![]() |
Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
“RUH” kelimesi bize iki büyük özelliği ifade etmektedir. Bilimin de son olarak eriştiği ve foton adını verdiği, şimdiki verilere göre maddenin özü mahiyetinde olarak bildiğimiz, ışıklı enerji zerreciklerinin sahib olduğu enerjiyi meydana getiren bir “ÖZ”dür “ RUH”!… yani, evrensel kuantsal bütünlük!…
Bu açıklamadan da anlaşılacağı üzere, evrenin her zerresi “ RUH”la ve “RUH” tan meydana gelmiştir..“ RUH” olmadık hiçbir zerre mevcut değildir… zira, zerre, “ kuant” onunla mevcuttur!… Her ışıklı zerrecik, hareketini sağlayan enerjiyi “ RUH” tan almaktadır… Dolayısıyla evren, ilk varolduğu andan itibaren “ RUH” a sahip ve “ RUH” la kaim olmuştur; kainatın yok oluşuna kadar, yani kıyamete kadar da sahip olacaktır… “Baş gözü ile görülen her şey bu alemden olup, alem-i şehadet denir, Kalbin yani RUH’un hakikatı bu alemden değildir. Bu aleme garip olarak gelmiştir. Yolcu gibi gelmiştir. Görünen et parçası yürek, onun taşıyıcısı ve aletidir. Bedenin bütün uzuvları, onun askeridir. Bütün bedenin padişahı odur. Allah’ü Teala’yı tanımak O’nun cemalini müşahede etmek onun sıfatıdır. Teklif ona olmaktadır. Hitab onadır. İtab ve ikab onadır. Asıl saadet ve şekavet onun içindir. Beden, bütün bunlarda ona uymaktadır. Onun hakikatını bilmek, sıfatlarını tanımak, Allah’ü Teala’yı tanımanın bilmenin anahtarıdır. Onu bilmeye çok uğraş ki, o çok aziz bir cevherdir. Onun asıl madeni, Allah Teala hazretleridir. Oradan gelmiştir, tekrar oraya dönecektir. Buraya gurbete gelmiştir.” (Kimyayı Saadet İ.Gazali.s.18) http://yahyabasturk.wordpress.com/20...hersey-ruhmus/ |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Onu bilmeye çok uğraş ki, o çok aziz birCEVHER'dir. Onun asıl madeni, Allah Teala hazretleridir. Oradan gelmiştir, tekrar oraya dönecektir. Buraya gurbete gelmiştir.” (Kimyayı Saadet İ.Gazali.s.1
* şimdi beni merak sardı .RUH denen meret otobüslemi gelmiştir yoksa trenle mi? *:lol: |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
:D :D
|
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Hep merak etmişimdir. Tüm insanlar öldükten sonrasını düşünürken ben hep daha önce nerdeydik diye sormuş durmuşumdur kendi kendime.... Hala da soruyorum... Bu konu önemli bu konuya eğilelim dostlar
|
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Ruh kaçınılmaz bir gerçek. Yüksek teknoloji ürünü bir takım fotoğraf makinlerinin elektroşok ile öldürülen fareler üzerindeki anlık çekimlerde etrafa yayılan enteresan ışık dalgaları görüntülenmiş. Yaşayan canlı bedenindeyse bu dalgalara rastlanılmamış.
Bizzat yaşadığım bir trafik kazası olayı ve girdiğim derin koma bana ruhun gerçekten var olduğunu ispatladı. Beni bu gerçekten hiç bir pozitif bilimde döndüremez. Kalbim tam anlamıyla 1dakikalığına durmuş. Ben kalbim durmadan önce acıyı hissedebiliyordum. Ancak kalbimin durduğunu anladığım an bi anda üzerimden büyük bir yükün kalkmasıydı. TEk gördüğüm şeyse hoşnutlık veren bir ışık hüzmesiydi. *Bedenden çıktığımı hissettim. Sonra doktorlar kalbimi tekrar çalıştırmışlar. Bense o anda tekrar bedene grdiğimi hissettim. Sanki tekrar o yük bindi omuzlarıma. Bunlar sahtekarca bir yazım,yalan veya kurgu değil. Tamamen gerçekleri anlatıyorum ama inanıp inanmamak sizlere kalmış birşey. Ben dinle alakası olmayan bir insan o saatten sonra doğru olan şeyi görebildim. HAni materyalıstler sadece gördüklerine inanırya, bende o şeyi yaşadım ve gördüm. Ne kadar yalanlarsanız yalanlayın Tanrı ve ölüm sonrası yaşam tekrar var. *:twisted: |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
[YİVALY Sonra doktorlar kalbimi tekrar çalıştırmışlar ]
hay ben o doktorun *:lol: |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Geyik haline getirileceğini bile bile yazdım be hocam. Siz nasıl algılarsanız artık. VAr işte var ölüm sonrası yaşam var çatlada patla ben gördüm *:lol:
|
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
yıvwaly ,, anlatsana biraz nasıl biyer peki ,, huriler yemekler içecekler :)
|
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
yivaly- TEk gördüğüm şeyse hoşnutlık veren bir ışık hüzmesiydi. *Bedenden çıktığımı hissettim.
sen ne büyük bir eviyaymıisın azrail ruhunu geri iade etmiş, benim bildiğim ruh çıkınca geri gelmez. senin içinde olduğun duruma tıp dilinde yusuf yusuf deniyor *:lol: |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
'Beni *bu *gerçekten *hiç *bir *pozitif *bilimde *döndüremez'
Demişsiniz bir açıklaması olsada olmasada siz ona kapalısınız istersek size tekrar tekrar anlatalım inanmazsınız. değil mi? O zaman ne gerek kaldı ki bize sormaya madem en ufak bir değişiklik içine girmeyeceksin. Sen kanıtladım demişken, benzer bir kaza benimde başıma geldi ama ben öyle birşey hatırlamıyorum. Ben neden görmedim veya hatırlamıyorum? Bu benim suçum mu? yoksa gördüklerin sadece koma halindeyken beyninin ürettiği bir takım hayaller mi? Bilinçaltını araştırmanı öneririm çoğu şey onun altında yatıyor. Hani derler ya, insan görmek istediğini görür. o sözü biraz değiştirirsek ; insan gördüğü şeyi görmek istediği gibi yorumlar. Ben görmedim dostum yok öyle bi yer, hadi kanıtla bakalım.. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Kur'an'daki ruh kavramıyla İslam'da inanılan ruh kavramı farklıdır.
Kur'an'da ruh olarak geçen ayetlerde Cebrail kastedilir. İnsan ruhu olarak algıladığımız kavram ise Kur'an'da nefs olarak geçer. Ruhtan kasıt "can"dır. Bir anlamda da enerjidir. Ruhun çıkması ise enerjinin vücudu ve organları kullanamaz durumda oluşudur. Yıwaly arkadaşa inanıyorum. O yaşadıklarını böyle tanımlıyor ve bunu dile getiren çok örnek var. Bu durum ruhun vücut dışına çıkması değil, dediğim gibi vücudu kullanamaz duruma gelmesidir. Bunun uzun sürmesi ise beyin ölümüne neden olur. Yükün kalktığını hafiflediğini hissetmesi ise tüm organların işlevlerinin durması ve kasların gevşemesi nedeniyledir. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Kalp durdugunda beyin hala 2,5- 3 dakika arasi canli kalir hucreler bozulmaya baslamadan. Senin gordugun ruyayi gercekmis gibi algilaman da gayet normal. Hehalde beyninin nasil sartlandirildigina bagli gordugun ruya.
*Bende 19 yasimda bir musluman hirsiz tarafindan vurulmustum. 6 gun komada kaldim ve karanliktan baska birsey hatirlamiyorum. Uyandigimda ailem allah yuzune bakti dediklerinde, ilk reaksiyonum, vurulmadan once baksaydi demem olmustu. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
vayy vartor amcam saygılar çok güldüm abii allahta seni güldürsün...
hebelehübü yani... amcam merak ettik arkadaşlarla bu hırsızın müslüman oldugunu nasıl anladın?? yoksa cumada camidemi gördün abim.... abim bu hırsız müslümanlıktan aforoz edildimi bi bilgi varmı kul hakkı yemişya * pardon sen müslüman degilsen o zaman kul hakkı yemiş olmuyo demi abim. çünkü sen kul degilsin.. tanrı sana hak vermemiş sen almışsın öylemi amcam.... |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
halüsilasyon:
serap... normal insanlarda zor şartlarda beynin anormal çalışması olayı... ilgilenin... |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Ceviz kabuğu programına bir ilahiyatçı katılmıştı bir zamanlar, bu şahıs İslam inancına göre ruh diye bir şey yoktur, Tanrıda dahil olmak üzere var, olan herşey gibi maddeden oluşmuştur iddiasında bulunmuştu..İnsan ölür toprak olur milyonlarca sene sonra belkide tanrı kıyameti koparır ve maddeleri tekrar bir araya getirerek yaşamış olanları yeniden yaratır ve iyileri iyi bir gezegende iyi bir durumda halk eder kötülerede tam tersini uygular diye iddia etmişti ve bu konudada bir kitap yazmış ama ne yazıkki ne ilahiyatçının adını nede kitabın ismini hatırlayabildim... aynı ilahiyatçı ruh kavramının ilkel dinlerden ve hıristiyanlıktan islama bulaştığını kuran da ruh adını sadece allahın cebrailden bahsederken kullandığını söylemişti ...
|
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Sn. vartor,
Sn. Dolfen'in kafasına takılan soru, benim de kafama takıldı! Hakikaten; bu hırsızın imanını nasıl gördünüz? Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Sevgili Kuvvacı
"Ölenler nereyemi giderler hiç doğmayanların olduğu yere" Yanlış hatırlamıyorsam bu söz Senega'ya ait... Yanlış hatırladı isemde önemli değil mevzu sözün kendisi... Hiç doğmadan önce ne iseniz RUH da odur. Araştırma yapmak isteyen buyursun Cenaze namazına. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Saf olustururken banada haber verirseniz sevinirim. :D
|
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Ne demek birlikte saf tutarız... Elbette ama mümkünse Kıblemiz dört yön olsun.
Ruh'un nasılda önceden bilgi ile donatılmış, her şeyin ayırdımında olduğunu hazır kalıpsal bir reçete olduğunu görmekmi sitiyoruz o halde bir bebeğin gelişimine baktığınızda göreceğiz ki beden, insan bilinç bunların hespide bir bütün ve ayrıca biyolojiktir. Fizik ötesi bir ruhun varlığını iddia etmek yeni doğmuş bebekten futbol yorumu beklemek demektir. Utanmaz ruh hiç utanma yok altına işiyor. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Sn. spartacus,
"Utanmaz ruh hiç utanma yok altına işiyor." *:lol: Değerli hocam, varlığın ispatı kadar zor bir konu ruhun ispatı. Birileri kirlian fotografçılığı ile açıklamaya çalışır, diğerleri cesedi tartıp ruhun ağırlığını bularak! Karşı taraf da işin kolayını bulmuştur hani. Sıfıra sıfır elde var sıfır hesabıyla. Can ve canlılığın biyolojik temellerini Sn. liop; inorganik maddeden organik maddeye geçiş ile açıklasa da kafamızın içindeki 1500cm3 dolduran nesne bunu pek anlayamıyor. En azından benim gibi cahillerinki... Ama son yazdığınız yazı ile bir üstteki yazınız; "Ölenler nereyemi giderler hiç doğmayanların olduğu yere" arasındaki fark ile de sanki bir ikinci alem silüetini gösteriyor gibisiniz. :) Yoksa yine yanlış mı anladım. 8O Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
ispatsız olan tek şey varlıktır ve ispat varlığın sorunu değildir sevgili Mhmmd. varlıkda böyle bir kavram yoktur.
Bilimde ispat diye bir kavram yoktur çünkü bilgi önsel gözlem ve temel analizlere dayalıdır ve bilgi ispat ile elde edilemez. Buradan bakmak kitaba arka kapağından bakmak demektir, malumumuz bu gün çürümüş sakız oldu bu ispat kelimesi ve bu kelime kullanıldığı alana göre baktığımızda bilim karşıtlığının temel taşı haline gelmiştir. Evrensel ölçekte bilgide kalıtsallık yoktur ve bilgi ispatlı, ibrazlı kesinlikle değişmez kurallardan oluşmaz bu nedenle bilgiye böyle yaklaşmak ispat aramak demektir. Mesala Yıldırım gökten yere doğru gözlemleniyor olabilir bizim görgümüz bunun böyle olduğunu ispatlamış olabilir ama daha ileri bir boyutda gözlem ise aksine olduğunu gösterebilir. *O nedenle ispat kriter alınamaz temel kriter gözlemdir ve gözlemle elde edilmiş verilerin analiz edilmesidir. Deney ise ispat amaçlı yapılmaz, sebeplerin ve süreçlerin analizinde doneler elde edebilmek ve daha ileri boyutda gözlemleyebilmek için yapılır. *Ve ancak var olan(somut, nesnel) gözlemlenebilir ve evrensel ölçekte gözlemlenebilme özelliği vardır, Ruh(fizik ötesi, gözlemlenemez)cinci hocalara has bir durumdur. Kısaca bilginin alanı fizik alanıdır, ruh ise metafizik bir alandır kısaca hayalidir ve kurgusaldır ancak spekülatif veriler sunarlar. Ruh'un varlığının ispatı bu kelime temelden çelişiktir çünkü bir kere hem varlıkdan bahsedip hemde ispat aramak iki karşıt şeydir. Zorluk kelimesi ise belki bizi bir nebze oyalar... İlk dediğim ile ifade ettiğiniz arasında çelişki yoktur, hiç doğmayanların olduğu yer neresi ise ölenlerinde bilincen varolacağı yer orasıdır. Ve bizler doğaya karşı direnimimizi yine ölüme borçluyuz bu sadece bir döngüdür.... Ruh isimli 3 harfin temeli ise varlığın bir söylemi değil, var olanın sonsuz hayata açılan pencerisnde oluşturulmuş kurgunun senaryo kahramanıdır. En güzeli bir süpermen bulup Mars'a gitmek olabilir. Yada şöyle içinden Cin çıkan bir Alaattin'in sihirli lambasıda olabilir. Maksat elde etmek olunca neden hayal kurmayalım ki? |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Beni vuranin imanin ne oldugu yakalandiktan sonra ortaya cikti. Olay Fransa'da vuku bulmustu, ve 3 kisilik gurubun, musluman cezayirli arap olduklari yakalandiklarinda ortaya cikmisti. Koca Fransa'da beni uc kurus icin vuranin kimligi, dini musluman olan bir arap cikmisti. *Olayin biraz daha detayina inecek olursam, sabah 2 sularinda yani karanlikta, kamp yaptigim cadiri soymaya gelen birini yakalamam sirasinda vuku bulmustu. Ay isiginda kivircik sacli oldugundan baska birsey de goremedim. Ancak beni vuran silahin bu adamlarin surdugui bir arabada bir yol aramasi sirasinda bulunmasi ve balistik inceleme sonucu, bana ateslenen silah oldugunun ispati cetenin yakalanmasina sebep olmustu. Ha bu arada tek mazlumun ben olmadigimi da soyleyeyim, daha birkac yerde daha silahin kullanilmis oldugunu tesbit etmisler, suclularin ikisi yakalanmis, biri Cezayir'e kacmis diye duydum. Beni vuran, 12 sene hapis yemisti, sonrasini ben de bilmiyorum.
* * * * * * * sevgilerimle... |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
sevgili YIWALY
"Bizzat yaşadığım bir trafik kazası olayı ve girdiğim derin koma bana ruhun gerçekten var olduğunu ispatladı. Beni bu gerçekten hiç bir pozitif bilimde döndüremez. Kalbim tam anlamıyla 1dakikalığına durmuş. Ben kalbim durmadan önce acıyı hissedebiliyordum. Ancak kalbimin durduğunu anladığım an bi anda üzerimden büyük bir yükün kalkmasıydı. TEk gördüğüm şeyse hoşnutlık veren bir ışık hüzmesiydi. *Bedenden çıktığımı hissettim. Sonra doktorlar kalbimi tekrar çalıştırmışlar. Bense o anda tekrar bedene grdiğimi hissettim. " Üzgünüm ama sen bu anlattıklarının yanılgısındasın. Bu hissi yaşamak için trafik kazası gibi kötü bir anı yaşamanı istemezdim ama uçmanın ne olduğunu en iyi esrar çekenlere sormak gerekir. Yada gidersiniz bir hastaneye, şöyle 7-8 saniyelik bayılma yaşarsınız, aynı şeyleri hissedeceksiniz.. Ama malesef örnek ameliyat masasına ilk yattığınızda, ilk 7-8 sn dir bu durum ayıldığınızda ise 3-5 saat çoktan geçmiştir. işte bu saatler sizin kaybettiğiniz saatlerdir, hiç ayılmasa idiniz ha 3 saat hada 3 milyar saat... Evet yavaş yavaş bir bayılma ve vucudun hiç bir bölgesinden bir his alamama, büyük bir hafifleme ve artık yer çekimini dahi hissetmeme... Her şey bundan ibaret. Bu şuna benzer, iki kişi karşılıklı bir ipi çekiyoruz ve ben birden ipi bırakıyorum.. Yani? Bende bir zamanlar ameliyat oldum ve hayatımda ilk kez o zaman bayıldım. Evet hafifliyorsunuz çünkü dokunma duyularınızı tamamen kaybediyorsunuz. Artık size ağırlık veren hiç bir şey yok çünkü hissetmek fiili yok, kendi vücudunuzun ağırlığını hissetmiyorsunuz, bu ne demektir ? İşte bu o tamamen bilincin kaybedilmesi anına kadar olan kısa bir süreçtir... Gerisi hikayedir. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Sn. vartor,
Kimliğinde yazıyordu yani.... Anlaşıldı. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Insan yari baygin halinde hallucinsayonlar gorur. Atesli hastaliklarda kabuslar gormek hemen hepimizin basindan gecmistir.
* *Hastanede yari baygin hallerimde, bana bakan hemsireyi dunya guzeli bir kiz olarak gordugumu soylemeden gecemiyecegim. Sonradan, yurumeye basladigimda, bu dunya guzeline gidip tesekkur etmek istedim. Intensif care bolumune ciktigimda ve hemsireyi gordugumde gecirdigim saskinligi sizlere anlatamam; fiziki guzelligi hic de olmayan, hatta cirkin diyebilecegimiz bir kis karsima ciktiginda ne soyleyecegimi sasirmistim. Bu da insan beyninin nelere kadir ldugunun bir baska ispatidir. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Sn. spartacus,
Değerli hocam, kişisel hissiyatlar ve yaşadıklarımızın bir formülünü bulmuş gibisiniz. Tamam, anlıyorum. Düşüncelere katılmak ya da karşı taraftan fikir ileri sürmek keyifli ve burda bulunuşumuzun nedeni. Ama kişisel olarak ne hissettiklerimizi ve yaşadıklarımızı da; İşte bu o tamamen bilincin kaybedilmesi anına kadar olan kısa bir süreçtir... Gerisi hikayedir. diyerek noktayı bari koymayın. Siz demiyor muydunuz? Hayat bir devinimdir, diye. Bu devimde bile bir nokta yok iken... Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Sevgili Mhmmd bende bayıldım, o halde inanıyorum Süpermen geldi beni uçurdu. Asıl nokta sence nerede ? Gerçekten noktayı ben mi koyuyorum ?
|
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Ama kişisel olarak ne hissettiklerimizi ve yaşadıklarımızı da;
İşte bu o tamamen bilincin kaybedilmesi anına kadar olan kısa bir süreçtir... Gerisi hikayedir. diyerek noktayı bari koymayın. Hissetmekden bahsediyorsun Sevgili Mhmmd sanırım yanılmıyorum değil mi? Hissetmekten? Neden hissettiklerinizi anlamlandırabilmek ve onun nedenselliğine inmek yerine, RUH budur işte deyip noktayı koyuyorsunuz hiç düşündünüz mü? Oysa O hikaye kısmını ise yanlış anlamışsınız, ilk 7-8 saniye o hisleri yaşarsınız, gerisi ise hikayedir hiç bir şey hissetmezsiniz, ister 3 saat *ama isterse 3 milyar saat hissizlik anlamındadır. Keşke inandıklarınızın çekim kuvvetine bu kadar kapılıyor ve dar açıyla bakıyor olmasa idiniz.. Kaldı ki sara hastalarının kafasında tövbe cin vardır denmesi için sara nöbeti beklememin ne anlamı var,(ÇIKARSAMA) kaldı ki ben kişilerin hisleri üzerine konuşayım? Hemde kendi yaşadığım hislerimi ve açıklamamı *ifade ederken? Siz sara hastalarının kafasında bir cin olduğuna inanıyormusunuz ? O halde açıklayabilirmisiniz o sara nöbetindeki titremeyi, cinler sarsmıyor mu bu insanı, kitlemiyor mu dilini dişini? Neden işin somut yönüne eğilerek nokta koyuyoruz ki değil mi, cin yada RUH diyelim kesin konuşalım noktayı başa koyalım olsun bitsin, hem sara nöbeti bizim için yeterli bir ALET olmuştur değil mi? İşte benim ifade etmek istediğim buydu, nokta dediğinizi bence yanlış yere yüklediniz. Yazık ettiniz sara hastasını direğe bağlayıp 1 ton sopa çalmakla... Kısaca sevgili Mhmmd, noktayı yanlış yerde arıyorsunuz ve bunu belirtmek içinde bence geç kalmışsınız. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Sn. spartacus,
Değerli hocam, hislerimizin nedenselliği diyorsanız sonuna kadar evet. Gerçekten de nedenselliklerdir hayatı anlamlı kılan. Hislerimizin; kimyasal, fiziksel sonuçları ya da nedenlerini dile getirmeliyiz. Hatta onların da nedenlerine, nedenlerin de nedenlerine, indiğimiz, inebildiğimiz, gücümüzün, aklımızın yettiği yere kadar inmeliyiz. İndiğimiz yeri de hiçbir zaman, yeter, son, bitti anlamı vermeden inmeliyiz. Niçin, beynimizin sol lobu ile; Sözcükler, Mantık, Sayılar, Ardışıklık, Matematik, Analiz, Listeleme, Konuşma, Yazma işlemlerini yerine getiriyoruz? Peki bu arada niçin sağ lob ile; Ritim, Müzik, Bütünü görme, Hayâl gücü, Hayâl kurma, Sentez, Renkler ve şekiller, Üç boyutlu düşünme, Görüntüler oluşturabiliyoruz? Niçin solumuz mantıksaldır da sağımız duygusaldır. Bunun kimyası nedir? Orta beynimizde bulunan “hipokamp” (hippocampus) nasıl oluyor da 70-80 yılın tüm datalarını saklayabiliyor. Bunun kimyası nedir, nasıldır? Fiziksel açılımı var mıdır?.... Bunları araştırmaya, nedenlerine inmeye kim hayır diyor/diyebiliyor? Tüm bunlara rağmen Ruh denildiği zaman bir nokta konulduğunu da düşünmem. Orta çağ skolastik düşüncesi ya da ortadoğu kalıpsallığı içinde cevap aradığımı nereden çıkardınız? Geç kaldığım, kanınız doğrudur. Ama olsun, geç kalmam hiç olmamamdan iyidir diye düşünüyorum. Ve diyorum ki; kişsel hissediş ve yaşanmışlıklara tümden kapılarımızı kapatmamalıyız. Bu sözümüz de, bunların kişisel olmanın ötesine geçtiği imasını vermez. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Bu arada;
Süpermen uçurabilir ve siz bunu hissedebilirsiniz. Mesele burada süpermenin varlığı değil, uçma hissiyatınızın nedenleridir. Biyolojik nedenler olduğu kadar, psikolojik nedenlerdir. Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Sevgili Mhmmd;
Süpermense mevzu bahis ben hislerimi gidipde oraya yamayamam.. Anlatabiliyorum sanırım.... Madem önemli olan benim hislerim o halde ruh burada maydonoz değilmi? Süpermen süpermen ile anlatılır, elma armutun delili değildir.... Cin örneği sadece bir örnektir ve sara hastasının kafasında cin vardır demek ile, uçma hissi yaşanması RUHUN delilidir demek arasında kelime farkından öte zerre kadar anlam farkı yoktur, bu ikiside skolastiktir, birisi değil! "Mesele burada süpermenin varlığı değil, uçma hissiyatınızın nedenleridir. " Bende bunu ifade ediyordum, demek ki nokta koymuyoruz devam ediyoruz. Uçma hissiyatım süpermeni var kılmaz,,,, o halde? Size geç kalmışsınız derken zaman-çağ olarak demedim, aksine ben uçma hissini yaşadım demek ki bu RUH du diyene, şunu demeniz gerekiyordu, hislerinizin nedenlerine inin hazır öğretilmiş RUH, CİN diye götürü ve peşin hükümlü bir *nokta koymayın ve kendinizi şartlandırmayın *:wink: Gelelim bana ben hissettiklerimi yazdım ve mantıklı bir açıklamasını yine kendime yaptım, sizce vücudun kendi ağırlığınıda hissedemez hale gelmesinde yaşanan hafifleme hissimi anlatırken ben süpermeni meselemi ettim-yoksa böyle bakmak yerine mantıklı bir açıklama yolunu mu seçtim ? *ilk 7-8 saniyeden sonrası hikayedir dedim Burayıda yanlış anladın, üstelikde cımbızlaman(!) ve genele götürü yapman beni üzdü açıkcası... Sanki ben insanların hislerine yada düşüncelerine hikaye demişim gibi bir tablo çıkarttın ortaya bak yeniden alıyorum; "Ama malesef örnek ameliyat masasına ilk yattığınızda, ilk 7-8 sn dir bu durum***** ayıldığınızda ise 3-5 saat çoktan geçmiştir. işte bu saatler sizin kaybettiğiniz saatlerdir, hiç ayılmasa idiniz ha 3 saat hada 3 milyar saat... .... İşte bu o tamamen bilincin kaybedilmesi anına kadar olan kısa bir süreçtir*****... Gerisi hikayedir." Umarım ne demek istediğimi anlamışsındır... Tabloyu yeniden çizebilirsin ama bu sefer fırçana görmek istediğin renkleri değil, elinde olan renkleri kullanarak... Derin uykunuzu düşünün, farkındalığı kaybettiğiniz anı, çünkü yaşamak farkındalıktır, işte bizim ruh dediğimiz aslında bu farkındalığın fizik öteside olsa, çarpıkda olsa tanımlanmasından vede sonsuz hayat hayalinin, kurgusal senaryo kahramanından başka bir şey değildir. Oysa ruhu uçurtmak için bir esrar yeterlidir? Ama esrar maddi bir şeydir ve maddi olan bedene verilir, ruhun etkilenmesi ise ya bedenin yada ruhun ikisinden birisinin düzmece olduğunu gösterir.... Mesala bayılmak, bir insanı bayıltmak için enjekte edilen madde, madde iken, bedende nesnel somut bir madde iken, ruh uykuya dalmaktadır peki ya ölüm??? O halde ya beden düzmecedir yada ruh. *Peki hangisi ? Evet bir forum alanındayız, *düşüncemi nedenleri ile *sunuyorum, açığım, malzeme burada, suda var şekerde unda. O halde ya irdeleyeceğiz, yada benim kim olduğum ne dediğimden daha mı önemli? |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Eger ruh varsa ve maddeden bagimsiz ise,neden bazi kimyasal maddeler kullanan kisiler sarhos oluyor ,ben kendimi kaybettim diyor?Kafaya sert darbe alinca zekasini kaybediyor?Beynin sol ön lobunda mercimek tanesi kadar bir bölge hasar görünce insan utanma duygusunu yitiriyor?Asiri beyin yorgunluklarinda halisülasyonlar görünüyor?
* Daha binlerce böyle örnekler verilebilr.Maddi kosullar degisince ,egitim ve ögretim daha iyi olunca ruh da buna bagli olarak gelisiyor.Yani nereden gidersen git yine maddeye ve maddi kosullara variyorsun.Maddi olmayan bir seyin Tanrisida *Ruhu da olmaz. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
no beyin no ruh, bu kadar basit iste.
|
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Sevgili Ziggurat önermelerinden şu noktayada geliyoruz gibi..
Bana göre yaşamak An'ın farkındalığıdır, ölüm dediğimiz ise bu farkındalığı kaybetmektir. Madde yok olmuyor ancak maddenin yapıtaşı ve tüm işlevi, nedenselliği bütünlüğü bozuluyor ve farkındalık kaybediliyor. Bir maddenin organik olması belkide O'nu canlı olarak tanımlamaya yeterli olabilir, belirli bir canlı organizmada işlevsellik kazanabilir ancak bana göre asıl önemli olan bütünselliğin(kısaca işlevselliğin) bozulmamış olmasıdır. Eğer ilkel tanıma iner RUHU o tanıma indirgersek Maydonozun dahi bir ruhu olmalıdır, aksi bitkilerin gün ışığına olan meyili başka türlü açıklanamaz. Yada canlı bir organizmadır milyar, milyon yılları bulan bir organizma gelişimi vardır. Bu gelişim koşullara bağlı olarak ilkelden, moderne, basitden karmaşığa doğru bir yol izlemiş olmalıdır. Yaşamak anı yakalamak ve farkında olmaktır, ölüm ise an'ın bir parçası olmak. Bazen fosillere bakabiliriz, evet kurgulayabiliriz, işte bu adam Afrikanın yağmur ormanlarında yaşıyordu evet yaşlandırma testleri 45 yaşında öldüğünü gösteriyor, ayağının altında derin yara bere izleri var bu ayakkabı kullanmadığını gösteriyor, bulunulan yer tam bir bataklık ve bataklık asidi bu kişinin çürümesine engel olmuş henüz midesinde son yediği ot çorbası duruyor....... Artık o anın bir parçasıdır ve bizim farkındalığımıza karışmıştır ama o farkındalığı kaybetmiştir. Bir gün bizimde kaybedeceğimiz gibi... Kısaca An'ı yakalayan yaşamı, kaybeden ise anın bir parçası olacaktır. Organizma dediğim ve üstte ifade ettiğim ise ilkelinden-gelişmişine, basitinden-karmaşığına, süreğenlik arzeden bir devinimdir. Bizde şu anda bu devinimin an'ından başka bir yerde değiliz. Beyin ise salt işletim değildir, yaşanan anlara hafıza olmakla bellek işlevide görmektedir, böylelikle benliğin oluşumu, bilgi birikimi ve anlar toplamı edinilerek ortaya sadece an dahili yaşayan bir anlık canlı olmaktansa, bir ömür biçilebilen bir duruma sahip oluruz. Ömür ise an'larımızın kısaca anılarımızın toplamı iken, organizmamız içinde olduğu an'ı ise gözlemleyip biriktirmeye ve koşulalra göre hareket etmeye devam edecektir hatta içinde bulunulan ve çözümlenen elde edilen donelere görede gelecek üzerine tahminlerde bulunmaya devam edeceğiz... Taki *anın bir parçası olana kadar ve, ve böyle bir süreçde, skolastik avuntular ile, devekuşu misali hayatımızı kum çölünde bir kuma gömmelimiyiz sorusunu sormak gerekir? Yakınlarda yapılan ve Güvercine elektronik sinyaller göndererek başarılı olunmuş yön verme deneyi, bize yönümüzü dahi tayin etmemizin temel önermesinin kabaca beden, vücut dediğimizin toplam işlevinden başka bir şey olmadığınıda göstermiştir. Kısaca organizmayı anlayabilmek ve hareketleri, süreçleri çözebilmek için koşulları çözebilmemiz ve bu koşullarda var olabilmek için nasıl bir gelişim ve nasıl bir işlev ve özelliğe zorlanmış olduğumuzuda çözümlememiz gerekir. Bu nedenle hazır kurgular bir yere kadar ama gözlem her zaman. Çünkü gözlem bizlerin karanlıkda yolunu bulmaya çalışan insanın el yordamıdır, o yok hareket de yok.... Ya kurgular ile olduğumuz yerde duracağız yada ışık huzmelerine doğru el yordamı ile bile olsa ilerlemeye devam edeceğiz. Kısaca boş ver ilerlemeyi, gözlemlemeyi, araştırmayı, bu 2x2 = 4 demektir, gördüğümüz ne varsa Hebelehübü dür, o şöyle yaptı, dağ olsun dedi dağlar oldu, ışık olsun dedi ışık oldu, cin dedi cin oldu, insan dedi insan oldu, kader dedi ve her şey başından belli bir senaryodur, ruh ise bu senaryonun kahramanlarından birisidir, yağmura yağ der yağar, dur der durur, şimşeğe çak der çakar dur der çakmaz, yürü demezse yürüyemezsin........... dememek... Kısaca kurgulamak mı amenna ama kurgulara tapınmak mı işte bu karanlıkta ışık huzmesi aramak yerine kafayı öne eğip, el pençe eylemsizilikden başka bir şey değildir ve o anı yakalamak dediğimiz farkındalığıda kurgulara kendini uydurma çabasına heba etmek demektir. Acaba bu gece vampir gelirde beni ısırırmı hesabı yastığınızın altına sarımsak ve bir adet Hac koymak demektir.... Herkes güzel olana inanıp, iyi olanı düşlemek isteyebilir, buna hiç bir mani yok, Polyanna olmak herkesin harcıdır ama bu durum hiç bir şeyi açıklamaz. |
Re: Ruhlar ana rahminde beyin tarafından mı üretildi?
Tesekkürler Spartacus.Yazdiklarinin altina imzami atarim.Yasami ben bazen televizyona benzetirim.Yüzlerce elektronik parca biraraya gelip uygun durum yaratildiginda nasil görüntü olusuyorsa,canli icinde ayni sey söz konusu:yasam icin gerekli olan organlar olusunca yasam basliyor.Fisi cekiyorsun,görüntü gidiyor ,ölüm de fisi cekmek gibi bir sey.
*Ama insanogluna bunu anlatamazsin.Umutsuz yasanmiyor.Hele ilkel insanin elinden dinini alirsan onun icin artik hersey mübah.Cünkü ilkel insanin benligi, vicdani gelismediginden onun vicdani Tanrisidir.Onun icin Tanri korkusu yoksa ,insanlari öldürebilirsin,hirsizlik yapabilirsin hatta kandaslarinla cinsel iliskiye girebilirsin.Onlara göre bütün insani davranislar Tanri inancindan gelmekte. * Oysa gelismis bir insan ayni zamanda vicdanli ,kendini bilen insandir.Sokrates bosuna Kendini bil dememis.Bilgi düzeyin arttikca kendine ,dogaya,hayvanlara ve herseye saygin oluyor.Bir duyarlilik kazaniyorsun.Empati duygun gelisiyor.Tarihi inceledigimizde,insanlik tarihi dincilerin ve irkcilarin katliamlari tarihidir.Din,dil ve irk ayrimi olmadan insanlar su yeryüzünde kardesce yasamasini ögrenmelidir.Bir Hiristiyani,bir Yahudiyi gavur olarak degil de bir farklilik bir cesitlilik olarak algilamaliyiz.Uzaydan cekilmis Dünya resimlerinde ,ne dil ayrimi ne din ayrimi ne de sinirlar var bir tek dünya var ve yasadigimiz bu anlari baris icinde gecirmeye calismaliyiz. |
Alıntı:
Fakat bir onceki sayfadaki, su cumlelerin tam imzalik olmus Spartacus. Tesekkurler. Fizik ötesi bir ruhun varlığını iddia etmek yeni doğmuş bebekten futbol yorumu beklemek demektir. Utanmaz ruh hiç utanma yok altına işiyor. |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:59 . |