![]() |
Ezidilik
Ey Tanrım, ŞÃªşims1 ve Şeyh Adi,
Ey Tawusi Melek Sultan Ezid’in devrine inancım vardır Başım Ezidi dininin rehini olsun Koyunu ve ağılıyım Ezid’in Tanrım sen bizi baştan et, imandan etme* * * * *Ezidiler ilk kez hangi coğrafyada güneşe dönüp de bu duayı okudular? Kimdir Ezidiler? Ezid’in anlamı nedir? Müslümanlıktan mı kopup geldiler, yoksa Zerdüştilikten mi? Peki ya “Yezidiler”? Kürtçe’de Tanrı “Xuda” diye adlandırılır. Tanrı, “kendini yaratan, kendini oluşturan, kendini var edendir”. “Ezidi” sözcüğünün nasıl ortaya çıktığı ve dilde kullanıma girdiği üzerine çeşitli iddialar vardır: Örneğin bunlardan birinde, Emevi Hanedanı Muaviye’nin oğlu Yezid bin Muaviye’nin Ezidilerle olan ilişkisi gösterilir; bir başkasında ise Zerdüşt’ün İran’da kurduğu Yezd kenti ve Ezidiliğin ilk bu kentte yayılmış olmasıdır. Ezidi topluluğu kendini “Ezdai, Ezidi, Ezda” diye adlandırır. Ezda, “yaratılan, var edilen” anlamına gelir. * * Bu adlandırmanın temelinde Ezidi inancının yaradılış mitosu yatar. Ezidi adıyla bu topluluk, kökenini “ilk yaratılmış olan”a dayandırmaktadır. Yezidi adı, Ezidi olmayanlarca Ezidiler için kullanılır ki, Halife Yezid’le ilgili negatif çağrışımlarla dolu bir adlandırmadır. Ezidiler kendilerinin Yezidi olarak adlandırılmasını ise bir hakaret olarak algılarlar. * Kürtçe konuşan ama gerek gelenek, gerek inanç sistemi olarak Müslüman Kürtlerden ayrılan Ezidi Kürtlerinin inanç sisteminin dayanakları dünyanın yaradılışı sıralamasında “insanların”, “meleklerin”, “yarı insan/meleklerin” dünyadaki öncelikleri üzerine kurulmuştur. Ezidilik doğadaki çok sayıda varlığı, Tanrı’yı ve Tanrı’nın yardımcısı, meleklerin başı Tawusi Melek’i kutsallaştıran bir dindir. * Ezidilerin Tanrı inancı taşımaz olarak değerlendirilmelerinin bir sebebi meleklerin farklı adlandırılmış ve kutsallaştırılmış olmasıdır. Kitaplı dinlerde adı geçen melekler, Ezidi inancında, Şeyh Adi’nin yanına gelen ilk müritleriyle/akrabalarıyla eş tutulur. * * Ezidi dini kastlarını oluşturan ve dini ibadetlerini şekillendiren bu melekler (Şeyh Hasan, Şeyh Ebubekir, Şeyh Şemsettin, Şeyh Fahrettin, Melek Sıcaddin, Amadin ve Nasreddin) cemaat tarafından yarı insan/melek olarak tanımlanır ve “Xudan” diye adlandırılan bu melekler tüm ibadetlerde kutsanırlar. Diğer tek tanrılı dinlerden farklı olarak meleklere verilen bu önem Ezidilerin “şeytana tapanlar” olarak tanınmalarına yol açmıştır. * * Kitaplı dinlerdeki biçimiyle adlandırılan ve tanımlanan Tanrı, Ezidi dininde de yer alır: Yeri göğü, tüm varlıkları yaratan O’dur; Tawusi Melek’i de yaratan O’dur. Ama Ezidiliği onlardan ayıran meleklerin anlamlandırılışıdır; adları ve işlevleri farklıdır. Ezidi inancına göre, Tawusi Melek Tanrı tarafından affedilendir ve meleklerin başı seçilmiştir. Tanrı bir ve iyidir. 0 yeryüzündeki her hareketin ve duygunun sahibidir. Yeryüzünde var olan hiçbir şey Tanrı’dan habersiz ve izinsiz değildir. Ve dünya şekillenirken, Tawusi Melek, Tanrı’nın en sadık yardımcısıdır. * *12. yüzyılda Şeyh Adi bin Musafir ve öğrencileri tarafından Hakkari dağlarında şekillenen ve Sincan’a (Irak/Musul) kadar taşınan bu öğretiye Hıristiyanlık’tan, Zerdüştilikten ve özellikle heterodoks İslamdan kimi ögeler eklemlenmiştir: İsa’ya gösterilen saygıdan ve Laleş’te bulunan çok eski bir kilise harabesinden dolayı Hıristiyanlıktan etkilendiği iddia edilir. * *Ayrıca her Ezidi beş yaşına basmadan, Laleş’te bulunan kutsal suyla bir nevi vaftiz olmalıdır. Zerdüştilikle güneş, ateşin kutsanması, kötülük meleğine bir önem atfedilmesi gibi benzerlikleri vardır. Ama sonuç olarak şu bir gerçek ki bugün Ezidilik ve Zerdüştilik arasında bir bağ kalmamıştır. En açık örneğiyle Zerdüştiliğin ana kaynağını oluşturan iki tanrının hüküm savaşı Ezidi mitolojisinde ve dini kaynaklarında yoktur. Öte yandan, Şeyh Adi’nin Emevi hanedanlığına mensup olması dolayısıyla, Ezidiliğin Müslümanlıktan kopma bir din olduğu öne sürülür. Şeyh Adi’nin ilkin Adavi tarikatını kurduğunu ve bu tarikatın Şeyh Hasan’a kadar Müslüman bir tarikat olduğu yaygın bir söylemdir. * * * Adaviler olarak bilinen tarikat, Şeyh Hasan zamanında Ezidi olarak anılmaya başlamıştır. Ayrıca bazı ibadetler şekil olarak da benzer: hac, oruç, namaz, sünnet, kurban. Yine de, her koşulda Ezidi cemaati bu din sistemleriyle olan tüm etkileşimleri Emir, Şeyh, Pir, Kawal, Fakir, Koçek ve Mürit’ten oluşan kast sistemi içinde eritmiştir. Kast sistemi dini iş bölümüne dayanır: Emirler, cemaatin dünyevi işlerin den sorumludur ve Şeyh Adi’nin ölümü sonrası yetkilerini bıraktığı aile içinden seçilir. * * *Şeyhler, dini törenlerden ve işleyişten sorumludur. Şeyler, Şeyh Adi’nin akraba ve öğrencilerinin soyundan gelenlerdir. Şeyhlik çoğunlukla Arap kökenli aşiretlerde yaygındır. Pirler şeyhlere yardımcıdır ve dini törenlerin düzeninden sorumludur. Şeyh Adi’nin yanına gelen Kürt müritlerinin oluşturduğu aşiretlerden seçilirler. * *Kawallar, her yıl düzenli olarak tavus biçimindeki bir büstü cemaat içinde gezdirirler. Büst her gece bir başka köyde bırakılır; tüm Ezidiler tarafından, bir nevi, tavaf edilir ve büstün yanında bulunan kaseye yıllık zekat bırakılır. * * Güvenlik sorunlarından dolayı yaklaşık elli yıldır Kawallar Türkiye’yi ziyaret etmiyorlar. Önceleri saf altından yapılmış Tawus heykelleri gezdirilirken şimdi, güvenlik sebebiyle, tunçtan ya da bakırdan yapılmış bir kopyaları gezdiriliyor. Tawus büstlerinin bulunduğu ana merkez Laleş’tir. Yedi Tawus büstü vardır ve bunlar birbirinden yedi coğrafyaya dağılır: Irak ve İran bölgeleri arası, Sincan/Laleş, Halep, Teb Diyarbakır, Rusya (Moskova, Ermenistan, Gürcistan) ve Hakkari. Koçekler, Ezidi cemaati içinde çok önemli bir yere sahiptir: Müritler için rüyaya yatarlar. Ezidi cemaatince uygulanan bazı yasaklar Koçeklerin gördükleri rüyalar üzerine hayata geçirilmiştir. Müritler, günde üç kez ibadet ederler: * *Sabah, öğle ve akşam. Sabah ve akşam duaları farzdır, ama öğle duası müritler için farz değildir. Her duadan sonra kişi “Xudan”ı için de dua okur. Eğer sabah duası sırasında güneş herhangi bir şeyin gölgesini oluşturacak kadar yükselmişse dua kazaya girer ve bir de kaza duası okunur. Toplu ibadet edilen tek mekan hac mekanıdır. Her yıl ekim ayının ilk haftası yapılan hac törenleri “kutsal toprak” Laleş’te yapılır. * * * * Aralık ayının son cuma günü Şeyh Adi Bayramı, nisan ayında Kırmızı Çarşamba Bayramı ve eylül ayında Cemaat Bayramı kutlanır. Ezidiler, belki de, yaşarken arzu ettikleri gibi ifade edemedikleri inançlarını bir Ezidinin ölünün ölümü vesilesiyle gösterirler: Cenaze defnedilmeden önce tüm cemaat tabutu havaya kaldırıp indirirken üç kez “Hola hola ho la, hola Sultanê Ezida Sora” diye bağırır. Zorunlu olmamakla birlikte, her Ezidi bir Ahiret Kardeşi seçer. Ahiret kardeşleri arasında sevaplar ve günahların ortak olduğuna inanılır. * * Ahiret kardeşi daha çok şeyhlerden veya kast üyesi başka birinden seçilir. Ezidiler için sünnet olmak farz değildir. Türkiye’deki Ezidiler bunu bir zorunluluk olarak yerine getiriyorsa da, Türkiye dışındaki Ezidiler bu geleneğe uymaz. Ne kız ne de erkek çocuklar bağlı oldukları şeyh, köye gelip de yüzlerine dokununcaya kadar saçlarını kesmezler. Hatta şeyhleri gelmediği için 17, 18 yaşına kadar tıraş olmamış erkekleri vardır. * * * Bu törene Bısk töreni denmekte. Ruhani meclise ait olanlar her iki baharın başında başlayarak 40 gün oruç tutarlar. Marul, lahana, balık yemez mavi renkte giyinmezler. Aşırı dindar Ezidilerden tavuk ve horoz yemeyenler de vardır. Ateş mümkünse hiç söndürülmez. Siyah yılan asla öldürülmez. Viranşehir’de bazı “yılanlı türbeler” vardır ki, insanlar bu türbelere gidip yılanların gelmesini bekler. Yılanın kişinin üzerinden geçmesiyle ettiği duanın kabul olunacağına inanılır. * *İlk ortaya çıktıkları zamandan itibaren, neredeyse tüm Ortadoğu’da yoğun baskılara maruz kalmalarından dolayı Ezidiler’de yazılı edebiyat gelişmemiş ve birçok dini kural sözlü olarak yaşatılmaya çalışılmıştır. Her yıl düzenli olarak, şeyhler başta olmak üzere tüm dindarların, belirledikleri özel sınarlar içindeki müritleri ziyaret etmeleriyle gerekli dini bilgiler verilir, çocuklara ve gençlere dualar öğretilir, günahlar ve sevaplar anlatılır, dargınlar barıştırılır, diğer bölgelerdeki Ezidi cemaatlerinden ve onların yaşamların dan bahsedilir ve böylelikle birbirlerini hiç görmemiş Ezidi grupları arasında bir bağ kurulur. * *Son yüz yıl içinde ülkeler arasındaki sınır güvenliği sebebiyle Ezidi dervişleri Ortadoğu’daki birçok ülkede müritlerini ziyaret etmekte zorlanmakta. Bu sorun, başta Türkiye’deki Ezidi cemaati olmak üzere diğer ülkelerdeki Ezidiler’in de dini bilgilerinde ve geleneklerinde kopukluklar oluşmasına yol açmıştır. * Ezidilerce kutsal sayılan iki kitap vardır: Kitab-ı Cilve ve Mushaf-ê Reş (Kara Kitap). Başta Ezidi dininin kurucusu/şekillendiricisi Şeyh Adi bin Musafir olmak üzere, 366 kast üyesinin türbelerinin bulunduğu ve her yıl ekim ayında binlerce Ezidinin gidip hacı olduğu Laleş’e Türkmen ve Kürt aşiretlerince yapılan saldırılar sonrasında Laleş’te bulunan türbelerdeki Ezidi şeyhlerince yazılmış tüm yazılı kaynaklarla birlikte Kitab-ı Cilve ve Mushaf-ê Reş’in tüm kopyaları yakılmıştır. Ezidi cemaati, Avrupa’da ve Türkiye’de yayımlanan kitaplardaki Mushaf-ê Reş ve Kitab-ı Cilve’ye ait olduğu söylenen bölümlerin doğruluğunu reddeder ve kesinlikle Mushaf- Reş’lerdeki dini kurallara ve yasaklamalara göre hareket etmezler. |
Re: Ezidilik
Yezidi'liği bilirdik de, Ezidi'leri bilmezdik sevgili Tewderi. :)
Bilmeyişimizi de ne güzel açıklamışsın,bütün farklılıklara olan tepkinin özeti olarak: " İlk *ortaya *çıktıkları *zamandan *itibaren, *neredeyse *tüm *Ortadoğu’da *yoğun *baskılara *maruz *kalmalarından *dolayı *Ezidiler’de *yazılı *edebiyat *gelişmemiş *ve *birçok *dini *kural *sözlü *olarak *yaşatılmaya *çalışılmıştır. " Bu *Yezidi adına karşı, Ezidilerin duyduğu nefrete de hak vermemek mümkün değil. "Bu *adlandırmanın *temelinde *Ezidi *inancının *yaradılış *mitosu *yatar. *Ezidi *adıyla *bu *topluluk, *kökenini *“ilk *yaratılmış *olan”a *dayandırmaktadır. *Yezidi *adı, *Ezidi *olmayanlarca *Ezidiler *için *kullanılır *ki, *Halife *Yezid’le *ilgili *negatif *çağrışımlarla *dolu *bir *adlandırmadır. *Ezidiler *kendilerinin *Yezidi *olarak *adlandırılmasını *ise *bir *hakaret *olarak *algılarlar. " Özellikle Müslüman olan veya Müslümanlıkla bir parça ilgisi/bilgisi olanlar nasıl nefret etmezler bu tip insanlardan? Menfaatle/inanç karşı karşıya geldiğinde, insan görünümündeki bu yüzsüz insancıklar, nasıl bahaneler yaratarak,sahte yorumlarla, inanca sarılmış görünerek iktidarlarını korumadaki utanmazlıklarını fütursuzca sergilerler. Gerçekten, hoş karşıladığım bir yorum oldu, verdiğin bilgilerdeki "ezidilerin, kendisine yezidi denmesini "hakaret olarak algılamaları. Kısa bir *hatırlatma yaparsak bu konuda ; "Emevi sülâlesi; İslâmiyet’in kuruluşundan beri, hiçbir zaman samimi olarak inanıp Müslüman olmamışlardı. Emeviler; İslâmiyet’in ilk yıllarında da, ilk Müslüman olan yoksul, kimsesiz Müslümanlara çok eziyet ve işkenceler yapmışlardı. Ancak Hz.Muhammed; Medine’de İslâmiyet’i ve dini kurmuş kuvvetlendirmiş olarak, Mekke-i Mükerreme’yi feth etmeye gelince; Emevi sülâlesinden Ebû Süfyan ve kavmi, bu fetih karşısında acı mağlubiyeti kabul etmişler ve hiç savaşmadan Zülfekâr’ın korkusundan güya Müslüman olmuşlardı. Emeviler; başlarını keskin kılıçlardan kurtarmak ve maddi menfaat sağlamak için İslâmiyet’i kabul etmiş görünerek, İslâm bayrağı altına girmişlerse de, fırsat gözlemişler ve ilk fırsatta baş kaldırmak için geçici bir zaman susmak zorunda kalmışlardı. İslâmiyet tarihini yakından, gerçek kaynak kitaplardan incelediğimiz zaman bakıp görüyoruz ki; Emeviler, Hz.Muhammed’in Hak’ka kavuşmasından hemen sonra gerçek karakterlerini, iki yüzlülüklerini göstererek, Hz.Peygamber ve “Ehl-i Beyt’i”ne olan içlerindeki ezeli kini, düşmanlığı ortaya koymuşlar ve her türlü zulmü, zalimliği yapmışlardır. Emevi sülâlesinden olan Muâviye ve oğlu Yezid; Hile ve entrika ile geçirdikleri o makamlarda, din adına rahat oturamıyorlardı. Çünkü, haksız yere işgal ettikleri o makamların gerçek sahipleri kendileri değil,“Ehl-i Beyt” idi. Muâviye ve oğlu Yezid bunları çok iyi bildiklerinden; din ile İslâmiyet ile insanlık ile hiç alâkaları olmadıklarından ve de zalim olduklarından dolayı, o makamın ve dinin gerçek sahipleri olan “Ehl-i Beyt’e” ve onları sevenlere her türlü zulmü, zalimliği yapıyorlardı. Muâviye’nin bunları yapmaktaki asıl maksadı; Haksız yere, hile ve entrika ile ele geçirdiği bu saltanatı, kendisi öldükten sonra da oğlu Yezid’e, saltanatı rakipsiz bırakmak içindi. Bu saltanatlarına engel olacak, rakip olarak gördükleri tek kişi de “Ehl-i Beyt”ten hayatta kalan Hz.İmâm Hüseyin idi. Çünkü Hz.İmâm Hüseyin, Muâviye’ye biât etmemişti. Bütün hayatı; hile, entrika, zalimlik ve dinsizlik ile geçen Muâviye, öldükten sonra saltanatın başına oğlu Yezid geçti. " İlginç bilgilerin ve güzel resimlerin için teşekkür ederim. Sevgilerimle. Aldostu. |
Re: Ezidilik
Konuya değerli yorumlarınla zenginleştirdiğiniz için teşekür ederim sevgili Aldostu
|
Re: Ezidilik
Êzidi inancında büyük bir yere sahip olan, Çarşema Sor
 Yeni hesaba göre Nisan ayının13'den sonra gelen ilk çarşamba, (eski hesaba göre 14=1 olarak hesaplanır. Yani yeni rakama göre ayın 14'ü eski rakam göre ise ayın 1'i sayılır) Çarşema serê nisanê yani Çarşema Sor, olarak kutlanır. Êzidilerin bu kutsal günüyle ilgili êzidilerin dini adamlarından Koçek I.smail . Koçek İsmail, Nisan ayının doğanın bütün güzelliklerinin bir arada olduğu, Mezopotamya'da kışın yaşanan zor yaşam şartlarının bittiği ve yaşama şartlarının doğa tarafından yaratılan imkanlarla kolaylaştığı ve bundan dolayı yaşama sıkı sıkıya sarılmaya başlanan ayı olduğuna dikkat çekerek, şunları anlattı: "Bundan dolayı êzidiler Nisan ayını yılın gelini olarak görürler ve Nisan ayında asla düğün yapmazlar. êzidilik inancında büyük bir yere sahip olan Çarşema Sor'a hitaben okunan qawlde (Qawlê afirandina cihanê) şöyle deniyor. Padşahê min li merkebê siware(Benim padişahım eşeğe binmiş) Geriya lê herçar yarê (herçar aliyê cihanê) (dünyanın dört bir yanını gezdi) Li LalişÃª sekini û got evder heq Ware Padşahê min got heq war û sekini Havên avêta bahrê bahr meyini Duxanek lê diçini * Ji wê duxanê çarde tebeqê erd û ezman di nijini Qewl'de şöyle buyruluyor, Allah tarafından sadece su olan yer yüzüne gönderilen Allah'ın elçisi Meleki Tavus dünyanın dört tarafını geziyor. Ve Lalişa Nurani'nin yeri tespit ediliyor. Oradan dünya mayalanıyor  Koçek İsmail, dünya mayalandıktan sonra bir sene boyunca dünyanın melekler tarafından süslendiğini söyleyerek, şöyle diyor: "Dünyanın süslenmesini ş öyle tarif edebilirim . Örneğin; gece, gündüz ve mevsimler, dört mevsim var ama her mevsimin kendine has renkleri olur. Çarşema Sor'da yumurtaların süslenmesi bundan ibarettir."  Koçek İsmail, bir sene sonunda süslenen dünyaya aynı gün Allah'ın elçisi Meleki Tavus, tarafından yer yüzüne yaşamın verildığine de dikkat çekerek, devamla şunları anlatıyor: "êzidilik inancında kırmızı renk, yaşam rengi olarak görülüyor. Çarşema Sor isminin anlamıda bundan ibarettir. êzidilerde Çarşema Sor'da kanın akıtılması günahtır, asla can alınmaz. Bütün canlılar yaşama hakkına sahiptir ve asla kurban kesilmez. Bu kutsal günde Êzidi inancına mensup insanların boyanan yumurtaların içinde kırmızı renge boyanan yumurtaların bulunması şarttır. Bu kutsal günün yemekleri yumurta, taze peynir, ve kuru pastadan (kuliçe) oluşur. Bu kutsal güne hitaben okunan Qawl'ın bir diğer sebeqasında ş öyle denilir:" Çarşema serê Nisanê Hat mizginiya imanê ŞÃªxalê şemsa berdan ji zindanê ŞÃªxalê şemsa kerem kir Hate Diwanê" Qawl'de de anlaşıldığı gibi ölüm fermanı verildiği halde, ölüm fermanının bu kutsal güne denk düştüğü için suçu affedildi. Bugün, aynı zamanda birbirlerine karşı işlenen suçların affedilme günüdür. Kin ve nefretin yerine barış ve kardeşliğin sağlandığı gündür. Çarşema Sor'da basımbar yapılır, basımbar beyaz ve kırmızı renklerde ince ip şeklinde yapılır. Êzidilik inancında, kırmızı ve beyaz renkler barışı ve yaşamı temsil ediyor. Basımbarın, sağlık, barış ve bereket getirdiklerine inanılır onun için çocuklar hastalanmasın diye, Çarşema Sor'da örülen ipi çocukların ellerine bağlanır. [fade:6ca6dc0e48] Alıntıdır:[/fade:6ca6dc0e48] |
Re: Ezidilik
Sn Aldostu,
Emevilerle ilgili sözlerinize sonuna kadar katılıyorum da akla birkaç soru (ve cevap) gelmiyor mu? Muaviye'yi vahiy katibi yapan kim? Hz.Muhammed. Ebu Süfyan'ın kızını alelacele, vekaletle Habeşistan'da nikahlayıp Medine'ye getirten kim? Hz.Muhammed. Muaviye'yi Şam'a vali yapan kim? Hz.Ömer. Muaviye'ye her türlü devlet desteği sağlayan, ilk islam donanmasını kurdurtan kim? Hz.Osman. Elbette Ömer ve Osman'ı devre dışı bırakabiliriz ama Emeviler'in yükselişinin ilk harcını Hz.Muhammed'in koymasını ben bir türlü açıklayamıyorum. Saygılar..... |
Re: Ezidilik
Bu arada Ezidilik konusunu ilk kez duyuyorum, teşekkürler tewderi.
|
Re: Ezidilik
Duha PiştgirêdanêBel bağlama duası
Ya rebi mehderekê ji te dixwazim(Yarabi bir isteğim var senden) Mehdereke xêrê (hayırdır bu isteğim) Yek kerem e Yek neder e Yek şefqet e (bir *şefkatır ) Yek dewlet e (bir *dewletir) Yek zar e,yek ziman e (bir dildir ) Yek din e,yek iman e (Biri Dindir biri İmandır) Yek aqil e yek fam e (biri akıl biri analmaktır.) Ya rebi tu aqil û fam di serê me bike (yarabi sen akıl ve anlama yetisini yine bize ver) Tu pirsyareke xêrê li halê me û vi mileti bike Ya rebi tu bide xatirê delilê xweda Axir zeman *(Ahir zaman) Ji xas û saliha (Halis ve doğrulara ) Saf û milyaketa * DerwêşÃª qelendera Xasê qelendera Li pey pira selatê dikira Xwedê temam e (Rüyada tamamdır.) Çeviri yapmaya çalıştım umarım eksik çevirmemişimdir. Rica ederim Ylnf konuya göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı teşekür ederim. |
Re: Ezidilik
Sevgili Yfln dostumuz;
" Elbette *Ömer *ve *Osman'ı *devre *dışı *bırakabiliriz *ama *Emeviler'in *yükselişinin *ilk *harcını *Hz.Muhammed'in *koymasını *ben *bir *türlü *açıklayamıyorum. " diyorsunuz. Aklınıza gelen soru/cevaplar, doğrusu benim aklıma da gelmiyor değil. Ne denebilir ki? "Beşer şaşar." dan başka.. Bilirsiniz bir "Hurma aşılama" konusu vardır İslamiyette. Hz. Muhammed hurmanın,aşı zamanı dişi /erkek dallarının birbirine vurulup aşılanma yapılmasını gereksiz görüp; "Yapmayın gerek yok buna ."demiş. Bu lafı dinleyip de; mahsul dönemi ürün almayan Arap Peygambere gidip şikayette bulununca, "Kul olarak söylediklerime itibar etmeyin, yanılabilirim." demiş. Zeki cevapları çok severim Yfln. Beşer şaşar.. ne diyebiliriz. Aldostu. EK : Sevgili tewderi, tahminim siz Kürt asıllı bir kardeşimizsiniz.Alınmazsanız çok fazla kürtçe vermeyin diyorum, çünki o zaman türkçeleştirmenizde eksikler oluyor. Ana dilinde konuşmak/yazmak herkesin hakkı. O konuda bir ikaz yaptığımı sanmazsınız ,herhalde bu ricamda. Konunun devamını bekliyorum/bekliyoruz. Sevgilerimle |
Re: Ezidilik
Sevgili Aldostu,
Verdiğiniz hurma aşılama örneği bildiğim kadarı ile islam alimlerinin, sünneti usul-ü fıkıh yönünden incelerken Hz.Peygamber(s.a.v)’in vahye dayanmayan dünya işleri ile ilgili söz ve davranışları bölümünde verdikleri örneklerden biridir. Ben de diyorum ki madem anlamıyordun, ne diye dünya işlerine karışırsın be mübarek? Madem peygambersin senin hurmayla, savaşla, muhalif şairleri öldürtmekle ne işin var? |
Re: Ezidilik
. . .
:D . . . |
Re: Ezidilik
ŞEYH ADİNİN İLAHİSİ-HUZUR İÇİNDE YATSIN
benim bilgim tüm varlıkları kuşatır benim varlığım benden gelir benim gelişimin nedeni,yine benim zamanınıda bilen benim evrende var olan her şey benim buyruğumdadır her yer,insanlar otursun,oturmasın ve tüm yaratılmışlar benim buyruğumdadır benim egemenliğim,başka egemenliklerden üstündür sözlerim her zaman doğrudur yeryüzünün yargıcı ve yöneteniyim benim yüceliğime tapınır insanlar bana gelirler öperler ayaklarımı benim gökleri kat kat yaratan başlangıçta haykıran benim Şeyh'im ben,benden başka yoktur tapacak benim kendimi mucizelerle gösteren bana indirildi mutluluklar kitabı dağları eriten efendimden tüm yaratılmış insanlar bana gelirler saygıyla öpmek için ayaklarımı meyveler üretirim,gençliğin ilk özsuyundan kendi gücümle ve bana yönelirler öğrencilerim ışığının önünde sabahın karanlığı dağılır yol gösteririm isteyenlere Benim Adem'in cennette yaşamasına neden olan Nemrud'un kızgın ateşte kalmasınada Ahmet'e adaletli davranmasında önderlik ettim benim yolumda ilerlettim onu bana gelir tüm yaratıklar sevgimi armağanlarımı kazanmak için bana uysunlar diye;ve yüceltirler gücünü ve görkemini kötülüğümün. karşıma çıktı o öldürücü aslan öfkeyle, ve ben haykırdım taşa çevirdim onu karşıma çıktı yılan ve ben irademle kuma çevirdim onu benim vurup titreten kayayı ve yanından fışkırtan suların en tatlısını benim bildiren, kesin gerçeği benden gelir acı çekenleri avutan kitap benim, biricik yargıç yargılamak hakkımdır İlk yazları yarattım, su versinler diye suların en tatlısını ve en güzelini eli açıklığımla ben neden oldum belirmesine ve gücümle saflaştırdım onu bana dediki cennetin efendisi "sensin tek yargıcı ve yöneticisi yeryüzünün" bazı mucizelerimi kendim sergilerim bazılarıysa varlıkların kendilerinde açığa vurulmuştur banim dağlara boyun eğdiren banim altımda, benim irademe göre ürkünç görkemimim karşısında haykırır canavarlar gelir tapınırlar bana, öperler ayaklarımı Şam'lı adi'yim ben misafirin oğlu Yüce bağışlıyıcı çeşitli adlar verdi bana göksel tacı,makamı,ve yedi göğü ve yeryüzünü gizlerime erenlerin yüzünde, benden başka tanrı yoktur her şey benim buyruğum altındadır onun için b enim önderliğimi yadsımayın ey insanlar bana karşı çıkacağınıza boyun eğin yargılama gününde karşıma geldiğinizde mutlu kılınırsınız her kim bana bağlı olarak ölürse cennete göndereceğim onu Ama kimki beni tanımadan ölür acı ile kıvrandıracağım onu diyorumki yüceler yoktur dengim yaratırım ve istediğimi zengin yaparım övgüler bana her şey benim irademle olur ışığı ben bağışlarım evrene ben o hükümdarım ki büyüklüğüm kendimden gelir yaratılmıuş tüm zenginlikler benim buyruğumdandır izlemeniz gereken bazı yolları gösterdim ben size ey insanlar bana yakın olmak isteyenler dünyayı unutmalıdır sözlerim her zaman doğrudur yükseklerdeki bahçe beni hoşnut edenler içindir ben gerçeği aradım ve onaylayıcısı oldum onun aynı gerçeği kavrıyanlar, en yüksek yere ulaşacaklar benim gibi |
Re: Ezidilik
Ezidi inancı..
http://www.youtube.com/watch?v=pDUTc...elated&search= |
Re: Ezidilik
bir başka ezidi inancı...
yok inançların birbirinden farkı... http://video.milliyet.com.tr/default...get=27.04.2007 |
Re: Ezidilik
Sevgili teotihuacan
Linki verdin iyi ettin de, şimdi 2 hafta uyku uyuyamayacağım..... Şerefsizler, sizede törenizide, insana böyle bakan inancınızada, namus anlayışınızada, namusunuzada, bk herifler, alçaklar, sapıklar, şehvet düşkünleri, kendi zaafını insan öldürerek bastırmaya çalışan adiler, insanı mal gören mallar, asıl insanı bu hale, bu sonuca getiren ilkel düşünce............ |
Re: Ezidilik
Niye öldürmüşler
Sevdi diye.. Yasaklanan ne sevmek başka bir şey değil, sevginin Yıktığı 2 Kutsallık... Peki neymiş! dünyayı güzellik kurtaracak bir insanı sevmekle başlayacak her şey |
Re: Ezidilik
http://video.milliyet.com.tr/default...get=27.04.2007
böle linç ettiler işte gündemimizdeki ezidiler :cry: |
Re: Ezidilik
acaba *tewderii bunu *nasıl *açıklayacak ???? * * http://video.milliyet.com.tr/default...get=27.04.2007
|
Re: Ezidilik
Arkadaşlar ne oluyor?
Bir önceki sayfada hatta bir önceki mesajda bu link zaten mevcut. Sevgili NEbukadnezzar Bu olayı Tewderi açıklayamaz, bu olayı en iyi açıklayabilecek olan O zavallı kızdır. Bu bir. Bir diğeride o taşları atan alçaklardır bu olayı en iyi açıklayacaklardan olan. Ama kafaları şırıngaya maruz kalmadan önce, o anadan doğdukları beyaz kağıt olan kafalarıyla, kirlenmemişken açıklayacaklardı, sevgi, insanlık... gibi doğal şeyleri yıkılmamış, körelmemiş iken açıklayabileceklerdi. Biz ancak şudur budur deriz ama asla ve asla tam anlamıyla o gerçeği açıklayamayız! Ama yinede gördük işte SEVGİ kutsalı yıktı! Kutsalın o soğuk, katı, değişmez, kuralcı, vahşi, ölü yüzünü parçalayıp attı... Herkes bilemez sevginin nasıl bir şey olduğunu, ama orada o kızcağızı öldürenlerden daha büyüktü o küçük kız, öldürenler bir ayrık otu kadardı, onlar taşladıkçı küçüldü, alçaklaştı, oysa o kız büyüdü, dahada büyüdü, koca bir çınardı, çünkü sevgiyi yaşamıştı, diğerleri 70 yıl yaşasa neki, kütük her daim kütük(işte burada bakmmaız gerekn yer bu kütük nerede yetişmiştir, bu kütük gıdasını nereden almıştır).. Emin olun o kalabalıktan herhangi birisi yada oracıkta katledilen o küçük kız bizlerden birisi olabilirdi. Hatta acı gerçek hepsi bizdik zaten.. Ağaç demiş ki baltaya* Sen beni kesemezdin ama Ne yapayım ki sapın benden Bak şu ağacın bilincine sen Ölen ben, öldüren benden Bunca analar ağlayıp durur da Akıp gider gelinciklerden Kör müdür sağır mıdır bu ırmak Ölen ben, öldüren benden Her yerde böyle olmuş bu Önce dağa, taşa, ağaca söyletmiş halk Sonunda sabahın bir yerinden Uyanıp kalkmış ayağa ırmak Ölen ben, öldüren benden Tek açıklaması var, oda bu; Uyanıp kalkmış ayağa ırmak Ölen ben, öldüren benden * Ruhi Su-IRMAK |
Re: Ezidilik
Arkadaşlar çok özür dilerim bu iğrenç görüntüleri vermek zorunda kaldığım için...
|
Re: Ezidilik
din bilginleri ve ferisiler, zina ederken yakalanmış bir kadın getirdiler. kadını orta yere çıkararak isa'ya, «öğretmen, bu kadın tam zina ederken yakalandı» dediler.«musa, yasa'da bize böyle kadınların taşlanmasını buyurdu, sen ne dersin?»bunları isa'yı sınamak amacıyla söylüyorlardı; o'nu suçlayabilmek için bir neden arıyorlardı.
isa eğilmiş, parmağıyla toprağa yazı yazıyordu.durmadan aynı soruyu sormaları üzerine doğruldu ve, «aranızda günahsız olan, ona ilk taşı atsın!» dedi. sonra yine eğildi, toprağa yazmaya koyuldu. 9bunu işittikleri zaman, başta yaşlılar olmak üzere, birer birer dışarı çıkıp isa'yı yalnız bıraktılar. kadın ise orta yerde duruyordu.isa doğrulup ona, «kadın, nerede onlar? hiçbiri seni yargılamadı mı?» diye sordu. kadın, «hiçbiri, efendim» dedi. isa, «ben de seni yargılamıyorum» dedi. «git, artık bundan sonra günah işleme!» Yuhanna 4 *10 Yukarıdaki incil ayettindeki zina olayından bu videoda katledilen hanımefendi kardeşimizi tenzih ederim.Lakin o hayvanlara verebilecek başka cevabım yok.Elimde imkanım,gücüm olsa orada bu katli yapan ve buna seyirci olup rıza gösteren bütün hayvanları kendi ellerimle asardım.Aslında asmak ta yeterli değil zira ölümden öte yol yok.Çünkü bütün o hayvaların leşleri yerde kanlar içinde yatan o bacımın tek bir damla kanını karşılayamaz bile.Lanet olsun...Allah hepsini kahretsin. |
Re: Ezidilik
Alıntı:
|
Re: Ezidilik
sevgili pante,
bu ayetin dogru olup olmadigi bizim icin önemli degil konunun muhataplari yani hrisityanlar bu ayetin dogru oldugunu iman ediyorlar :-) yani bizce dogu olmazsa bile onlarca dogru ve onlarin dini olduguna göre onlarda böyle inanmak ile hür degiller mi ? birde bu iki kere baktigim videoda surada yeni ögrendigim din üzerine bir sey görmedim muhtemelen ezidi inanci mensup oldugu anlasilan insanlarin insanlik disi bir fiil uyguladiklari gördüm, ama bunu tüm ezidilere ve ezidilige onlarin tanrisina * mal etmek ne kadar dogrudur ? simdi bir cumhuiryet cocugu ve babasi chpli olan son derece atatürkcü bir insan onur zedeleyecek yüz kizartacak suc isleyince sorumlu atatürk ve onun adina atfedilen kemalizim mi ? |
Re: Ezidilik
Sevgili İnvitatio
"tüm ezidilere ve ezidilige onlarin tanrisina * mal etmek ne kadar dogrudur ? " Sorun Ezidilere mal etmek etmemek sorunu değil. Oradaki kalabalık 1 psikolojik hastanın(Malatya Olayında psikolojiye değinmiştik) yada 1-2 kişilik Münferit bir olay diyerek kesilip atılamayacak(ki buda hiç bir şeyi hafifletmez, değiştirmez) aksine toplumsal bir ORTAK, ORTAK, ORTAK PSİKOLOJİYİ göstermektedir . Zaten salt Ezidiliğe mal etmiyoruz, bir bütün halinde bakıyoruz. Ezidilik, Müslümanlık, Yahudilik, Hıristiyanlık... Bunlar ortak bir çok noktalara sahip, ortak damarlardan beslenmiştir, ve seni Semboller beni ORTAK SOSYAL TOPLUMSAL PSİKOLOJİ ilgilendiriyor. Oturacaksınız insanlrın aynı ortak psikolojide birleşmeleri yada aynı ortak psikolojiye sahip olmaları yada oldurmaları altındaki temel şeylere bakacaksınız... Çok basit bir örnek vereyim, uzun uzadıya yazmak istemiyorum çünkü herkesin yargılarını yargılayan bizler kendimizinkine gelince ona bakamayız, çünkü kendi değer yargılarımız her zaman kafamızın arkasındadır ve gözümüz sadece burnumuzun ucunu ve ucunda olanları görüyor. Üstüne üstlük burnumuzun ucundakileride yine kafamızın arkasındaki yargılar ile ele alıyoruz, böyle olunca neyi ele alıyoruz, neden alıyoruz, at izi it izi karışıp gidiyor, tek işimiz tabelacılık(tabu tabelası) oluyor. Örneğim; Tarih Hıristiyanlarında bir çok insan katletmesine tanıktır, Sara hastası mı ararsınız Yakılmış, düşünür mü, bilgin mi, Kadın mı?. Hayda şimdi bunları Hıristiyanlık mı yaptı denip aradan sıyrılınıyor, hayır arkadaşım Hıristiyanlık yapmadı insanlar yaptı, hıristiyanlık bir gıda olmakta, bir empoz ve bu empoz alanına hakim unsur olmaktadır, *kısaca yukarıda söylediğim ORTAK PSİKOLOJİNİN gıdasıdır, aynen o kalabalığın psikolojisinin ORTAK PSİKOLOJİsinin gıdası gibi. Tamam.. Ha ne oldu, Avrupada Reform hareketleri oldu peki ilk nereden başladı, DİNDEN. Peki neden çünkü toplumsal psikolojinin üretilip, harmanlandığı yer burasıydı. Aydınlanma diyorsanız öncelikle başlanılacak yer burasıdır... Kafamızın arkasına gözümüzü çeviremiyorsak kafamızın arkasındakini burnumuzun ucuna getireceğiz. Gözümüz görmezse dahi en azından burnumuz görür, kokusunu alır, buda bir şeydir. İnancın kullanımı insan için en, ama en tehlike unsurdur, inanç üzerine bina edilmiş bir inşaat mı ne kapısından girmeli, ne ihtişamına aldanmamalıdır, olay budur. Kısaca Sobaya elleme dendiği için değil, ellersem elimin yandığını bildiğim için ellemiyorum, eğer elim yanmasa dokunurum, ki ilk ateşlemede ısınmak için çoğumuz sobaya sarılmışızdır! Demek ki insanlar için kesin, değişmez kurallar koyamazsınız, bu mantıksızdır, aynen sobaya elleme sözünün o ilk alevde sobaya sarıldığım gibi, demek ki ellenebilirmiş... Banane 1400 yıl önceki insanın hukuk sisteminden, sanane, onane bizene, bize ne bu gün hiç bir anlamı kalmayan 1400 yıl öncenin psikolojisinden. Ne soba aynı nede ben onlarım, ne bu toplum o toplum nede o toplum bu toplum değil. ------- "Dünyayı güzellik Kurtaracak bir insanı Sevmekle başlayacak herşey" Öyle yada böyle, şu yada bu, o kızcağız işte bunu yaptı, sevdi, ötesi yok! Oysa kutsal olanın tek istediği salt bağlılıktır, ezikliktir, kölece bağlılık, köleliktir oysa sevgi hedef tanımaz, sınır tanımaz, bu yüzden geçmiş toplumlar, inançları vs sevgiye aşağılık bir şey gibi bakmıştır, utanç kaynağı olarak görmüştür(yazık ki hala öyle görülüyor, 15 yaşına gelen kızlarını namus kisvesi altında, resmi bir giysi giydirilerek-evlilik- hiç tanımadıkları kişilere al mal senin, alan memnun satan memnun diye pazarlamak zorunda kalmaktadırlar, bakın korku aynı korku, psikoloji aynı psikoloji-. Kutsallığın bezirganları bakmıştır, sevgi kutsalın emirlerinin yıkılmasına eşikde olmaktadır ve sevgi her türlü sınırı aşmaktadır, kutsalıda aşmaktadır, ondan daha yücedir(mecaz) dinler birbirileri arasında evliliği yasak etselerde insanlar buluştumu sevmişlerdir birbrilerini hatta sevgi yasakken bile! İşte Dünyayı kurtaracak güç bu, ne Zeus, Ne Taru, Ne Enlil, Ne Osiris, Ne El, Ne Ahura Mazda, Ne Brahma, nede El-İlah. |
Re: Ezidilik
spartakus dostum cidden surada bir senin iletilerini ve birde dilaver dostumuzun iletilerini hem okuyorum hemde beni cidden düsündürüyor..... biraz düsünmeliyim :)))) haaa bunu bir iltifat olarak kabul edebilirsin(iz) saygilarim ile InVitatio |
Re: Ezidilik
Sevgili InVitatio
Yazılarınızı okumamdan daha büyük değil iltifatınız, teşekkür ederim. Düşünebilirsiniz, ama çok derine inerseniz işiniz yaş(benimle yaş yani :) ).. Karıncaların bile aylak aylak gezdiği derinlikler kalmaz, artık içinde oksijenin dahi kalmadığı, balığın bile yüzemediği derinliğe birlikte ineriz ki Allah muhafaza, ben yüzme bilmem(şaka) :) Şaka bir yana o derinliğe sahip olduğunu gerçekten biliyorum. |
Re: Ezidilik
|
Re: Ezidilik
“Ben, cinleri de, insanları da, yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım.
Ben, onlardan bir rizik istemiyorum ve ben, onların beni doyurup beslemelerini de istemiyorum. Hiç süphesiz, rizik veren, O, metin kuvvet sahibi olan Xweda´dir.”(Qawlê Çarşema sor) |
Re: Ezidilik
yezidi değil miydi o 8O
|
Re: Ezidilik
Alıntı:
|
Re: Ezidilik
Alıntı:
|
Re: Ezidilik
Irak’ta 200’den fazla Yezidi bomba kurbanı
Kuzey’deki Musul kentinde, akşam saatlerinde arka arkaya düzenlenen 4 ayrı intihar saldırısında, 200’den fazla kişi yaşamını yitirdi. BAĞDAT - Irak, son ayların en şiddetli intihar saldırılarından birisine sahne oldu. Saldırılar, Musul’un 120 kilometre batısındaki Kataniya kasabasında, petrol yüklü 4 ayrı tankerle gerçekleştirildi. Yezidilerin hedef alındığı intihar saldırılarında, 200’den fazla kişi öldü, yine 200’den fazla kişi de yaralandı. Çok sayıda binanın da hasar gördüğü saldırının sorumluluğunu üstlenen olmadı ancak saldırının arkasında, El Kaide’nin olduğundan şüpheleniliyor. * Saldırının yapıldığı kentin yakınındaki Sincar’ın Belediye Başkanı Dhakil Kassım da, istihbarat bilgilerine göre patlamaları Irak’taki El Kaide militanlarının düzenlediğini söyledi. Kassım, “Bu terörist bir saldırıdır ve çatışmalarla hiç ilgisi olmayan yoksul Yezidileri hedef aldı. El Kaide militanları, Suriye sınırı yakınındaki bu bölgede çok aktif” diye konuştu. Görgü tanıkları, Amerikan helikopterlerinin, sivil araçların ve ambulansların, saldırıda yaralananları, Kahtaniye’nin yaklaşık 100 kilometre kuzeyinde bulunan, Türk sınırına yakın Dohuk kentindeki hastanelere taşıdığını aktardı. Kentteki hastaneye götürülen çok sayıda yaralının, kollarının ya da bacaklarının koptuğu belirtiliyor. Kent hastanesinin küçük olması nedeniyle, yaralıların çoğunun hastane garajında ya da sokaklarda yardım beklediği kaydedildi. http://www.ntvmsnbc.com/news/417254.asp Müslüman arkadaşlar kusura bakmasın ama Allah *yüzünden insanlar artık insanlıktan çıkmış. Bu nasıl bir inançtır ki, artık insanları öldürmede sınır tanınmıyor.Nasıl anlatabilirsiniz inancınızın insanlar için güzelliklerle dolu olduğunu ? |
Re: Ezidilik
Kadim ve aykırı bir tarikat!
Irak'ta son saldırı onları hedef aldı. Peki nedir Yezidilik! İlginç bilgiler var... Yezidilik, köktendinci Müslümanlar tarafından kafirlikle suçlanan kadim bir tarikat. Yezidilik, küçük, kadim ve aykırı bir tarikat. Etnik olarak Kürtler. En geniş cemaatleri Kuzey Irak'ta olmakla beraber, İran, Rusya ve Türkiye'de de temsilcileri var. Yezidilik dini, Zerdüştçülük, İslam ve diğer inançlardan ögeler taşıyor. YEZİDİLİK -Irak'ın kuzeyi, Suriye ve Kafkaslar'da görülen bir dini grup -Dünya genelinde 500 bin mensubu var -En büyük cemaati Kuzey Irak'ta Paganizm, Şamanizm, Manicilik, Zerdüştçülük, Sabiilik, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam'dan ögeler var. -Yezidiler bir "Yüce Tanrı"ya inanıyor, ancak şeytan, günah, cehennem kavramlarına inanmıyor -İnanca göre, ilahi yasaların ihlali, ruhun bir başka bedene göçmesi ile cezalandırılabiliyor -Başlıca ilahi figürleri olan Melek Tavus, inanca göre, Tanrı'nın yaratmasının ardından evrene hükmeden yedi meleğin en yücesi Bazı Müslümanlar, Yezidileri şeytana tapanlar olarak görüyor. Çünkü Yezidiler mavi tavuskuşu biçiminde bir meleği yüceltir. Ancak Yezidiler, bu iddiayı reddederler. Kuzey Irak'ın Suriye ve Türkiye'ye yakın olan Musul kenti, tarihi boyunca, Müslümanlar, Hıristiyanlar ve Yezidilerin uyum içinde birarada yaşadıkları bir bölgedir. Ancak Irak'ta mezhepsel gerginliğin artması, ülkenin azınlıklarını da kırılgan hale getirdi. Nisan ayında Yezidi bir genç kızın Sünni Müslüman bir adamla kaçması nedeniyle taşlanarak öldürülmesinin ardından, 23 Yezidi bir otobüsten indirilip vurularak öldürülmüştü. Otobüs saldırısının ve son bombalamaların ana şüphelisi ise El Kaide'nin Irak kanadı. Haber: Roger Hardy/ BBC Ortadoğu Uzmanı http://www.internethaber.com/news_detail.php?id=99933 |
Yezidi'ye sahip çıkalım...
arkadaşlar radikaldan namık kemal zeybek'in yazısını aynen altına imzamı atarak buraya asıyorum....
lütfen sizlerde imzalayın.... İnancının gereği başını örtmek isteyenler ve onların yandaşları ile Alevi Müslümanlar da birbirlerinin inancına ve inancının gereğince yaşamak haklarına sahip çıksa.. Çok mu zor? Olay Midyat'tan... Midyat dağlarındaki zalim ağanın bostanından sıcak bir yaz günü kavun-karpuz alıp (veya çalıp) yiyen biri Müslüman, biri Süryani Hıristiyan, biri de Yezidi üç arkadaşın başına gelenler... Ağa suçüstü yakalamış ama bakmış ki onlar üç kişi kendisi yalnız... Güç yetirmesi imkânsız. Başlamış bağırmaya: "Müslüman kardeşim! Sen benim din kardeşimsin sana malım helaldir. Sen Süryani kardeşim sen de ehli kitapsın, kardeşim sayılırsın sana da helal olsun. Ama sen ey kâfir Yezidi! Sen nasıl benim bostanıma girersin" deyip Yezidi delikanlıyı ayaklarının altına almış; döve döve pestilini çıkarmış. Sonra Müslüman'la, Hıristiyan "Oh ağa bize dokunmadı" diye sevinerek seyretmişler. Sonra dönmüş Süryani'ye: "Behey kâfir" demiş: "Allah'a üç diyen, domuza helal diyen kâfirlerden değil misin? Senin Yezidi'den ne farkın var. Ne hakla benim Müslüman kardeşim gibi bostanıma girersin". Süryani'yi de yere yıkıp hıncını çıkarmış. Sıra gelmiş Müslüman'a: "Utanmaz adam" demiş. "Kendi yediğin yetmezmiş gibi bir de bu kâfirleri bostanıma sokmuşsun" deyip onu da ötekilerden beter etmiş. Üç kafadarı kolları bacakları kırık, kafaları yarık, yüzleri gözleri şiş bir durumda bulan köylüler sormuşlar: "Size ne oldu?" Üçü birden "Ağa dövdü." Köylüler şaşkın şaşkın sormuşlar. "Ağa üçünüzü birden nasıl dövdü?" Müslüman'la Hıristiyan aynı anda söylenmişler: "Ah! Yezidi'ye sahip çıkacaktık.. Ah..." O günden sonra "Yezidi'ye sahip çıkmak" Mardin'de bir deyim olmuş. Biz bu hikâyeden bir ders çıkarsak da desek ki: Müslüman, Hıristiyan ve Yezidi ya da inançsız ya da başka başka inanca inananlar ve başka başka görüşlere bağlananlar birbirinin düşünme ve düşüncesini açıklama özgürlüğüne sahip çıksalar aslında bir anlamda kendi inançlarına ve düşüncelerine sahip çıkmış olmazlar mı? Sözü biraz daha derinleştirsek Sünniler, Aleviler, Şiiler ve öteki Müslüman topluluklar da birbirlerinin inanma ve inancını yaşama hakkına sahip çıksa... Biraz daha ayrıntıya insek ve desek ki "İnancının gereği başını örtmek isteyenler ve onların yandaşları ile Alevi Müslümanlar da birbirlerinin inancına ve inancının gereğince yaşamak haklarına sahip çıksa.." Çok mu zor? Hayır! Niye zor olsun! Sünni , Alevi ve Şii Müslümanlar "Allah'ın varlığı ve birliğinde, Hazreti Muhammet'in Allah'ın kulu ve elçisi olduğunda, Kur'an'ı Kerim'in Hak kitap olduğunda ortak inanca sahiptirler." Bunun bilgisinde ve bilincinde olanların birbirini savunması kolay. Zor olan Müslüman olmayanların inanma ve inancını yaşama özgürlüğünü de savunmak... Hele gariban Yezidilerinkini... Haksız olarak 'şeytana tapanlar' damgasını da yemişken ve kendilerini savunmak imkânları da yokken... Yezidileri anlatmak uzun sürer de, onların inançlarının eski Zerdüşt dininin izdüşümü olduğunu Melek Tavus'un Müslümanlık, Hıristiyanlık ve Musevilik'teki şeytan değil, Zerdüştlükteki şer ilahı Ehrimen'in karşılığı olduğunu; Yezidilerin de asıl adlarının 'İzidi' yani 'İzid'ci olduğunu, İzid'in de iyilik tanrısı Hürmüz ile Ehrimen'in üstündeki tanrı olduğunu belirtsek... Diyorum ki Yezidilik benim inançlarıma aykırı... Ama onların da inanma ve inançlarının gereğini yapmak özgürlüğünü savunmak benim inancımın gereği... Hangi inancımın mı? Ben Müslümanım ve benim kitabımda şöyle yazar: "Dinde zorlama yoktur.. Senin dinin sana, benim dinim bana..." "Allah dileseydi yeryüzündeki insanların hepsi iman ederdi. Öyleyse sen, insanları inanmaları için niye zorluyorsun?" Hangi kitapta mı? Elbette Kur'an'ı Kerim'de.. |
Re: yezidiye sahip çıkalım...
bastım imzayı sn. dolfen.
Seftesi (siftahı) benden- bereketi allahtan... * *:lol: |
Re: yezidiye sahip çıkalım...
Gercege Huu InVitatio ad Veritatem |
Re: yezidiye sahip çıkalım...
"
|
Re: yezidiye sahip çıkalım...
bu topraklar dinlerinden dolayı en fazla zorluklar yaşayan topluluktur.baskı ve asimileye maruz kalan yezidilerin çoğu şimdi avrupaya yerleşmişlerdir.
seve seve imza atarım. saygılar... |
Re: Yezidi'ye sahip çıkalım...
hepimiz yezidi'yiz!!!!!
|
Re: Yezidi'ye sahip çıkalım...
ne oldu site uyuyormu!!!
|
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:45 . |