Turan Dursun Sitesi Forumları

Turan Dursun Sitesi Forumları (https://turandursun.com/forumlar/index__1.php)
-   Hristiyanlık (https://turandursun.com/forumlar/forumdisplay.php?f=82)
-   -   Tanrının yüzünü gören yaşayabilir mi? (https://turandursun.com/forumlar/showthread.php?t=18824)

insan_olmak 16-06-2010 00:45

Tanrının yüzünü gören yaşayabilir mi?
 
Tanrının yüzünü gören yaşayabilir mi?

Önümüzdeki zamanlarda ayrıntılı olarak değineceğim''tanrıyı gören var mı yok mu?''konusuna bir giriş yapmak istiyorum.Tanrıyı görmek konusunda ilginç bir çelişkiye kısaca değineceğim.

tanrının yüzünü gören yaşamaz

20 Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz."(mısırdan çıkış 33:20)

görüldüğü gibi tanrının yüzünü gören kimse yaşamaz diyor.şimdi de isa'nın sözlerine bakalım

Çocuklar tanrının yüzünü herzaman görürler

10-11«Bu küçüklerden bir tekini bile hor görmekten sakının! Size şunu söyleyeyim, onların göklerdeki melekleri, göklerde olan Babamın yüzünü her zaman görürler(Matta 18:10-11)

tanrının tevrataki sözlerine göre çocukların hepsinin ölmesi lazımdır ancak isa bu kuralı unutmuş olacak ki çocuklarının tanrının yüzünü görmelerini yüce bişeymiş gibi inananlara anlatıyor.

Buda bize bir çelişki daha gösteriyor şimdilik söyleyeceklerim bu kadar daha sonra dediğim gibi ''tanrıyı görmek''konusunda ayrıntılı bir konu yazacağım.

saygılarımla

insan_olmak

prometheus4517 16-06-2010 02:21

demekki çocukken tanrıya karşı bağışıklığımız var. büyüdükçe kafalarımız safsatalarla doluyor ve görünce ölüyoruz. dikkat ederseniz tanrı ve diğer dinsel öğretilerle ilgili en güzel soruları da çocuklar sorar. ne ilginç değil mi?

YOLCULUKLAR 17-06-2010 09:20

Tek amacın eleştirmiş olmak için eleştirmen.

Ayetlerin başını vermiş olsaydın bu tartışmanın ne kadar manasız olduğunu görecektin.

11. ayette Musa ile Tanrı'nın yüzyüze görüştüğü yazılıdır.

Yani 11. ayette Musa, Tanrı'nın yüzünü görmüştür.

Yani Matta'dan alıntıladığın ayetlerden farklı bir durum söz konusu değildir.

___________

Buna rağmen, hem Matta'dan alıntılamış olduğun ayetlerde, hem de benim vermiş olduğum 11. ayette bir benzetme vardır. Kelimeler sözlük anlamlarıyla kullanılmamıştır.

Yani gerçekte Tanrı'nın yüzünü gören olmamıştır.

insan_olmak 17-06-2010 11:45

Sayın yolculuklar

“RAB, ‘Bütün iyiliğimi önünden geçireceğim’ diye karşılık verdi, ‘Adımı, RAB adını senin önünde duyuracağım. Merhamet ettiğime merhamet edeceğim, acıdığıma acıyacağım. Ancak, yüzümü görmene izin veremem. Çünkü yüzümü gören yaşayamaz.’ Sonra, ‘Yakınımda bir yer var’ dedi, ‘Orada, kayanın üzerinde dur. Görkemim oradan geçerken seni kayanın kovuğuna sokup geçinceye kadar elimle örteceğim. Elimi kaldırdığımda, sırtımı göreceksin. Ama yüzüm görülmeyecek.’” (Mısırdan Çıkış 33:19-23)

peki şunun anlamı ne oluyor sevgili yolculuklar

tanrının bir söylediği bir söylediğini tutmuyor mu?
yüzümü göstermem diyen hatta bunun için sırtımı göreceksin yüzümü görmeyeceksin diye bir uyarı yapan tanrı hemen öncesinde musaya yüzünümü görüyor?yoksa tanrının bir dediği bir dediğini tutmuyor mu?

Sayın yolculuklar neyin benzetmesi 33.bölümde tanrının sırtından bile bahsediyor!budamı benzetme?

apaçık tanrı yüzümü göreni bağışlamam diyor.
birde size üzücü bir haberim var mcdowell sizden farklı düşünüyor sanırım :)

Alıntı:

Yine de, Tanrı "görülmüştür." Musa Tanrı'yı görmek istediğinde Tanrı "Hiç kimse Beni görüp yaşayamaz" demiştir. Fakat Tanrı devam etmiştir...Musa'yı bir kayanın tepesine çıkarıp elini onun eli üzerine koymuştur. Bundan sonra O'nun "görkemi" geçmiştir. Tanrı'nın görkemi geçtikten sonra Tanrı şöyle demiştir: "Ve elimi kaldıracağım ve arkamı göreceksin; fakat yüzüm görülmeyecek" (Çıkış 33:23). Musa Tanrı'yı görmüştür fakat sadece gücünün yettiği kadar görebilmiştir.

kaynak
Mcdowell'da musa tanrının yüzü gördü demenin çelişkili olacağını anlamış ki hemen ''görüştü ama yüzünü görmedi''ye getirmiş durumu.


Alıntı:

Buna rağmen, hem Matta'dan alıntılamış olduğun ayetlerde, hem de benim vermiş olduğum 11. ayette bir benzetme vardır. Kelimeler sözlük anlamlarıyla kullanılmamıştır.

Yani gerçekte Tanrı'nın yüzünü gören olmamıştır.
Açıkçası ben anlamıyorum.Kutsal kitapta neyin benzetme olup olmadığına nasıl karar veriliyor?Çelişkili olunca ikisinden biri benzetme oluyor onu anladım da :) başka nasıl karar veriyorsunuz merak ettim doğrusu.

Tanrıyı gören olmuşmudur konusuna gelince ayrı bir başlık açacaktım ama burda konuşalım

18Tanrı'yı hiçbir zaman hiç kimse görmemiştir. O'nu, Baba'nın bağrında bulunan ve Tanrı olan biricik Oğul tanıttı(Yuhanna 1:18)

şimdi bu ayete göre tanrıyı gören kimse yok.Ama biliyoruz ki tanrı yakup'a,musa'ya ve halka görünmüştür?

şimdi siz eski ahitteki tanrıyı görme durumuna nasıl bir yorum getiriyorsunuz?benzetme ise anlamı nedir?

bir başka durum ise şudur;

Yakup tanrıyla yüzyüze görüştüm ama canımı bağışladı der.

aynı tanrı ''Çünkü yüzümü gören yaşayamaz'' diyor.
yakupta bu duruma şaşırmış olacak ki yüzyüze görüştüm ama canımı bağışladı diyor.Çünkü kendiside tanrıyla yüzyüze görüştüğünde öleceğini düşünüyordu.ancak tanrı onu bağışladı.

Tanrının fikirlerimi değişiyor ne?Yüzümü göreni bağışlamam diyor ama yakupu bağışlıyor.

şu sözlerde israil'in tanrısını anlatıyor sanırsam

19 Tanrı insan değil ki,
Yalan söylesin;
İnsan soyundan değil ki,
Düşüncesini değiştirsin.
O söyler de yapmaz mı?
Söz verir de yerine getirmez mi?
(çölde sayım 23)

Son olarak l benzetme dediğiniz durumların açıklamalarını yapmanızı rica edeceğim. neyin benzetme olduğunu neyin gerçek olduğunu anlayalım.

Saygılarımla

insan olarak

Natan 17-06-2010 16:14

Alıntı:

YOLCULUKLAR´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 312977)
Tek amacın eleştirmiş olmak için eleştirmen.

Ayetlerin başını vermiş olsaydın bu tartışmanın ne kadar manasız olduğunu görecektin.

11. ayette Musa ile Tanrı'nın yüzyüze görüştüğü yazılıdır.

Yani 11. ayette Musa, Tanrı'nın yüzünü görmüştür.

Yani Matta'dan alıntıladığın ayetlerden farklı bir durum söz konusu değildir.

___________

Buna rağmen, hem Matta'dan alıntılamış olduğun ayetlerde, hem de benim vermiş olduğum 11. ayette bir benzetme vardır. Kelimeler sözlük anlamlarıyla kullanılmamıştır.

Yani gerçekte Tanrı'nın yüzünü gören olmamıştır.

"Yüzünü görme" ifadesi gerçekte yüz yüze görüşme değilse hangi anlamdadır ?

Zamanınız varsa lütfen bu konuda bizi aydınlatır mısınız ?

Harfi anlamda değildir diyorsunuz.. Ama yüz yüze görüştü diyor. Başka bir peygamber (Hezekiel ) Tanrının sade yüzünü değil vucudunu da görmüştür. Hatta elbisesinden, belindeki kuşağından da bahsetmekte açıkça nasıl olduğunu betimlemiştir. Sonra da " şimdi öleceğim çünkü Rabbi gördüm" demiştir.

Fakat İsa İncilde "Tanrıyı hiç bir insanın görmediğini "söylemekle birlikte "Onun sesinin dahi işitilmediğini " söylüyor.

İsa diğer peygamberleri yalancı mı çıkartmaktadır ?

sevgiler

YOLCULUKLAR 18-06-2010 08:59

insan_olmak bakın en büyük problemlerden birisini yaşıyoruz. Birbirimizi anlamıyoruz. Anlamak istemiyoruz.

Şimdi gelmişsiniz burada mcdowellın cümlesini alıntılıyorsunuz, "sen böyle diyorsun ama bak bakalım mc dowell neler demiş" tarzı muhabbetler çeviriyorsunuz.

Tanrı aşkına mcdowell benden farklı ne demiş?

Zaten bu benim düşüncem değil. Zaten bu mcdowellın da düşüncesi değil. Bu kilisenin düşüncesi. Hristiyanlar kilisenin düşüncesini bilir ve kendi cümleleriyle bu düşünceyi aktarır. Mcdowell kaliteli bir yazardır, iyi bir araştırmacıdır ve onun yorumlarına sıkça başvurulur. Yoksa mcdowell yeni şeyler türetmez. Sanırım hala diğer konuda ki tartışmanın etkisinde kalmışsınız.

Neyse ben cümlelerimi daha anlaşılır bir şekilde kurmaya çalışayım ve umarım ki bu sefer işe yarar.

Bakın iddianı şu: Mattada çocukların Tanrı'nın yüzünü görebileceği; ama Mısırdan Çıkış ta ise Tanrı'nın yüzünü görenlerin öleceği yazdığını, ve bu yazılanların büyük bir çelişki olduğunu söylüyorsunuz.

Bende diyorum ki bu iki ayet arasında bir fark yoktur. Mısırdan Çıkış bölümünde alıntıladığınız yerin 1-2 cümle yukarısınıda alıntılasaydınız (yani 11. ayeti) orada da Musa ile Rab'bin karşılıklı görüştüğünün yazıılmış olduğunu görürdünüz.

Ama dedim ki, hem Matta'da hem de Mısırdan Çıkışta bu "yüzyüze görüşme" olayı bir benzetmedir. Yani görüşme esnasında yüzün görüldüğü yoktur. Evet bir görüşme vardır lakin yüz görülmemiştir.

Sanırım yeteri kadar anlaşılır ve açık olmuştur?

YOLCULUKLAR 18-06-2010 09:02

Alıntı:

Natan´isimli üyeden Alıntı (Mesaj 313026)
"Yüzünü görme" ifadesi gerçekte yüz yüze görüşme değilse hangi anlamdadır ?

Bana Türkçemizdeki "Yüzünü Unuttuk" deyimini, "yüz" ve "unutmak" kelimelerinin sözlük anlamlarına sadık kalarak ve hiç bir yorum getirmeyerek, lütfen açıklamasını yapar mısınız?

Khaos 18-06-2010 09:31

sayın yolculuklar

sizin tarzınız ile özellikle müslümanların benzer konulardaki tarzı tamamen aynı.
sebebi de basit.
aynı koşullar tarafından belirleniyorsunuz.
o koşullar nedir:
bir çelişki ortaya çıktığında o çelişkiyi yoksayabilmek istiyorsunuz.
çünkü imanlısınız.
imanınızı kurtarabilmenin yegane yöntemi de bu.

size daha önce bu başlıkta sorulan soruyu sizin şahsınızda tüm inananlara tekrarlıyorum.
bir metin hangi ölçüye göre , kelime anlamında alınıyor.
ya da sembolik anlamda alınıp metafora bağlanıyor.
var mı bir ölçüsü yok.

dindarlar bu numarayı aslında kendilerine yapıyorlar.kendi akıllarını boğmanın bir yöntemi bu.böyle yapmakla dine mesafeli yaklaşanların sorularını cevaplayamıyorlar.sadece kendi akıllarını susturuyorlar.
aklileştirmenin bir kaç biçiminden biri.
çünkü tanrıların veya temsilcilerinin ya da sözlerinin aklileştirilmesi gerekiyor.
çünkü buna ihtiyacları var.

UlulElbab 18-06-2010 10:07

Sevgili nihilist,

Siz psikolojide ki "mantığa bürünme" dediğimiz savunma yönteminden bahsediyorsunuz.
Gerçekten biran durup düşündüm,tarafsız bir gözle baktım acaba gerçekten öylemi diye.
Ama işin aslı öyle değil...Benzetmeler,Mecaz ve Müteşabih gibi edebi sanatlar
Kutsal metinlerin çok boyutluluk ilkesinden kaynaklanıyor.
İki kişi aynı metni okuyor ve iki farklı anlam çıkarıyor.
Bu onların farklı Bilinç seviyelerinde olmalarından kaynaklanıyor.
Geçmiş deneyimleri,aldıkları eğitim,hayata bakış açıları ve daha birçok etken
onların aynı metinden farklı manalar çıkarmalarına sebep oluyor.

Bu tesadüf değildir.İnsanlar o nedenle bir kez okuyup kenara bırakamıyor.

Çünkü her okuduğunda bir öncekinden daha farklı anlamla çıkarıyor.
Bilinç dinamik bir yapıya sahib...Her AN yeni bir bakış açısı geliştirir.

O nedenle ben yıllardır hiç sıkılmadan Kuran,İncil ve Tevrat okurum.

Tanrının yüzünü görmek insan için bir fanteziden ibaret.
İnsanların çoğu Sakallı heybetli bir Adam hayal ediyor olabilir:)
Hayata bakış açısına göre Sert yüzlü veya Güler yüzlü bir tanrı imajinasyonu söz konusu olabilir.
Aynı kelimeyi doğa olarak değiştirirsek gözünüzde büyük ihtimalle dişil bir varlık canlanabilir.
Oysa insanın bunu öz iradesi ile engellemesi isteniyor.Doğasına aykırı olarak hareket etmesi-kendini aşması isteniyor.İnsan aklı-Bilgisi ile Tanrının şeklinin Bilinemeyeceğini-Hayal dahi edilemeyeceğini anlaması bekleniyor.
Tanrının bir şekle dahi ihtiyacı olmayacağını anlaması...
Onun her zerrede kendinden bir ŞEY barındırdığının Farkına varması isteniyor.
Çok "şey"mi isteniyor?:)

saygılar...
UlUl

Khaos 18-06-2010 11:14

sevgili ululelbab

yine aynı şeyi yapıyorsunuz.
kendi bilinç düzeyinizin ihtiyaç duyduğu tanrıyı yaratıyorsunuz.
modifiye edilmiş bir tanrı bu.

incili tevratı kuranı her okuduğunuzda onda yeni bir şey bulmuyorsunuz.
onda olana kendi bilincinizi giydiriyorsunuz.
rasyonalize ediyorsunuz.

köleliği kabul edemez ululelbab.
o nedenle islamın tanrısının köleliğe karşı olduğuna kendini inandırır.

zaten o nedenle diğer dinler ortaya çıkıyor.
tevratı kabul edemeyenler isayı üretiyor.
araplar ise tevratın isayla birazcık yumuşatılmış versiyonu olan islamı üretiyor.
siz de kendiniz için islamın yeniden size uygun biçimini üretiyorsunuz.

tevrat okuduğunuzda ne hissediyorsunuz.
çoluk çocuk hatta hayvanlarına kadar öldürten bir tanrı var orda.
bütün bir kavmin cıvırlarını köle olarak vadeden bir tanrı.
o tanrıyı olduğu gibi kabul edebiliyormusunuz.
yoksa hadislere yaptığınız gibi o tanrının o niteliklerinin tevrata sonradan ilave edildiğini mi düşünüyorsunuz.
eğer ilave edildi ise tevratı ne diye okuyorsunuz.
yok ilave edilmediyse o tanrı ile isanın tanrısı ve muhammedin tanrısı arasındaki farkı ve ortaklığı nasıl izah edeceksiniz.

bu sitede bir yazar arkadaşın verdiği bir anekdota vıurgu yapmak istiyorum.
annesine kurandan örnek verdiğinde annesinin şöyle tepki verdiğini anlatıyor.
''tanrı öyle şey yapmaz.''

yahu tanrı bizi sonsuza kadar cehennemde yakacak.
sırf aklımız onu kabul edemediği için.
tanrı bu.
ama siz de kendi kendinize tanrının böyle bir şey yapmayacağını mı telkin ediyorsunuz.
ya da yapacaksa vardır bir bildiği.
bu adamların kalbi fesat olmasa allahı inkar etmezler diyerek mi aklileştiriyorsunuz.


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:09 .