Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Dünya Dinleri (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=133)
-   -   Hacerül Esved ve Hinduizm'deki fallik öğeler (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=16259)

anthemoessa 24-01-2010 02:36

Hacerül Esved ve Hinduizm'deki fallik öğeler
 
Şiva Linga ve Yoni:

http://img30.imageshack.us/img30/7301/linga.jpg

http://img30.imageshack.us/img30/5934/hindu.jpg


http://img30.imageshack.us/img30/403...0stone20ab.jpg

Linga kelimesi hindu din lisanı olan Sanskritçede işaret ve penis olarak iki anlama gelir. İşlemesiz düz bir sütun veya oval bir taş ile temsil edilir. İşlemesiz olması Tanrı'nın cisimsiz ve gerçeğin yalın olduğunu bildirir. Sütun olarak ise Tanrı'nın en derini de en yüceyi de ihata ettiğini bildirir. Penis olarak ise Tanrı'nın yokedici, dönüştürücü, yaratıcı güçlerini , ayrıca her insanda uyandırılmadıkça atil durumda bulunan tanrısallığı simgeler.

Hinduizm derin sırları halka , halkın tanıdığı, bildiği objeleri araç olarak kullanarak sembollerle anlatır ve Hinduizm sembollere oldukça fazla yer veren bir dindir. Bu sembolizm anlaşılmadan Hinduizm de anlaşılamaz.

Şimdi Hinduizm'deki fallik sembolizmi inceleyelim.

Diyebiliriz ki penis bir vajinaya girdiğinde bir kızın cinsel cehaletini ve ataletini yokeder. Onu üretken bir kadına dönüştürür. Spermlerin vajinaya girip rahimdeki yumurtanın döllenmesiyle de o kadını bir anaya dönüştürür ve o anneden yeni bir hayat çıkmasına sebep olur. Yani yokeder, dönüştürür, yaratır. Bu sebeple penis Tanrı Şiva'nin simgelerinden biri olmuştur.

Penis her erkekte bulunmasına rağmen ve daima bedende durup ayrılmamasına rağmen normalde uykudadır. Harekete geçmesi ve işlev görebilmesi için uyarılması gerekir. Uyarıldığında ise tum duyguları etkisi altına alır ve kişiye hayatının içinden yeni bir hayat çıkarabilme gücü sağlar. Her insanın ruhu tanrısaldır yani iyi biri de olsa kötü biri de olsa her insanın içinde tanrısal bir öz vardır ve asla ondan ayrılmaz. Fakat normalde uykudadır. Bu tanrısal özun harekete geçebilmesi için uyarılması gerekir. Bu tanrısalliı irfan, hikmet ve ilahi aşk sayesinde bir kez uyandırılırsa bu tanrısal öz kişinin tüm duygularını etkisi altına alır ve ona cuzi varlığını Külli ve Mutlak Varlık ile birleştirme gücü sağlar. Bu sebeple penis Tanrı Şiva'nın simgelerinden biri olmuştur.

Bazı insanlarda ise bu tanrısal özün bu ömürde uyandırılması mümkün değildir. Tıpkı iktidarsız insanların penisleri olduğu halde uyarılmalarının mümkün olmaması gibi.

Tüm kadim (antik) dinlerde ilahi gücün ve bereketin simgesi sayılan penis , sembol olarak ortadoğu dinlerine de girmiştir. Bu sembolizmin en bariz göründüğü yer ise İslam mimarisindeki minarelerdir. Ayrıca pagan Ana tanrıça inancında başka bir bereket sembolü olan kadın memesi de once Bizans mimarisine oradan da İslam mimarisine kubbe olarak girmiştir. Bunun farkında olunmaması ve mukaddes olan "hayat"ın basladığı iki organın 2000 yıldır ayıp ve tabu sayılması ise ironiktir.

Yoni kelimesi ise sanskritçede vajina anlamına gelir. Vajina her şeyin başlangıcı olan karanlıktır. Hayat vajinayla başlar, tüm potansiyeli içinde bulunduran rahim ağzıyla. Yaratılış meydana gelmeden önce yaratılacak ve yaratılmayacak her şeyin potansiyel varlığını (ayan-ı sabitesini) içeren , dıştan sakin göründüğü halde içinde kaotik bir düzen olan ilksel okyanus gibidir. Vajina yani rahim, yumurtalarla yani potansiyel varoluştan fenomenal varoluşa geçmeyi bekleyen ayan-ı sabitelerle d oludur. Tek bir penis tek bir orgazmda vajinaya milyonlarca sperm bırakır. Bu spermlerden biri hariç hepsi ölür. O tek sperm ise seçtiği tek bir yumurtayı döller ve bir canlı oluşturur. Hayat vajinada başlar oysa milyonlarca sperm de vajinada ölür. Döllenmemiş yumurtalar ise adet kanı yoluyla atılır. Yaratılacak olan yaratılmış, yaratılmayacak olanın ise potansiyel varlığını fenomenal varlığa döndürebilme imkanı yok edilmiştir. Bu haliyle vajina yaratılışın ve yok edilişin belli olduğu ve vuku bulduğu yerdir. Diğer bir deyişle neyin dünyaya geleceğinin neyin ise hiçbir zaman dünyaya gelmemek uzere yok edileceğinin belli olduğu yerdir. Tıpkı kainat gibi. Bu sebeple vajina, hem kainat olan hem de kainatın Şahsı manevisi olan Tanrıça Kali'nin simgelerinden biri olmuştur.

Hinduizm'de "can" kutsaldır ve hayata zarar vermek kesinlikle yasaktır. Bu sebeple "hayatın ve canlanmanın" başladığı yer olan vajina ve penis de dinsel sembolizmde yerini alır. İnsani olan hiçbir duygu tabulaştırılmaz, derinlemesine içine dalmak ve tefekkür öğretilir.

(Ayan-ı sabiteler aslında Tanrı’nın isimlerinin ve sıfatlarının suretleridir. Bu bağlamda kainatı oluşturan her bir varlığın Tanrı'nın ilmindeki suretleridir, yaratılmadan önce de sonra da. Fiziksel boyutta varlık kazanmaları ancak Yaratıcı Brahma'nın tecellisi ile ve birbirinden farklı sayısız varoluş aşamalarından geçerek mümkün olmuştur. Fiziksel boyutta varlık kazanmamış olanları ise henüz yaratılmamış olan, ancak İlahi Zihin'de potansiyel olarak var olanlardır.)
 
Kısaca Hindu mitolojisinde vajina karanlığı ; penis ise ışığı simgeler.
Bir başka deyişle vajina uzayı, penis ise zamanı sembolize etmektedir.

Karanlık ile ışığın, uzay ile zamanın, madde ile ruhun veya sembolik olarak Tanrıça ile Tanrı'nın birleşmesinden ise 'hayat' doğar.

Linga sembolizmi eski Mısır'da da Tanrı Ausar(Osiris)' in sütunu ve obeliskler (dikilitaşlar) olarak kendini gösterir.

anthemoessa 24-01-2010 02:38

http://img30.imageshack.us/img30/1508/stoness.jpg

Mısır ve Hindistan arasında bulunan ve her iki kültürden de etkilenen antik (eski) Arabistan'daki Kabe'de bulunan kara oval Hacer'ül Esved (Karataş) de yoni içinde bulunan bir Şiva linga'dır. Arap paganların bir idolü olan bu taşa tazim İslam'da da aynen devam etmiştir. Felsefi düşünme ve sembolizmi anlama kapasitesinden yoksun , ya ifrata ya tefrite kaçan karakterde ve kraldan daha kralcı oluşuyla meşhur Ömer ibni Hattab'ın Hacer'ül Esved'i sevmemesi de bu sebepledir . En sahih hadis kitapları sayılan Buhari ve Müslim'de Ömer'in "Hacerül Esved" için şöyle dediği rivâyet edilir:

"Allah'a yemin olsun ki sen ne zarar ne de kar verirsin, Şayet Allah'ın Resûlünü seni öperken görmeseydim, seni opmezdim."
  Bu esnada ardında bulunan ve Ömer'den daha ince bir idrak kapasitesine sahip olduğu bilinen Ali'nin şöyle dediği rivayet edilir:

“Ya Ömer Onda saklı sırları bilseydin şimdi ona böyle seslenmezdin!'”  Kısaca müslüman peygamberi kökeni Hinduizm'deki linga sembolizmi olann bu pagan fallik imgesini öperek tazimde bulunmuş , tavaf etmiş ve bu inancı aynen dinine almıştır. Tavafa bu taştan başlanır ve onda bitirilir, tıpkı hinduların Şiva linga'yı tavaf ettikleri gibi. Tanrıça inancına karşı savaşan Muhammed'in sadece fallik imge olan liingayi koruması ve dinine kabul etmesi ise patri arkal (erkek egemen) zihniyet ve Hacer'ül Esved'in popüleritesini yıkmanın zorluğu sebebiyledir.

anthemoessa 24-01-2010 13:52

Hindu Şiva Linga:

http://img137.imageshack.us/img137/7108/lingam.jpghttp://img62.imageshack.us/img62/8615/shivalinga.jpg


HAcer'ül Esved:

http://img402.imageshack.us/img402/1536/karatas.jpg


http://img36.imageshack.us/img36/4432/image99yv.jpg

http://img442.imageshack.us/img442/2...lackstone1.jpg

gematria 24-01-2010 14:11

teşekkürler bu güzel çalışma için fırat

gematria 24-01-2010 16:38

fakat merak ettiğim birşey var ... şu kadınlık organına benzeyen gümüş muhafazanın ilk olarak ne zaman koyulduğu konusu araştırılmalı .. yani en başından beri bu gümüş muhafaza yada benzeri şekildeki bir yapı bu taşı kaplıyo olsaydı ozaman güçlü bir bağlantı kurulabilirdi fallizm le ..
fakat gümüş muhafazanın tarihi :
bu taşın 756’da çıkan yangın esnasında bazı parçaları düşmüştür....Hazret-i Ebu Bekr’in torunu Abdullah bin Zübeyr, bu parçaları gümüş muhafazalık içine koyarak yerine yerleştirmiştir....fakat ilginçtir 1517 yılında yavuz sultan selim mısır fethi sonrası getirdiği birde altın muhafaza vardır .. peygamber döneminden kalma olduğu söylenen ....

http://img189.imageshack.us/img189/6...cerulesved.jpg

dolayısyla hacerül esvet ve etrafındaki korumanın tarihini ortaya çıkarmadıkça bu konu sıradan bir iddia olarak değerlendirilmelidir ... şimdi insanın aklına peki neden vajina girişi şeklinde bu koruma diye bir soru gelir .. bende sordum ama dikkat edince hemen ortaya ççıkıyor çünkü bu taş kabenin köşesinde bulunmaktadır .. dolayısyla köşe kıvrımına denk gelen uzantılar bu şekle benzetiyor korumayı doğal olarak ... fotoğraflara dikkat edin ...

http://img204.imageshack.us/img204/2245/176kabe2da7.jpg

http://img20.imageshack.us/img20/7084/12yu7.jpg

anthemoessa 24-01-2010 18:05

Biliyoruz ki o "taş" hem Muhammed'den önceki "putperest" inanırlar tarafından kutsal kabul ediliyordu hem de onlardan sonra Muhammed tarafından kutsal kabul edilmeye devam etmişti, o gümüş muhafazanın içine koyulmadan önce de benzeri bir şeklinin var olup olmadığı kesin olarak kanıtlayamayız, o yapının daha sonra duvara yerleştirilmesine karar veriliyor. Olaya sadece "şekil" açısından bakarsak tabi yerleştirilirken de tesadüfen duvarların yapısı şekli itibariyle mi o şekilde yapılmış yoksa orijinaline(yukardaki orijinal lingaya) benzetebilmek için mi o şekilde tutturulmuş kesin olarak bilemeyiz.

Ancak şu var ki, "kutsal" denilen bu taş olgusunun, binlerce yıldır Hindular tarafından da "kutsal taş" ya da "kutsal Linga" olarak adlandırıldığını biliyoruz:

http://img188.imageshack.us/img188/7...shivalinga.jpg

Bu şekilde siyah "linga" taşları yaparak, bunu Yoni muhafazısın içine koyduklarını hatta bazı şivacı tapınaklarda bunu başka maddelerle sembolik olarak ayin şeklinde yaptıklarını da biliyoruz. Hacer'ül Esved'te Linga siyah olan taştır, yoni ise o taşın durmasını sağlayan etrafındaki altın ya da gümüş çerçeve. "linga" nın aslı içindeki o siyah taş, yoni ise o taşı çevreleyen muhafaza gümüş ya da altın. Bazı Hindu tapınaklarında sembolik bir ayin olarak ilk önce Linga alınır ondan sonra ona muhafaza olacak yoni ye batırılır. ikinci mesajımdaki 2 benzer resimdeki Hacer'ül Esved'in kırılmadan önceki durmu Linga'nın çıkıntılı hali şeklinde de olabilir.

Ancak şekil olgusunu da bir kanara bırakalım, durum basitçe "şekil" ile de ilgili değil.

Kabe/Kabaa'nın Sanskritçe "tapınak" anlamlarına gelen Gabba/Gabbha/Garbha kelimelerinden türetildiğini söyleyen araştırmacılar olduğu gibi, konu bu kadarla kalmıyor yine Hindistan kökenli Dravid Tamil dilinde Kabaalişvaran tapınağı isminde Mekke'ye yapı itibariyle çok benzer Şİva tapınakları var. Çeşitli Hindu Şiva tapınaklarında Hinduların Garbha/Gabbha lara giderken saç ve sakalların traş edilmesi geleneği, dikiş olmayan bembeyaz ehram elbisesi, 7 kere tavaf olgusu hepsi de Kabe uygulamalarıyla tamamen aynı... Bütün Şiva tapınaklarında bu Linga, dışarda girişte doğuya bakar pozisyonda yerleştirilmiştir, Kabe'de de aynı bu şekilde yerleştirilmiş Hacerül Esved ve bu rastlantı sınırlarını zorlamakta.

Mekke'de bulunan Kral Vikrama yazıtı, islamdan önce Arabistan'ın çeşitli tarihi dönemlerinde, Hintli bilgeler ve din adamlarıyla çeşitli bilgi alışverişleri olduğunu ispatlar nitelikte...

Kabe ve HAcerül Esved'in Hindu tapınakları ve Linga ile çeşitli kuvvetli bağlantıları olduğu çok açık görünüyor.

gematria 24-01-2010 18:55

kabenin ve dolayısyla hacerülesvet taşının tanrıça kaab a dayandığını prof doktor gönül tekin güzel özetlemişti zamanında .. ay tanrısının kızı kaab (al-lat) ın bir diğer sembolude siyah taştı .. yani hacerülesvet ...

AhbAp 24-01-2010 19:14

Alıntı:

gematria´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 283789)
kabenin ve dolayısyla hacerülesvet taşının tanrıça kaab a dayandığını prof doktor gönül tekin güzel özetlemişti zamanında .. ay tanrısının kızı kaab (al-lat) ın bir diğer sembolude siyah taştı .. yani hacerülesvet ...

Şuradaki yazımdan konuyla ilgili kısa bir bölüm:

Alıntı:

AhbAp´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 245230)
4. YAKINDOĞU’DA TAMMUZ VE İNANNA ETKİLERİ

Yakındoğu’da da Tammuz ve İnanna farklı versiyonlarıyla her devirde karşımıza çıkar. Ürdün civarında M.Ö. 400 – M.S. 106 yıllarında kurulmuş olan Nebatiler’in, İran, Babil ve Roma etkileri taşıyan karışık bir din anlayışı vardı. Burada Bitki, Asma ve Şarap Tanrısı Dusares’i görüyoruz (Yunanistan’daki Dionysos). Dusares’in karşısında ise Tanrıça Al-Lat vardır ki Kuran’da kabedeki putlardan biri olarak adı geçer. Al-Lat, Tanrıça İnanna’nın, Ishtar’ın, Ester’in ve Astarte’nin bir versiyonudur ve diğer adı Kaab’tır (Kabe adının kökeni). Al-Lat’ın simgesi siyah taştır (Kabe’deki Hacer-ül Esvet, Müslümanlar hala bu taşı öperler) ve Al-Lat’a inananlar da bu siyah taşa tapınırlardı.


gematria 24-01-2010 19:52

bu bilgileri içeren bir kitap hazırlığında olduğunu da söylemişti sanırım gönül hoca sabırsızlıkla bekliyorum .. onun gibiler bu dünya için birer hediye ...

Sangre 24-01-2010 20:03

Bu ne derin bir çalışmadır yarrabbim.. Öyle analojiler kullanılmış ki, minareler penis, kubbeler ...EDIT... olmuş!! Peki bu şekilde kullanıldığına dair her hangi bir kaynak var mı?? ...EDIT...

Bunlar spekülatif ve bilgi kirliliğine neden olan konular.. Muhammed'in yaşayıp yaşamadığı bile tartışma konusuyken, bu tür kanıtsız/kaynaksız iddialara değer atfedilmemelidir.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:40 .