah Müslümanım'' demeye yüreği yetmeyen Takıyyeci Tayfa'ya b i l e bir paravan gerekiyor. Mevlana, sevgi, aşk, hoşgörü ve Bolognez makarna sosu.. Elhamdüllilah- Müslümanım- Diyemeyenler- Derneği |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Sodomo yazdı:
''elveda dostlarım....'' Posted: 2006-02-24, 15:18:24 * *Post subject: sodomo Joined: Dec 19, 2005 Posts: 289 Bana bunak diyen Tekke Bülbülünü arıyorum. Alternatif Kuran Ayetleri topici altında hoşbeş ederken tabanları yağlayıp terk-i diyar eden; Siteye bi kaç gün uğramayan - veya uğradıysada yazı asmayan-sonra da bunları hatırlatana *''bunak'' diyen *kişi aranıyor. Bunak lafına mukabele olarak sana yakışan bir kaç sıfat yazdım, sonra sildim. Senin tavrın; alnına etiketi yapıştırmış zaten. Benim ilaveten bir şey eklemem lüzumsuz olurmuş; şimdi farkettim ''Veda yazısının'' yeri: Topic: Alternatif Kuran Ayetleri Page 8 Hamiş: İslam peygamberini yerden yere vuran Dindar muhteremlerin MCR'yi yere göğe koyamamaları; Tabu haline getirmeleri anlamsız gözükmesin sakın. Sünni İslamı yerden yere vurup ''Elhamdillulah Müslümanım'' demeye yüreği yetmeyen Takıyyeci Tayfa'ya b i l e bir paravan gerekiyor. Mevlana, sevgi, aşk, hoşgörü ve Bolognez makarna sosu.. Elhamdüllilah- Müslümanım- Diyemeyenler-Ama- Demek İçin -Yanıp-Tutuşanlar- Derneği: Dernek Tüzüğü: 1-) Musallaya yatıncaya dek İnkar edeceksiniz, hedef şaşırtacaksınız. 2-) İçini gitsede İslamı; özelde Sünni İslamı reddedin 3-) İslama alenen girerseniz aklınızın yatmadığı ve asla yatmayacağı bazı hususların cevabını veremeyeceğinizi anımsayın. 4-) İslamda değilmiş gibi yaparak Şeriatı yerden yere vurun 5-) İnsanlık-kardeşlik- sevgi geyiğinden girin. Millet naif; ne verseniz yiyorlar. 6-) Mevlana, hacı bektaş, Alevi avukatlığına soyunun. Marjinalleri gönüllü destekleyin; ki sizin marjinalliğiniz 'digestive' hale gelsin 7-) Bazı tabularınız olsun; ki sizi 'ilkeli' sansınlar 8-) Yatarken bu konuların tefekkürün bırakın; Ya da karabasanlara hazırlıklı olun. 9-) Allahın ipine sarılın diyeceğiz ama; yanlış anlarsınız diye dernek yönetimi olarak korkuyoruz 10-) Yaratıcıya hamdü sena edin; mağfiret dileyin; dürmesin topumuzun defterini.. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
acıklı sözler döşeyen muhterem değil misin? Hicran ve Firkat rüzgarları estiren cümleler sana ait değil mi?
neymiş o cümleler ? "elveda dostlarım....." (yalnızca bundan ibaret) kaç tane cümle var burada mutezile ? ne rüzgarı var burada? hani Hicran ? hani Firkat, hani acıklı söz ? yaa sen bu kafaylamı eleştiriyorsun mevlanayı falan yavrucuğum ? bayağı geniş bir hayal dünyan varmış ? ne derler "sağır duymasada uydururmuş" senin ki de öyle, sen bu kafandaki kurgu zenginliğin ile iyi bir polisiye roman bile yazarsın vallahi, hele o 10 maddelik sözlerin de cuk oturmuş yani tam roman yazarı olacak adamsın. Kutluyorum devam et, kim tutar seni... Not : "....sana yakışan bir kaç sıfat yazdım, sonra sildim" demişsin ve yine sezgilerimi haklı çıkarmışsın. Keşke küfredebilseydin böylesi daha mertçe olurdu. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
gelelim konumuz Mevlanaya,
Şimdi çok temel bir hatan var, bu da konuyu "bütünüyle" kavrayamamış olmandan geliyor. Mesnevi'ye Kuran muamelesi yapıyorsun. Yani sözler Allahın sözleri olsaydı o zaman bu söylediklerine birebir bende katılırdım lakin durum böyle değil. Bu dünyaya gelen, yaşayan , ölen herkes mutlaka ama mutlaka "tekamül" evrelerinden geçer. Yani düşünsene ben de eskiden ateist idim liop' da nurcuymuş ama bak şimdi nasıl ateşli bir ateist, eğer biz liop' u *18 yaşındaki düşünceleriyle yargılarsak ve ona sen şeriatçısın, zaten kadınların örtünmesini de savunmuşsun, cihatı savunmuşsun vb. şeyler ile eleştirsek gerçeği doğru temellendirmiş olurmuyuz ? HAYIR veya birisi bana gelse dinsiz, imansız dese 18 yaşındaki düşüncelerime göre, *doğru bir değerlendirme mi yapmış olur ? HAYIR Ne demiş Mevlana ; "kadın tanrının ışığıdır, sanki kadın yaratılmamış yaratmıştır" şimdi al bu sözünü diğer sözlerinin yanına koy. Peki ne diyeceğiz ? hangisi bunların gerçek Mevlana ? hatta diyebilirim ki ; bende Mevlana'nın bu sözlerinden sonra uzun uzun düşündüm ve anladım ki "kadın yaratılmadı YARATTI" *ve kadın ruhunun Allaha çok yakın bir ruh olduğunu Allahın kadınlarla değil biz erkeklerle bir problemi olduğuna, bizi yontmaya, bize çeki düzen vermeye çalıştığına kesin olarak kanaat getirdim. KADIN çok kutsal bir varlıktır emin ol. Bunu en tasavvufi bir anlayışla söylüyorum. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. *Hatta ben sana daha iddialı bir şey söyleyebilirim istediğin zaman kullanabilirsin bunu bana karşı ; MEVLANA bırak şeriatçı olmayı *MÜSLÜMAN BİLE DEĞİLDİR. her kim onun müslüman olduğunu söylüyorsa Mevlana'yı zerre kadar tanımıyordur. Buna kalıbımı basarım. olmaz Mutezile olmaz dostum, böyle cımbızlama laflarla olmaz bütünü görmen lazım, derinlemesine bakman lazım, püf noktasını sezinlemen lazım yoksa olmaz vallahi olmaz billahi olmaz. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Sodomo yazdı:
''elveda dostlarım....'' Posted: 2006-02-24, 15:18:24 Post subject: sodomo Joined: Dec 19, 2005 Posts: 289 *** Karşısındakine önce bunak diyen sonra 'kardeş' , sonra 'yavrucuğum' diyen insanın samimiyetinden şüphe edilir. Site sakinlerine veda sözcükleri yazan, sonra ''bunların altında d e r i n anlamlar aramamak lazım diyen'' biri için benim lügatımda tek bir deyiş var: ''merdi kıpti şecaat arzaderken sirkatin söyler '' Bize küçükken öğretilenlerden biri: 'boğaz dokuz düğümdür, laf ağızdan bir kere çıkar-9 düşün 1 konuş' Üstüme vazife olsa İhlasından, Nefs Zaaflarından da şüphe ederdim. Ne var ki b e n i m üstüme vazife değil bu kadarı. Ama bir şey hala yapabilirim. Ağzından çıkanı kulağı duymayan, ettiği hakaretin ona misliyle iade edil ebilme olasılığını gözardı eden bir gafil'in yazısını okumayabilirim. Evet sanırım en doğrusu bu. Bundan sonra yazdıklarını zaten okumayı düşünmüyorum. *** Konuyu kaptmadan önce küfür hakaret konusunda mertlik yapmadığımı bana izafe ediyorsun. Doğrusun; ben kalp kırma konusunda çok mahir olmayabilirim. Ağzımdan küfür - hakaret lakırdıları - en azından sevgili Turan Dursun sitesinde- bu kadar çabuk dökülmeyebilir.. Diğer sitelerde karşıma çıksaydın burda olduğu gibi 'elin boş gitmezdin sanırım.. Tekrar bakalım: ''B u n a k '' , ''yavrucuğum'', ''kardeş'' ''dostum''...Celaleddin Rumi'yi savunmak sana kaldıysa vay onun haline.. Bu sözlerini sakın unutma; tutarlı ol.. Bu sitede bana direk hitap etmemesini rica ettiğim 1-2 arkadaş var (Diline hakim olamayanlardan..). Artık biri de sensin. Bana hitap etmeyi bırak. Seninle konuşmak, diyalog içinde olmak istemiyorum. Benim de sabrımın sonu var. O sabrı çocuklara saklıyorum; sen yetişkin, akıl baliğ bir insansın. Hadi ''selametle'' |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Panteidar ağır ithamlarla beni suçluyorsun.Belh bugün Afganistanın bir şehri olabilir ama dün İran'ın bir şehriydi.İranlı olduğunu ben ortaya atmadım.Selçuk üniversitesi tarih bölümü başkanı olan Mikail Bayramın 27.04.2002 tarihli Ceviz Kabuğu programında sarfettiği sözlerden alıntıladım.
"PROF.DR. MİKAİL BAYRAM- Mevlana İrancıdır, İranlıdır ve İranî tasavvufun mümessilidir. Bakın Ahmet Yesevî'den söz ediyor, Ahmet Yesevî de Türkmendir, Türk mutasavvıfıdır, Türk kültürüne uyumlu olan bir tasavvufî harekettir. Dolayısıyla, Mevlana İranlıdır. Türkçe bilmez. Kendisi Türkçe bilmediği gibi oğulları da, oğlu da Türkçe bilmiyor. Müteaddit yerlerde de söylerler. HULKİ CEVİZOĞLU- Ne sakıncası var bunun? PROF.DR. MİKAİL BAYRAM- Yani, Türk mutasavvıf değil, İranlıdır, İran tasavvufunun Anadolu'daki temsilcisidir." Rum olup olmamasına gelince bu benim şahsi çıkarımım.O kadar sıfat varken Rumi yi seçmesi bende bu noktada bir şüphe uyandırdı.Her ne kadar fethedilmeden önce Anadoluya diyar-ı rum denilse de.Fetihten 150 sene sonra bu şekilde anılmaması gerekir.Çünkü artık Anadolu türk toprağı olmuştur ve o şekilde anılmalıdır.İlla bir sıfat kullanacaksa rum celalettin yerine türk celalettin veya konyalı celalettini (celalettin türki,celalettin konyevi) kullanması gerekirdi.İlla rumi yi kullanıyorsa ben bunda bir bit yeniği ararım arkadaş.Hem rum olmak kötü bişey mi?Bugün Türkiyede yaşayanların kökenine indiğiniz zaman 1/3 ü ya Rumdur ya Ermeni.Benim eşim de Rum.Hayatımda ençok sevdiğim varlıklardan birisidir. Diğer iftiralarla ilgili olarak,Panteidar bunları ben yazmadım.Mevlananın bizzat Mesnevisinde bulunan hikayelerdir.Porno hikayeler (üstelik bide mevlana mesnevi için Allah'tan inmedir diyor.)sonucunda ortaya çıkan ahlaksızlığın boyutu seni korkuttuğundan,iftira diye üzerini örtmeye çalışıyorsun.Ama bu örtü bu pisliği daha fazla saklayamıyor.Gördüğün gibi hertaraftan sızıyor. Sargon kardeşin dediğine gelince,bununla ilgili bir topic daha önce açmıştım.Onu güncellemek yeterlidir herhalde. |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
madem ki evsahibi istemiyor bize de ayrılmak düşer bir konuk olarak.
kalp kırmak değildi amacımız sadece hoş beş etmekti o kadar ama gördük ki, kalpler *kırılıyormuş *bir sözcükle öyleyse günaha girmeyelim daha fazla gereksiz yere, pante dostumuza bırakalım o söylesin ne varsa söylenecek olanı daha üsturuplu elveda bütün dostlara..... |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Kardeş bize her laf söyleyene darılsaydık,bu forumu 100 kere terketmemiz gerekirdi.Terketmek yiğitlik değildir esas yiğitlik sana karşı esen tüm rüzgarlara karşı koymada sabırlı olup doğru bildiğin yolda ilerlemendir.Eminim Mutezile kardeş te gitmeni istemiyor.Ben de istemiyorum kardeş.Sen veya başkası kim giderse mutlaka eksik birşeyler olacak biryerlerde,belki vijdanımızda ,belki sabrımızda,belki insanlığımızda.Bu yüzden seni seven bir kardeşin olarak kalmanı rica ediyorum.
|
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
bende aspartam'la ayni gorusleri paylasiyorum..
pireye kizip yorgan yakiyorsun.. bu sitenin sahibi bizleriz... senin, benim olmadigim yerde sitenin ne anlami kalir.. ikinizinde kaprisine verelim... mutezilenin bir adim atacagindan eminim... icabet etmekte sana duser |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Alıntı:
Yazının sonunu bekliyorum.Devamı var.. diye bırakma .Bitir yazını da ondan sonra okursun yanıtları.. Mevlana gibi büyük insanlar , senin bir kalem yaptığın alıntılardan zarar görmezler.O alıntıların beş para etmez.Hepsinde düzenbazlık var.Sıkıysa cımbızlanan yazının tamamını koy.Sen koymazsan ben koyacağım zaten.Millet anlasın düzenbazlığı. Şeriatçilerle zaman zaman aynı kaba pislemeniz hiç de garip gelmiyor. Şeriatçi Tasavvufu ve Mevlana'yı önünde büyük bir engel olarak görüyor.Cihat cihat diye kudurdukça , millet "olurmu ya , insana kıyılır mı? sevgi , barış" diyor.Bunu da Tasavvuftan-Mevlana'dan alıyor. Anadolu kültürü Alevi-Bektaşilerdeki bitmeyen sevgi ve sabırın kaynağıdır Mevlana.. İslam'ı karalayabilmek de sana göre Mevlana etkisinin , Tasavvuf ahlak ve aşkının yokedilmesinden geçiyor. Başta Atatürk olmak üzere , bütün dünyadaki sevenleri anlayamamış da siz mi anladınız , aslında onun sevgisiz , aşksız ,hoşgörüsüz olduğunu. Yazık çok yazık.Neye hizmet ettiğiniz , ne kıymetlere , ne cevherlere saldırdığınızı bilmiyorsunuz. Yarın oklarınız Atatürk'e döndüğünde pek şaşırmamak lazım. Ateizmin sol kanadından Atatürk'e de saldırılıyor da , bu sütunlardan da her an beklenebilir. Ama biz alışığız.Veririz cevabını.Ağzı açık kalırsınız , yüreğin yetiyorsa bu yazının sonunda bir de anket düzenle de , görelim kim haklı çıkacak.Mevlana mı İlhan Arsel mi? Hodri meydan!! |
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Solcusu da-sağcısı da,müslümi de-gayrimüslimi de,koministi de-faşisti de Atatürk'ü sevdiklerine göre,Atatürk baya büyük politikacıymış.İtalyada bütün yolların Romaya çıkması gibi dinsizinde yolu Atatürke çıkıyor,dindarın da.Sakın Atatürk'ün ismi bitakım çıkarlara alet ediliyor olmasın?
|
Re: MEVLANA AŞK, SEVGİ, DOSTLUK & HAK YOLU
Başla Aspartam iftiralarına.
Atatürk için de başla. Yolu açtın nasıl olsa. Ama adam gibi eleştir.. İftira atmadan.Küfretmeden..Alçalmadan.. Bir Atatürk'ümüz , bir Mevlana'mız bir de Nazım'ımız var.. Üçüne de saldırın.Dünyayı Türk'e düşman haline getirin.Sevilen tek insan bırakmayın. Ha gayret.. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:38 . |