Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika > Tarih

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 07-03-2008, 22:58
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart Re: Hiç savaş olmasaydı, dünya nasıl bir yer olurdu?

Yer altından notlar,çok güzel

Hiç savaş olmasaydı çok güzel olurdu,dünya cennet olurdu
Peki herşeyin bir başı var ya ,bu ilk savaş neydi acaba ?
Savaş nasıl başladı, kim başlattı?

sevgili Pante bunları cevaplamış zaten.

Demek ki savaş var,var olana olmasaydı yerine olması istediğimizi nasıl gerçekleştirebilirizi konuşmak daha iyi olacak.

Ne yapılmalı ki dünyada barışı ve kardeşliği yaşayalım?
Saygılar

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 07-03-2008, 23:49
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Hiç savaş olmasaydı, dünya nasıl bir yer olurdu?

Pante Diyor ki
Renklenirse yine yazarız tabi.
Biraz renklenir gibi oldu, az da koyulaştıralım:

Hım kım etme Oki!
Çıkar baklayı ağzından!
"Savaşsız bir dünya olmaz" de.
"Savaşlar olmasaydı şu, bu olurdu:" de.
"Dünya nüfusuna çözüm en büyük savaştır." de.
"Sonunda Dünya hakka kavuşacak, bunun yolu da savaş" de.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 08-03-2008, 00:23
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Hiç savaş olmasaydı, dünya nasıl bir yer olurdu?

Mantığım savaşı kaçınılmaz son olarak görürken, şefkat ağır basıyor ve başka yollar aramaya itiyor sanki beni.

Bilen adam mutsuzdur demişler ya. doğru valla.
En büyük barış için en büyük savaştan başka bir yol olmalı. Yapabilmeli insanoğlu. Yoksa ;
bu kendi ellerinlze yaptıklarınızdan dolayıdır ayeti tecelli edecek.

Eğer bu provoke de etki etmes ise yapabileceğim birşey yok Sevgili Pante. Benden pazarlamacı olmaz

Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 08-03-2008, 00:45
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: Hiç savaş olmasaydı, dünya nasıl bir yer olurdu?

Yoksa ;
bu kendi ellerinlze yaptıklarınızdan dolayıdır ayeti tecelli edecek.
İnsanoğlunun başına gelen her bela, musibet kendi yaptıklarından dolayıdır.
Hayırlar, güzellikler de öyle.

Tecelli olacak olan da yine insanoğlundan.
Tabi araya uzaylılar girmezse, göktaşı-tufan vs. olmazsa..

Ben dünyanın, doğanın kaldıramadığı yükü attığını düşünüyorum.
Bana göre büyük bir savaş değildir temizleyici olan.
Doğadır.
Dinler bunu Allah'ın gazabı olarak aktarır.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 10-03-2008, 21:28
okinono
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Hiç savaş olmasaydı, dünya nasıl bir yer olurdu?

Üç gündür bir soru vardı kafamda.

İnsan ister ateist isterse deist olsun yönelişinde hep kendinden sonraki zaman dilimlerinin iyiliği için hedefe kilitleniyor. Bu geleceğin güzel olmasının istenmesinin altında yatan en bariz gerekçe en basit olarak çocuklarımızın rahat etmesi olan şefkat duygusunun etkisi.

Fakat öyle bir kısır döngü ki bu, bugün babam ile konuşurken şöyle dedi bana. "Oğlum annen ve ben sizler için yaşadık." Bu cümlenin doğru olduğunu ben biz zati biliyorum. Aynı şekilde de eşim ve ben de çocuklarımız için yaşıyoruz.

Bunun din ile de bir alakası yok bence, hadi biz muhafazakâr bir aileyiz diyelim. *İnançsız ve tam 30 yıldır arkadaşım olan başka birisi de aynı süreçten geçiyor. Babası da aynısını ona söylemişti. O da çocuklarına söylüyor.

Öyleyse nedir bu?
İnanç veya inançsızlığın ötesinde halkın hep geleceğin güzelliğine top yekûn sevk edilmesi nasıl oluyor? Ve bu sevk edilişin günümüzde parsasını toplayanlar ve ücretlerini peşin alanlar kimler?

Cevabın hemen Emperyalistler sömürenler vs olacağını sanıyorsanız yanılıyorsunuz bence. Gelecek hedefinden bugünden karlı çıkanlar çok farklı oysaki...

Cevap çok basitmiş oysa. Tek karlı çıkan zaman. Bildiğimiz akan ve tarihin birçok dönemlerinde farklı farklı hesaplanan ve en kısa dilimi AN olan bildiğimiz zaman işte.

Bugün anladım ki, Zaman'ın durmasını sağlayamadan insanlık eşitlenemez. İşte bu durma anına bireysel anlamda bakınca ölüm, cihan şümul bakınca kıyamet diyoruz.

Öyleyse, Zamanı canlıdır ve yaşatan insandır. Ve zaman için iyi veya kötü yoktur. İyilik ve kötülük izafi birer kavram olarak, ,insanoğlunun zamanın içerisinde kendisine ait olduğu sandığı kuralların bir tezahürüdür.

Bu nedenle, insan geleceği hedef almak yerine bugünü kendi yaşamı için yaşamayı hedef almalıdır denilebilir. Fakat bu bireysel isteklerin başka bireylerin istekleri ile çatışmasının tezahürü olan ortak mutabakat ki, buna doğrudan demokrasi demişler, birey sayılarının çoğalması ile temsili oradan da nispi şekle dönüşerek iyi ve kötü kavramını merkezin emrine vermiştir.

Bu merkeziyetçi yönetimler ve onlara yaltaklık yapanlar ise kendi günlük an dilimlerinin ücretini peşin alarak, bir nevi zamanın sahip olduğu asıl ücretin görünürdeki sahipleri olmuşlar.

Tanrı düşüncesi tam da bu nokta da önem kazanmakta işte.

Tanrı sosyal katmanları irade etti ve bu sosyal katmanların ücretinin eşitlenmesini hesap gününde yapacağını söylüyor.

Buna karşılık felsefe ise, bu sosyal katmanların ücretinin kendiliğinden doğal olarak ücretlendirildiğini ve beşeri gücün bu katmanların şekillenmesinde en önemli faktör olduğunu ve eğer eşitlik olacak ise en alt katmanın sayısal gücünün en büyük güç olduğunu söylüyor. *Aslında bunu felsefe değil bir izm söylüyor ya neyse, felsefe diyelim geçelim şimdilik.

Hem din hem de felsefe görüldüğü gibi gelecek ile ilgili bizleri sevk ederken eşitliği mutlak hedef olarak algılatıyorlar. Bu eşitliğin adına da Mutlak adalet deniyor.
Bu adalet cezanın ve mükâfatın mutlak olarak uygulandığı bir mekanizma olduğuna göre, bir inanır için söylüyorum, Tanrı bizleri bu dünyada eşitlik için sevk etmiş olmalıdır ki bu eşitliğe ne kadar hizmet ettiğimiz ile alakalı yargılasın.

Kaza ve kaderin açıklanmasında çok önemli olduğunu sandığım bu yazım ilk bakışta çelişkiler ve yanlışlar ile dolu görünmektedir. Ve bu doğrudur da. İşte bu yazı gibi bir temel bakışın diğer insanlar tarafından düzeltilerek en mükemmel halde toplumca kabul edilmesine de bizler ahlak kuralları diyoruz.

Tanrının varlığının ötesinde birliğin ne olduğu tartışılması bizleri gelecek avuntusundan kurtarıp, sigorta şirketlerine ömür boyu köle olmaktan kurtarır mı?
Sigorta şirketlerinin emrinde gelecekten ücret almak ile tanrıya köle olmak arasındaki tek fark, tanrıya inancın iki kez kölelik olmasından başka bir şey değil bence.

Bunun içindir ki, Aşk inancın olmaz ise olmazıdır. Ücreti yaşarken almak için ölümüne mücadele ölünce sevgiliye kavuşmak için bir vesile.

Bu yalanda olabilir. Tıpkı aşk gibi kocaman bir yalan.

Öyleyse yalan nedir?
Yalan gerçeğin *gizlenmesi ise insan dokunamadığı şeyi nasıl bilebilir ki. Ki, aşk dokunduğunda biter zaten.
Demek ki, aşkın yalanının avuntusu ile geleceğin müreffehliği aynıdır.

Okinono epey saçmaladın. Yeter artık. Ne yazdığını kendinde bilmiyorsun.
Evet Oki haklısın. Bir tür doğaçlama oldu. Aslında üç gündür çok önemli olarak kafamı meşgul eden sorunun cevabını bulduğumu zannederek oturmuştum bilgisayarın başına.

Ve cevabı yazarken soruyu unuttum iyimi

Bu da zihnimizin takıldığı bazı noktaların aslında ne kadar da önemsiz olduğunu ve her bir cevabın yeni bir soru doğurduğunu teyit etmesi açısından bana ders oldu.


Bak Okinono, ne yazdığını okumadım. *Okumaya da niyetim yok. Ama bir konuyu yazarken evrensel düşüneceğim diye kendini zorlama. Felsefe gelecek için örülen bir ağdır. Sen geçmişin üzerine atılmış ağlarına tutulma yeter.

Vayy Oki, bu da senin felsefen ha.. Hımmm

Hasbinallahhh, yav arkadaş felsefenin BEN’i olmazzzzzz. Beni seni yoktur. Senin olsa olsa görüşün olabilir o da seni bağlar. *Bak Evrene nasılda nakş ediyor tuvale kâinatın içinden handeleri. Bas atanınizine sür eşeğini Niğde’ye. Bundan güzel felsefe mi varmış.

Ne yapayım o zaman..

Her bir anı gelecek için yaşamaktansa, gelmiş olan geleceğin için yaşa. Bu hem Tanrının hem de felsefenin temelinin isteğidir.

Dehhh....
Selamlar
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 10-03-2008, 23:37
osiris - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
osiris osiris isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 May 2007
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 165
Standart Re: Hiç savaş olmasaydı, dünya nasıl bir yer olurdu?

hiç savaş olmasydı bilim ve teknoloji bu kadar gelişmez insanlık ilerleyemezdi doğada nasılıki türler arası tür içi rekabet varsa insanlar arsındada var sonuçta kaynaklar sınırlı ve bunun içinde çatışma olması doğal din için yada her neiçin olursa olsun tüm savaşların temelinde bu var

Putların,Kabenin istediği: Kölelik
Çanların,ezanların dilediği:Kölelik
Mihraptı,kiliseydi,tesbihti, salipti:
Nedir hepsinin özlediği: Kölelik
hayyam
http://agnostik.forumup.com/
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 26-07-2008, 14:51
oncugenc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
oncugenc oncugenc isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2008
Mesajlar: 76
Standart

savaş olmasaydı barış da olmazdı...

her şey karşıtı ile vardır. bunlar birbirleriyle çelişik olmalarına rağmen aynı zamanda bir bütündürler...

hem savaş olmasa idi nereden bilecektik barışın güzel bir şey olduğunu....
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 26-07-2008, 20:40
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger oncugenc;

Karsitliklar, zaten tek tarafli mevcut degildir.Sonucta, baris ta, savasa karsi bir savunu ve direnistir. Gerekirse de savas icin baris gerekir. Hatta, baris icin savas gerekir. Ustelik, neyin, kime gore baris; kime gore savas oldugu da tartisma konusudur. Kiminin barisi, kimine savas; kiminin savasi kimine baris olarak yansir. Sartlar, kimine gore baris, kimine gore savas sartlaridir.

Dolayisiyle, dusunelecek dunya, karsitliklarindan birinin var olmasi ile mumkun degildir. Karsitliklarin, ikisinin birden ortadan kalkmasiyla mumkundur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 26-07-2008, 21:41
oncugenc - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
oncugenc oncugenc isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2008
Mesajlar: 76
Standart

Sevgili evrensel-insan;

İnsandaki kavramlardaki her farka, objektif bir çelişmeyi yansıtıyor gözüyle bakılmalıdır. birisi olmadan öteki olmaz. bu iki yön birbiriyle mücadele ettiği gibi, birbiriyle birlik halindedirler. ve savaşın bütünlüğünü meydana getirirler, getirilmesini sağlarlar. tabii bu çelişmenin evrensel yönüdür. bir de çelişmelerin özgülüğü vardır ki işte orda senin dediğin bir şey başka bir şey için savaş nedeni iken diğer başka bir şey için barış nedeni olabilir ya da nedenden ziyade öyle sayılabilir.

O DUVAR; DUVARINIZ...VIZ GELİR BİZE VIZ..!!!
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 26-07-2008, 21:59
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger oncugenc;

İnsandaki kavramlardaki her farka, objektif bir çelişmeyi yansıtıyor gözüyle bakılmalıdır.-oncugenc

Objektif, kendi kendini yansitamaz. Objektifi yansitan, subje, yani insanogludur. Kavram da zaten dusuncenin bir urunu, yansimanin turevidir. O yuzden kavramlar, ya bir oznel, ya da bir nesnelle ozdeslesirler.

Yapi itibariyle de, karsitlik karakteri gosterirler. Evrensel temelde var edilen kavramlar, mustakil var olan varlik icin, ancak ifade edilebilir. Bu ifade de karsitligin celiskisinin tek tarafliligini yansitir. Boylece taraflar, kisir dongu icerikli bir tartismanin icine girerler.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 00:57 .