Şiva Linga ve Yoni:
Linga kelimesi hindu din lisanı olan Sanskritçede işaret ve penis olarak iki anlama gelir. İşlemesiz düz bir sütun veya oval bir taş ile temsil edilir. İşlemesiz olması Tanrı'nın cisimsiz ve gerçeğin yalın olduğunu bildirir. Sütun olarak ise Tanrı'nın en derini de en yüceyi de ihata ettiğini bildirir. Penis olarak ise Tanrı'nın yokedici, dönüştürücü, yaratıcı güçlerini , ayrıca her insanda uyandırılmadıkça atil durumda bulunan tanrısallığı simgeler.
Hinduizm derin sırları halka , halkın tanıdığı, bildiği objeleri araç olarak kullanarak sembollerle anlatır ve Hinduizm sembollere oldukça fazla yer veren bir dindir. Bu sembolizm anlaşılmadan Hinduizm de anlaşılamaz.
Şimdi Hinduizm'deki fallik sembolizmi inceleyelim.
Diyebiliriz ki penis bir vajinaya girdiğinde bir kızın cinsel cehaletini ve ataletini yokeder. Onu üretken bir kadına dönüştürür. Spermlerin vajinaya girip rahimdeki yumurtanın döllenmesiyle de o kadını bir anaya dönüştürür ve o anneden yeni bir hayat çıkmasına sebep olur. Yani yokeder, dönüştürür, yaratır. Bu sebeple penis Tanrı Şiva'nin simgelerinden biri olmuştur.
Penis her erkekte bulunmasına rağmen ve daima bedende durup ayrılmamasına rağmen normalde uykudadır. Harekete geçmesi ve işlev görebilmesi için uyarılması gerekir. Uyarıldığında ise tum duyguları etkisi altına alır ve kişiye hayatının içinden yeni bir hayat çıkarabilme gücü sağlar. Her insanın ruhu tanrısaldır yani iyi biri de olsa kötü biri de olsa her insanın içinde tanrısal bir öz vardır ve asla ondan ayrılmaz. Fakat normalde uykudadır. Bu tanrısal özun harekete geçebilmesi için uyarılması gerekir. Bu tanrısalliı irfan, hikmet ve ilahi aşk sayesinde bir kez uyandırılırsa bu tanrısal öz kişinin tüm duygularını etkisi altına alır ve ona cuzi varlığını Külli ve Mutlak Varlık ile birleştirme gücü sağlar. Bu sebeple penis Tanrı Şiva'nın simgelerinden biri olmuştur.
Bazı insanlarda ise bu tanrısal özün bu ömürde uyandırılması mümkün değildir. Tıpkı iktidarsız insanların penisleri olduğu halde uyarılmalarının mümkün olmaması gibi.
Tüm kadim (antik) dinlerde ilahi gücün ve bereketin simgesi sayılan penis , sembol olarak ortadoğu dinlerine de girmiştir. Bu sembolizmin en bariz göründüğü yer ise İslam mimarisindeki minarelerdir. Ayrıca pagan Ana tanrıça inancında başka bir bereket sembolü olan kadın memesi de once Bizans mimarisine oradan da İslam mimarisine kubbe olarak girmiştir. Bunun farkında olunmaması ve mukaddes olan "hayat"ın basladığı iki organın 2000 yıldır ayıp ve tabu sayılması ise ironiktir.
Yoni kelimesi ise sanskritçede vajina anlamına gelir. Vajina her şeyin başlangıcı olan karanlıktır. Hayat vajinayla başlar, tüm potansiyeli içinde bulunduran rahim ağzıyla. Yaratılış meydana gelmeden önce yaratılacak ve yaratılmayacak her şeyin potansiyel varlığını (ayan-ı sabitesini) içeren , dıştan sakin göründüğü halde içinde kaotik bir düzen olan ilksel okyanus gibidir. Vajina yani rahim, yumurtalarla yani potansiyel varoluştan fenomenal varoluşa geçmeyi bekleyen ayan-ı sabitelerle d oludur. Tek bir penis tek bir orgazmda vajinaya milyonlarca sperm bırakır. Bu spermlerden biri hariç hepsi ölür. O tek sperm ise seçtiği tek bir yumurtayı döller ve bir canlı oluşturur. Hayat vajinada başlar oysa milyonlarca sperm de vajinada ölür. Döllenmemiş yumurtalar ise adet kanı yoluyla atılır. Yaratılacak olan yaratılmış, yaratılmayacak olanın ise potansiyel varlığını fenomenal varlığa döndürebilme imkanı yok edilmiştir. Bu haliyle vajina yaratılışın ve yok edilişin belli olduğu ve vuku bulduğu yerdir. Diğer bir deyişle neyin dünyaya geleceğinin neyin ise hiçbir zaman dünyaya gelmemek uzere yok edileceğinin belli olduğu yerdir. Tıpkı kainat gibi. Bu sebeple vajina, hem kainat olan hem de kainatın Şahsı manevisi olan Tanrıça Kali'nin simgelerinden biri olmuştur.
Hinduizm'de "can" kutsaldır ve hayata zarar vermek kesinlikle yasaktır. Bu sebeple "hayatın ve canlanmanın" başladığı yer olan vajina ve penis de dinsel sembolizmde yerini alır. İnsani olan hiçbir duygu tabulaştırılmaz, derinlemesine içine dalmak ve tefekkür öğretilir.
(Ayan-ı sabiteler aslında Tanrı’nın isimlerinin ve sıfatlarının suretleridir. Bu bağlamda kainatı oluşturan her bir varlığın Tanrı'nın ilmindeki suretleridir, yaratılmadan önce de sonra da. Fiziksel boyutta varlık kazanmaları ancak Yaratıcı Brahma'nın tecellisi ile ve birbirinden farklı sayısız varoluş aşamalarından geçerek mümkün olmuştur. Fiziksel boyutta varlık kazanmamış olanları ise henüz yaratılmamış olan, ancak İlahi Zihin'de potansiyel olarak var olanlardır.)
Kısaca Hindu mitolojisinde vajina karanlığı ; penis ise ışığı simgeler.
Bir başka deyişle vajina uzayı, penis ise zamanı sembolize etmektedir.
Karanlık ile ışığın, uzay ile zamanın, madde ile ruhun veya sembolik olarak Tanrıça ile Tanrı'nın birleşmesinden ise 'hayat' doğar.
Linga sembolizmi eski Mısır'da da Tanrı Ausar(Osiris)' in sütunu ve obeliskler (dikilitaşlar) olarak kendini gösterir.