Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Politika (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=21)
-   -   Yapmayın beyler; etmeyin ağalar! (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=5160)

mhmd 14-11-2007 11:51

Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Konumuz; DTP başkanı ve asker kaçağı olması.
Kaynağımız;
http://internethaber.com/news_detail...erstitial=true
Yorumumuz;
Sn. Nurettin DEMİRTAŞ ile aynı okulda, aynı dönemlerde okuduk. Biz çarkların dişlilerine uyum sağlamanın lünpenliğinde mezun olurken, kendisi aynı çarklara uyum sağlayamamanın sonucu hapse atıldı. Hüzünlü bir durum. Ama o dönemlerde, bu arkadaşımız, hatıramızdan hemen silinmişti. Ta ki; DTP eşbaşkanı olduğunu öğrendiğim haberi okuyuncaya kadar.
Hatıralarımı yokladım.
Kendisini; efendi, terbiyeli, ağır başlı ve devamlı hüzünlü biri olarak hatırlıyorum. Çekingen gülümsemesi dahi tebessümü pek geçmeyen bir insan. Duygulu ve düşünceli bir insan.
Neyse, konu bu değil.

Merak ettiğim konu şudur;
Devletin okulundan, devletin hapisanesine 12,13 yıl geçirmiş bir insanın daha sonrasında almış olduğu askerlik raporunun sahteliği şimdiye kadar niçin ortaya çıkmamıştır?
Bunun sorumluluğu Sn. Nurettin DEMİRTAŞ'a mı aittir?
Niçin baştan sona doğru adım atmıyoruz da, işimize geldiği zaman sondan başa çıkarımlar yapıyoruz?
Sn. Nurettin DEMİRTAŞ DTP başkanı olmasaydı ve gerçekten de asker kaçağı olsaydı, ölene kadar bu kaçaklık sümen altı mı edilecekti?
Vergisini veren, kamu hizmetini yerine getiren vatandaşlar kendisini nasıl hissedecek?
.?
.?

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

gercekisim 14-11-2007 12:06

Re: Yapmayın beyler, etmeyin ağalar
 
pkklılara sayın demek te moda oldu galiba...asker kaçağıysa ve bu şimdi ortaya çıktıysa,o halde şimdi gereği yapılır..bunca yıl ortaya çıkmamış diye bundan sonra da ortaya çıktığı halde askerlik yapmayacak mı sana göre? yok öyle dava...ayrıca şimdiye dek bunu gizleyene de hesap sorulmalıdır.SN. Ben iki ay evveline kadar islama inanıyordum,yeni farkettim yanlışlığı ve artık inanmıyorum yani şimdi şimdiye dek inandık diye şimdi de mi inanalım..
Bu terörist düşüncelileri savunmayı bırakın artık..

14-11-2007 12:12

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
gercekisim, sen de bu vatanin bos mevzulara kafa takan bombos bir evladisin. Bosluk konusunda uzay gibisin, bravo. Sayin demeyerek bu teroristleri kahredicez ve teroru bitiricez.

Bunun gibi bir akli evvel de, esir dusen askerlere kacirilan asker densin diyor. Neymis PKK'yi yuceltiyormusuz bu sekilde. Yahu akli evvel, askerini orda muhimmatsiz, desteksiz, haberlesmesiz birak. Sonra esir demeyin, o zama esir dusurme, askerimize sahip cik.

gercekisim 14-11-2007 12:18

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Respendial senin anlamanda problem olduğuna artık kesin kanaat ettim. Siyasi tanıma denilen şeyden haberin var mı senin?(bence yok ama yine de sorayım belki uyanırsın) Bomboş olan senin gibi boş teneke misali gürültü çıkaranlardır. Ayrıca uzayın boşluk olmadığını da öğren,istersen harunyahyadan öğren ama yine de öğren. Bu ifadeleri kullanmadığın zaman terörü bitirirsin diyen mi var da kendi kendine saçma sapan şeyler düşünüyorsun..sen düşmaanına "kardeşim" diye hitap edebilecek köhne bir zihniyettesin..senden ne köy olur ne kasaba !

Bu konuya ayrıca bir mesaj daha yazmayacağım bundan sonra..birileri kendilerini adamdan sanmasınlar boşu boşuna.

14-11-2007 12:28

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Beni bosver konu sen ve seni yaklasimin. Belki sen simdi bu cevabi bana bir karsilik olarak yaziyorsun, birtakim ironiler hicvler. Ama benim tepkim psikolojik bir savasin bir parcasi degil, gercek sahsi kanaatimdi.

Ikincisi Turkiye onu bunu siyasi olarak tanisa veya tanimasa kimin umrunda. Kibrisi Turkiye taniyor da ne oluyor? Turkiye adam yerine konmayan bir ulke, bu sebeple yok ona sayin dedi yok bunu tanidi kimsenin umrunda degil. Bos isler iste.

mhmd 14-11-2007 14:55

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Yapmayın beyler, etmeyin ağalar...

Hayır hayır.
Bu konuyu özellikle biz açtık.
Nedeni de, uzaktan yakından bölge ile alakalı olmayışımız.
Bu yüzden, Sn. respendial bence özellikle siz konuya girmez iseniz sevinirim.
En azından bu şekilde girmezseniz daha yapıcı bir tartışmamız olabilir.

Sn. gercekisim,
İnsanlar hukuksal, olarak suçlarında sabitlik görüldüğü vakit suçlu kabul edilir. Suçlu olan bir kişiyi yasalar gereği, yargı organı yargılar ve cezalandırır. Böyle bir durum var mı ki;
" *pkklılara sayın demek te moda oldu galiba" yargınızı ileri sürmüşsünüz? Kaldı ki;
"MADDE 20. - (1) Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz" der.

"bunca yıl ortaya çıkmamış diye bundan sonra da ortaya çıktığı halde askerlik yapmayacak mı sana göre?" Demişsiniz.
Yazımızda böyle bir savı savunmadığımızı ikinci okuyuşunuzda anlayacağınızı umuyorum.

İslamla alakalı durumunuz ile bu konu hakkında herhangi bir korelasyon göremedim.

Sayın, konusuna fazla takılmışsınız.
Biz; Yaratılanı yaratandan ötürü seven tarafındayız.
İdeolojinin; "Sevilecek... Sev, Dövülecek... Döv" sözü ile hareket edenlerden değiliz.

İlk mesajımdaki sorularımı tekrarlıyor, anlamlı katkılarınız için teşekkür ediyorum.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

aydoe 14-11-2007 19:02

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
siyasetle uğraşacak toplumun önüne çıkacak insanların temiz olması gerekir Nurettin DTP için kötü bir seçim DTP intihar ediyor ve bunu bilinçli yapıyor bir sürüsü tutuklanacak ve parti kapatılacak çünkü onlar demokratik mücadele vermek istemiyorlar şiddetin esiri olmuşlar gerilimi artırmak ve kaybetmeye başladıkları tabanı kendilerine çekmek için yapıyorlar
leyla zana hanım ilk seçildiğinde kürtçe yemin etmeye kalktı gereksizdi tutklandı yıllarca hapis yattı onlar birleşmeyi bütünleşmeyi istemiyor önce özerk kürdistan sonrada güney kürdistanla birleşip büyük kürdistan onlar bu hayali gerçekleştirmek için çalışıyor Türkiye Cumhuriyeti onların düşmanı bağımsız kürt devleti kurmak istiyorlar TBMM çalışmak demokratik haklar kazanımlar doğu güneydoğu için yapılacak yatırımlar insani kazanımlar onların işine gelmiyor
Türkiye gelişse kalkınsa doğu imar edilse onlara demokratik haklar verilse kişi başı milli gelir 10000 dolar olsa nasıl kürt ayrımcılığını dayatacaklar
onların amacı kürt türk ayrımını keskinleştirerek AB ve ABD desteğinde büyük kürdistanı kurmak
onların hedefi var ne yazık ki bizim yok doğru teşhis ve tedavi yapılmadığından kangren olmuş
hala başımızdakiler ne yapmaları gerktiğini bilmiyor
Kuzey Irak ta kürdistanı 15 yıldır biz kurduruyoruz *yıllarca çevik kuvvetin süresini uzattık Abd pkk ya yardım etti kuzey ırakı güvenlik bölgesi yaptı kürdistanı kurdurdu ırak ın başına kurt talabaniyi getirdi barzani yi güney kürdistan devlet başkanı yaptı
bizlede kafa buluyor
biz kurbanlık koyun gibi sonu göre göre gitmekteyiz
Birlik beraberlik içinde topyekün bağımsızlık savaşı vermemiz gerekir ne ABD ne AB Bağımsız Türkiye mücadelesidir ne yazık önderlik yok birlik yok
bu ümmetçiler le bu iş olmaz ırak ta parçalanır Türkiye de

14-11-2007 19:25

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Ne demek tartismaya girmezseniz? Soruya sizin istediginiz gibi mi cevap vermek zorundayiz, yoksa istedigimiz gibi mi. Sonra benim elestirdigim konulari sende elestirmissin, yapici olacakmisim. Al yap devret sat o zaman. *Sorularinin cevabi, gercekisim'in tepkisi ve Turkiye'nin aklinca yillardir gerceklestirdigi ucuz soguk savas ve medya-halk stratejilerinin sonuclaridir.

kuvvaci 14-11-2007 21:37

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Dostlar!
Benimde aklım almıyor. Birdenbire bazı şeyler servise kondu.. DTP nin şahin kanadının ön plana çıkması...Nurettin Demirtaşın askerliği, Fatma kurtulanın dağdaki fotoğrafları... bilmiyorlarmıydı yoksa *:) ben en ufak bi memuriyete girerken yedi cettimi araştıran Devlet bu arkadaşlar milletvekili yada parti başkanı olurken hiçmi araştırmıyor? Birileri yıllardır oynadığı oyunu devam ettiriyor ama benim aklım almadı gitti...

mhmd 14-11-2007 22:24

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Vergi kaçağı;
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=186080

Asker kaçağı;
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv...sivAnaID=37965

Yapılaşma kaçağı;
http://www.turkpoint.com/konut/kac_yap_norm_yap_old.asp

Elektrik kaçağı;
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=107441

Su kaçağı;
http://haber.lpghaber.com/Turkiye-20...beri-1996.html

Devlet yönetiminde çeşitli politik şekiller vardır.
Liberal Demokratik (ABD, Batı ülkeleri politik sistemleri)
Egalitarian Otoriter (Sovyetler Birliği, Çin, Vietnam politik sistemleri)
Geleneksel İnegalitarian (Suudi Arabistan, Kuvait politik sistemleri)
Populist (Afrika, Güney Amerika ülkeleri politik sistemleri)
Otoriter İnegalitaryan (Pakistan, Peru) sistemler olarak kategorize edilmektedir.
Egalitaryan: Eşitlikçi
Kaynak, Sağlık Politikası, Prf. Dr. A. KISA, A. Y. Üniversitesi,

Ülkemiz bu skalada Otoriter İnegalitaryan sistem ile Populist sistem arasında bir yerlerdedir.
Bunun anlamı, devlet erkinin kontrol mekanizması, yönetilenler üzerinde en etkin şekliyle kurulduğudur.
Kuruluşundan günümüze kadar geçirdiği askeri vesayetler ve devletçi politilar da bunun göstergesidir.
Tüm bunları toparladığımızda devletin, vatandaşının bilgilerine sahip olamaması ya da diğer bir deyiş ile vatandaşın edimlerinin devlet tarafından bilinememesi oldukça zordur.
Bu sonuçla ve yukarıdaki istatistikleri toparlar isek.
Devlet, bilerek vatandaşını kaçağa mı yöneltiyor? Sorusu gelir aklımıza.
Niçin?
Çünkü kaçağı olan siner. Kaçağı olanın sesi çıkmaz.
Siz hırsızsanız karakoldaki falakaya ses çıkaramazsınız.
Olan hakkınızı dahi savunamazsınız.

Bu yüzdendir ki; hakim güç tüm bu kaçaklara göz yumar.
Yumar ki; günün birinde, bir yerlerde vatandaşını saf dışı bırakmak için elinde doneler olsun.
Olsun ki; 12 yıl hapis köşelerindeki tüberküloz hastalığını dahi bahane edemesin!!!
Diye düşünüyorum.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

sargon 14-11-2007 23:44

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
İlginç bir yorum. Ama biraz komplo havası seziyorum. Elbette Türkiye'deki devlet mekanizmasının bu türden bazı özellikleri vardır, yani otoriter bir yukardan aşağı örgütlenme esas yönü teşkil etse ve bu yapı komplo teorileri kurmaya oldukça uygun olsa da, sistemin bu kadar çok kaçağa izin vermesini tamamen bir psikolojik nedenle açıklamak yeterli olmasa gerek.

Benim eğilimim şöyle: Türkiye'de devlet yönetimi politik güçten çok baskı araçları ile yürütülür. Yani otoriter yapı esastır, bu doğru. Vatandaş ise devletinin *iyi politikalarla yönetildiğini düşünerek değil tamamen baskı araçları ve ve ideolojik pompalamalarla (devletin kutsallığı, dinsel ve milliyetçi duyguların bu kutsallık için kullanılması, militarist bir anlayışın ilkokul çağından itibaren çocukların zihnine kazılması vb.) devlete bağımlı kılınır. Böyle bir devlet yapısının gerçekte ihtiyacı olan şey çok iyi bir vergi denetim sistemi, çok iyi bir kanun uygulayıcısı falan olması değildir. Örneğin bizde vergi ödemek salaklık sayılır. Aslında bu anlayış tepeden tırnağa kadar tüm toplum tarafından kabul edilmiştir. Askere gitmemek falan da sorun değildir aslında. Ama kutsal olan devlet gibi değerlere dil uzatırsan işin bitmiş demektir. Bir sürü vergi kaçakçısı, hatta açıkça mafyacı *bir kuruş vergi vermezken, "devlet adına kurşun sıkarak" "milli kahraman" ilan edilirler. Maddi olarak istediğin kadar sömürebilirsin ama otoriteyi sarsmamalısın.

Halbuki Avrupa ülkelerinde tam tersinedir. Devlet için herşeyi söyleyebilirsiniz. Alabildiğine eleştirebilirsiniz. Devlet kutsal bir varlık değildir çünkü, insanlardan oluşan bir mekanizmadır. Ama eğer vergi kaçırıyorsanız, yurtdışına çıkışınızdan, iş başvurularınıza, ev tutmanızdan, kredi almanıza kadar her kapı tek tek kapatılır. Vergi ödememek en ağır suçtur. Bu yüzden burada yaşayan Türkler, vergi borçlarından çok korkarlar, çünkü başlarına çok iş gelir.

Bu karşılaştırma bize neyi gösteriyor derseniz otoriter bir devlet yapısının kendi içinde çürüme yaşamaya mahkum olduğunu derim. Türkiye'de bu açıdan ciddi bir vergi denetimi, kaçak denetimi vb. olması mümkün değildir. Yani en azından temel devlet yapılanmasına ilişkin argümanlar değişmediği sürece bu böyledir. Ben bu sürecin, önceki dönemlerde bazı göstergeleri olsa da asıl olarak 1980'de başladığını düşünüyorum. Türkiye 1980'de yaşadığı darbenin birçok kurumunu (başta anayasa) yaşamaya devam ettiği gibi devlet mekanizmasına getirilen düzenlemeyi de olduğu gibi sürdürüyor. 1980'den sonra uygulanan liberal politikalar ise bu otoriter yapıyı kırıp yerine daha özgürlükçü bir yapı getirmemiş, tersine devletin güçlenmesine karşın çürümesine, beraberinde toplumsal bir çürümeye de yol açmıştır.

Kısacası olayı bir komplo teorisi biçiminde değil de bir toplumsal sürecin ürünü olarak ele alırsak bence daha doğru olur.

spartacus 14-11-2007 23:46

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Sevgili Mhmmd güzel düşünüyorsun...
Yalnız demem şuki asker kaçağı olmanın Türkiye açısından tek engeli var oda cinsel engel.. Bunun dışında kim olduğunuzun önemi yok, kimlerden olduğunuzun önemi yok, siyasi görüş yada tarafınızında önemi yok... Oysa askere gitmemek insanı terörist yapmaz ve benim görüşüm insanları kendi iradeleri dışında edinimlerde bulunmaya zorlamak yanlış bir yaklaşımdır(vay be! tam tersiymiş). Bizim kaz kafalarımızın almadığı temel şey tanımlardır. Biz tanımlardan bir şey anlamayan cühela takımıyız. Sürü gibiyiz, rüzgar nereyi işaret ederse biz Okumuzu oraya atarız, kendimize dönükse rüzgar döner kendimize atarız.... Tam bir sürü gibiyiz(sözüm meclisten dışarı, yarası olan gocunur). O tanımlamalarınıda anlayamadım, anlayamadı isem terörist olma ihtimalin vardır haberin olsun...(ciddi değilim ha kınaye mi derler işte eyle)

Gerçi bu dünyada terörist olmayan tek şey gördüm oda böcekler ve bilumum hayvanlar... Mesala İsrail teöristtir, ama Filistin'de terörist... Hoppala ABD İkiz kulelere yapılan saldırı teröristtir, ABD nin dünya üzerindeki hakimiyeti ve ara ayarlar vermeside(yüzbinlerce sivil ölü) mahiyeti bakımından teröristtir... Kaldı ki SSCB ye karşı özel eğitildikleri zaman terörist değillerdi, şimdi ise mesala terörist oldular... Mesala bu gün İran'a yapılan dayatım terörist bir dayatımdır, yıldırma ve tehdit-korku politikasıdır.. Oysa terör bir amaca ulaşmak için başvurulan her türlü yıldırma-caydırma politikasıdır her türlü savaşlarda, çeitli politkalarda, taktik oluşumlarda, ayrılıkçı oluşumlarda vs bu yönteme başvurulur. Kısaca terör korku yönetimidir. Bu bölüme fazla girmek istemiyorum, bir kaç paragrafta izah etmek mümkün...

Oysa döner bakarsınız Nasreddin hoca misali.

Hocaya soruyorlar. Hocam Taputun neresinden yürümek caizdir. Sağından mı, önünden mi, arkasından mı vs... Mesala önünden gitmek caizmidir sorusuna hocanın yanıtı;
-İçinde gitmede neresinde gidersen git...

Terörist olmada ne mok olursan ol. Gerçi buda pek imkanlı değil gibi, fikrini söylemen terörist olman için yeterli yada karşı takımda olman yada çözümsüz horoz döğüşçüsü bir tarafta olmak yerine sorunun kaynağına inip çözüme odaklanman(mesala bu sitede bazı konularda buda oldu, durduk yere suyun önünü tutmak değil kaynağına inmek gerekir dedik diye terörist olduk)... Mesala aynen bu günlerde söylendiği gibi "Galatasaraylıların hepsi teröristtir(şahidim, kulağımla duydum, fırçayı bastım)"

mhmd 16-11-2007 15:32

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Varan bir
http://haber.mynet.com/detail_news/?...te=16Kasim2007
???
Bir mi?
Bu kaçıncı dalga, Ya Rab sayısını unuttuk.
Geçen geçti dedik dalga bir diyerek hep sustuk.

Daha önceki mesajımda vermiş olduğum politika şekillerinden hangisine girdiğimiz konusunda bir itiraz bekliyordum.
Olmadı.
Demek ki; bu yazıyı okuyanlar ile en azından bu konuda hemfikiriz.
Ancak savımı destekler haberler buldukça vermek konuyu güçlendirmek açısından olumlu olmaktadır.
Yani;
Otoriter İnegalitaryan sistem ile Populist sistemin tam da ortasındayız.

1960’larda Demokrat Parti, 1971’de Türkiye İşçi Partisi ve Milli Selamet Partisi, siyasetten tamamen uzaklaştırılmış daha doğrusu kapatılarak siyasetleri yasaklanmıştı!
Yetmedi!
12 Eylül sonrası; Atatürk tarafından kurulan CHP de dahil olmak üzere, tüm siyasal partilere bir çizgi çekilmiş ve kapıları halka da siyasete de kapatılmıştı.
Yetmedi!
Bu partilerin liderleri on yıl süreyle siyasi haklardan mahrumiyet yasağı getirildi.
Yetmedi!
Postmodern darbe olarak anılan 28 Şubat sürecinde de Refah Partisi ve ardından Fazilet Partisi Anayasa Mahkemesince!!! kapatıldı.
Yetmedi!
Bu arada HADEP kapatıldı.
Yetmedi"
DEPAP ın zorunlu susturulması.
Yetti mi!!?
Zannetmiyorum.
Bürokrasi çarkları gıcırdadıkça bu gıcırtının önünün almak için yeri gelir balans ayarları, yeri gelir yargı erki, yeri gelir başkaca bir organ, bir yerlerde yazılmış olan görevi hatırlar.

Yaklaşık, son üç aydır Pakistan'ın siyasi ve askeri durumunu seyrediyor, okuyorum. Yabancı gelmek bir yana kendi hücrelerimizden örnekler bulunuyor.

Tüm bunlara rağmen anlamadığım bir mevzu var.
Kendisi dahi 12 Eylül çarklarında, zindanlarda işkenceler altında canlar vermişken nasıl olur da başka bir partinin kapatılması için önerge verir?
Bir diğeri; bu çarklarda her on yılda bir inancı uğruna traşlanırken, bu duruma sesi nasıl çıkmaz?
Ve bizler;
"Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne'' aykırılık oluşturduğu, bu nitelikteki fiillerin partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği, bu durumun partinin büyük kongre, genel başkan, merkez karar ve yönetim organlarınca açıkça benimsendiği gibi bu fiillerin doğrudan doğruya parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği nedeniyle"
Başlayan iddilara ağzımız açık inanarak, nasıl bakarız?

İnsanı Yaşat ki, Devlet Yaşasın!

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

aydoe 17-11-2007 02:51

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Sn. Demirtaş a soruyorlar rapor sahtemi?Bilmiyorum diyor insan aldığı raporu bilmezmi ben gittim şu hastneden raporu aldım bu rapor niye sahte olsun der
Ama örgüt işi halletmiş nurettin rapordan bi haber

SN:Mhmmd *DTP=PKK bu denklem doğrudur sınıf *arkadaşın diyor ki bize demokratik bir proje getirin savaşı durduralım(özgür gündem 15/11) nasıl askerleri aldıysak
yani biz ne dersek pkk onu yapar pkk ne derse biz onu yaparız aslında apo ne derse o olur
bunlar apoist
sen dağda bir birine kurşun sık
ondan sonra gel Ankara da aynı mecliste otur bunlar tüm kürd halkını temsil etmiyor bunlar pkk lı ve T.C pkk ile savaş halinde verdiğin linkin altındaki okuyucu yorumlarınıda bi zahmet okursan iyi olur
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın ,düşmanlarımızı yaşatalım
Onlar Türkiye Cumhuriyetinin düşmanı Abd işbirlikçisi kürt miiliyetçileridir onların hedefi büyük kürdistandır gerisi masal

3.yol 17-11-2007 09:40

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
"Yaklaşık, son üç aydır Pakistan'ın siyasi ve askeri durumunu seyrediyor, okuyorum. Yabancı gelmek bir yana kendi hücrelerimizden örnekler bulunuyor." - mhmmd

Sevgili Muhammed,

Isyanlarinizda haklisiniz, darbe ustune darbe, demokrasiye tam anlamiyla gecemedik. Ama bayagi bir yol aldik. Zaten Bati kriterlerindeki demokrasiler icin ilk once sanayilesmemiz lazim, ayni zamanda halkimizin daha da bilinclenmesi lazim. Yani egitimide daha iyi oturtmaliyiz ulkede. ISlam'a karsi degilim fakat bunun bezirganliginin yapilmasi engellenmeli, insanlar dinlerini somurulmeden hur olarak yasayabilmeli. Ben inanmasamda boyle dusunen ve dinini , inancini baska insanlarin inanclarini kisitlamayacak sekilde medeni bir sekilde yasayan insanlara da saygim sonsuz.
Bu arada yukaridaki cumlenden alinti yaptim ama bilmiyorum biliyormusun ? General Musarraf sanirim M. Kemal'in Cumhuriyet kurulmadan once halifeligin kaldirilmasi zamanlarindaki yontemine benzer bir seyler uygulamaya calisiyor. Gerci M. Kemal onun yontemiyle uygulamadi, ve zaten zamanin kosullari farkliydi. Yeni gecici hukumeti kendi adamlarindan kurdu. Bu sekilde secimlere gitmek istiyor cunku Pakistan'daki seriat yanlisi kismin politik gucunden cekiniyor ve bu kumara girmek istemiyor. Ben de durumu yakindan takip etmeye calisiyorum. Yorumlarim tamamen yanlis veya asilsiz olabilir. Ama su andaki gorusum boyle.

Saygilar,

mhmd 17-11-2007 12:05

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Varan iki;
http://haber.mynet.com/detail_news/?...te=17Kasim2007
Herhangi bir siyasi partinin kapatılması için öne sürülen gerekçelerden 141 tanesin birikmesi.
141 gerekçenin tamamına bir bakın. Bu gerekçelerin maddelerinde geçen, "Belediye" ve "Özel isimli" maddeleri ayırın.
Neden?
Çünkü; Suçun şahsiliği diye bir hukuk terimimiz bulunmakta. Bu belediye başkanları ve isme konu olan kişiler şahsen yargılanmalıdır.
Geri kalanlar için yeni bir durum değerlendirmesi yapın.
Bu suçların işlendiği tarihleri ortaya çıkarın. O tarihlerde, yasal işlemlerin başlatılıp başlatılmadığına bir bakın.
Neden?
Çünkü; Suçun zamanında yargıya aksettirilmesinde Kamu yararı vardır.
Bu yapılmış mı?
Yapılmamış ise, o dönemde yapılmadığı için görevliler hakkında soruşturma açılmalıdır.

Tüm bu anlattıklarım ilk bakıştaki garabetlerdir.
İşin biraz derinlemesine indiğimizde ise çok daha büyük garabetler ortaya çıkar.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası; siyasi partileri, demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olarak tanımlar!!!!
Ne garip değil mi?
1982 Anayasasından bahsediyoruz. Askeri bir vesayet altındaki anayasadan. Her ne kadar tüm partileri kapatsa da böylece bir terim bu anayasada geçiyor.
Neyse konumuz başkaydı.
Bir toplumda siyasi partiler ne işe yarar?
Madem tüm partiler, düzenin şakşakçısı olacak, yeni bir açılım, yeni bir fikir (her ne olursa olsun) getirmeyecek, ne lüzum var bu partilere.
Kurulsun bir Politbüro ülke gül gibi yönetilsin.
Güzel ülkemin güzel bürokrasisi de, içten gelen! görev anlayışı ile işlenen suçların seceresini kapalı kapılar ardında sayarak biriktirme külfetine katlanmasın.

Son günlerdeki yazılarımın dozu, içinde bulunduğumuz siyasi rezaletin dozu ile aynı gitmektedir. Kimse üstüne almasın.
Meselem ne DTP meselesidir ne de bebek katili birini haklı çıkarmak değildir.
Meselem, mantıksızlıktır, unutkanlıktır, popülizmdir, yutturmacadır, propagandadır, toplum cinnetidir, siyasi yozlaşmadır, yargı vurdumduymazlığıdır......

Bir zamanlar bir yazı dizisi hazırlıyorduk. Yazarlardan bir tarafından şiddetle azarlandık. Sonra yazıları okuyunca hatamızı biz de anladık. Tevrat konusunda yaptığım aktarımların düzeysiz, seviyesiz ve yanlış olduğu hakkındaydı. Doğruydu.
Yazar diyordu ki;
"Tevratın bunca yanlışı varken bu kadar küçük yerleden hatalı bir şekilde yanlış bulman kabul edilemez"(Biz bu cümleyi oldukça soğuttuk, zamanında bir hayli sıcaktı :( *)
Doğru söylüyordu.

Konumuz bu, bir terör örgütü ile gerçekten verilecek savaş ve eylemler ile şu an uğraştığımız eylemler o kadar komik ki; Hastalığa kızıp hastayı dövmekten farksız.

Sn. aydeo,
Raporları bana öğretmeyin. Bizzat sağlığın içinden biri olarak nerelerde ne tür raporların çıkabildiği, çıkan raporların değiştirilebildiğini, düzgün bir raporun bile yok edilebildiğini geyet iyi biliriz.
Verdiğiniz denklem yanlıştır. Bu denklemi bu hale getiren/getirmek isteyen/getirten sadece o denklemin içindekiler değildir. Ve size bir de soru;
Peki o halde, şu an için kürt halkını (ki bu terimi siz yazınızda belirttiniz) mecliste kim temsil ediyor, nasıl?

Sn. ucuncuyol,
"Pakistan'daki seriat yanlisi kismin politik gucunden cekiniyor" Demişsiniz.
Öyle ya Amerikan Emperyalizmin köleliği her türlü düzenden yeğdir öyle mi?
Gerçi her toplum için uygulanan bir yöntemdir ama geri kalan ülkelere uygulandığında, en azından bizlerin daha iyi gördüğü bir oyundur bu.
Korku ile yönetim...
Çanak anteniniz varsa biraz da Azeri kanalları seyredin. Özellikle haber programlarını. 10 haberin 8 tanesi İlhan ALİYEV, kalan 2 tanesi Haydar ALİYEV hakkındaki haberleri!
Ülkemizdeki 1980 dönemi haberler ile de bir karşılaştırın.

Ve tekrarlıyorum.

İnsanı Yaşat ki, Devlet Yaşasın!

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

sargon 17-11-2007 13:48

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Sevgili mhmmd,

şu yazını okuyunca ne diyeceğime karar veremedim. Sessiz mi kalayım, bir şeyler mi söyleyeyim, özel bir mesaj mı çekeyim. En iyisi açık forumda herkesin önüne senden özür dilemek. Her ne kadar haklı olsam da, aşırı sert, hırpalayıcı ve kırıcı bir tepki verdiğim için hala sıkıntı duyuyorum. Dünyaya demokrat bir çerçeveden bakmanı ise sevecenlikle izliyorum.

Pakistan'ı bende ilgiyle izliyorum. Müşerref, ABD'nin bu sıkı müttefiki, gerçekten bir taraftan radikal islamcılarla uğraşıyor. Ama bir zamanlar bu akımları ABD'nin de desteğiyle kendisi besleyip güçlendirdi. Sadece Müşerref döneminde değil, Nawaz Şerif döneminde de Pakistan sıkı bir Taliban destekçisiydi. Resmi olarak reddetmelerine karşın her yıl ciddi bir maddi yardım yaptıkları biliniyor. Hatta Afganistan'daki Taliban'ın en güçlü örgütlenme alanı Pakistan'dı. Hala da öyle. Taliban iktidarı zamanında Pakistan'daki Taliban'a bağlı medreseler açıkça kapılarını kapatıp bütün öğrencilerini Taliban'ın ordusuna asker olarak gönderiyorlardı. 10.000'den fazla öğrencinin bu şekilde Taliban ordusuna gönderildiği biliniyor.

Taliban'ın Pakistan'daki bu örgütlenmesi Pakistan ve ABD'nin isteğiyle yapılıyordu ve Afganistan'daki demokratik güçlerin, başta kadın özgürlük hareketi RAWA'nın sindirilmesi için de kullanılıyordu. Pakistan RAWA'ya sığınma olanağı sağlıyor, ama bir taraftan da RAWA elemanlarına karşı Taliban'cıların saldırılarına bilerek göz yumuyordu. Müşerref rejimi laik bir rejim rejim falan değildir. Düpedüz İslamcı bir rejimdir. Devletin adı da zaten İslam Cumhuriyetidir. Asıl özelliği ise ABD'nin çizgisinde bir otoriter İslamcı rejim olmasıdır. Yani Taliban'a karşı olacak, ABD'ye dost olacak, *iktidarını sağlamlaştırmak için islamı sonuna kadar kullanacak, otoriter olacak, demokratik muhalefeti engelleyecek vb.

Pakistan'da uygulanmaya çalışılan ABD modelini Türkiye'dekine benzetirim. Türkiye'de rejim daha laik olduğu için bazı farklılıklar vardır ve bazı özellikler gözden kaçar, en azından rejimin İslamı nasıl iktidarları ayakta tutmak için kullandığı pek iyi görülemez. Halbuki otoriter yapı aynıdır, ABD yanlılığı aynıdır, islamı sonuna kadar kullanmak, ama rejimin dışına çıkılmasını da terörle engellemek aynıdır. Neyseki Pakistan'da muhalefetten bir umudum var. Demokratik bir Butto muhalefet hareketi var. Güçlenmesi ve iktidarı almasını isterim. Ne yazık ki Türkiye'de böyle bir demokratik muhalefet yok. Muhalefet iktidar partisinden daha muhafazakar.

Bu arada Butto ile ilgili bir anımı anlatayım. Şimdi sürgünden dönen ve döner dönmez de Taliban tarafından bombalı bir suikastle karşılanan (bu saldırıda 138 kişi yaşamını yitirdi) Benazir Butto'nun babası Zülfikar Ali Butto 1977 yılında diktatör Ziya Ül Hak tarafından devrilmişti. 1980 yılında bizim de bir diktatörümüz olduğunda Evren'le Ziya ül Hak çok iyi bir ikili oluşturuyorlardı. Ben o zaman liseye yeni geçmiştim sanırım. Kısacası politikadan hiçbirşey anlamıyordum. İzmir'de oturuyorduk. Kenan Evren'le Ziya ül Hak gelecekmiş. Bizim ordan da geçerken herkes sevgi gösterisi yapacakmış. Komşularımızdan biri, hangi akla hizmetse, mahallenin bütün kadın ve çocuklarını toplayıp arabaların geçeceği caddeye götürdü. Yol boyunca insanlar dizilmiş, iki diktatöre coşkulu bir sevgi gösterisinde bulunduk. Pakistan'ı da Türkiye'yi de birkaç yıl sonra daha yakından tanıma olanağım olacaktı.

Sevgi gösterisinde bulunduğumuz bu Ziya ül Hak 1977'de Benzir Butto'nun babası Zülfikar Ali Butto'yu darbe ile devirmiş, 1979'da da astırmıştı. 1981-82 yıllarında da Kenan Evren'le iki sıkı dost olarak birbirlerini görmeye gidip geldiler. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni de bir ara tanıyan tek devletti. 1988 yılında diktatör seçim yapılmasına izin verince babasının yerine geçerek Halk Partisinin lideri olan Benazir Butto seçimleri kazandı, ama hızla yolsuzluk söylentileri yaratılıp iki yıl içinde bir darbeyle devrildi. O zamandan beri de Pakistan önce Nawaz Şerif sonra da Müşerref'in diktatörlüğünde yönetiliyor. Seçim yapılırsa muhtemelen yine Butto kazanacaktır. Görüldüğü gibi diktatörlükler radikal islam için bulunmaz nimet olmuştur hep. (bunu ilerde zamanım olursa başka ülke örnekleri üzerinden de anlatmaya çalışacağım.)

Benazir Butto, Pakistan için demokratik bir başlangıç olabilir. Radikal dincilerin Butto'yu nefretle istememelerinin nedeni de Müşeref rejimi ile ne kadar çatışma da yaşasalar, onun sayesinde epey bir güç devşirmekte olduklarını bilmelerindendir. Çok uzattım, kusura bakmayın..

mhmd 17-11-2007 15:19

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Sn. sargon,

Halıya vuran, halıyı dövmez, üstündeki tozları silkelermiş.
Biz o olayı öylece aldık ve öylece de bitirdik.
Değil sizin özür dilemeniz bizim teşekkür etmemiz gerekirdi bu durumda.
O hengame ile olamadı. Nefsimiz, gurumuz ağır geldi, beceremedik. Şimdi bu teşekkürümüzü iletiyorum bu forum aracılığı ile. Bizim açımızdan konu bitmiştir.

Pakistan hakkındaki bilgileriniz için çok teşekkür ediyorum. Gerçekten de değerler, inançlar, toplumun yönlendilirmesinde kullanılıyor ve kullanılmakta.
Bugünlerde bir kitaptaki bir bölüm dikatimi çekti. Aktarıyorum.

"... sonra HİTİTLER'in M.Ö. 16. yüzyıldan sonra yazıya dökülenkarmaşık hukuk sistemini de unutmamak gerek. Tahta çıkma sonrasını ve saray protokolünü düzenlemekten, dinsel törenlere ve büyük baş hayvan hırsızlarına vereecek cezaya kadar her şeyi kurala bağlayan bu sistem başka yerlerde büyük kargaşalar yaşanırken toplumun barış içinde bir arada yaşamasını amaç edinmişiti. Özellikle de CEZA HUKUKU, oldukça modern bir anlayışa dayanıyordu, İntikam yerine Tazminat esas alınıyor, idam cezası yasaklanıyordu"
Kaynak Pontos Mektubu, S. ARICI, 217.s, İstanbul 2005

Geçen gecelerden birinde de Hititler ile ilgili bir belgesel izlemiştim. Müthiş bir belgesel!. Kesin yabancı bir yapım diye düşünürken yerli çıktı. Utancım, sevincimi ikiye katladı.
Bu yapımda da son Hitit kralının karısınin dini yasaları, yazıtları, törenleri toparlayarak bir sistem haline getirdiği. Bu sistem ile düzeni sağlamaya çalıştığını belirtiyordu.

Günümüzden 3500 yıl önce aynı topraklardaki uygarlığın; kendi toplumu için yaptığı düzenlemeler ve yönlendirmelere bakıyorum.
Bir de günümüzdeki topraklarda, bunları kendi kendimize yapamadığımızdan, 12.000km öteden gelen tanrıların!!! yönlendirme ve propagandalarına payanda oluşumuza.
Adamın 12.000 km ilerden çağırıp görüştüğü, el sıkıştığı "AŞİRET REİSİ"ne, bizlerin "PEŞMERGE, ÇOBAN, ÇAPULCU" diyerek görüşmediğimize...
Kiminle?
Komşumuz ile.
Bu topraklar bize daha "KOMŞU KOMŞUNUN KÜLÜNE MUHTAÇTIR" sözünü bile öğretemediyse, yaşasın yeni tanrılar!!!

Herşeye rağmen tekrarlıyorum.

İnsanı Yaşat ki, Devlet Yaşasın!

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

aydoe 17-11-2007 15:19

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
1979 yılı Ankara da sosyalist bir yapılanma içinde birlikte çalışmakta olduğum kürt bir arkadaş avrupaya kaçıyor siyasi sığınma hakkı istiyor bana avrupa vatandaşı olmak istediğini söylüyor Ab pasaportu alacağını söylüyor
Türkiye Ab ye girmek istiyor ,Kuzey Kıbrıs %65 annan planına evet diyor Ab ye girmek istiyor
Türkiye yarı feodal yarı sömürge oligarşiyle yönetilen bir ülke kim ister T.C pasaportu herkes Ab pasaportu peşinde
Türkiye de demokrasimi var bizim milli meclisimiz mi var ben temsil ediliyormuyum çoğu insan kerhen oy kullanıyor iş olsun
oy vercek parti yok partiler antidemokratik merkeziyetçi seçim sistemi saçma Abd birilerin getiriyor Özal,Çiller ,Tayyip *Abd ye gidip geliyor başımıza geçiyorlar
80 de ihtilal oldu 82 anayasası yapıldı halk devrimmi yaptı da demokrasiye geçildi yarı askeri bir yönetim altındayız
Bu ülke hepimizin kurtleri dtp temsil ediyorsa türkleri mhp mi temsil ediyor?
Türkiye de olanlara yaşananlara kızmamak elde değil 3-5 sene önce kürt olsaydım 1 nolu pkk lı olurdum diyordum insan bu kadar saçma şeylerin yaşandığı bir ülkenin vatandaşlığını istemiyor
Akp doğu güneydoğu da çok oy aldı 75 kürt milletvekilleri var mecliste 125 kürt milletvekili var ama temsil yok çünkü güdümlü *lafta demokrasi mevcut
Kürt sorunu var da türk sorunu yokmu bu ülke bizimse ülkemizin sorunlarına hep birlik çözüm bulmalıyız tek başına kurtuluş yok
Çözüm demokrasidir yalnızca kürtler için değil bütün insanlarımız için
Feodal yapının tasfiyesi toprak reformu ağlığın şeyhliğin şıhlığın kalkması eğitimli özgür bireylerin yaratılması,bağımsız demokratik Türkiye nin inşası gerekir
Kürtler Türkiye nin her ilinde içiçe geçmişiz ,kürtlerin yapması gereken kendi iradesi ve kararı ile,silahlı şiddeti kullanmaktan vazgeçmek,siyasi ve barışçı yollarla uzun ve meşagatli bir demokrasi mücadelesine girmektir.
Zorla güzellik olmuyor Pkk da T.C de yanlış hareket etmekte.Pkk demokratik bir yapılanma içinde silahlı propagandayı terk edecek,T.C de askeri ni çekecek baskı politikalarının yerine demokratik yaklaşımı koyacak bunu başarabilirsek emperyalistlerin oyunu bozulur
Maalesef böyle bir siyasi irade yok objektif yaklaşım yok ümitsizim,daha çok kan akacak

mhmd 23-11-2007 12:09

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Varan bilmem kaç!!!

http://www.milliyet.com.tr/2007/11/23/yazar/guclu.html

300 milyar dolar 8O

Durun, durun, bu meblağın okunması çok kolay oldu kavranması oldu mu buna biraz bakalım.

300 milyar dolar... Yani.
1000 milyon dolarlık 300 adet vagon.. Yani
Yukarıdan aşağıya zor olacak en iyisi mi aşağıdan yukarıya bir benzetme yapalım.

Elimize 100$ lık bir banknot alırız. Bunun altına ve üstüne 99 adet daha aynı cins ve marka banknot yerleştiririz. Bir lastik ile ortadan sıkıştırırız. Ne oldu?
10.000$(Bir deste, 100$ para!!!)

Bu desteleri yan yana, bond tipi bir çantaya yerleştirmeye çalışırız. (Bizzat denedim!!! :lol: ) Üst üste 3'lü bir sıra, üstten bakınca çantanın enlemesine ikili, boylamasına dörtlü sıralardan!!! Ne oldu?
4x2=8
8x10.000$=80.000$ (Her bir kat)
3x80.000$=240.000$ (Bond tipli, bir çanta dolusu 100$ para!!!)

Bu bond tipi çantaları bir valize sıkıştıralım. Yaklaşık 6 çanta eder 1 valiz. Ne oldu?
6x240.000$=1.440.000 $ (Bir valiz dolusu, 100$para!!!)

Bir insan bu valizden ancak iki adet taşıyabilir. Ne oldu?
2x1.440.000$=2.880.000$ (Bir insanın taşıyabileceği, 100$ para!!!)

Bu insanların bir otobüse bindiğini düşünelim. Bir otobüste 44 kişi hesabı ile hesaplayalım. Ne oldu?
44x2.880.000$=126.720.000$ (Bir otobüsün insanın taşıyabileceği, 100$ para!!!)

Şimdi bu otobüslerin uzunluğuna bakalım. Yaklaşık 13-14 metre (bizzat ölçtüm!!! *:lol: inanmayanlar için: http://www.mercedes.com.tr/NR/rdonly...ravego_foy.pdf )
Bu otobüslerden arka arkaya kaç tanesini dizersek 300 milyar dolarlık bir konvoyumuz olur sizce?
Durun, durun sizin yerinize bizim calculator (ecnebicesi buymuş) hesaplasın.
300.000.000.000 / 126.720.000 = 2.367,42 !!! Bu ne demek?

Yaklaşık 2.367,42 adet otobüsü arka arkaya dizersek bu 300 milyarlık parayı taşıyan adamları alabilecek kadar uzun bir konvoy oluşturabiliriz demek.

Eeeeee.....

Eeee si var mı kardeşim önünde yoksa calculator o zaman bul bi abaküs!!! Yap bakalım hesabını.
2.367,42 x 14 = 33.143,88 metre 8O *Haydaaaaa bu da ne demek şimdi.

Bu konvoyun uzunluğunu da hesaplar isek abaküsümüz ile varacağımız son noktada 33 kilometre 143 metre 88 santimetrelik bir uzunluk elde ederiz demek.

Varın bu uzunluğu da gözünüzde siz canlandırıverin canım.

Şimdi bu 300 milyar doların kamuoyunda hazmettirilmesine geçeceğiz. Bunu yaparken gri propaganda örneklerinden birine başvuracağız. Ve bir slogan üreteceğiz. Durun bakalım, ben bi tane buldum galiba.

Söz konusu vatansa gerisi teferruattır

Sevdim bu sloganı. Lakin vaktimiz de kalmadı. Bir sonraki yazımızda hazım konusundaki fikirlerimizi sunmak dileğiyle.

(Düzeltme notu: Gri propaganda başlığımızdaki 2007-11-23, 16:44:22 tarihli yazımız bu yazının devamıdır. İlgililere duyurulur :!: )

Dilimizde tüy bitti, lakin peşini bırakmak yok. Herşeye rağmen;

İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

vartor 23-11-2007 18:15

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Sevgili mhmmd,
*Konvoyu gorur gibi oluyorum. Bunca para ve emek eger yatirim olarak o bolgedeki insanlari kalkindirmaya, hayat standartlarini yukseltmeye harcansaydi, acaba bu gun ayni problemle karsilasir miydik sorusunu getiriyor aklima. Karni tok, kaybedecegi cok olan insanlarin, hayata baska bir gozle, daha bir deger vereceklerini zannediyorum.

23-11-2007 18:27

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Sn mhmmd,

PKK, ABD'nin BOP projesinde kullanmak üzere kurduğu en önemli taşeron örgütüdür, o 300 milyar $ bu örgüt için değil, bu örgüte karşı kullanılmıştır. Devletin bu konuda çok büyük hataları, öngörüsüzlükleri, saçmalamaları olmuştur, ama sonuç olarak bu örgüt TSK'ne karşı hala ayakta kalabiliyorsa arkasındaki maddi gücün ne kadar olduğunu da bir hesaplayın isterseniz.

Bu arada, son günlerde yaratılan PKK bitiriliyor havalarına kanmayalım, BOP projesi ve büyük Kürdistan hayali devam ettikçe PKK da güçlenerek faaliyetlerine devam edecektir, sadece Türkiye'de değil Suriye ve İran'da da çok daha etkin faaliyet gösterecek hale getirilecektir. Bu nedenle keşke 300 milyar $ ile bu işten kurtulabilseydik diye bugünleri mumla aramamız büyük olasılıktır.

Saygılar.....

mhmd 29-11-2007 15:06

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=283465

Yorum yok...

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

dilaver 29-11-2007 15:43

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=283465

* *Lanet olsun, hala sebep , neden mi arıyorsunuz. İşte sebep bu haber. Binlerce kere lanet olsun. Bebekleri donduran , insanları birbirine kırdıran , bir taraftan milli geliri 10.000 dolara çıkartmaktan bahseden başbakan ve diger taraftan ısınmaktan aciz kalmış/bıraktırılmış vatandaşlar.

* * Bir tarafta insan yaşamına zerre kadar önem vermeyen zevk ve sefahat ile harcanan sömürünün karşılıgı olan milyar dolarlar. Diger tarafta o sömürücülerin egemenligi için silah altına alınan ve bebegi donan Memo. İnsanlıgımdan utanıyorum.


* * saygılarımla

29-11-2007 16:09

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Aaaahhh,dilaverciyim,insanlığın bolca yağı şekeri unu var ama birtürlü şu helva yapılamıyor,
sizlerinde benden çok iyi bildiyi gibi dünya kaynakları insanlık alemine ve hayvanlar alemine fazlasıyla yeter ama ne yazıkki anlaşıp insanlığın yararına kullanamıyoruz fakat şundan çok eminim
bizden sonraki nesiller bunu başarıcak,ne biçim bir düzen anlıyamadım bazılarının beş on villası varken bazılarının tekgöz odası bile yok,yazıkki bizlerde akıl var.
hayvanlar alemi bile bizden daha insanca yaşıyor,keşke onlardada fazladan akıl olsaydı belki bizim için çözüm üretirlerdi.neyse *biz of çekmeye devam...selamlar

Vatan 29-11-2007 22:52

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Alıntı:

mhmmd";p=&quot´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 99731)
Konumuz; DTP başkanı ve asker kaçağı olması.
Kaynağımız;
http://internethaber.com/news_detail...erstitial=true
Yorumumuz;
Sn. Nurettin DEMİRTAŞ ile aynı okulda, aynı dönemlerde okuduk. Biz çarkların dişlilerine uyum sağlamanın lünpenliğinde mezun olurken, kendisi aynı çarklara uyum sağlayamamanın sonucu hapse atıldı. Hüzünlü bir durum. Ama o dönemlerde, bu arkadaşımız, hatıramızdan hemen silinmişti. Ta ki; DTP eşbaşkanı olduğunu öğrendiğim haberi okuyuncaya kadar.
Hatıralarımı yokladım.
Kendisini; efendi, terbiyeli, ağır başlı ve devamlı hüzünlü biri olarak hatırlıyorum. Çekingen gülümsemesi dahi tebessümü pek geçmeyen bir insan. Duygulu ve düşünceli bir insan.
Neyse, konu bu değil.

Merak ettiğim konu şudur;
Devletin okulundan, devletin hapisanesine 12,13 yıl geçirmiş bir insanın daha sonrasında almış olduğu askerlik raporunun sahteliği şimdiye kadar niçin ortaya çıkmamıştır?
Bunun sorumluluğu Sn. Nurettin DEMİRTAŞ'a mı aittir?
Niçin baştan sona doğru adım atmıyoruz da, işimize geldiği zaman sondan başa çıkarımlar yapıyoruz?
Sn. Nurettin DEMİRTAŞ DTP başkanı olmasaydı ve gerçekten de asker kaçağı olsaydı, ölene kadar bu kaçaklık sümen altı mı edilecekti?
Vergisini veren, kamu hizmetini yerine getiren vatandaşlar kendisini nasıl hissedecek?
.?
.?

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

Pek sevgili mhmmd kardeşim.
Acaba sorabilir miyim bu mazlumiyet edebiyatınızın takip eden halkası Leyla Zana mı olacak?

Onun için de şöyle tam kalbimizi tam orta ve en derinden yaralayacak ve bize acıklı bir Türk filmi tadında gözyaşları döktürecek diğer duygu dolu serzenişlerinizi ne zaman okutacakasınız?
Lütfen fazla bekletmeyin. Sizin yazılarınız ailecek takip ederiz ve her seferinde bi dolu ağlar biribirimize sarılırız.



---DTP'de başkan adayı Nurettin Demirtaş, DTP’ye karşı linç kampanyası yürütüldüğünü savundu, “Bundan kim zarar görür kim karlı çıkar bunu kimse kestiremez” dedi.

---"9 gencin üzerine 10 bin asker gönderiliyor. *Şimdi buna ister kahramanlık deyin, ister zafer deyin. Bundan utanç duymuyorlar. Bundan utanç duymayacak mıyız? Her gün bu acılar yaşanırken biz halen barış diyoruz"


Pkk'lı teröristlere, bebek katillerine, halk düşmanlarına, mehmetçik katillerine *"genç" diyen ve onlara duyduğu şefkatin neticesinde onları sımsıcak kollarında sarıp sarmalayan bu insanlar için üzüntü duyuyor olmanızı anlamak istiyorum, lütfen bana yardımcı olur musunuz?



Not:

Romantik hatıralardan gerçeklere dönmek isterseniz eğer size şu siteyi tavsiye ederim.

http://www.****yiz.biz

mhmd 30-11-2007 09:59

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Sn. vatan,

Sizin ne olduğunuz bizi ilgilendirmez.
Ne düşündüğünüz, ve ne tip davranışlar sergilediğiniz de bizi ilgilendirmez.
Ama, daha dün kırmızı çizgiler çizenlerin bugünki çizgileri oldukça enteresandır.
http://www.ensonhaber.com/Gundem/949...SEHIDIMIZ.html

Bu yazımızda PKK sempatizanlığı yaptığımızı, terörü övdüğümüzü, katilleri masum ilan ettiğimizi anlayabilen ender şahsiyetlerdensiniz! Bu yüzden büyük bir kutlamayı hak ettiniz.
Amacınızı bilmediğimizi, düşündüğünüze göre de oldukça da zekisiniz!
Velhasıl kelam adam gibi adammışsınız vesselam.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

mhmd 30-11-2007 12:23

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=283090

Devamlı olarak söylenen bir şeydir bu tabir.
"-Zengin adamın çocuğu dağda değil"
Bu gerçekliğin, her iki taraf için de geçerli olduğnun bir göstergesi olarak üstteki haberi verdik.
Belirli bir kültürel ve maddi seviyede olanlar arasından çıkmaz dağdakiler.
Daha doğrusu bu genellemedir ve büyük çoğunlukla demek daha doğrudur.
Bir tarafın sıkıntılarının buluştuğu noktadır diğer tarafın da sıkıntıları.
Ve kendisine yakın olanan konumu ile kayar gider o tarafa.

Niçin devlet görevinden kaçınılır?
Bunu yaparken kullanılan raporların güvenilirliği nedir?
Bir taraf sadece taraf olduğundan dolayı raporu güvenilir kabul edilmez iken, diğer taraf devlet erkini elinde bulundurduğundan mıdır üstüne gidilememezlik?
O halde biz bu duruma nasıl inanacağız?
Kime inanacağız?

Anlaşılan o ki: batıda mütahit bir babanın oğlu olursak, milliyetimiz ne olursa olsun ve görüşümüz; dağa çıkmaz ve devlet ile karşı karşıya gelmeyiz.
Tehlike biter mi?
Alkollü bir araç kullanır ve de kaçmaya çalışırsak bitmez pek tabiiki.
Neyse bu olayın başka bir tarafı.

Peki babamız önemli bir devlet görevinde iken dağa çıkar mıyız?
Çıkmayız büyük ihtimalle ama bu durumda ne olur ona da bizlerin bir karar vermesi lazımdır.

Tekrarlamaktan usanmayacağız.

İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

Vatan 30-11-2007 12:38

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Sn. mhmmd

Mehmet Gül'ü kendinize örnek aldığınıza göre bu konuda bir adım daha ileri gidip sevgi ve şefkat dolu yüreğinizi acaba Apo'ya kadar da genişletecek misiniz diye sormadan edemiyor insan.

Kırmızı olmasına da gerek yok, "bir çizginiz var mı?" diye de sorayım ki daha açık olsun ne öğrenmek istediğim.

Hatasız kul olmaz, hatamla sevin beni.

mhmd 30-11-2007 15:06

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Tam da tartışmanın bu noktasında karşımıza bir çizgi çıkar. :!:
(Not: Bu yazımızın söylev açılımı gri propaganda isimli başlıkta devam edecektir.)
Öyle böyle bir çizgi de değildir bu çizgi. Dünyada tanrılığını ortaya koyanların çizgisidir bu çizgi.
Sırat köprüsünden keskindir, Cennet-cehennem kadar ayırır bu çizgi.
Siyahla beyazın arasında kalır. Ya siyahsın ya beyaz.

Karşımıza hemen çıkar bir soru.
"-Sen ne taraftasın, hele bir söyle?"
"-Bizden misin onlardan mısın?"
"-İn misin cin mi?"
"-Şeytan mısın, melek mi?"

Soru aslında bir acziyetin sonucudur.
Bilmeme, öğrenememe, belkide: bilmek ya da öğrenmek istememe.
Ve bu soru aslında bir düşüncenin de nedenidir?
Doğmatik, skolastik düşüncedir, bu soruyu sormaya neden.

Mantık ise öyle demez
Davranışa bakar, söylev işlemez
Ya sev ya terket diyene karşı
Güler geçer, ama baş eğmez.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

Vatan 30-11-2007 16:40

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Ben "şeytan mısınız, melek misiniz" diye sormadım.

Şeytana neden şefkat gösteriyorsunuz, diye sordum.

Ne bileyim, minik kediler var sokaklarda, bir tas süt verin onlara ki en azından şefkat duygularınız heba olmasın, demek istedim.

İnsan minik kediler, tavşanlar varken evinde yılan besler mi?

Bize şimdi bu yılanları elimize alıp sevmemizi mi öneriyorsunuz?

Siz sevebilirsiniz, bu sizin sorununuz.

Lakin lütfen başkasını değil sizi sokan bir yılanı seviniz.

En azından şefkatinizin hakiki olup olmadığını anlarız.

mhmd 30-11-2007 18:50

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Sn. Vatan,

Kişisel olan kısım özel mesajınızdadır.

Söz konusu başlığımız ise şevkat gibi, subjektif bir değer ile değerlendirilmesi yanlıştır.
Biz de değerlendirir iken objektif ve eldeki veriler ile değerlendirme yapmaya çalıştık.
Eksik tarafları ekleyebilir, yanlış olanları düzeltebilir ve kendi görüşlerinizi sunabilirsiniz.
Konu hakkındaki yazılarıma devam etmeyi düşünüyorum.

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

aydoe 30-11-2007 20:22

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
İnsanı yaşat ki devlet yaşasın?
Devlet nedir?
İnsan kimdir?
Devlet bir aygıttır, bir tahakküm aracıdır
İnsanın aslında devletede ihtiyacı yoktur
komünistler devleti ortadan kaldırmak ister
Devlet var olabilmek için gereğinde insanları yok eder
T.C devleti üniter bir devlettir kendini korumak ve kollamak gereği bölücülerle savaşacaktır
İnsanlar ,insanca yaşamak için hep birlikte güzel bir dünya kurabilecekken ,
Birlikte olmaları gerekirken çeşitli ırk ve dinlere ayrılarak yıllardır savaşmakta
Bu savaşlar kime hizmet eder
Bu savaşları kim çıkarır
Peygamberler ,emperyaller

dilaver 30-11-2007 20:33

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Güzel bir soru aydoe. Sormamız ve cevaplandırmamız gereken soru da bu. Devlet insanlar için mi vardır, yoksa insanlar devlet için mi vardır. Devlet kutsal mıdır, yoksa insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen sıradan bir örgüt biçimi midir ve gerektiginde başka biçimler ile degiştirilebilir mi. Ön plana almamız gereken birey midir, devlet mi.


* * *saygılarımla

mhmd 01-12-2007 01:40

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
"Devlet, ortak bir hayatı ve kültürü paylaşan bir toplumda, bu toplumu düzenleme, bu topluma güvenlik, refah ve huzur sağlama amacını güden ve bu amaca yönelik olarak kanun koyma, bu kanunları uygulama, yargılama, cezalandırma gibi güçlere sahip olan kurumdur."
Kaynak, http://www.atamizindeyiz.com/03/ata03.htm

Sn. aydoe,

Fikirlerin uç noktaları ufuk açmak için vazgeçilmez, ancak gerçekleşmesi de mümkün olmayan bölgelerdir.
Devlet hakkındaki olumsuz yargılarınızın bir kısmına katılmakla birlikte, bireyin mutluluğunu ve vatandaşına hizmeti ön plana almış devlet mekanizmalarının faydasız olacağını zannetmiyorum.

Devlet yapısı, vatandaşın düşünsel imgelerinde gizlidir diye okumuştum bir yerlerde.
Amerikalılar için devlet Sam amcadır.
Bir aile yakını olmasına rağmen oldukça uzak ancak sizden vergi alabilecek kadar da kanınızdandır. Paranız var ise etrafınızdan ayrılmayan bu amca, paranız yok ise sizi tanımaz bile.

İngilizler için devlet bir Queen dir.
Bir annedir, anaçtır, koruyucu ve bağışlayıcı bir kraliçedir. Zariftir, sizi her şartta kucaklayan biridir. Onun için canınızı verirsiniz ama bilirsiniz ki; karşılığı mutlaka verilecektir maddeten ve mutlaka şefkat görecek korunacaksınız.

Bizler için devlet, BABA dır.
Döver, söver, üstümüzde her türlü hak iddia edebilir. Bu haklardan ötürü kimseye hesap vermez. Siz hesap sormaya kalkarsanız eğer babalık klasını gösterir. Ananız bile onun elinden sizi alamaz. İsteklerinin mantığı ve sınırı yoktur. Ve sizin vereceklerinizin de mantığı ve sınırı yoktur.

Dolayısı ile toplumların kurdukları bu mekanizma, toplum yapısına göre şekillenir.
Bu mekanizma etten ve kemiktendir, bizzat kişilerden oluşur. Ve bu kişiler de o toplumun öz ve öz evlatlarıdır.

Sonuç olarak Sn. dilaver'in, cevabı aşikar sorusunu biz de yanıtlayalım.
Ne devlet diyorum ne de birey.
Ne tahakküm diyorum ne de anarşizm.
Bireyin mutluluğunu sağlayan bir toplum diyorum.

Ve de yineliyorum.

İnsanı yaşat ki, devlet yaşasın

Hatalarımı, cehaletime bağışlayın

dilaver 01-12-2007 01:48

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Bireyin mutluluğunu sağlayan bir toplum diyorum.


* * işte bunun adına biz komünizm diyoruz mhmmd.


* * saygılarımla

aydoe 01-12-2007 08:49

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Komünizm dünyada cennet
Var olabilmesi için hepimizin cennetlik olması gerekir
Egolar kırılacak sınflar ortadan kalkacak devletler yok olacak herkes özgür birey, birlikte üretecek hakça paylaşacak doğal yaşam çok güzel, insanın bir miktar daha evrimleşmesi gerekir
Şu anki devlet yapımız ekonomik ve siyasi dışa bağımlı az gelişmiş feodal kalıntılar üzerine kurulu yarı askeri dinci oligarşi
Pkk nın isteği özerk kürdistan
Benim isteğim demokratik halk devrimi
Halkın isteği iş ,aş
Önce halkımızın bilinçlenmesi özgür bireyler haline gelmesi eğitimi gerekli
Halk yoğun bir propaganda altında radyolar televizyonlar basın devamlı din propagandası yapmakta
Şovenizm kürtlere ve türklere pompalanmakta
Sol önderlik yok 40 tane oluşum biraraya gelememekte
Kürtler bağımsızlık istiyor ama biz bağımsız değiliz ki önce birlikte bağımsızlığımızı kazanalım
demokratik bağımsız bir ülke kuralım sonra halk iradesini yaşama geçirelim
Gidilen yol yol değil satmakla savmakla bölünmekle olmaz
Ekonomik siyasi *bağımsızlık şarttır
Gerekiyorsa yokluk çekilecek.herkes çok çalışacak ithalat durdurulacak ,abd,ab,imf hegemonyasından çıkılacak
komşu ülkelerle iyi *ilişkiler geliştirilecek
ülkesini seven onurlu gururlu özgür bireyler yaratılacak
Demokratik Halk Devrimi için büyük bir cephe oluşturulmalı ve çalışılmalı
Aydın ,işçi , bilim adamları,köylü ,memur, küçükburjuva,milli burjuva bir arada emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı savaşacak *iktidarı ele alacak
Bağımsız Demokratik Halk Cumhuriyeti Kurulacak her türlü bireysel özgürlükler yaşama geçirilecek ,halk özgür kararını verebilsin

mhmd 01-12-2007 10:36

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
O zaman ben bir KOMÜNİSTİM :)

degisim 01-12-2007 10:53

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Ben anlamıştım zaten *:D

okinono 01-12-2007 11:31

Re: Yapmayın beyler; etmeyin ağalar!
 
Demokrasi ve komünizm diye bir başlık vardı. Bulabilen güncelleyabilir mi? Ben aradım bulamadım.

Tam konunun bu anı ile ilgili, hani derler ya "cuk oturdu". Aynen öyle.

Selamlar


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:59 .