![]() |
Bu ayet, kızların evlilik yaşı olduğuna yorumlanabilir mi?
6 - Evlenme çağına gelinceye kadar yetimleri gözetip deneyin. Onların akılca olgunlaştıklarını görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. "Büyüyecekler de mallarına sahip olacaklar" endişesiyle onları israf ederek, tez elden yemeyin. Zengin olan, onların malını yemekten çekinsin. Fakir olan ise, meşrû sûrette yesin. Mallarını kendilerine verdiğiniz zaman, bunu şahitler karşısında yapın. Hesap görücü olarak Allah yeter.
Biliyoruz ki bazı İslam ülkelerinde, iğrenç bir şekilde 1 yaşında bir kızla evlenilebileceği yönünde fetvalar veriliyor. Kuranda bir kızın evlenmek için belli bir yaşa gelmesine ve olgunlaşmasına gerek yok mudur sizce? |
Yorumlanabilir mi değil, öyle..
1- Evlenme çağı? 2- Akılca olgunluk? Bunların sonunda koskocaman soru işareti var.. Belirtilen bir yaş yok.. Şu anki bakış açımla bu yaşın 1 veya 9 civarı olmadığı kesin.. Ayşe'nin durumuyla da doğrudan bağlantılı olduğu için diyebilirim ki bu ayete bakıldığında Ayşe'nin 9 yaşında bir cinsel ilişki yaşaması zor.. |
Merhaba. Bu ayet yetim çocuklar hakkında ama yalnızca kızları değil erkek çocukları da kapsıyor çünkü "minhum"daki HUM erildir:
Yetimleri, onlar yaşına erinceye kadar, sınayın - Vebtelûl yetâmâ hattâ izâ belagûn nikâh Onlardan olgunluk gördüklerinizin mallarını kendilerine verin - fe in ânestum minhum ruşden fedfeû ileyhim emvâlehum Büyüverirler diye hızla yemeyin - ve lâ te’kulûhâ isrâfen ve bidâren en yekberû. Ayetin ilk bölümündeki nikah kelimesi çocuğun cinsel açıdan yaşına ermesi demek, ki "bulûğ" diye de tanımlanıyor. Orta bölümdeki ruşd ise akıl sağlığı demek. Yani söylenen şu: korumanız altındaki yetimleriniz "bulûğ"a erdiğinde akıl ve ruh sağlığına da kavuşmuş durumda iseler... Bir yetimin bakımını üstlenen kişi o çocuğun "bulûğ"a erdiğini kendisi görüp anlayabilir; o kolay. Ama çocuk, aklen ve ruhen evlenmeye hazır mıdır, onu devletin doktoru bilir. Nikahtan önce ilgili sağlık kurumuna gidilmesi onun için şart koşuluyor. Türkiye'de evlenme yaşı 16'dır. 16'sına girmemiş insana devletin doktoru rapor vermez. Tıpkı laik Türkiye Cumhuriyeti gibi İslam da "ruşd"u şart koşuyor. Bunu görmek gerekir. Sevgi ile, Hasan Akçay |
Alıntı:
|
Kuran'da hurilerden bahsederken bile "memeleri yeni tomurcuklanmış" tabiri var. (yucemanitu).
Kuran'da öyle bir tabir yok. O tabir Nebe sûresinde geçen "kevâibe etrâbâ"daki KEVÂİB çarpıtılmak suretiyle peydahlanıyor, o kadar. Bunu daha önce müzakere ettik (http://65.18.198.4/forumlar/showthre...t=23765&page=2). Alıntılıyorum: 32.Bahçeler, asmalar 33.ve standart taneler - ve kevâıbe etrâba 34.ve dolu dolu kadehler http://us.cdn4.123rf.com/168nwm/epon...h100700007.jpg http://www.elements4health.com/image...ood/grapes.jpghttp://photos1.fotosearch.com/bthumb..._of_grapes.jpg .......... kabe.......... ...................... kevâib ....................... .... unkud ...... kabe: bir üzüm tanesi kevâib: üzüm taneleri Tıpkı şunlar gibi: şarab: bir içecek meşârib: içecekler (36:73) teribe: bir kemik terâib: kemikler (86:7) cilbab: bir dış giysi celâbib: dış giysiler (33:59) mescid: secde yeri mesâcid: secde yerleri (22:40) Ayet 33'te geçen "kevâibe etrâbâ"daki "etrâbâ"ya gelince o, YAŞIT demektir tamam ama manav deyimiyle STANDART anlamına da gelir. Nebe sûresinin anılan ayetleri bağlardan, bahçelerden, meyvelerden, üzümlerden söz ettiğine göre ETRÂBÂ üzümleri niteliyor. Cennet halkının ödülü olan salkımlardaki "kevaib"in yani, Urfa diliyle, "kara üzüm khabbe"lerinin hepsi aynı güzellikte ve olgunluktadır; kimisi kuru, kimisi koruk değil. Sevgi ile, Hasan Akçay |
Tamam meme konusu o başlıkta sürdürülebilir, şimdi konuyu dağıtmayalım.
Kuran'da kimlerle evlenilmeyeceği var: Size şunlarla evlenmek haram kılındı: Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeş kızları, kız kardeş kızları, sizi emziren sütanneleriniz, süt kız kardeşleriniz, karılarınızın anneleri, kendileriyle zifafa girdiğiniz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınız, -eğer anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur- öz oğullarınızın karıları, iki kız kardeşi (nikâh altında) bir araya getirmeniz. Ancak geçenler (önceden yapılan bu tür evlilikler) başka. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.(NİSÂ Suresi 23. Ayet) Araplarda küçük kızlarla evlenme geleneği var ve vardı. "Peygamberin evine misafirliğe gidince oturup yemek vaktini beklemeyin, o siziyemeğe çağırdıysa hemen yiyip gidin" gibi şeyleri bile önemli sayıp söyleyen Kuran neden sübyancılığı yasaklamamış? Evlenilmesi haram olan kadınları sayan Kuran diyemez miydi ki "şu yaşın altındaki kızlarla da evlenmeniz haramdır" ya da "bluğa ermemiş kızlar da haram kılındı". |
| Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:20 . |