Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   İslam (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=9)
-   -   Teist olmak isterseniz, hangi dine inanırsınız? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=9061)

Onursal Bedirhan 22-02-2009 22:27

Teist olmak isterseniz, hangi dine inanırsınız?
 
Eğer birgün, bir dine inanmak isterseniz hangi dine inanırsınız?

3-5 aydır onlarca dini araştırdım, itiraf etmeliyimki en adaletsiz, en bencil din islamiyet miş, en narsist liderde muhammed miş. Belkide ondan daha narsist dini liderler vardır ama pek dillerini bilmediğimiz için esas kaynaklarına ulaşıp ayrıntılı inceleme fırsatı bulamıyoruz.

Esas olarak hiçbir din bana mantıklı gelmedi, belkide önyargılı olarak araştırdığımdandır.

Hatta muhammed ile isa arasında fikir sunmam gerekirse, isa'nın muhammed'e defalarca fark atacağını söyleyebilirm. Zira isa'nın sadist tavırlar sergilediğini sezemedim.

Tereddüt yaşadığım tek din reenkarnasyon oldu. Çünkü bazı psikiyatristler hipnoz ettikleri insanların defalarca dünyaya gidip geldiklerini savunur.

Sizin fikirlerinizide alayım

aydoe 22-02-2009 23:22

Herhalde bizim TOR'cu olduğumuzu bilmiyorsun

http://www.turan-dursun.com/forumlar...ead.php?t=5802

http://www.turan-dursun.com/forumlar...ead.php?t=5801 :)

Dine inanmamız mümkün değil ,reenkarnasyona da inanmam.

Onursal Bedirhan 22-02-2009 23:43

Ya olurda hani şeytan dürterse hangi din size daha mantıklı geliyor. Bu arada reenkarnasyon için bir kaç psikiyatra mail attım gerçekten varmı böyle bişi diye bakalım ne cavap verecekler.

KızıL 22-02-2009 23:56

ben yıllar önce doğal müslümanlığımdan vazgeçip hristiyanlığı araştırmıştım çevremde yaşayan müslümanların kuran ın ve muhammedin bir çok şeyi bana islamiyetin ne derece yanlış olduğunu sezdirmişti sonra isayla muhammedi karşılaştırırken bir anda sempati doğdu ozamanlar sanıyorum ki inanmaya gereksinimim varmış bir kaç ay kadar araştırıp vaftiz olmuştum :) bir kaç yıl böyle yaşadıktan sonra hepsinin gerçek yüzünü öğrendim. Aaraştırmalarıma okumalarıma hiç ara vermedim dua ederken dawinide okudum insan olduğum için öğrenmeliydim ve öğrendiklerim bana tanrısız korkusuz güzel bi yaşam sundu... şimdi ise şeytan dürtse len dese gel sana cehennemin anahtarını verem istediğini yak dese hadii len derim :)

Güçistenci 23-02-2009 00:08

teistik satanizm gibi geliyor. Bir tanrısı var. Belki bir kaç tanesi var. Uzayın bir yerindeki enerji... Sana öteki dünya vaad etmiyor. Sadece bu dünyayı yaşıyorsun. Koşullar uyuşursa yeniden yaşıyorsun. Arada bir insanlar onun enerjisini kullanarak insanlara zarar veriyorlar. Medyumluk güçleri olanlar onunla bağlantıya geçiyorlar. Yaptığınız her enerjik iş, ona götürülüyor ve o enerjisini yükseltiyor. vs. vs. vs. Hoş ama boşşşş.... Tabi diğer inançları da incelemek gerek...

ozgur_beyin 23-02-2009 01:11

ben eğer bir dinseçmek zorunda kalsaydım ya budist olurdum veya aleviliğe intisab ederdim.

sinner 23-02-2009 02:16

Alıntı:

Onursal Bedirhan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 155720)
3-5 aydır onlarca dini araştırdım, itiraf etmeliyimki en adaletsiz, en bencil din islamiyet miş, en narsist liderde muhammed miş. Belkide ondan daha narsist dini liderler vardır ama pek dillerini bilmediğimiz için esas kaynaklarına ulaşıp ayrıntılı inceleme fırsatı bulamıyoruz.

Muhammed'in mayaladığı bir din ile yoğrulan inanırların da pekala aynı hastalığa müptela olduğunu görmemek mümkün değil...

paslıçivi 23-02-2009 07:01

İnançta (bireysel ya da organize) mantık olmaz..

Mantık evrensel bir kavramdır, sana göre bana göre dersen o mantık olmaz.. senin kişisel rüyan olur..

Dünyadaki gelmiş geçmiş ve bugün varolan inançların mensuplarının hepsine kendi inançları mantıklıymış gibi gelir.. Zaten öyle olmasa inanmazlar..

İneği kutsal sayan bir adama göre diğer tüm inançlar mantıksızdır..

bir budiste bir müslümana bir yahudiye bir ateiste göre durum farklı değildir..

maymunu ya da fareyi kutsal saymayı mantıksız bulan bir adam gider bu evreni yaratan bir tanrının insana kitap yazdırdığına, o adamın ayı ikiye böldüğüne, ölüleri dirilttiğine, koca denizi asasıyla ikiye böldüğüne, bakire bir kadından cinsel ilişki olmadan çocuk olduğuna vs.. gibi bir çok mantıklı! şeye inanır..

Bu dünyada bir insanın;

bir şeye inanıp inanmayacağına

inanıyorsa;

neye inanıp inanmayacağına

ve hangi yoğunlukta ve fraksiyonda inanacağına

kişini özgür iradesi yön vermez...

siz aşık olmak istiyorsunuz diye aşık olamazsınız.. aşk sizin başınıza gelen bir şeydir..

ben bu kadına aşık olmak istiyorum diyorsanız zaten aşık olmuşsunuzdur da farkında değilsinizdir..

ben bu dine inanmak istiyorum diyemezsiniz, diyorsanız inanmaya başlamışsınız demektir zaten..

Ya da inanıyor-muş, seviyor-muş gibi yapıp yalancı benin kölesi olmaya devam edersiniz..

Uzun lafın kısası.. bu konularda siz sadece bir piyonsunuzdur.. varoluş size istediğini giydirir.. siz de herşey benim özgür irademin kontrolü altında zannedip yaşamınıza farkındasızlıkla devam edersiniz..

farkındalıkta inanç kavramı yoktur.. inançüstü çok farklı bir bilinç düzeyidir.. Bilincin tamamen açık olduğu tam bir uyanıklık durumudur.. şüphe kavramı yoktur.. Mutlak mutluluk, coşku, cesaret, algı, sezgi gibi kavramları yaşarsınız..

hamiahausa 10-04-2009 11:52

Yaratıcıya inanmamak
 
Yaratıcıya inanmamak bana uymaz demiştim.
Hala da öyle diyorum.
Lakin tanrı(yaratıcı/ilah/allah vs.. ne derseniz deyin benim için fark etmez,)adına oynanan,sahnelenen temsiller,soytarılıklar hiç bir zaman tasvip edebileceğim birşey değildir.

Bir kere tanrı çocuk değildir.
Yarattığı hiçbirşey,hiç bir yer onun oyun bahçesi değildir.
Ancak gördüğüm kadarı ile tüm ilahi kaynak olduğu iddia edilen yazıtlar,yazılar(yazılardan kasıt,koyunların üzerinde var olan arapça allah yazıları vs..ler dir),kitaplar vs..ler,sanki yaratıcının elinden çıkmış gibi aldatmaca ile doludur.
Bu tüm ilahi olduğu iddiasındaki kaynaklar için geçerlidir.

Benim inandığım tanrı,hatasızdır.
Hata ancak yaratılmışlara mahsustur.
Bahçesinde oynayan çocuk,öğrenmeye çalışan bilim insanları,tedavi etmeye çalışan doktor ve sair tüm yaratılmışlar hata yapabilir.
Lakin benim inandığım tanrı asla hata yapmaz.
İşte bu nedenle de tanrının var olduğuna ve tek olduğuna inanırım.
Bu nedenledir ki tüm ilahi kaynaklı olduğu iddiasındaki kitapların insan elinden çıkmış,tanrı rolü oynayan çocuklarca ya da birbirlerinden çalıntı eserler üretmeye çalışan köşe yazarlarının ortaya koymaya çalıştığı eserler gibi görürüm.
Sanki yazılı eserlerinde"BENİM TANRIM SENİN TANRINI DÖVER" iddiasındaymış gibi dil kullanmışlardır.
Ya da"YARATTIĞIM HİÇ BİR CANLI BENİ ANLAMSIN,ANLAMAKTA ZORLANSIN"iddiasındaymış gibi bir anlatıma gitmiştir.

Oysa ki yaratan tanrı böyle bir yola baş vurmaz.
Nettir,doğrudur,açıktır,az aklı dahi olanın inanabileceği kadat net ve kesindir.
Başka deyişle tanrı,insana akıl vererek en değerli hazineyi ona bahşetmiştir.
Lakin aklı olduğu halde,insanlar her ne hikmet ise tanrının ona verdiği akıl hazinesini,tıpkı banka kasasında nasıl kullanması gerktiğini bilmediği için maddi hazinesini saklayan,hovarda miras yediler gibi görürüm.
Neden bazı kaynaklarda tanrı sürekli erkek uçkuru için ayetler yollasın?
Neden bazı kaynaklarda sürekli Baba-Oğul ikilemesi yaparken,Ana-Kız ikilemesinden kaçınsın?
Tanrının işi gücü yoktur da uçkur hevesine mi takılmıştır.
Yoksa tanrı cinsiyeti vardır da onun için erkek cinsiyeti üzerinde bir egemenlik iddiasındamıdır?
Ya da tanrı kadın cinsine düşman mıdır?

Diyelim ki öyle.
Peki neden yarattığı canlılardan sadece insanın ve insanın da erkek cinsinin cinsiyeti ile iştigal etsin?

Bunlar sadece aklı olan,kendisine akıl verdiğine inanan,özetle gerçek yaratıcıya inananların çözümleyabileceği,yanıtlayabileceği,gerçekten inanç sahiplerinin,gerçekten tarafsız olup,salt yaratıcının tarfında olanların anlayabileceği ve yanıtlayabileceği sorulardır.

Bunun dışındakiler için bu sorular günahtır.
Bırakın sorulmasını,düşünülmesi dahi günahtır.Neden?

Çünki siz tanrıdan daha mı iyi bileceksiniz dir.

Hangi tanrıdan?
Tabii ki yaratılmış olan uçkur tanrısından.
Bakınız....
UÇKUR TANRILARI,KUR'AN DAKİ AYRAÇ ŞERİAT.Başlığında açıklamış idim.


Tüm insanlık gerçek yaratıcı oalan tanrının,verdiği en büyük hazinesini saklı kasalarından çıkartıp kullanmadıkça insanlığa kurtuluş yoktur.
O hazine AKILdır.

Ve o hazine sorgular,inanmadan evvel sorgular.
Sorgulamak için ise onun bunun söylediklerini değil,aldığı nefesi,içtiği suyu düşünmesi dahi yetecektir.
Bir başını kaldırıp etrafına bakacak olursa zaten tanrının varlığını anlamak ya da isbat etmek için safsatalara gerek olmadığını bilecektir.
Yeter ki kafasını kumdan çıkartmayı,hazinesini de kasalardan çıkartıp kullanmayı öğrensin.
Dilerim ki bu gerçekleşir.
Saygı ile...28 Temmuz 2008
Ahmet Dursun

hamiahausa 10-04-2009 11:57

Zeki insanlar daha az mı inanıyor?
 
Zeki insanlar daha az mı inanıyor?
İnançlar insan yaşamında olmaz ise olmazlardanmıdır?
Bu soruya benim yanıtım evet olmaktadır.
Ancak ne şeklilde inançlar omalı gibi bir soru olursa buna kesin bir yanıt bulmak zordur.
Adı üzerinde İNANÇ.
Öyle inanıyorsanız öyledir.Aksi halde değildir.
Lakin sizinde bahsettiğiniz gibi birilerini zorla,hile ile vs.. yöntemlerle kendi inançlarınız yönünde salt baskı yolu ile ikna edecekseniz bu yanlıştır.
İşte bu nedenle de ikna ancak ve ancak aklın kabulü ile oluyorsa doğrudur.
Gerisi hurafeler ve detaylarla doldurmadan öteye gitmeyecektir.

İşte meselenin kopma noktası da buradadır.
Benim gibi düşünmüyorsan dinsizsin.Ki dinsizlik büyük bir suç,günah vs..gibi kavramlarla dolduruluyorsa da korku mekanizması çalışmış olur.
İşte orada nasıl bir tanrı isterseniz öyle bir tanrıyı dayatma imkanınız da mevcuttur.
Çünkü,bir kere korku devreye girmiştir.Artık korkuyu yenmek tıpkı yanlışı düzeltmek kadar zor olacaktır.

Bakınız bir yazı paylaşmak istiyorum.

Zeki insanlar daha az inanıyor
Yapılan son araştırmalar zeka ve dini inançlar arasında ilginç bir bağlantı kurdu. Araştırmacılara göre zeka oranı daha yüksek olan insanlar daha az inanıyor

Ulster Üniversitesi'nde emekli psikoloji profesörü olan Richard Lynn entellektüel kesimdeki pek çok insanın kendilerini, sıradan insanlara göre daha inançsız olarak tanımladıklarına dikkat çekti.

Richard Lynn, yüzyılı aşkın süredir dinde görülen çöküşün zeka seviyesi yüksek insanlarla doğrudan ilişkilendirildiğine dikkat çekiyor.

İnanç ve zeka arasında doğrudan bir ilişki olduğunu söyleyerek tartışmanın fitilini ateşleyen Lynn, üniversitelerdeki akademik çevrelerin toplumdaki diğer her kesime göre tanrıya daha az inandıklarını söylüyor.

Araştırmada İngiltere'nin entellektüel seviyesi yüksek araştırma topluluklarından "Royal Society" içindeki anket sonucu ele alınmış. Ankete Royal Society içindeki insanların sadece yüzde 3.3'lük bir kısmı Tanrı'ya inanırken İngiltere genelinde yapılan ankette toplumun %65.8'lik kesimi kendisini inançlı olarak tanımlıyor.

90'larda yapılan başka bir anket ise, Amerikan Bilim Topluluğu'ndaki üyelerin sadece % 7'lik bir kısmının tanrıya inandığını gösteriyor.

Ayrıca Lynn, ilkokul çağındaki çocukların çoğunun tanrıya inandığını, ama ergenlik dönemi sonrasında yani zeka seviyeleri yükseldiğinde, tanrının varlığından kuşkuya düştüklerini belirtiyor.

Profesör, "Times Higher Education" dergisine verdiği bir röportajda şunları söylüyor: "Neden akademisyenler toplumdaki genel nüfusa göre daha az inanıyorlar? Bunun cevabının çok açık bir şekilde zekanın göstergesi olduğuna inanıyorum. Akademisyenler toplumdaki diğer sıradan insanlara göre daha yüksek bir IQ ya sahip. Several Gallup'ın anketleri de gösteriyor ki zeka seviyesi yüksek insanlar daha az inanma eğilimindeler."

Lynn, 20. Yüzyılda gelişmiş 137 ülkede dini inancın gittikçe zayıfladığını çünkü insanların zeka seviyesinin yükseldiğini de sözlerine ekliyor.

Buna karşılık, Profesör Gordon Lynch Birkbeck Üniversitesi'nde Çağdaş Toplum ve Din Merkezi Müdürü, Lynn'nin tezinin ekonomik,tarihsel ve sosyal faktörleri dışladığını belirtiyor.

London Metropolitan Üniversitesi'nde görevli Dr. David Hardman'da, IQ ve dini inanç arasında direkt bir ilişki olduğunu söylemenin çok zor olduğunu belirtirken, zeka seviyesi yüksek insanların sorunlar karşısında daha akılcı davrandıklarını ve kurumlara karşı daha güçlü inanca sahip olduklarını da sözlerine ekliyor.
Kaynak:ulusalgundem.net
--------------------
İşte korku,baskı,yanlış bilgi gibi unsurlar devreye girmiş ise gelecekte insan,bilgi edinme sürecinde bazı itici (kendi aklına ters gelen ancak sorgulamaya kapatılan)noktalarına açıklayıcı olduğunu sandığı bazı bilgilerle birlikte başlarda isyan belirtileri kendisini gösterecektir.
İşte yukarıdaki yazıda dikkatten kaçan nokta da budur.

Bu nedenle söylediğiniz gibi başkalarının inançları ile dalga geçmekte,yok saymakta,zorlamak ta aynı sonucu verecektir.
Böylece dejenerasyon başlayacak ve yanlışlar ne yazık ki başka yanlışlarla düzeltilme yoluna gidilerek,büyük çelişkiler toplumlara yön verecektir.
İşte bana göre de dinlerin bozulmasının(gerçeklerinden sapılmasının)asıl nedenlerinden bazıları da bunlardır.

Sorgulamayan inanç akılcı değil,körü körüne inançtır.
Gerçek olan ise akıl süzgecinden geçmiş,sorulamış olan inanç şeklidir.

Allah insanı zorlamaz.tercihlerine bırakır.Şeytan ise zorlayıcı olandır.
Zorlama inançların tamamı bu nedenle şeytani inançlardır.
Aklın yolu birdir.
Saygı ile....
Ahmet Dursun

hamiahausa 10-04-2009 12:00

Neden Deizm dedim?
 
Deizm her soruya bir cevabının olduğunu iddia etmemektedir,deizm sadece bu sorulara giden doğru yolda olma iddiasındadır.
***************
Akıl
Aklı olan hiç allah yok diyebilir mi?

Aklı olan hiç uydurulmuş şeylere din(allahın yolladığı)diyebilir mi?

Bu saçmalıklardan bıkanlar değil ancak akıl yürütebilenler sonunda gerçeği anlayınca atelikten döndüğünü,önce deist olduğunu sanıyor.

Zaten akıllı olsa idi ate olurmuydu?

Atelikten nereye dönerse dönsün bana göre inkarcıdır.İnanılır olamaz.

Belki,gerçeği görmüş olabilir mi?
Hiç sanmam.

Gerçek öyle şıp diye görülüyordu ise şimdiye kadar akılları nerede idi?

Ahmet Dursun olarak kendimi bildim bileli deistim.
Hala da öyleyim.

Dinler masaldan ileri gidemez.

Bence ateistler de dindar olduğunu sananlar da aynı masala inanıyor.

Biri allah yolladı sanıyor,diğeri de yollamadı.

Yani özetle üzerinde tartıştıkları masal kitaplarını inkar ya da kabul ediyorlar.

Bu kabule görede birbirlerini ate ya da dindar olmakla suçluyor ya da övüyorlar.

Oysa ki deistler sadece ve sadece yaratıcıya inanıyorlar.

Çünkü biliyorlar ki yaratıcı;aklını dahi zor kullanan yarattığı varlıklar ile asla dalga geçmez.

O söyleyeceğini yarattığı varlıkların içinde zaten söylemiştir.
Bu sözün(tanrının sözü) insanlık tarihindeki (-ve yarattığı tür insan için geçerli olanın) adı ise AKIL dır.
Ahmet Dursun
************
İsmini vermek istemediğim bir arkadaşım bana bir çağrıda bulunmuş.
Ben de bir yanıt yazdım.
Paylaşayım istedim,hem konuya da uygun olduğu için....

Tanrının tanımını yapalım:

1) Bedeni: Tanrı Ruhtur, yani bedeni et ve kan değil Ruhtur.
2) Nitelik: 4 temel niteliği var: Adalet, Hikmet, Kudret ve SEVGİ'dir.
3) Kanıt: Yaratılış.
4) Onu görmemek: Mazereti yok. Gerçekten görmüyorsa aptaldır, görüyor da işine gelmiyorsa ikiyüzlüdür.
5) Ateizmin sonuçları: Hayvanlık, vahşet, psikolojik ve psikiyatrik hastalıklar, bedensel hastalıklar, boşanmalar, nefret, bölücülük, otoriteye itaatsizlik, cinsel sapkınlıklar, (homoseksüel ve sevicilik)
6) Yüzlerce şey söyleyebiliriz

Zaten Ateizmin saçmalığını görenler tampon bölge olarak Deizme kaçtılar sanırım, evet deist kaçak oynayan (akıllı diyebilirim, daha vicdanlı) bir ateist sayılır.
Ateist ise vicdansız ve saf biçimde ileri giden, yay gibi fırlar, sonra da yaşamının sonunda yallah geri fırlayan (yanılmışım Tanrı varmış) diyen gerçekten vicdanlı bir ateist olan Flew gibi biri olsa gene iyi. Ateistlere gerçekten acıyorum, şimdi mutlu olmadıkları gibi, sonları da iyi değil, karanlık gelecek onlar için de.

Bu sorunun tek çözümü SAHTE DİN kavramını kabul etmektir.
Bir YARATICI vardır ama DİNLER onu temsil etmiyor öyleyse SAHTE DİN VARDIR. (yani sahte bir tanrı vardır esasında, gerçek tanrıyı kötü, mantıksız, işkenceci, korkulası tanıtan, şeytan var).

Bunun başka açıklaması yok.
Bunu siz (deistler) hissediyorsunuz fakat gerçek tanrıdan gelen mukaddes kitap bilginiz yetersiz olduğu için adını koyamıyorsunuz,iki dere arasında kalıyorsunuz.

Açıkçası, tanrı var deyip din aramamak de,dine inanıp 'tanrı bu olamaz dememek de bir çıkar yol değil bence.Kendimi o kadar mutlu sayıyorum ki Ahmet bey. Ben derenin diğer kenarına geçmiş sizin gibi değerli birine 'bu tarafa geçin' diye yardım etmek isteyen biri konumundayım. Evet deist,ateist veya sahte dinci olmadığım,gerçek dine (kutsal kitaptaki din) kavuştuğum için mutluyuz. Sevgiler saygılar.......
---------------------

Sevgili dostum,
Derenin diğer kenarından sizin davet ettiğiniz kenara geçmek için yaklaşık ömrümün 51 yılını verdim.
Ancak siz nasıl ki derenin bana göre diğer yakasında mutlu iseniz,ben de bu yakasında aynı derecede mutluyum.
Çünkü,hala inanıyorum ve dahi eminim ki,tanrı bana verebileceği en değerli,en kutsal metini yaratırken vermiş.

Ben de onu sık sık açıp okuyor,kullanıyorum.
Eğer ki tanrı insanları sizlerin inandığı metinlerde ki gibi bilgi ile donatarak yaratmış olsa idi,neden hala keşfedilmemiş bir çok bilgi mevcuttur?

Eğer ki tanrı metinlerinizde ki gibi ise bu bir çelişkidir.
Yok değil ise o zaman ben haklıyım.

Bu elbet ki evrim kurallarının kesin var oluşuna,kabulüne işaret değildir.
Lakin tanrının izin verdiği kadar değişim geçireceğimizi işaret eder.

İşte bilimin kısa açıklaması da budur.
Yani değişim içinde olmak bilim demek anlamına gelecektir.

Tabii ki bilim ile gerçekleri araştırmak için de lazım olan şey,vahilere takılı kalmamaktan geçer.
Çünkü,vahi ile gelen şeyler var iken neden bilimle uğraşılsın ki?
Biz tanırdan,onun yolladığı metinlerden daha mı iyi bilecektik.
Neden araştıralım ki?
Bir vahi meleğine(olmuyor ise bir ruhbana)sorar o da bize aklının erdiğince,dilinin döndüğünce anlatır ve blim bu der kabul ederdik.
Başka ifade ile vahiye inanan biri için bilim inkar anlamına da gelebilecek demek o halde.

Özetle dostum,ya bilim ya vahi?

Allah vahiy ile hiç birşeyi yollamadı.
Öyle olsa idi eksik bilgi yollayan bir allahtan söz edecek idik.

Çünkü,hala metinlerde yok olan,açıklanamayan bir çok eksiklik mevcuttur.
Görülüyor ki allah eksik bilgi yollamış mı demeliydik?

Bana göre bilim,allahı iyi anlamak doğru kavramak için;yine yaratıcı tarafından verilmiş olan aklın araştırmaları ile kendini gösterecektir.
Bilimden uzak olmak ancak ve ancak vahiy (vahi/vahy) inancının bir gereği olabilir.
Madem ki tanrı vahyetmiştir,neden daha başka araştırmalara yöneleceksiniz?

Yoksa inandığınız tanrıdan şüphe mi ediyorsunuz da kendinize dahi itiraf etmekte güçlük çekiyorsunuz?
Bırakınız kendiizi yazılı metinlere,ne hastalık,ne insanlık ne de başka hiç bir şey için yenilik,çalışma yapmayınız.
Çünkü,tanrı her şeyi sizin için kitaplarında zaten yollamış.
Neyse uzatmayım fazlaca....

Tavsiyem odur ki siz derenin o kısmında kalınız.
Ne zaman ki tanrının size verdiğini tam olarak kullanmayı seçerseniz bizim tarafa geliniz.
Ben de ne zaman metinlerdekine yeterlidir,artık araştırmaya gerek kalmamıştır dersem derenin sizin tarafında olan bölümüne mutlaka gelirim.

Geleceğimden emin isem,...bilirimki...ancak ve ancak...işte bunu bilerektir.
Çünkü artık teslimiyetçi omuş,akıl süzgecim yıpranmış olacaktır.

Tanrıdan dileğim her daim şu olmuştur.
Aklımı alacağına canımı al.

Çünkü,aklımı aldığı anda ne tanrı kalır,ne de yaşam.
Zira aklın olmadığı yerde vahilerle bezenmiş dinsel tabular vardır.Bu da yaratıcı kavramını değil,yaratılan tanrı kavramını getirecektir.
Saygı ile....
Ahmet Dursun

hamiahausa 10-04-2009 12:05

Secde etmek insanı kanserden koruyor mu?
 
Alttaki yazıya ben bir yorum yapacağım.Çok kısa...
Rahmetli babam 6 yaşından itibaren başlamış olduğu namazını ölene kadar hiç bırakmadı.
Hatta idrar yapmanın dahi islami usullere göre olmasını düşünüyor idi.

Yaşamı boyunca değil alkol,tek bir kez dahi kola içmemiştir.
Gerekçesi ise:Müslüman içinde ne olduğunu bilmediği şeyi kullanmaz(sağlıksal anlamda tıbbi zorunluluklar hariç)derdi.

Özetle babam,kendince tam bir müslüman olarak yaşadı ve istediği şekilde bir sade merasim ile torağa verdik.

Sadece bir küçük mezar taşı istemiş idi.
Üstünde adının yazması için....
Uzatmayım ölüm gerekçesi nedir biliyormusunuz?
Kanser.
Demek ki insanları salak yerine koymak için illa ki bir araştırmaya ya da din kullanılan bir araştırmaya hiç gerek yok.
Ne de olsa onlar bilim insanları değil mi?

Ol dediklerinde herşey olmuyor mu?
Hazret öyle buyurmuş ise demek öyledir.Biz onlardan daha mı iyi bileceğiz ki?
Ahmet Dursun
---------------
Secde etmek insanı kanserden koruyor mu?
Secde kanserden koruyor!!!
Mısır'ın başkenti Kahire'de bulunan Ulusal Işın Teknolojisi Merkezi'nde yapılan bir bilimsel araştırma, secde etmenin insanı kanserden koruduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmayla ayrıca secdenin hamile kadınlar için de oldukça yararlı olduğunu ve ceninin şekil bozukluğuna uğramasını engellediğini, bunun yanında yine birçok bedensel ve psikolojik hastalıklara iyi geldiği tespit edildi.

Işın Teknolojisi Merkezi Bölümü Başkanı Biyoloji profesörü Muhammed Ziyaeddin Hamid, bu çağda insanların her yönden elektromanyetik dalgalara maruz kaldığını ve bu nedenle daha fazla ışın aldığını belirterek, vücutta biriken bu yükün mutlaka dışarı atılması gerektiğini bildirdi.

Araştırma sonucu vücutta biriken elektromanyetik yükün Allah'a secde ile dışarı boşaltıldığının belirlendiğini dile getiren Mısırlı bilim adamı, bilimsel araştırmaların insan boyunun küçüldükçe elektromanyetik dalgalara uğrama oranının daha da azaldığını gösterdiğini söyledi.

Yedi organin yerle teması enerjiyi boşaltıyor!!!
İnsanın secde halindeyken elektromanyetik dalgalara daha az maruz kaldığını ve alnın yere değmesiyle vücuttaki elektromanyetik yükün dışarıya boşaltıldığını tespit ettiğini kaydeden Profesör Ziyaeddin, secde halinde olan bir insanın yedi organının yerle temas etmesinin boşaltımı hızlandırdığını ve bunun yorgunluk ve bazı hastalıklara iyi geldiğini ifade etti.

Araştırmaların elektrik yükünün vücuttan sağlıklı bir şekilde atılması için secde anında kıbleye dönmek gerektiğini gösterdiğini bildiren Profesör Ziyaeddin, Kabe'nin yeryüzünün merkezi olduğunu ve yeryüzünün merkezine yönelmenin vücuttaki elektrik yükünü dışarı atmak için en uygun pozisyon olduğunu söyledi.

Beş vakit farz namazın vücuttaki elektrik yükünün dışarı atılması için yeterli olduğunu belirten Mısırlı bilim adamı, uyku esnasında vücutta oluşan unsurların sabah namazıyla dışarı atıldığını ve insanın güne sağlıklı ve canlı bir şekilde başladığını kaydetti.

Öğle, ikindi ve akşam namazlarının günün yorgunluğunu ve stresini azalttığını ve insana psikolojik bir rahatlama sağladığını söyleyen Profesör Ziyaeddin, yatsı namazıyla gün boyu vücutta oluşan yükün geri kalanının dışarı atıldığını ve insanın rahat bir şekilde uykuya dalmasının sağlandığını belirtti.

hamiahausa 10-04-2009 12:06

Her şeyin yaratıcısı tanrı dır.Dinlerin yaratıcısı ise insan dır.
 
Her şeyin yaratıcısı tanrı dır.Dinlerin yaratıcısı ise insan dır.
Çünkü,tanrı her şeyi başlangıçta yaratmıştır.Yaratırken unuttuğu hiç bir şey olmadığı için de ayrıca din yaratma ihtiyacı duymaz.
Eğer ki hatasız bir tanrıya inanıyorsanız gerçek budur.Aksi halde (yaratıldığına) inandığınız tüm dinler ,kendinize açıkça itiraf edemediğiniz,anlayamadığınız olguların yüzünden,tanrınızda hata aramanın utanç verici senaryolarından başka bir şey değildir.
Dinler,tanrının hatalarının sorgulanmasından öteye gidemezler.

Çünkü,insan tarafından yartılan tüm dinler,yanıt aradığınız soruların tamamına karşılık vermekten uzaktır.

Bu nedenledir ki;tüm dinler insanlar tarafından uydurulmuştur.

Tanrı söyleyeceğini yaratılışta söylemiştir.

Sürekli fikir değiştirmek(mezhep,görüş,doktrin/vs. kökenli yanlıgılar)tanrıya mahsus özellik değil,insanın algılama yanılgısının bir eseridir.
Yartılışta hiç bir şey eşit olmadığından(yasalar karşısındaki hak kullanımları hariç-ki bunlar beşeri dir) insan aklı ve algılaması da eşit değildir.
Bu nedenle kendi yanılgılarınızın esiri olmayanları allaha inanmıyor diye suçlamak yine kendinizi kandırmaktan,kendi yanılgılarınızı kendinize zorla kabullendirmekten başaka hiç bir anlam ifade etmez.

Olasılıksız
Improbable
Yayınevi:April Yayıncılık
Yazarı:Adam FAWER

"Tıbbi Gerçek"
Beyindeki sinir hücreleri fazla hareketlendiğinde,kontrolsüz,gelişigüzel gibi görünen sinyaller verirler.Bu sinyallerin sonucunda garip duygular hissedilebilir,farklı hareketlerde bulunulabilir;hatta psişik anomaliler olabilir.Bu gibi olaylara genelde nöbet denir.
Saygı ile...

Ahmet Dursun

Hz.MUHAMMED’İN BİYOGRAFİSİ ÜZERİNE.
http://www.toplumsalbilinc.org/forum...p?topic=3334.0

image_666 27-04-2009 21:37

Galiba budist olurdum. Ateizme en yakın din ve 3 semavi dindeki her şeyi gören ve bilen, her şeye gücü yeten tanrı modeli bu dinde yok. Çok daha hoşgörülü bir din (daha doğrusu felsefe) ve insanlara diğer dinlere nazaran çok da hoşgörülü...

Orphaned 01-05-2009 21:10

Bir tanrı inancına sahip olmak bir sorunun çözümü olmaz, aksine yeni ve daha karmaşık bir sorunun içine girmemize neden olur.
Bin yıllardan beri güç toplumunda bir silah olarak kullanılan din hep içinden çıktığı topluluğun, kabilenin kültürünü yansıttı.
Ama şuan bambaşka bir kültürle karşı karşıyayız. Ve elimizde toplumumuzu temsil edebilecek bir silah yok.
O halde şanssız sayılırız ve tanrı inancına sahip olmamızı gerektiren bir durum yok.

hakantimaios 19-05-2009 22:16

Sorunuza vereceğim cevap yine hiçbir dine inanmazdım olurdu. Bu, bir dine mensup biri olmaya direnmem veya dine karşı olmak için böyle düşünüyorum anlamına gelmiyor.Sadece yıllardır incelediğim ve araştırdığım hiçbir dinin verdiğim sorulara mantıklı bir cevap verememesinden kaynaklanıyor. Soruyu soran arkadaş demiş ki "şeytan dürters
de belki inanırsın diye", kardeşim inanmadığım bir şeyin beni dürtmesi sadece basit bir komedi olur.
Bilmem, Tanrım, beni yaratırken neydi niyetin,

Bana cenneti mi, cehennemi mi nasip ettin;
Bir kadeh, bir güzel, bir çalgı bir de yeşil çimen
Bunlar benim olsun, veresiye cennet de senin.

milomanara 19-05-2009 23:47

Alıntı:

Onursal Bedirhan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 155720)
Eğer birgün, bir dine inanmak isterseniz hangi dine inanırsınız?

3-5 aydır onlarca dini araştırdım, itiraf etmeliyimki en adaletsiz, en bencil din islamiyet miş, en narsist liderde muhammed miş. Belkide ondan daha narsist dini liderler vardır ama pek dillerini bilmediğimiz için esas kaynaklarına ulaşıp ayrıntılı inceleme fırsatı bulamıyoruz.

Esas olarak hiçbir din bana mantıklı gelmedi, belkide önyargılı olarak araştırdığımdandır.

Hatta muhammed ile isa arasında fikir sunmam gerekirse, isa'nın muhammed'e defalarca fark atacağını söyleyebilirm. Zira isa'nın sadist tavırlar sergilediğini sezemedim.

Tereddüt yaşadığım tek din reenkarnasyon oldu. Çünkü bazı psikiyatristler hipnoz ettikleri insanların defalarca dünyaya gidip geldiklerini savunur.

Sizin fikirlerinizide alayım

Valla ben zar zor yırtmışken. Dan amcamın tabiriyle "bright" olmuşken, önceleri kendimi ucube sanıp sonra güzelleşmişsem, bana geri dön ya da bir gün geri dönersen diyene osmalı tokadını aşk ederim.

digeri_1 05-06-2009 20:27

ben teist olmak istemezdim ama illaki bi din yada inanış söyle diosanız alevilik derdim :)

niveru 05-06-2009 20:31

hristiyan , ama pek kolay degil ,, eski kiz arkadasim bir ara merak salmisti , 4-5 ay kiliseye , derslere gitdi geldi , bende onunla beraber. bizdeki gibi kelimeyi sehadet getirdin tamam degil yani ,,, once ogreneceksin tastik edeceksin teslim olacaksin falan filan...

neyse yahuu ne dini ,,, bu mesajida zaten kidemli uyelik hakki icin yaziyorum :)

digeri_1 05-06-2009 20:36

kıdemli üyelik . bu ünvanlar neden var acaba ?

Alıntı:

neyse yahuu ne dini ,,, bu mesajida zaten kidemli uyelik hakki icin yaziyorum
:)

niveru 05-06-2009 20:47

sayin digeri 1 ,

unvanlarin pesinde kosan biri degilim , onemli olan kuru kalabalikdan siyrilmak ve farkli olabilmek !))) ,, umarim bu sakayi gercek olarak algilayip anti cevap yazmaya kalkmazsiniz ,,.

bu kidemli uyelik , benim din konularinda cumle sonu gibi oldu , roma senotoru markos un kartaca soylemi gibi ,
cunku artik bana din konusunda yazmak konusmak artik komik geliyor , ama bakin siyasi ve kendimce ciddi konularda bu kidemlilik ile ilgili espri yapmam , bir nevi uslup diyebiliriz..

saygilarimla


+1 mesaj daha kidemlik yolunda:)

frodo 05-06-2009 21:00

Alıntı:

niveru´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 186033)
hristiyan , ama pek kolay degil ,, eski kiz arkadasim bir ara merak salmisti , 4-5 ay kiliseye , derslere gitdi geldi , bende onunla beraber. bizdeki gibi kelimeyi sehadet getirdin tamam degil yani ,,, once ogreneceksin tastik edeceksin teslim olacaksin falan filan...

neyse yahuu ne dini ,,, bu mesajida zaten kidemli uyelik hakki icin yaziyorum :)

Sitemiz kıdemli üyelik doldurmak amacıyla asılan mesajları toplamamaktadır.

:D

ferman 10-06-2009 11:34

onursal bedirhan'a seni öpmek geldi içimden. (muhammetin mayaladıgı bir dinle yoğrulanların pekala aynı hastalıga müptela olduğunu görmemek mümkün degil.) tarihe geçecek bir cümle. aynı düşünceleri taşıyorum. zaten müslümanım diyen insanların büyük çoğunluğu, inanmasının gerektigini düşündügü için inandığını görüyoruz.körü körüne, yani bilinçsizce. ayrıca inanmadan ibadet yapanlarında riyakarlık yaptığını düşünürsek baştan günah işlemiş olmuyormu? sırf toplumda kabul görüyor diye,sırf sürünün içinde ayrılmamak adına,buda insandaki insani meziyetleri ortadan kaldırmış oluyor. insan inandığı gibi yaşıyorsa sorun yoktur.

ibrahim_361 10-06-2009 11:51

türkiyedeki çoğunluk gibi ben de müslümanken ateist oldum.şimdi teist olmaya karar versem heralde hristiyan olurdum daha barışçıllar

hakantimaios 10-06-2009 14:00

Alıntı:

ibrahim_361´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 188361)
türkiyedeki çoğunluk gibi ben de müslümanken ateist oldum.şimdi teist olmaya karar versem heralde hristiyan olurdum daha barışçıllar

Sevgili İbrahim arkadaş eğer mesele insancıl olmak ise; dini değerlerinde insanlığa ve insancıl yaklaşıma önem veren bu konuda eli kanlı hristiyanlığı gölgede bıracak cinsten bir çok din var (Ör:Budizm). Ama tercih senin :) Saygılarımla.

digeri_1 10-06-2009 16:28

ben bir şehirde hrıstıyan birini tanıyordum. kendisi kilisede çalışıyordu. maaşlı sigortalı vs. evini vs de bu şehre taşımıştı. kendi düzenini kurmuştu. senelerce hizmet etti. adı bende saklı .
sonra protestan düşünceden gitgide uzaklaştı. daha çok disiplin ve teolojik konularda farklı düşünmeye başladı ve en sonunda adamın ayağını kaydırdılar . üzüldüm ona. sigortasından işinden oldu. düzeni bozuldu . başka bir yere gitti kendisi. ve geçenlerde haber aldım ki müslüman olmuş. çok şaşırdım buna. inanamadım önce ama ..

kendisi "ben başlarım böyle kiliseye de hrıstıyana da" tarzında sitem etti.

ya neler yaşanıyor işte.

Deniz Tegin 30-08-2009 00:56

Ben eski bir şamanist olarak,şamanizmi seçerdim.Şu an agnostiğim,tanrı hakkında bir fikrim yok ama varsa o Tengri ve diğer şaman tanrılarıdır ;)
Doğa ve kadın saygısı olan bir din olması ve atalarımın dini olması şamanizme olan sempatimin sebeplerindendir.

uyar 30-08-2009 01:17

ben theist olmak istemem ki... zorla mı yaw??

cenker 02-09-2009 15:14

gök tanrı inancındaki eski türklerin ve alevilerin hayat tarzları hoşuma gidiyor inançları mantıksız gelse de.

incik 25-10-2009 16:19

Tabiki de Budizm :)

eylemsel 25-10-2009 19:41

İnsan merkezli bir anlayışa sahip oldugu için budizmi seçerdim

uyar 25-10-2009 20:54

nedir bu illa bir dine sahip olma bir allah yaratma bir inanma isteği.....

insan kendi ayakları üstünde dimdik durarak doğayla barışık yaşarsa ne dine ihtiyacı olur ne de bir kurtarıcıya...

dinlerin hepsi.. allahların hepsini atın çöp sepetine kurtulun özgürleşin....

ben öyle yaptım :)

Karçiçeği 08-12-2009 23:49

Alıntı:

ozgur_beyin´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 155779)
ben eğer bir dinseçmek zorunda kalsaydım ya budist olurdum veya aleviliğe intisab ederdim.

----------------------------------------------------------

İlahi Özgür beyin,
Aleviliğin de islamiyetin bir kolu olduğunu öğrenemedin mi bu güne değin. Aslı ne ki faslı da ne olsun. Budizmin, akla dayalı bir dünya görüşü olduğunu kabullensek de, islamın akla dayalı hangi tarafını öne çıkarabiliriz ki?..
Sevgiler...

Natan 09-12-2009 14:11

Alıntı:

uyar´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 253591)
nedir bu illa bir dine sahip olma bir allah yaratma bir inanma isteği.....

insan kendi ayakları üstünde dimdik durarak doğayla barışık yaşarsa ne dine ihtiyacı olur ne de bir kurtarıcıya...

dinlerin hepsi.. allahların hepsini atın çöp sepetine kurtulun özgürleşin....

ben öyle yaptım :)

Siz öyle yaptınız diye biz de mi yapıcaz :)
Hem bir şeye inanmak zayıflığın göstergesi de değildir, birçok ilim adamı ve filozof yazar -düşünür vardır ki tanrıya inanırlar, Newtn gibi ,descartes gibi hatta İmanuel kant dahi inanır, O hrıstıyandır da. Bu inanç meselesidir. -natan

hur-kus 14-12-2009 21:46

Bazılarının Doğru Din Arayışı

Bazı insanlar, çocukluklarından beri hayat hakkındaki sorularına doyurucu cevaplar aradı. Onlar gençken dinsel ayinlerde hazır bulunmuş olabilir. Fakat çoğu, verilen cevapların ve kilise ayinlerinin, hayatın problemleriyle başa çıkmak üzere kendilerine gerçekten yardım etmediğini fark etti.

Böyle kişiler, dinsel ayinlerde nadiren hazır bulunmalarına rağmen, hâlâ ana-babalarının dinine mensup olduklarını söyleyebilirler. İngiltere Kilisesinin bir piskoposuna göre, onlarınki kalıntı halinde bir imandır. Dini arka plana attılar. Diğerleri ise, dinsel ortamlarda gördükleri ikiyüzlülükten tiksindikleri için dini tamamen reddettiler. Bununla birlikte, hâlâ hayat hakkında soruları var.
Bazılarının Ciddi Şüphelere Sahip Olmasının Nedeni

Çoğu insan, birçok kilisenin evsiz olanlara yardım etmek, ihtiyacı olanlara yiyecek dağıtmak ve kültürel olayları desteklemek amacıyla bazı kuruluşlara sahip olduğunu bilir. Fakat hemen hemen her gün, sadece Hıristiyan olmayanlar arasında değil, Hıristiyan olduğunu iddia edenler arasında da görülen, temelinde dinin olduğu şiddetle ve kan dökmeyle ilgili haberleri de duyarlar. İnsanlar böyle şiddete karışan grupların doğru dini uyguladıklarından şüphe ederlerse, bu bizi şaşırtmalı mı?

Dinsel eğitim alarak yetişmiş birçok kişi, kiliselerin yetiştirme yurtlarını desteklemesinin iyi bir şey olduğunu düşünürdü. Bununla birlikte, son yıllarda ardı ardına birçok yerde din adamlarının kendilerine emanet edilen çocukları cinsel bakımdan kötüye kullanmakla suçlanması, onları dehşete düşürdü. İnsanlar önce sadece birkaç papazın suçlu olduğunu düşündü. Şimdi ise, bunlardan bazıları kilisenin kendisinde bazı temel yanlışlar olup olmadığını merak ediyor.

Eugenia gibi bazı kişiler, geçmişte kendi dinlerine derin bir ilgi duydu.
O, Arjantin’de yaşayan bir genç olarak, İtatí Bakiresine tapınmak üzere hac turları yapanlardan biriydi. 14 yıl boyunca rahibe olarak bir manastırda yaşadı. Sonra, toplumun sosyoekonomik yapısında devrimci yollarla hızlı ve radikal bir değişiklik yapmayı savunan uluslararası dinsel-politik bir gruba katılmak üzere manastırı terk etti. Gördüğü ve yaşadığı olayların sonucunda, Tanrı’ya olan inancını ve güvenini yitirdi. O aslında inanabileceği bir din aramıyordu. Onun istediği şey, fakir olanlara adaleti getirmek için bir yol ve güvenebileceği bir dost bulmaktı.
Başkaları, içlerinde olup bitenleri gözlemleyerek kiliselerden uzak durur. 1991 yılında Sputnik adlı dergide görüşleri yayımlanan Tanrıtanımaz biri tarafsız şekilde şunları söyledi: “Putperest ve Hıristiyan mitolojilerinin özellikleri arasında önemli bir fark göremiyorum.” Lahit içindeki bir mumyanın altın işlemeli cüppeler giymiş papazlar tarafından Moskova sokaklarında ağır ağır taşındığı bir tören alayını örnek olarak gösterdi. Bu, bir müzeden kiliseye nakledilen ‘Hıristiyan Ortodoks bir azizin’ bedeniydi ve yazarda eski Mısır’ın kâhinlerini ve mumyalarını çağrıştırdı. O, Moskova’daki alaya katılanların ‘Hıristiyan Üçlüğüne’ inandığını, Mısırlıların ise—Osiris, İsis ve Horus adlı—üçlü tanrıya tapındıklarını hatırladı.
Aynı yazar putperest Mısır’da benzeri bulunmayan, ‘Tanrı sevgidir’ ve “komşunu kendin gibi sev” şeklinde ifade edilen, İsa’nın takipçilerine özgü sevgi kavramına değindi.
Bununla birlikte şu gözlemde de bulundu: “Kardeş sevgisi dünyada, hatta dünyanın kendini Hıristiyan olarak adlandıran kısmında bile zafer kazanamadı.”

Kilisenin Devlet işlerine karışmak konusundaki ısrarından doğan kötü meyveler hakkındaki eleştirileriyle konuya devam etti. Gördükleri, onda, Hıristiyan âleminin kiliselerinin kendisinin aradığı şeyi sunduğu duygusunu uyandırmamıştı.
Buna karşıt olarak, başka insanlar, Hıristiyan âleminin içinde olmasa da, doyurucu cevaplar buldular.

Ölüler Hakkındaki Hakikati Öğrendi

Şimdi 37 yaşında olan Magdalena Bulgaristan’da yaşıyor. 1991 yılında kayınpederi öldükten sonra çok karamsar biri olmuştu. Tekrar tekrar kendine şunu sordu: ‘Ölen insanlar nereye gidiyor? Acaba kayınpederim şimdi nerededir?’ Kiliseye gitti, evde bir ikonanın önünde dua etti; yine de sorularına cevap alamadı.

Sonra bir gün, bir komşusu onu telefonla arayıp evine davet etti. Yehova’nın Şahitleri ile tetkik eden genç bir adam komşusunun ziyaretine gelmişti. Magdalena, Tanrı’nın yeryüzünü insanların mutluluk içinde ebediyen yaşayabileceği bir cennet yapmakla ilgili amacı ve Gökteki Krallığı hakkında konuşan genç adamı dinledi.
Masanın üstünde You Can Live Forever in Paradise on Earth isimli kitap vardı. Genç adam bu kitabı kullanarak, onun dikkatini Mukaddes Kitabın Vaiz 9:5’teki şu sözlerine çekti: “Ölüler bir şey bilmezler.” O akşam bu kitaptan biraz daha okudu. Ölülerin, gökteki ya da cehennemdeki başka bir yaşama gitmediklerini ve sanki derin bir uykudaymış gibi, hiçbir şeyden haberdar olmadıklarını öğrendi.
Yehova’nın Şahitlerinin yöresel cemaatindeki ibadette hazır bulunması için yapılan daveti memnuniyetle kabul etti. İbadetten sonra düzenli bir Mukaddes Kitap tetkiki yapmak üzere anlaştılar. İbadet sırasında Yehova’ya nasıl dua edildiğine dikkat ettiğinden derin şekilde kökleşmiş bir zayıflığını yenmesine yardım etmesi için Yehova’ya dua etmeye başladı. Duası cevaplandırıldığında, doğru dini bulduğundan emindi.

Anlamlı Bir Hayatı Keşfettiler

André, Belçika’da, koyu Katolik bir ailede büyümüştü ve yerel papazın yardımcısı olarak hizmet etmişti. Bununla birlikte, o dönem boyunca kiliseye saygısını azaltan şeyler gördü. Bunun sonucunda, sadece ismen Katolik olarak kaldı.
André, 15 yıl profesyonel olarak futbol oynamıştı.
Bir keresinde, takımı İtalya’daki bir turnuvada oynadığında papa ile yapılacak bir görüşmeye davet edilmişlerdi. Bu ziyarette ruhi açıdan yapıcı hiçbir şey yoktu ve papanın çevresindeki dünyevi zenginlik André’yi rahatsız etti. Kilise hakkındaki şüpheleri arttı. İki kez evlenip ayrıldığından, özel hayatında mutsuzdu. Dünyanın durumu da onu üzüyordu. 1989 yılında günlüğüne şunu yazdı:
Çevremizde olup biten bütün bu saçma sapan şeylerin anlamı ne?’ Cevabı kendi dininde bulamadı.

André, 1990 yılında, İzlanda’da futbol antrenörü olarak çalışırken, dolgun vakitli bir vaiz olarak çalışan Iiris adındaki bir Yehova’nın Şahidi onunla konuştu. André yayınlar aldı ve tekrar gelmesi için Şahidi davet etti. Iiris, tekrar gidişinde kocası Kjell’i yanında götürdü. Sonunda André ile oturup konuşabildiler; onun Mukaddes Kitabı anlamaya karşı derin bir ilgi duyduğu açıktı. Karısı Ásta da aynı ilgiyi duyuyordu. Öğleyin, iki antrenman arasında üç saat vakti vardı ve bu süreyi Mukaddes Kitap tetkiki için kullanmayı kararlaştırdılar. André, “dinlenmek yerine Mukaddes Kitabı tetkik etmekle kendimi daha canlanmış hissediyorum” dedi.
Mukaddes Kitap, sorularına ilerler tarzda cevap verdi. Yehova’ya ve O’nun Gökteki Krallığına imanları yavaş yavaş gelişti. Mukaddes Kitabın, ‘olup biten bütün saçma sapan şeylerden’ arındırılmış, barış dolu yeni bir dünyayla ilgili muhteşem vaatleri onlar için bir gerçek haline gelmeye başladı. Hem André hem de Ásta, şimdi yeni kazandıkları imanlarını başkalarıyla paylaşıyorlar.

Teist olmak isteyenlerin, diğer tüm inançlardan net biçimde ayrılan Yehova'nın Şahitlerinin inancını tarafsız şekilde araştırmasını öneririm.

Saygılarımla
:)

KORN 18-01-2010 12:45

Bir ara hristiyan olmayi düsünmüstüm.Incili okumustum bayada etkilenmistim iste BU dedim.lakin Eski Ahiti(Tevrat) okuyunca Kuran'dan asagi kalir bir yanini görmedim.Asmak,kesmek,kelle ucurmak...........,coluk cocuk demeden kilictan gecirmek,komsusunu öldürmek,kiz kacirmak vs.

Freester 18-01-2010 19:43

Belki budist olabilirdim onların felsefesi bazen bana mantıklı geliyor diğer dinlerden baya farkları var. Pek din demesekde din gibi işte ;)

sbesok 22-01-2010 20:39

Şaman olurdum.

saroz 22-01-2010 22:35

Pagan dinleri bana sevimli geliyor.

Genellikle insan erdemini öne çıkarıyorlar, insan merkezli ve farklılıkları düşman değil de birer zenginlik olarak görmeleri sempatik geliyor bana:)

vesper 23-01-2010 01:14

Alıntı:

saroz´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 283269)
Pagan dinleri bana sevimli geliyor.

Genellikle insan erdemini öne çıkarıyorlar, insan merkezli ve farklılıkları düşman değil de birer zenginlik olarak görmeleri sempatik geliyor bana:)

:D:D

çember mantıklarından dolayıdır belki. Pagan dinlerinde tanrı ve insan aynı çemberde birbirlerine eş olarak görülür.
''İnsanlar ölümlü tanrılardır, tanrılar ölümsüz insanlardır
Ne mutlu bu sözleri anlayabilenlere, çünkü onlar ölümü tatmayacaklardır''

Günümüz dinlerinde Tanrının ve insanın çemberleri ayrıdır... Tanrı ve kulları ya da evlatları:D


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:14 .