
18-09-2008, 23:43
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Sep 2008
Mesajlar: 94
|
|
çakırcalı´isimli üyeden Alıntı
Mü'minûn/12: Andolsun biz insanı çamurdan bir süzmeden yarattık.
Mü'minûn/13: Sonra onu bir nutfe (sperm) olarak olarak sağlam bir karar yerine koyduk.
Mü'minûn/14: Sonra nutfeyi alaka (embriyona) çevirdik, alakayı bir çiğnemlik ete çevirdik, bir çiğnemlik eti kemiklere çevirdik, kemiklere et giydirdik; sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir!
Bu (13. ve 14.) ayetlerden ben şu sonuçları çıkarıyorum:
1- İnsanın oluşması için sadece sperm ve onun korunacağı sağlam bir yer yeterli oluyor.
Yani kadın yumurtasının hiçbir önemi yok burada. Sperm, eşşeğin kulağına da konsa aynı gelişimi tamamlayacakmış demek ki.
2- Sağlam bir yere konan erkek spermi, önce embriyon haline geliyor, ardından bir çiğnemlik et haline geliyor ve bu et kemikleşiyor, sonra da bu kemiklere tekrar et giydiriliyor; en sonunda da bundan bambaşka bir yaratık olarak doğuyor.
Yani kadın yumurtası olmadığı için zigot yok, doğrudan embriyona geçiliyor, ardından bu embriyon kemiklere dönüşüyor (tıpta buna ne denir bulamadım), sonra bu kemikler etle kaplanıyor ve cenin (dölüt) oluyor her halde, sonunda da bundan bambaşka bir yaratık (bebek) olarak doğuyor.
Bu sayede Muhammet (A.B.V)'den çok önemli tıbbi bilgiler de edinmiş oluyoruz.
|
Aman diyeyim, lütfen yanlış Kuran çevirilerini buraya koyup Müslüman arkadaşların eline koz vermeyin. Kuran yazıldığı zaman kim biliyordu spermi, embriyoyu? Kuran'ı bilime, bilimi Kuran'a iliştirmek isteyen üfürükçülerin üfürükleri bu tür tercümeler. Alâka, "kan pıhtısı" demektir, muhtemelen kadınlar çocuk düşürdükleri zaman kanaması olmasından dolayı çocuk ana karnında vücud olarak gelişmemişken kan pıhtısı şeklinde bulunuyordu diye düşünüp yazmış o günün kafası. Bugünkü Müslüman yorumcular bile alâka'ya kan pıhtısı demekten utandığı için o kelimeyi "embriyo" veya "cenin" diye çeviriyorlar utanmadan... Nutfenin tercümesi de "kovanın dibine yapışan sıvı"dır, Kuran'da "meni" anlamında kullanılmıştır. Kuran der ki, insanı meniden yarattık (!), ana karnına kan pıhtısı koyduk, sonra onu önce etle, sonra kemikle, sonra yine etle kapladık...
|

19-09-2008, 00:47
|
|
|
YOLCULUKLAR´isimli üyeden Alıntı
Timsah arkadaşım gerçekten de güzel bir soru sormuşsunuz... Sabahtan beri araştırıyordum... Sonunda bu işlerde bilgisine güvendiğim bir arkadaşıma sordum ve ondan dişe dokunur bir cevap alabildim.Paylaşayım;
Araplar "yaratıcı", "yaratan" gibi kelimeleri Allah için kullandıkları gibi aynı zamanda da sanatçılar için de kullanırlarmış.
Örneğin, bir heykel traş bir heykel yapıyor ve bu kişi o heykelin yaratıcısı oluyor.
Dolayısıyla "yaratanların en iyisi" derken bu grubun içinde, bizim anladığımız manada ki yaratıcı sadece Allah var geriye kalanları ise sanatçılar oluşturuyor.
Bu mantıktan gidersek, gerçekten de yaratanların iyisi de vardır (Allah), kötüsü de vardır (sanatçılar).
Aslında bu tarz bakış açısı da bana saçma gelmedi; çünkü o günün Arap dünyasında yaratanlar çoktu ve bu yaratanlar yüzünden Arap dünyasının başı putlarla da bir hayli dertteydi...
Ben bu şekilde duydum ve aktardım. Yanlış bir bilgi vermiş olabilirim. Hatam varsa düzeltin lütfen...
|
Arkadaşınızın açıklaması bence çok zorlama bir yorum olmuş .
Demiş ki arkadaşınız :
''Araplar "yaratıcı", "yaratan" gibi kelimeleri Allah için kullandıkları gibi aynı zamanda da sanatçılar için de kullanırlarmış.''
Bu durumda taş oymacılığı , heykeltraşçılık veya put yapımcılığı ile uğraşanlar da mı yaratıcı oluyor , yani Allah gibi yoktan var ediyor ?
Deniliyor ki , sanatçılar hakkında böyle düşünenler Araplar'dır .
Tamam , Araplar sanatçıları yaratıcı gibi görebilirler , ama dikkat edilirse mevzubahis ayette Allah da onlardan ''yaratıcı'' diye bahsediyor :
- Yaradanların en güzeli Allah ne yücedir .
Bir anlamda Allah hem sanatçıları ''yaratıcı'' olarak görüyor , hem de kendi kendisi ile övünüyor :
- Ben sizden daha iyi yaratırım .
Hani yaratmak sadece ona mahsustu ?
Heleki bir Tanrının ( güya ) yarattığı aciz kullarıyla aşık atması kadar komik bir durum olabilir mi ?
- Ben yarattım mı işte böyle yaratırım .
Bir Tanrı düşünün , hem sanatçılardan yaratıcı diye bahsedecek hem de onlarla aşık atacak ...
Bu ayet küçük çocukların ''benim babam senin babanı döver'' demesi gibi bir ayettir ve Muhammet'in rakipleriyle giriştiği nice polemiklerindeki verdiği nice açıklardan da bir tanesidir .
|

19-09-2008, 02:58
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Mar 2007
Mesajlar: 433
|
|
İslamda sanatçılık yoktur, yasaktır. Sanatla uğraşan herkes, İslama göre kafirdir.
Şimdi de Allahın kalkıp, bu kafir sanatçılarla sidik yarışına mı girdiğini idda ediyorlar?
Ne kadar zorlarsan zorla, yapılan açıklamaların hepsi kendilerini gülünç duruma düşürüyor
bence, hiç konuşmasalar daha iyi.
En azından tanıdığım, körü körüne inanıyorum diyen insanlar var bence, onlar daha
erdemliler. Hiç olmazsa oryantalist davranmıyorlar.
|

19-09-2008, 03:34
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 29 Aug 2008
Bulunduğu yer: ANTALYA ya da KONYA
Mesajlar: 590
|
|
evt bence de tanrı kendini insanla yarıştıracak kadar aciz değil... zaten böyle bir şey denemez ..kuranın tanrı kavramına ters düşmektedir..her gün beş vakit tanrı uludur sözünü duyan müslümanların bu iddia akılılarının köşesinden bile teğet geçmez..
|

19-09-2008, 04:18
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Sep 2008
Mesajlar: 43
|
|
habilis´isimli üyeden Alıntı
YARATANLARIN en hayırlısı ....
bu sözden " başka yaratıcılar" da var anlamı çıkıyor...
|
et görmemiş ciğere bayılıyor kabilinden bir insanın mantığı bu bence ve yukarıdaki verdiği örnekte aynı kabilinden....arkadaşlardan birirsi bunu arapçada ki gramer mantığıyla çok güzel yanıtlamış sanırsam...arkadaş açmış kuranı hemen bir ayet çarpmış gözüne ha demiş müslümanları faka bastırdım bak kaçtane yaratan var bunu bir sorayımda rahatlıyım....kardeşim arapların putperest bir toplum olduğunu(islam öncesinde) ve politeist olduklarını unuttun galiba..allah bu örnekle yaratıcının sadece kendisi olduğunu belirtmek istiyor ..kaldıki allah lafzı kurandan öncesine dayanır ve bir takım araplar atnrıya allah diye hitap ederlerdi yani putların dışında allaha inanan insanlarda vardı bu yüzden yaratıcı allah benim diyor. ya değilse burada başka tanrılarında olabileceği gibi bir anlam çıkmıyor..
kuranın diğer ayetlerinde müşriklerin aslında allahı inkar etmediklerini sadece ona ortak eş koştuklarını söyler...onlara yağmuru kim yağdırdı diye sorsan allah derler... diye devam eden ayetlerden sonra ohalde neden ortak koşuyorsunuz diye sorulur..onlarda bize şefaat edecekler derler burada bunada atıf yapılarak yaratıcı benim demek istiyor allah taala...
|

19-09-2008, 04:27
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Sep 2008
Mesajlar: 43
|
|
Ride´isimli üyeden Alıntı
Aman diyeyim, lütfen yanlış Kuran çevirilerini buraya koyup Müslüman arkadaşların eline koz vermeyin. Kuran yazıldığı zaman kim biliyordu spermi, embriyoyu? Kuran'ı bilime, bilimi Kuran'a iliştirmek isteyen üfürükçülerin üfürükleri bu tür tercümeler. Alâka, "kan pıhtısı" demektir, muhtemelen kadınlar çocuk düşürdükleri zaman kanaması olmasından dolayı çocuk ana karnında vücud olarak gelişmemişken kan pıhtısı şeklinde bulunuyordu diye düşünüp yazmış o günün kafası. Bugünkü Müslüman yorumcular bile alâka'ya kan pıhtısı demekten utandığı için o kelimeyi "embriyo" veya "cenin" diye çeviriyorlar utanmadan... Nutfenin tercümesi de "kovanın dibine yapışan sıvı"dır, Kuran'da "meni" anlamında kullanılmıştır. Kuran der ki, insanı meniden yarattık (!), ana karnına kan pıhtısı koyduk, sonra onu önce etle, sonra kemikle, sonra yine etle kapladık...
|
çok güzel demişsin(!) kardeş bir şeyi unutmuşsun yalnız.alak asılı duran şey anlamına gelir acaba ogünün insanı dediğin , embriyonun (ki mikroskobiktir) rahmin duvarına asılıp durduğunu nasıl görmüştür...
|

19-09-2008, 04:35
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Sep 2008
Mesajlar: 94
|
|
yalnızlık´isimli üyeden Alıntı
çok güzel demişsin(!) kardeş bir şeyi unutmuşsun yalnız.alak asılı duran şey anlamına gelir acaba ogünün insanı dediğin , embriyonun (ki mikroskobiktir) rahmin duvarına asılıp durduğunu nasıl görmüştür...
|
"Rahmin duvarı" filan denmiyor, zorlama çevirilere kanmayın. "Sağlam bir yer" ifadesi var ki, ancak 7. yüzyıl Araplarının söyleyebileceği bir ifade bu.
|

19-09-2008, 10:31
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2008
Mesajlar: 419
|
|
Aydınus´isimli üyeden Alıntı
Heleki bir Tanrının ( güya ) yarattığı aciz kullarıyla aşık atması kadar komik bir durum olabilir mi ?
|
Bahsettiğiniz nokta benim de gerçekten kafama takıldı, mantısız geldi... Hatta ilk mesajımda da bunu belirtecektim; ama sonradan aklıma bu mantık çerçevesinde daha bir çok örneğin Kuran-ı Kerim'de olduğunu hatırladım.
Yani bu ayete öz bir şey değildi bu "aşık atma" kavramı, onun için yazmadım.
Mesela yapılan putlarla da ya da Allah'ın dışında medet umulan kavramlarla da Allah'ın farklı ayetlerde aşık attığını görürüz. Hatta Allah'ın Kuran-ı Kerim'de 'hadi medet umduğunuz şeyler sizi kurtarsında göreyim' tarzında beyanları oldukça fazladır.
katre_07´isimli üyeden Alıntı
evt bence de tanrı kendini insanla yarıştıracak kadar aciz değil... zaten böyle bir şey denemez ..kuranın tanrı kavramına ters düşmektedir..her gün beş vakit tanrı uludur sözünü duyan müslümanların bu iddia akılılarının köşesinden bile teğet geçmez..
|
Bahsetmiş olduğum yorumun kaynağını buldum. Bu yorum Muhammed Esed'e aitmiş.
Kaynak: http://www.kuran.gen.tr/?x=s_main&y=...&kid=31&sid=23
|

19-09-2008, 15:13
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 09 Sep 2008
Mesajlar: 94
|
|
Sayın YOLCULUKLAR, mesajınızın sonuna eklediğiniz Kuran çevirisi alıntısı beni hayli güldürdü. Gerçekten çok ayıp oluyor yani. Okuduğumuzun anlamını bilmiyor muyuz biz? Hangi cenin, hangi embriyo, hangi döllenmiş hücre kardeşim? "Nutfe" ve "alâka" kelimelerinden bütün bunlar nasıl yumurtlanabilir? Sebebi çok basit: Kuran metinlerinin bilimsel gerçeklere aykırı gözükmemesi için, hiç değilse zevahiri kurtarmak adına, İslami ulema denen şarlatanlar akıl almaz canbazlıklarla ayetleri canı istedikelri gibi çevirip insanları aldatmaya çalışıyorlar. Pes... Eskilerin diliyle konuşacak olursak daha rahat anlayacağınızı sanıyorum: Vallahi de pes, billahi de pes, zillahi de pes, tillahi de pes...
|

19-09-2008, 15:28
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 29 Aug 2008
Bulunduğu yer: ANTALYA ya da KONYA
Mesajlar: 590
|
|
Ride´isimli üyeden Alıntı
Sayın YOLCULUKLAR, mesajınızın sonuna eklediğiniz Kuran çevirisi alıntısı beni hayli güldürdü. Gerçekten çok ayıp oluyor yani. Okuduğumuzun anlamını bilmiyor muyuz biz? Hangi cenin, hangi embriyo, hangi döllenmiş hücre kardeşim? "Nutfe" ve "alâka" kelimelerinden bütün bunlar nasıl yumurtlanabilir? Sebebi çok basit: Kuran metinlerinin bilimsel gerçeklere aykırı gözükmemesi için, hiç değilse zevahiri kurtarmak adına, İslami ulema denen şarlatanlar akıl almaz canbazlıklarla ayetleri canı istedikelri gibi çevirip insanları aldatmaya çalışıyorlar. Pes... Eskilerin diliyle konuşacak olursak daha rahat anlayacağınızı sanıyorum: Vallahi de pes, billahi de pes, zillahi de pes, tillahi de pes...
|
sayın ride siz hiç at gö...z ünde sinek gördünüz mü?
bu insanlar madem gerçeği biliyorlar gerçekleri çarpıtmakla ne kazanırlar bi söyleseniz..
adam madem baktı gördü derki bu kadar olmaz elindeki kitabı fırlatır gider.. ama neden gitmiyor yahu insanın bu konuda cambazlık yapması için bu insanın ne gibi çıkarı olabilir.
insan neden zevahiri kurtarmak istesin şimdi cennet için deme zaten zevahiri gören cenenete inanmaz o halde neden hala inanır..
bence öyle anladığı içindir..
yoksa adam hem cennetten olsun hem dünyadan bu mantığı hangi cambaz kabul edebilir..?
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:18 .
|