Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

 
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
Prev önceki Mesaj   sonraki Mesaj Next
  #1  
Alt 27-03-2011, 21:39
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart Kemalizm Çöktü (Ağlayacak Değiliz!)

Kemalizm, AKP'nin uzun iktidarı ve emperyalizmin TC'ye biçtiği yeni rol sonucunda hepten tasfiye oldu. Oldu mu? Ana akım medya incelendiğinde, AKP'de temsil edilen yeni Osmanlıcı muhafazakar-liberal kanat ile ulusalcı/kemalist kesim arasında bir zıtlık ve savaş olduğu, kemalistlerin kaybeden taraf olduğu belirtiliyor. Peki ortada hakikaten bir zıtlık ve savaş var mıydı? Bunu anlayabilmek için kemalizmin ne olduğunu bilmek gerekiyor.

Biraz geriden almak gerekiyor. Osmanlı İmparatorluğu Batı karşısında git gide acizleşmiş, pek çok toprak kaybetmiş ve bağımlı duruma gelmişti. Sultan ve tüm devlet erkanı bu kötü gidişi durdurmak için neler yapılabileceğini düşünüyorlardı. İlk ortaya konan seçenek Osmanlıcılık oldu. Buna göre din ya da millet ayrımı yapmaksızın her topluluk Osmanlılık temelinde görülecek ve birlik böylece sağlanacaktı. Yıllar yılı süren ümmetçi mezalim yüzünden, başta gayrı müslim halklar olmak üzere kimse bunu yemedi. Osmanlıcılık tutmayınca islamcılık ortaya çıktı. Abdulhamid'in de gönlü islamcılıktan yanaydı. Bu perpsektif, birliği sağlamak için islam dinini öne çıkarıyor, gayri müslim halklar ise adı konmamış iç düşmanlar statüsünde görülüyordu. Fakat aynı dönemde, sonradan İttihat ve Terakki(İT)'ye dönüşecek olan, jön-Türk hareketi de doğdu. İT, Türküçülük akımını savunuyordu. Buna göre birlik ve ilerleme Batıdaki gibi bir uluslaşma süreci sonunda sağlanacaktı. Bir Türk ulusu yaratılması gerekiyordu. Ama bunun uygulaması zordu çünkü hem sultan başta olmak üzere hakim bürokrasi islamcı çizgideydi hem de Türklük vurgusu yaparak imparatorluk içindeki sadece gayri müslim unsurları değil müslim olan gayri Türk unsurları da karşılarına alacaklardı. Güçleri buna yetmiyordu. Abdülhamid kendi islamcı siyasetinin gereği olarak Hamidiye Alaylarını kurdu ve Doğu Anadolu başta olmak üzere hıristiyan Ermenilere katliam yapmaya başladı. Devlet içinde git gide etkin konuma gelen İT, Türkçü görüşlerini muhafaza etmekle birlikte bunu ilk elden belli etmeme ve islamcı politikalardan kendi uluslaşma emelleri için yararlanma derdine düştü. Önce müslümanlık vurgusu ile gayri müslim unsurların 'temizlenmesi' sağlanacak, ancak bundan sonra müslim unsurların içindeki gayri Türk kesimlerin asimilasyonuyla uluslaşma yoluna gidilecekti.

İT, bu planını Ermeni soykırımıyla tarih sahnesine koydu. Balkanlardaki müslümanlar katliamlara ve tehcire tabi tutulmuştu. İT'in, bu gelişmeler üzerine gözü iyice döndü. Osmanlı'daki gerileyişin onları yok oluşa götüreceklerinden ürküldü. Bu yüzden son kale olarak görülen Anadolu'nun kesinlikle kendi ellerinde kalmasını sağlamak üzere, 'yabancı' olarak görülen unsurlardan temizlenmesi gerekiyordu. Bağımsızlığını isteyen her ulus gibi Ermeni halkının da bağımsızlığını istemesi olasılık dahilindeydi ve İT, böyle bir durumda Doğu Anadolu'yu kaybedeceğini biliyordu. Bunu önlemek için bölgeyi Ermenisizleştirmek gerekiyordu.

Önce dünya savaşını bahane ederek Ermeni gençlerini silah altına alıp Ermeni yerleşim yerlerini genç nüfustan arındırdılar. Sonra yine savaş için cephane gerekliliğini bahane edip Ermenilerin yoğun yaşadığı yerlerden silah toplayıp Ermeni halkını silahsızlandırdılar. Bu süreç içerisinde önde gelen İT temsilcileri Ermenilere güven veren açıklamalar yapıyorlardı. Dünya savaşının çıkmasıyla oluşan ortam, İT'in soykırım planını uygulaması için uygun koşulları doğurdu. Savunmasızlaştırılmış Ermeni toplumu, önce -Sarıkamış faciasının toplumdaki psikolojik etkisine de dayanarak- ''Rus ordusunda yer alan Ermeni hainler'' propogandasıyla hain ilan edildi, sonra İT'ci çeteler ve gerilla birliklerinin saldırıları bahane edilerek güvenlik gerekçesiyle tehcir edilmelerine karar verildi. Silahsız Ermeni halkı, tehcir görüntüsü altında yok edilecekti. Çünkü ne Osmanlı'da ne de komşularında o büyüklükteki bir nüfusun göçünü hazmedebilecek bir ekonomik kapasite yoktu. Öte yandan, tehcir edilenler eski topraklarını geri isteyebilirdi. Bu yüzden İT Ermeni halkını bütün halinde yok etme kararı aldı. Tehcir, soykırımın metodu olarak kullanılacaktı. Sadece çatışma olan yerlerdeki değil tüm ülkedeki Ermenilerin tehcir edilmesi kararlaştırıldı. Ermeniler önce ıssız mekanlara götürülecek, sonra oralarda katledilip yapılan kırımların bilinmemesi sağlanacaktı. Bu korkunç plan uygulandı ve 800.000 Ermeni kadın-çocuk denmeden yok edildi.

İT'in mezalimi Ermenilerle sınırlı kalmadı. Osmanlı İmparatorluğunun savaştan yenik ayrılması sonucu kalan topraklarını da kaybedip Anadolu'ya sıkışmasıyla birlikte, M.Kemal önderliğinde, İT'in uluslaşma fikrini misyon edinmiş bir hareket, soykırıma bulaşmış İT'cilerin de desteğiyle kadrolaştı ve kurtuluş savaşını başlattı. Kurtuluş savaşında bir darbe de komünistlere vuruldu ve Anadolu'ya yurtseverlik duygularıyla gelen, kemalistlere güvenip silahsız olarak Karadeniz'e açılan dönemin TKP'sinin lider kadrosu alçakça katledildi. Bu katliam sırasında M.Suphi'nin karısı Topal Osman tarafından alıkonulup günlerce tecavüze uğradıktan sonra bir seks alemi sırasında öldürüldü. Benzer biçimde, kemalist önderliğe direnen kim varsa -daha kurtuluş savaşı sürerken- tasfiye edildi. Çerkes Ethem ve Meclisteki halkçılar tasifyeye uğradı. Kemalist kadrolar, kurtuluş savaşı henüz sonuçlanmamışken, herşeyi riske atıp, savaşa destek veren ama onların önderliğine muhalefet eden herkesi bir şekilde hain ilan edip yok etme yoluna gitti. Bolşeviklerin para ve cephane desteği için uydurulan anti-emperyalist söylemin sahteliği, Batum'un işgaliyle bir ara kesintiye uğradı. Kemalistler Sovyet toprağı olan Batum'u işgal ederek, İngilizlere kendilerini destekleyip ulus devlet kurmalarına göz yummalarını, eğer buna izin verirlerse yeni TC'nin Sovyetlere karşı ''çağdaş dünyanın'' Kafkas sınırının güvencesi olacağını vaadetmişlerdi. İngilizler'den yüz bulunamayınca Batum'dan çekildiler ve ''anti-emperyalizm'' söylemine geri döndüler.

Kurtuluş savaşı kazanıldıktan sonra, ki İngiliz kamuoyu İngiltere'nin fiziken savaşa girmesine izin vermese nah kazanılırdı!, İT zihniyetinin yeni temsilcisi kemalizm uluslaşma emellerini hayata geçirmeye başladı. Uğruna nice dalavereler çevrilen, yalanlar söylenen, soykırım bile yapılan uluslaşma ideali şimdi nihayet gerçekleşebilirdi. Kemalizm bunun için İT geleneğini sürdürdü ve önce Dersim soykırımını tertipledi. Daha sonra ise M.Kemal'in ölümünden sonraki kadrolar önce varlık vergisiyle Rumları tasfiye etti, sonra 1960-80 arası yükselen sol devrimci hareket ezildi, sonra da Kürtlerin imha ve inkarına hız verildi.

İşte kemalizm budur. Osmanlı bürokrasisi içinde türeyen İT geleneğinin bir kanadının adıdır. Aynı idealleri paylaşmaktadır. Çağdaşlığı, sadece görüntüyü kurtarmak ve Batı karşısındaki aşağılık kompleksini gidermekten ibarettir. Sınıf ayrımlarını reddeder. Bu açıdan tipik bir Bonapartizm örneğidir. Bonapartizm ile faşizm arasında Çin Seddi yoktur. ''Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitleyiz'' edebiyatı tutmayıp, kendisini sınıflar üstü ve tarafsız konumda sunma çabası alıcı bulmadığında bu kez emekçi sınıflara karşı faşizme dönüşür.

Kemalizmin ve İT geleneğinin, onların hastalıklı ulusçuluk zihniyetinin güçten düşmesi gerçekten ilerici ve devrimci olan kimseyi üzmeyecektir. Fakat ne gericilik kemalizmden ibarettir ne de İttihatçı çizgi ile İtilafçı çizgi arasında geniş bir açı vardır.

Kemalizm, kendi uluslaşma projesini ve katliamlarını, Sovyetlerin varlığının Batıya verdiği korku ve Sovyetlere karşı kemalist TC'nin bir ileri karakol olarak kollanması gerekliliğinden fırsat bularak yapabilmiştir. SSCB tarih sahnesinden çekildiğinde kemalizmin de kalemi kırılmıştır. Emperyalistler TC'yi fazlalık olarak görmektedirler. Nispeten seküler bir ulusçuluk yerine ılımlı islamı dayatmaktadırlar. AKP bunun öznesidir. Bu süreç içerisinde kemalizm, emperyalist kocası tarafından üzerine türbanlı kuma getirilen çığırtkan ve gözden düşmüş bir eş durumundadır. Yıllarca -bilhassa Sovyetlere karşı- hizmet ettiği emperyalizmin bugün dincileri tercih etmesiyle şaşkın ördeğe dönmüştür. Eskiden komünistlere karşı NATO bünyesinde onlara eğitim veren emperyalistler, şimdi onları gözaltına alıp içeri tıkması için cemaate istihbarat servis etmektedir. Eski dostu ve biricik hamisinin bugün kendisini yüzüstü bırakmasıyla acizleşmiş İT zihniyeti, kendini anti-emperyalist olarak yutturma gayretlerine girişmiştir. Yersek tabi!

Uzun lafın kısası diyeceğim şudur: Değişen dünyada kemalizm bizzat emperyalist ortağı tarafından bir kenara atılmıştır. Bu duruma üzülecek değiliz. Düşenin ardından ağlayacak hiç değiliz. İT zihniyetinin, soykırım başta olmak üzere tüm tarih suçlarının hesabı emekçi halk tarafından sorulmalıdır. Ama kemalizmin yerine geçip emperyalizmin yeni gözdesi olan islamcı faşizme de ''demokratikleşme'' atfetmek büyük hatadır. Bu hataya sol liberaller çok düşüyor. Ne biri ne diğeri! İslamcılara karşı mücadele edilmesi yaşamsal önemdedir. Ama bu mücadelede kemalist/ulusalcı cenahın kendini bağımsızlıkçı gibi sunup yeniden dirilmeye çalışmasına da asla fırsat verilmemelidir. Liberal sol ve ulusalcı sol özünde aynı tarafa hizmet eden burjuva fraksiyonlardır. Devrimci solun ise yolu bellidir.

Konu Jolly Jocker tarafından (27-03-2011 Saat 21:53 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
 

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Allah Teorisi çöktü! kafasikarisik Konu-dışı 14 18-07-2011 13:34
Demokratsak Şamaroğlanı da Değiliz yucemanitu Öneri, Düşünce & Eleştirileriniz 31 13-09-2010 00:18
neden ateist değiliz!!! escort İslam 36 15-05-2009 16:28
sovyetler birliği niye çöktü ? emrekalkavan Tarih 34 31-03-2009 05:57
Materyalizmin Neden Sonuç Tanrısı Çöktü HanifTürk Felsefik Tartışmalar 7 26-08-2008 04:29

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:18 .