Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Turan Dursun > Turan Dursun

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 22-12-2009, 22:58
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart

AhbAp´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Schopenhauer,

Çeşitli başlıklarda Türk ateistlerini ve (bu durumda dolayısıyla) Türk ateizmini eleştirdiğin iletilerini gerçekten keyifle okuyorum.

Artık Türk ateistlerine göstereceğin doğru yolu bekliyorum. Türk ateistler öncelikli olarak hangi dinle uğraşmalıdır? Dini/dinleri hangi yönleriyle ele almalıdır?

Örneğin sen, Hıristiyanlık ve Museviliği hangi yönleriyle reddettiğini, bunu yaparken ne tür bir yaklaşım uyguladığını anlatarak, biz duygusal Türk ateistlerine büyük katkılar sağlayabilir ve bir örnek oluşturabilirsin.

Schopenhauer'in Türk ateistlerine Hitabı'nı sabırsızlıkla bekliyorum.
Sevgili Ahbap,

Cevaben yazdığın, "Artık Türk ateistlerine göstereceğin doğru yolu bekliyorum. Türk ateistler öncelikli olarak hangi dinle uğraşmalıdır? Dini/dinleri hangi yönleriyle ele almalıdır?" cümlen bile Türk ateizminin bakış açısını ortaya koymaya yetiyor. Zira ateist birincil anlamıyla "dinle uğraşan" kişiye değil, "Tanrı'nın yokluğuna/var olmadığına inanan" kişiye deniyor. Dolayısıyla Kur'an'dan ayet mealleri seçerek, bu ayetlerin gayri-ahlakiliği üzerinden sanki Tanrı'ya inanıyormuş da, bunları tanrı'ya yakıştıramıyormuş gibi bir bilinç altıyla eleştirmek bir ateistin temel görevi değil.

Ulpian'la da tartışırken, kendisi bana senin sorduğun gibi benim de İslam dışındaki dinleri neden reddettiğimi, hepsini tek tek tanıyıp tanımadığımı sormuştu. Cevabım yine aynıdır. Bu soru bana sorulabilecek bir soru değildir.

schopenhauer Diyor ki
Benim durumumla sizin durumunuz aynı değil ki. Ben müslüman olunca, neden hıristiyan olmadığımı açıklama zorunluluğum yok. Çünkü hırstiyanlığa karşı tavrım yok. İsa'nın çarmıha neden gerildiğine inanmıyorsun sorusu bana sorulabilecek bir soru değildir. Çünkü ben bu konuda müddei değilim. Ama siz dinlerin "hepsinden" özgür olduğunuzu söylerseniz, bütün dinlerden kapsamına giren bütün dinlerin hepsinden neden özgür olduğunuzu tek tek açıklama sorumluluğunuz var. Mesela İsa'nın neden çarmıha gerilmediğini, ya da kızıldenizin Musa tarafından ikiye ayrıldığına inanmadığınızı açıklamanız gerekir. Kzıldenizin ayrılıp ayrılmadığı beni ilgilendirmez diyemezsiniz. Çünkü ortada iki şık var: Ya ayrıldığını kabul eder dinsel metinlerin mucizevi yanına katılırsınız ya da etmezsiniz ama niye etmediğini anlatırsınız. Bu konuda bana ne diyemezsiniz.

schopenhauer Diyor ki
Ben kendime dinlerden özgür demiyorum ki, onu diyen sizsiniz. Ben sadece tavuk eti yiyince, diğer et türlerini yememeye yeminli falan olduğum anlaşılmaz. Ama potansiyel olarak yiyebilirim de. AMa siz hiçbir et türü yemeyeceğim diye site açmışsınız. Biz niye diye soruyoruz, siz "Etler zararlıdır" diyorsunuz. Biz de sizden bütün et ürünlerinin neden zararlı olduğunu açıklamanızı istiyoruz. Dikkat edin "Et zararlıdır" demiyorsunuz, "Etler zararlıdır" diyorsunuz, her ne kadar çoğunuz "tek bir et"in zararlı olduğuna inansanız da/bilseniz de. Çünkü (bir çoğunuzun) tanıdığınız tek et o

ulpian Diyor ki
sevgili shopenhauer

açıkçası ben biraz sıkıldım bu eleştirilerinize cevap vermekten. Çünkü olur olmaz her başlığa aynı mesnetsiz ve genellemeci sözde eleştirilerinizi yazıyorsunuz, cevaplar veriyoruz ve bence her defasında yenik düşüyorsunuz. Ama buna rağmen birkaç gün sonra yine farklı bir başlıkta yine aynı şeyleri (gelen itirazları hiç okumamış gibi) yazmaya devam ediyorsunuz.

Dilerseniz, Bire Bir forumunda ikili tartışalım bu konuyu uzun uzun ve noktalayalım artık.

saygılarımla

Sevgili Ulpian,

Sizin gibi üslubu ortalama ılımlı birinden alışık olunmadık şekilde sert bir karşılık. İş yoğunluğundandır muhtemelen.

Yazınıza gelince...

Beni tek teke davet etmenizi garipsedim. Diğer ateist arkadaşları cevap yazma hakkından niye mahrum edelim? Derdim sizinle değilki, sadece sizin cevaplarınızla yetineyim. Üstelik ben eleştirilerimi sadece size yöneltmiş olsaydım, bunu size yapabilirdim. Olay biraz da müslümanlardan gelen her iddiaya cevap verebileceğinize dair kendinize olan büyük güveninizle mi alakalı? Yoksa super moderatörlüğün bizim bilmediğimiz yönlerinden biri mi bu ayrım yapmadan bütün ateistleri koruma ve kollamacılık? Farkındaysanız böyle yaparak genellemeyi ben değil, siz yapıyorsunuz. Hepsini tek mesajda müdafaa etmeye kalkarak...

Benim benzeri iddialarım için sıkıldığınızı söylemişsiniz. Sizi cevap yazmaya zorlayan nedir? İddialarım siizn ateizm anlayışınızı kapsamış olmalı ki, cevap konumunda hissetmişsiniz kendinizi. Oysaki, evrensel ateizmden de bahsediyorum orada.

Şunu açıklıkla söyleyebilirim ki, bu bir problem sahasıdır ve öyle "Hadi teke tekte şu işi görelim"lerle, "artık sıkıldımlarla" geçiştirilemeyecek kadar önemlidir ve tekrarlamaya değer. Siz sıkıldınız diye düşüncelerimi hasır altı edecek değilim.

Her defasında yenik düştüğümü yazmışsınız. Nerede? Yenik düşmüş olmayı nasıl ölçebiliyorsunuz? "İtirazları okumamış gibi" diyerek o itirazları doğru olarak kabul etmem gerektiğini mi bana söylüyorsunuz? Ben sizin cevabınızla niye yetineyim söyler misiniz? Her defasında bana pozitif ve negatif ateizm tanımlarını ve siizn hangi tarafta olduğunuzu anlatmanız için mi? Sizin şahsi ateizm ilişkinizi öğrenmek istediğimi de nerden çıkardınız?

Konuyu tartışma yerine, bana niye bunları yazdığımı söyleyeceklerden bir ricam var: Bu başlığa yazmayın.

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 22-12-2009, 23:24
AhbAp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AhbAp AhbAp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
Standart

schopenhauer´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili Ahbap,

Cevaben yazdığın, "Artık Türk ateistlerine göstereceğin doğru yolu bekliyorum. Türk ateistler öncelikli olarak hangi dinle uğraşmalıdır? Dini/dinleri hangi yönleriyle ele almalıdır?" cümlen bile Türk ateizminin bakış açısını ortaya koymaya yetiyor. Zira ateist birincil anlamıyla "dinle uğraşan" kişiye değil, "Tanrı'nın yokluğuna/var olmadığına inanan" kişiye deniyor. Dolayısıyla Kur'an'dan ayet mealleri seçerek, bu ayetlerin gayri-ahlakiliği üzerinden sanki Tanrı'ya inanıyormuş da, bunları tanrı'ya yakıştıramıyormuş gibi bir bilinç altıyla eleştirmek bir ateistin temel görevi değil.

Ulpian'la da tartışırken, kendisi bana senin sorduğun gibi benim de İslam dışındaki dinleri neden reddettiğimi, hepsini tek tek tanıyıp tanımadığımı sormuştu. Cevabım yine aynıdır. Bu soru bana sorulabilecek bir soru değildir.
Schopenhauer,

Ben senin derdini tam olarak anlayabilmek adına, senin Türk ateistlerine (ki ben Türk ateisti de değilim, müsaadenle dinlerden özgür olduğum gibi ırklardan/milliyetlerden de özgür nitelendiriyorum kendimi; her ne kadar ikisiyle de iç içe yaşamak durumunda olsam da) yönelttiğin her türlü eleştiriyi bir an için doğru kabul edelim diyorum. Bak yorumunda yazmışsın, "Şöyle şöyle demiş olman bile Türk ateizminin bakış açısını gösteriyor" diye. Şimdi seninle şöyleydi, böyleydi diye tartışmayacağım. Diyorum ya, bir an için kabul ettik eleştirini. O halde söyle, Türk Ateizmi nedir ve bakış açısı nasıl olmalıdır? Aslında sen baktığında neyi görmeyi umardın?

Ve bir de şu var ki, asıl noktayı senin kaçırdığını sanıyorum. Bu sitede ben dahil, yazılarını takip ettiğim bir çok ateist arkadaş, söz gelimi din olarak İslam'ı eleştiriyorlarsa, bunu müslümanlar üzerinden değil Kuran üzerinden yapmaya gayret ediyorlar. Ve bu son derece doğal."Ateistler gitsin tanrının yokluğuyla ilgilensin, ayetle-hadisle uğraşmasınlar" diyorsun ve bunun ateizmin/ateistlerin temel görevi olmadığını söylüyorsun. Ancak ateistlerin temel veya özel hiçbir görevi yoktur. Burada bir görevi ifaya çalışan kimseler değiliz. Aslında görevimiz olmamasına rağmen, işimiz yine tanrıyla. Tanrı=Allah olarak kabul edilen ve Allah isimli yaratıcının bir de kitap gönderdiğine inanılan bir ülkede, değinmemiz gereken konu kendiliğinden ortaya çıkmıyor mu sence? Ben ayetler yoluyla Kuran'ı ve dolayısıyla Allah'ı reddetmeyeceksem, neyle reddedeceğim (az önce başlattığım İslam örneği üzerinden gidiyorum, yoksa yine din=islam olarak kabul ediliyor diye eleştirme)? Aynı yolla sen de o tanrıya bağlanacak değil misin?

O halde, aynı ayetlere bakarak neden farklı yollara gittiğimiz üzerinde yoğunlaş. Az önce dedim ki, bizler müslümanlar üzerinde değil, müslümanlık üzerinde yoğunlaşmaya çalışıyoruz. Ancak sen, sürekli olarak bir ateizmden bahsetmene rağmen, aslında ateistler ile uğraşıyorsun. Bunu senin bir tezatın olarak görüyorum. Hayır bu konuda ben yanılıyorsam, o zaman tekrar ediyorum, ateist nedir, ne yapmaya ve nasıl yapmaya çalışır, anlat bunları bize.

Sen bana/bize duygusal ateistler, Türk ateistler, ateist olmayan ateistler vs ne dersen de. Ama söylediklerimize ve itirazlarımıza da kulak ver. Seninle olan tartışmalarda, konunun başlığı ne olacak diye o kadar fazla zaman harcıyoruz ki, konunun kendisini konuşmaya hiç fırsat ve zaman kalmıyor. Bu nacizane, benim sana dostça bir eleştirim.

Ateistlerin duygu ve düşünce dünyasında boşluklar arayacağına, ileri sürdükleri argümanlar içerisinde boşluklar ara, bunları tartış ve ortaya koy. O zaman "Ya bak gördünüz mü, işte bu yanlışları yaparak duygusal ve mantıksal hata yapmaktasınız" diye bağla ki, ne demek istediğin anlaşılmış olsun. Ama bu türlü, en azından kendi adıma söyleyeyim, yazdıklarından hiçbir şey anlamıyorum ve yazışmalarımızı verimsiz buluyorum.

Saygılarımla...

When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!

----------------

war is over
(if you want it)
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 23-12-2009, 00:08
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart

Değerli arkadaşım, ateist adını alan sizseniz, içeriğini bilmesi gerekenler ve de bu içeriğe uygun hareket etmeleri gerekenler de yine sizler olmalısınız. Benim eleştirim ayet meallerinin gayri ahlakiliği üzerinden, imamdan yediği dayak yüzünden, AKp'nin ülkedeki "dinci örgütlenmesi" yüzünden ateizmini açıklayan ve ona temel sağlamaya çalışan bir insan kitlesine yönelik. Ha siz bu gurpta değilseniz, o halde yazı sizi kapsamıyordur ve size benzemeyen ve de eleştirilme konumunda olan insanları adınızın sözümona aynılığı dışında hangi ortak noktalara dayanarak savunuyorsunuz?

Diyorsun ki, " Ancak sen, sürekli olarak bir ateizmden bahsetmene rağmen, aslında ateistler ile uğraşıyorsun."

O halde bana ateist manifestonun yerini göster de kaynağım ateistler olmaktan çıksın da ateizmin yazılı kaynağı olsun. Oradan eleştireyim seni. Yok! İşte nereyi kazsam hazine çıkıyor. Bak Kur'an ortada, rahat rahat eleştiriyorsun. Ama siz kimsiniz diye sorduğumuzda kafa sayısınca cevap çıkıyor ortaya. Sadece bu başlıkta bile, herkes kendisini baz alarak bana cevap veriyor. Yahu, bir felsefenin kendisine inanan bireylerin keyfine kaldığı nerde görülmüş? Ben şimdi sana 5 dakika içinde "schopen'in ateizm tarifi" adı altında yeni bir ateizm çeşidi türetirim. Peki benim ortak noktam ne aynı adı paylaştığım diğer insanlarla? Öyle ya, Ulpian da ateist, Ahbap da, Vartor da. Birisi ben yokluğundan çıkarım diyor, diğeri tanrı kavramdır ve ihtiyaç üzerine bina edilmiştir diyor, diğeri imamdan dayak yiyip ateist oluyor, diğeri Tanrı nasıl işkenceci olur diye sorarak, yokluğuna hükmediyor. Dolayısyla geriye bir tek ortak payda kalıyor: İslam-karşıtlığı. Herkesi aynı anda bağlayan ikinci bir ortak paydanız yok. Ben de öneriyorum diyorum ki; bu adı kullanın ve bu ad hepinizi aynı anda kapsasın. Dikkat et, niye İslam düşmanısınız diye sorgulamıyorum sizi, sadece adınız hatalı diyorum. Çünkü aynı adı alan bireylerin geniş ölçekte bu kadar farklılaşmaması lazım. Bu kadar farklılaşmak size inananlar karşısında çok geniş bir hareket serbestisi sağladığı gibi, biz inanırları da dar alana hapseder. Çünkü biz size ne söylersek söyleyelim, siz aslında o değilsiniz. Zaten yazdıklarıma "Bu ne diyor böyle?" yollu cevaplarınızın kaynağı bu. Çünkü benim iddialarımı herkes kendisini baz alarak açıklamaya çalışıyor. Çünkü felsefenin bağlayıcılığı olmayınca, herkes kendi ateizmine saldırılmış hissediyor. Ve tek bir adın hürmetine, herkes biribirini savunmak durumundaymış gibi hissediyor. Ancak gerçekte hürmet edilen şey ateizm falan değil, anti-teizm, anti-İslam. Çünkü tek ortak payda o.

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 23-12-2009, 00:17
Squall - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Squall Squall isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Apr 2008
Mesajlar: 338
Standart

Bu kafir-romantik ateistler yokmu; hepsi muhammedin ç.kü,uçkuruyla kafayı bozmuşlar..

Oysaki saygıdeğer müslümanlarımızın çoğu son derece teknik ve akademik araştırmalar sonrası allah katında tek din olan islama iman etmişlerdir..
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 23-12-2009, 00:22
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart

Squall´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu kafir-romantik ateistler yokmu; hepsi muhammedin ç.kü,uçkuruyla kafayı bozmuşlar..

Oysaki saygıdeğer müslümanlarımızın çoğu son derece teknik ve akademik araştırmalar sonrası allah katında tek din olan islama iman etmişlerdir..
En azından sen ve Vrael gibi histerik cevaplar veren biri olmadığım için hala kendimle iftihar etme hakkına sahibim.

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 23-12-2009, 00:31
Squall - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Squall Squall isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Apr 2008
Mesajlar: 338
Standart

Kendinle iftihar ediyor olman kimin umrumda olsun ki???..

"romantik ateist" gibi komik kavramlar icat edip sayfalarca laf kalabalığı yapıyor olman asıl senin ne tür bir duygusal kişilik bozukluğu içersinde olduğunun kanıtı bana kalırsa.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 23-12-2009, 00:35
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger schopenhauer;

Bence konuya mantiksal yanasmak gerekir. Ateizm, teizmden dogmustur. Bu su demektir. Dunyanin neresinde olursa olsun, bir kisi; icinde bulundugu cografi ve tarihsel veriden dolayi, bir cesit teizmle beslenmis ve kendi oz iradesiyle bu teizmi kendi algisi temelinde sorgulayarak; reddetmis ve ateizme yonelmistir. Bir hristiyan, musevi, musluman agirlikli toplumlarda bu boyle olmustur.

Burasi TD sitesi, Turkce ve TC vatandaslarina ve Turkiye'ye yonelik. Bu cografya da, tabiki ateizme gecis; Islam ve muslumanlik degerlerini sorgulayarak gerceklesecektir. Baskasini beklemek veya ummak, zaten abes ve mantiksal degildir.

Fakat; kisiler ateist olduktan sonra, bunun felsefi icerigini gelistirebilirler. Ama bu bir ihtiyac ve onemseme ve de ilgi meselesidir. Bugun ateizmin tek bir anlami vardir, pozitivist olarak ve mustakil var olan varlik temelinde, yaraticiyi, tanriyi, Allahi, ilahi v.s. yok saymaktir.

Bunun disinda ateizmde ortak bir nokta aranmaz. Cunku her kendini sirf bu bakis acisiyla ateist tanimlayan bir kisi, mutlaka, baska bir ateiste gore diger her konuda bir farklilik gosterecektir ve bu da dogaldir.

Yalniz, her kendine ateist diyenin, mutlaka metafizigin varlik temelinde ve etigin inanc temelinde bir temeli vardir ve olmalidir. Ama; bu temeli tum ateistlere mal edemezsin. Zaten metafizik varlik temelinin pozitivizm oldugu, tanriyi yoklamalarinda yansimaktadir.

Bir baska konuda, bu ateizmin bir mucadeleye tasinip tasinmama konusudur. Yine bu da ulke sartlarindan kaynaklanmaktadir. Cunku bireysel bir ateist bilinc yerine, toplumsal bir ateist bilinc vardir. Bu da ister istemez, ateisti ve ateizmini, toplumsal bir mucadeleye ceker. Tabi ki, bu mucadele de, anti teist olacaktir. Cunku bir ateist, toplumsal mucadelesini baska turlu veremez.

Tanri konusu ise, tamamen farkli felsefi bir konudur. Tanrinin varligini, metafizik olarak yoka tasimak ve burada durmak, ateizmin uyguladigi en kolay dusuncedir. Eger konu etiksel ve inancsal degerler ise; her ateist kendi algisi temelinde, bir dusunce ve davranis sunabilir.

Sana daha once yazdigim ve cevapsiz biraktigin yazida bu anlatilmaktadir. Bu etiksel degerlerin, kokeni dine de dayanabilir, ama ozunde insansal olup olmadigi konudur.

Eger konu bilissel temelde degerlendirilirse; ben Turkiye de bunun konu olmadiginin ve bilinmediginin dusuncesindeyim. Cunku tanrinin bilissel temelde incelenmesi ve ortaya konmasi, Ateizmi asar.

Bu konuda ben, yeni bir baslik actim, felsefe-psikoloji bolumunde.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 23-12-2009, 03:23
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

sevgili schopenhauer,

bir önceki mesajımı gerçekten de sert formüle etmişim, kusura bakmayınız. Ama aynı şeyi, neredeyse kelimesi kelimesine o kadar çok başlıkta yazdınız ki, bir an bunalma duygusu geldi sanırım.

Bire bir forumuna davet etmemin sebebi, olur olmaz her başlığa aynı şeyi yazmanızdan bunalıp, bu konuyu tek bir başlığa çekme ve orada enine boyuna tartışmak istememdi. Benim olmam şart değil, bu veya diğer başlıklarda size itiraz eden her non-teist arkadaşımız olabilir. Ayrıca Bire Bir forumu olması da şart değil, lütfen açınız İslam Forumunda ''Türk ateistlerinin eleştirisi'' veya benzer bir başlık, orada enine boyuna ve hep beraber ele alalım.

Yani itiraf ediyorum, epey bir ''gıcık'' olarak yazmıştım üstteki mesajımı.
Ama dediğim gibi, bunun sebebi son zamanlarda olur olmaz her başlıkta aynı kelimelerle aynı (bence sözde) eleştirilerinizi getirmeniz oldu. Çok açık konuşmam gerekirse beni asıl gıcık eden, ''Dini inançlardan nasıl kurtuldum'' forumunda samimice, dürüstçe kendi sorgulama süreçlerini anlatanlarla alay eder ve küçük düşürürcesine yazışmalarınız oldu (ki orda da aynı şeyleri yazdınız ve orada hiç müdahil olmamayı yeğledim).

Yani şu son bir iki haftada, haklı veya haksız, ama bu sebeplerden ötürü size karşı bir birikmişliğim oluşmuştu.
(Olayı mod statüsüne bağlamanız biraz kırıcıydı. Ama sert yazan, böyle cevapları da hesaba katmalı. Bu yüzden birşey diyemiyorum bu konuda.)


İşin ''gıcık edici'' diğer bir yanı da, genel bir ateizm eleştirisi değil, kendinizce küçük görerek ''Türkiye ateistleri'' diye ayırarak eleştirmeniz ve ana gerekçe olarak da Türkiye ateistlerinin en yoğun şekilde İslam'ı eleştirmelerini göstermeniz.

Yani, ya bilmiyorsunuz ya da bilmezden geliyorsunuz: Dünyanın her yerinde ''din eleştirisi'' yapan/yapmaya çalışan ateistler (genel olarak her türlü doğaüstüne inancı eleştirmenin yanısıra) en çok, en yoğun, en sert olarak kendi toplumlarında hakim olan somut dini eleştirirler. Ki doğal olan, normal olan, (ateizm açısından) gerekli olan da budur zaten.

Bunu defalarca konuştuk. Defalarca size bir sürü örnek getirildi. Ama siz yarın yine farklı bir başlıkta ''Bu Türkiye ateistleri de kafayı bir tek İslam'la bozmuşlar. Aslında ''ateist'' ismini bile haketmiyorlar. Salt İslam düşmanları'' gibi şeyler yazacaksınız.

saygılarımla

Konu ulpian tarafından (23-12-2009 Saat 03:31 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 23-12-2009, 06:43
AhbAp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AhbAp AhbAp isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Sep 2008
Mesajlar: 2.804
Standart

Sevgili Schopenhauer,

Daha bu ilk kelimelerinle, olaya ne kadar farklı bir açıdan baktığın görülüyor. "Biz", ateist diye bir ad almadık. Ve Tanrı kavramını reddettiğimizde (ki sanırım reddetmenin ne anlama geldiği kafa karıştırıyor), "içeriğine uygun hareket edeceğimizi gösteren" bir sözleşme de imzalamadık. "Siz" dediğin kimselerin belki de tek ortak noktaları var: Tanrı "kavramını" reddetme, var olan bir Tanrı'yı değil.

Şimdi bu reddetme meselesini biraz açalım. Benim kastettiğim reddediş ile senin kastettiğin reddediş farklı olduğu için, sanırım "duygusal ateistler" gibi bir tanım bulma ihtiyacı duyuyorsun.

Bir arkadaşının seni sinemaya davet ettiğini düşün. Bazı gerekçelerden ötürü (mesela ona kızgınsın, gıcıksın, onunla görüşmek istemiyorsun gibi) bu teklifini reddediyorsun. Şimdi sen buna yakın bir örneği alıp, Ateist ile Tanrı arasında bir reddediş oluşturuyorsun ve bunun arkasında bir duygunun olduğunu söylüyorsun. Arkadaşının seni sinemaya davet etmesi gibi, Allah da yarattığı herşeyle ve özellikle de Kuranla beni dinine/kendine davet ediyor. Ama benim onu bazı gerekçelerden ötürü (yine mesela adaletsiz olduğu, acımasız olduğu, kindar olduğu gibi) reddettiğimi düşünüyorsun. İşte bu iki örnek aynı değil. Ama sence aynı.

Eğer bir kişi Kuran'ı açıp okusa, orada zalim, adaletsiz bir tanrı görse ve bunun üzerine "Ben böyle bir tanrıya iman etmem, isterse beni cehennemde yaksın" dese, senin söylemeye çalıştığını daha iyi anlarım. Fakat konu, Kuran'ı açıp okuduğunda iyi-kötü, zalim-müşfik, adil-adaletsiz her ne dersen de, bir tanrı görememektir. Orada bir tanrı yoktur, insan elinden çıkan bir takım çelişkili hükümler barındıran ve bilimsel doğrulara uymayan bir kitap vardır. Buradaki reddediş, "Kuran'ın tanrısı gerçek değildir" reddedişidir; "Böyle bir tanrıya iman etmem" reddedişi değil.

Kuran gibi bir kitabı bu kadar derinlemesine sorgulayan ve böyle bir sonuca ulaşan kişide, diğer dinleri de araştırma güdüsü doğması son derece doğaldır. Teizm üzerinden devam edersek, diğer tek tanrılı dinlerin söylemleri, senaryoları tabanda benzer olduğu için "Bu tanrılar da gerçek değildir" reddedişi zor değildir(burada ezbere bir reddediş algılama; bu reddedişin çok benzer yönleri olduğunu vurgulamaya çalışıyorum). Burada senin -bence- ikinci yanlışına geliyoruz: Diyorsun ki, "Siz duygusal Türk ateistleri, bu üç tek tanrılı dini reddederek ateist olduğunuzu sanıyorsunuz. Aslına non-teist bir yaklaşım geliştirmişsiniz. Hadi bunları reddettiniz ama olası bir Tanrı'yı daha yok edemediniz, o halde ezbere bir ateistlik sizinkisi".

Teist inançtan kurtulan kişilerin çoğunda, ilk başlarda deizme kayış görülür. Bu kişi, kafasının içinde bir tanrı inşa etmeye başlar. Bu tanrı, teist inanışlardaki tanrının aksine daha iyi, daha adil ve daha müşfik bir tanrıdır. Ancak bence, kişi bu tanrıyı tek başına inşa ederken bile özgür değildir. Mutlaka ki, başka tanrılara benzetmek isteyecektir onu. Örneğin, Dionysos'un Şarap ve Eğlence Tanrısı olmasından bir parça katabilir bu tanrısına. Bunu bilinçli olarak yapacağını söylemiyorum; Tanrı kavramı, daha çocukluğun ilk aşamalarında bilinçaltına itildiği için, bilinçaltında Tanrısal ne varsa (efsaneler, hikayeler, masallar), bu yeni inşa edilecek tanrıyı etkileyecektir.

Zamanla bu dürtü, Tanrı kavramının ve Tanrıya bağlı cennet, cehennem, melek, şeytan, cin gibi kavramların ne zamandan beri konuşulmaya başlandığını aramaya yönelecektir; çünkü tanrı mükemmel olmak zorundadır, inşa edilen tanrı bir süre sonra yetersiz gelebilir veya daha karizmatik bir şekilde tanımlanabilir. Bunların da ayrıntısına girmiyorum; zaten çok iyi biliyorsun, eski efsaneler, esinlenmeler (ve hatta izninle) araklamalar olduğuna dair çokça yazı okumuşsundur. Eğer tanrının, tarihten bugüne hangi ihtiyaçları karşılamaya yönelik bir şey olduğunu düşünürsen ve de geçmiş ve günümüz dinlerinin barındırdığı tanrı kavramlarının somuta dayanan hiçbir gerçekliğinin olmadığını, özellikle bugünün sorularına mantıklı bir cevap veremediğini görebilirsen, Tanrı denen şeyin kendisinin bir yanılsama olduğunu anlayabilirsin. Ve bu netice (yani ateizm), inan bana, hiç de duygusal bir netice değil.

Belki, kendine bir tanrı inşa eden deistler veya ateizm aşamasında olmayan diğer görüşlerdeki insanları bir miktar duygusallıkla değerlendirebilirsin. Örneğin, ben 17 yaşında İslam'dan kurtulup 18 yaşında kendine bir tanrı inşa eden biriydim. Bu tanrının (tanrıların demiyorum dikkatini çekerim, tanrının diyorum çünkü "duygusal" olarak hala "tek tanrı" kavramının etkisindeydim) cenneti vardı (teist inanışların cenneti gibi değil) ama cehennemi yoktu. Şimdi bu durumda olsam ve bunları anlatsam, sen hangi duygusallıkla böyle bir inanışa sürüklendiğimi araştırmak isteyebilirsin. Ama ateizmde böyle duygusallıklara yer yoktur. Yani sen, -yine bence- bir kişiyi "ateist" olarak veya "duygusal" olarak nitelendirebilirsin belki, ama "duygusal ateist" olarak nitelendiremezsin. Hele ki, bunu milliyet tabanlı bir yaklaşıma yaslayarak "Duygusal Türk Ateistleri" hiç diyemezsin. Diyebilmen için belli tanımlar getirmen gerekir ve elbette oluşturduğun o metadolojinin de yanlışlanabilirliğe açık olması gerekir. Şimdi bunu yapmıyorsun, ben sorduğumda cevap vermiyorsun ve hatta "Ateist olan sizsiniz, siz cevap verin" diyorsun. Bu biraz haksızlık.

Şunu tekrar etmek isterim; bir kişinin "İmamdan tokat yedim, öyleyse ben bu imamın temsil ettiği dine inanmıyorum" gibi bir yaklaşımı olacağını hiç ama hiç sanmıyorum. Kuran'a bakarak, "Aaa! Burada 'Karını dövebilirsin' yazıyor, bu tanrıyla işim olmaz" diyeceğini de sanmıyorum. Asıl duygusal olanlar, ayetler son derece açıkken, ona yeni mealler yüklemeye çalışan müslümanlardır(teistlerdir), "Allah adil olduğunu söylüyor ama kadın-erkek eşitsizliği Kuran'da çok açık, o halde bu mealde bir hata var çünkü Allah'ın adaletsiz olması mümkün değildir. O halde, olsa olsa şöyledir" diyenlerdir asıl duygusal olanlar.

Bir insan, örneğin Allah'a inanıp, onun tüm evreni yarattığına iman edip, cennete gitme arzusu ile tutuşup, cehenneme gitme korkusu ile ezilip de sadece birkaç tokat nedeniyle veya birkaç ayet akla takıldı diye İslam'ı reddetmez. Cehennem korkusu, kurban kesmeyi içi kaldırmadığı için reddetmekten çok daha öte bir duygudur ve bu korku duygusallığın ağa babasıdır. Ateist, bu duygusallıkları yok edebildiği için ateist olmuştur ve bunları yok etmek adına, hiç de küçümsenmeyecek araştırmalar yapmış ve çabalar göstermiştir.

"Dinsel inançlardan nasıl kurtuldum" forumu, "Nasıl ateist oldum" forumu değil. Bir de bunu karıştırıyorsun. Orada okuduğun her hikayeyi "ateist öyküler" olarak baştan kabul ettiğin için, böyle bir yanılgı olması muhtemeldir.

Dolayısıyla, senin kastettiğin anlamda "duygusal ateizm" diye bir şey yoktur.

Saygılarımla...

When You Kill A Man, You're A Murderer
Kill Many And You're A Conqueror
Kill Them All And You're A God!

----------------

war is over
(if you want it)
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 23-12-2009, 22:52
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart

Sevgili Evrensel İnsan, Ulpian ve Ahbap,

Yazılarınızı okudum ve üç uzun yazının her bir cümlesine bir kaç sayfa yazı yazsam yine yetmez. Zaman darlığım ve ilham-kesici aniden bastıran sigara krizlerimden dolayı (çocuk var diye içerde içemiyorum) Pc'nin olduğu yerde uzun süre kalamıyorum. Dolayısyla üç muhatabıma da cevap olabilecek ortalama bir yazı hedefliyorum.

Sitenin genel çizgisinin en azılı münekkidlerinden biriyim. Bu tenkitlerimi sevgili Ulpian'ın da gıcıklık hissederek hatırladığı üzere defalarca gerek kendi açtığım başlıklarda gerekse de açılan başlıklara yorumlar yazmak suretiyle yazdım çizdim. Bu eleştirilerde özellikle gıcıklık hissi yaratmamak için verili durumlardan (mesela nasıl ateist oldum başlıkları) sıcağı sıcağına yararlanma yoluna gittim. Ya da yeri geldi, tanışalım forumunda deist olup evrime inanan kişiye bunu nasıl başarabildiğini sordum. Yine nasıl din karşıtı oldum başlığında, dinsel bir figürden dayak yiyerek ateist olan kişiye katılarak (hepimiz benzer şekilelrde ateist olmuşuz) diyen kişiye bu benzerliğin çıkış noktalarını hatırlattım.

Elbette tüm bunları daha fazla nefret edilmek için değil, daha fazla düşündürtmek yaptım. Ancak maalesef karşılığında cevap yerine (Peki sizin Kur'an ne olacak) yollu saldırı nitelikli cevaplarla karşılaştım.

Aynı şeyleri tekrarlamanın bu başlığın hayrına bir şey olup olmayacağı konusunda emin değilim. Ancak altı çizilmesi gereken bir yanlış anlaşılma var gibi hissediyorum. Eleştirilerim sadece ateistlere yönelik bir eleştiriye indirgenmemeli. Evet ateistleri masum bir Tanrı'nın (çünkü yok) işlerini yerden yere vurmaları tezatıyla şimdi de eleştiririm. Ateizmin felsefi bir duyumsamadan ziyade, bir politik duruş olarak görülmesi ve bunun kişinin kocaman hayatının tam göbeğine oturtulması durumunu da eleştiririm. İslam karşıtlığının ateizm gibi servis edilmesi de eleştiri konusudur bana göre.

Ancak ateizmin bu yukarıdaki itiraz noktalarına ek olarak, belki de en az ateistler kadar eleştirebilecek deizm sorunu vardır. Çünkü deizm Tanrısal bir akımdır. Bu önemli bir ayrıntıdır. Hakeza panteizm de öyledir. Üstelik peygamberliğini bizzat kendilerinin yaptığı bir ekoldür. Çünkü benim bildiğim Tanrısından haber veren kişiye peygamber denir. Biz onun Tanrı'sını nerden tanıyoruz?

Şimdi birbirine benzemezliği aşikar olan ateizm, deizm, panteizm, agnostisizm gibi akımlar ne şekilde bir araya getirilmiş ve hatta bu birliktelik halinden Türk ateistlerinin başvuru kaynağı olan Td sitesinin site meclis başkanının bile Tanrı'ya inanan biri seçilmiştir. Bu ne şekilde mümkün olabilmektedir? Bunun İslam karşıtlığından başka anlaşılır ikinci bir yorumu var mıdır?

Görünen o ki, sitenin kurucusu/kurucuları Turan Dursun beyin de hayatını vakfettiği bir dava (İslam karşıtlığı) uğruna, (ki o Dursun'un Tanrıyı anlama yolu ya Kur'an dır ya da süpürge) yine aynı şahsın yolundan giderek bir site açmışlar, salt İslam-karşıtı görünmemek uğruna kendilerine Aydınlanma felsefesinden isimler takarak, asıl gaye olan Dinin (dinlerin değil) deşifre edilmesine, "Din Bu" denebilmesine ön ayak olmaktadırlar. Hedef İslam dini olduğu için sitede kardeş felsefeler (!)in inanırlarının birbirleriyle tartıştıklarını göremezsiniz. Mesela ben şimdiye kadar bir ateistin, bir deistin ya da panteistin inandığı Tanrı'yı sorguladığını görmedim. Din gönderen Tanrı sevimsiz oluyor da, dünyayı yaratıp gerisine karışmayan Tanrı (deizm) nasıl daha sevimli olabiliyor? Dünyayı tanzim etmek üzere rehberler (peygamberler) ve yazılı kaynaklar gönderen Tanrı kötücül olup yerden yere vuruluyor ama evreni sorumsuzca yaratıp, yine sorumsuzca başıboş bırakan Tanrı iyicil oluyor ve hatta onun inanırları bu sitede ödüllendiriliyor. Şimdi bu sorulmaması gereken bir soru mudur?

Dolayısıyla herkes aslında ne olduğunu söylesin, amacının ne olduğunu söylesin demek kötü bir tavsiye çeşidi midir?

Sevgili Ahbap, burada sorgulanan İslam'ın Allah'ının buyruklarının neden eleştirildiği ya da bu Allah'a neden inanılmadığı değil, bunu hangi etiket adı altında yapıldığıdır.

Ha şimdi sen, Ulpian ya da bir başkası bu suçlamadan münezzeh olabilir, zaten ben hiç bir şahsı töhmet altında bırakıcı bir üslup kullanmamaya dikkat ediyorum. Eğer yukarıda yazılanlar sizinle ilgisizse, ki serzenişlerinizden öyle olduğu anlaşılıyor, cevap verme konumunda zaten değilsiniz. Bu iddialara cevap konumunda olanlar değil, ne hikmetse olmayanlar bana cevap yazıyorlar. Üstelik bir de beni gıcık buluyorlar

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden

Konu Averroes tarafından (23-12-2009 Saat 23:01 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İsa gerçekten yaşadı mı? Deistic Thought Hristiyanlık 342 26-12-2013 03:51
Cern Deneyi dilaver Kuantum Mekaniği 99 06-06-2009 14:43
Mamutları yeniden yaratma deneyi dolfen Biyoloji 2 29-03-2007 20:58
Islak maymun deneyi sosyalist18 İslam 27 26-11-2006 09:48
gerçekten çok etkiledin !!!!! reel İslam 11 07-02-2005 18:44

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:13 .