Adnan hoca kaybetti...
Adnan bey yine kaybetti.....
Adnan Oktar’ı eleştiren siteler tek tek engellenirken, Ekşisözlük, Oktar’ın açtığı ikinci tazminat davasını da kazandı. Sitenin avukatı Başak Pürüt, süreci değerlendirdi.
soL (HABER MERKEZİ) Adnan Oktar’ın faaliyetlerine karşı yayınların yapıldığı siteler bir bir engelleniyor. Oktar, sadece kendisini eleştiren yorumların bulunduğu sitelere bile dayanamıyor. Tahmin edilen rakamlara göre 60’ın üzerinde site, Oktar’ın çeşitli mahkemelerden çıkardığı “kişiliğe hakaret” gerekçesiyle kapalı. Oktar’ın çabalarına karşı hukuki süreçte haklarını arayanlar arasında bir site, üç yıldır verdiği mücadelede bir kez daha kazandı. Oktar, Ekşisözlük’e karşı açtığı ikinci tazminat davasını da kaybetti. Görüşlerine başvurduğumuz Ekşisözlük avukatı Başak Pürüt, bir sitenin her zaman kendisine karşı hakaret ve benzeri içerikte yazıları yayınlayabileceği iddiasıyla, sitenin tamamen kapatılmasını talep etmenin, temek hak ve özgürlüklerden uzak bir istek olduğunu söyledi.
soL: Adnan Oktar’ın Ekşisözlük sitesini kapattırması ve açtığı tazminat davalarındaki iddiaları değerlendirir misiniz?
Başak Pürüt: Bildiğiniz gibi 16 Nisan 2007’de sitenin tümden engellenmesiyle başlayan bir süreçti bu. Öncelikle ve ivedilikle site hakkında verilen tedbir kararının kaldırılması istedik ve kararı veren mahkeme, bu kez itirazımızı yerinde görerek tedbiri kaldırdı. Bunun üzerine iki gün kadar süren kapatma süreci sona erdi. Aynı konuya ilişkin olarak açılan tazminat davası da bildiğiniz gibi yakın zamanda sonuçlandı ve mahkeme davayı reddetti. Daha önce de 2005 yılında sitede yer alan dört başlık hakkında tedbir kararı aldıkları bir dava olmuştu. O davayı da kazandık.
Adnan Oktar genel olarak kişilik haklarına saldırıldığı iddiasıyla tedbir ve tazminat talebinde bulunuyor ancak esasen kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir içerik varsa zaten bize iletilen şikayetleri değerlendiriyoruz. Adnan Oktar’ın mahkemeden talebi, sitede her zaman kendisi hakkında hukuka aykırı içerik yazılması ihtimalinin varlığını gerekçe göstererek, sitenin temelli olarak kapatılması gibi temel hak ve özgürlüklerden çok uzak bir istek. Bu talebi hem vatandaş, hem de hukukçu olarak yadırgadım açıkçası.
2005’ten bu yana, Ekşisözlük davaları sürerken, Oktar başka birçok siteye de dava açtı, engelledi, kapattırdı. Siz bir hukukçu olarak site engelleme konusunu, nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir sitenin engellenmesi hangi koşullara bağlı olmalı?
Her ne kadar hukuk sistemimiz bu gibi taleplerde, hakimin incelemesini ve uygun gördüğü şekilde bir hükme varmasını esas alıyorsa da, halen talepler yeterince delillendirilmiyor. Muhatap sitenin, varsa dahi, iletişim bilgileri mahkemeye sunulmuyor. Buna rağmen mahkemeler içerik ve iletişim bilgilerine ilişkin herhangi bir inceleme yapmaksızın ve yaptırtmaksızın kapatma kararı verebiliyorlar. Bu nedenle, normal şartlarda talebin hukuka aykırı olmasının önemli olmadığı bu süreçte, hakim hukuka uygunluğu denetleyecek ve kararını hukuka ve orantılılık ilkesine uygun verecekken, bu sorumluluğunu çoğu zaman konunun teknik kısmını bilmiyor olmasından dolayı gözardı ediyor ve talepte bulunanın en aykırı istekleri dahi kabul görebiliyor maalesef. Kimi mahkemeler bilirkişi atıyorsalar da, bilirkişilerin bir kısmı konu hakkında yeterli bilgiye sahip değil. Bu ekipten doğru bir uygulama çıkması maalesef mümkün olmuyor.
Şahsi kanaatim şu ki, herhangi bir şekilde iletişim imkanı olmadığı sabit olan veya iletişim imkanı olmakla beraber mahkemenin taleplerine cevap vermeyen kişilere ait internet siteleri, sadece içerdiği hukuka aykırı içeriğe erişim engellenmesi herhangi bir nedenden ötürü imkansız ise tümden engellenebilmelidir. Aksi takdirde, “uyar – kaldır” yolu denenmeden sitenin erişime engellenmesi adı tedbir olmakla beraber ciddi maddi ve manevi sonuçları olan bir cezalandırma süreci gibi işliyor.
Buna istisna olabilecek durumlar tabi ki vardır, olacaktır. Mesela bir sitenin bir kısmının değil, tamamının ağır derecede hukuka aykırılık teşkil etmesi halinde, tebligat sürecini işletmeksizin, tedbiren engelleme uygulaması kimsenin itirazı olabilecek bir durum değildir elbette, ancak hukuka aykırılığın derecesini iyi belirlemek gerekir. Bugün, basit eleştirileri dahi kapatmayı gerektirecek derecede hukuka aykırılık olarak görenler olabiliyor. Bu konuda yeknesak bir uygulama yok.
ÖRGÜTLENİN!!!
|