''Hicaz bölgesinde yaşayan Câhiliye Arapları, kendilerini çevreleyen tabiatın cinlerle dolu olduğuna ve bunların özel vasıtalarla kendi hizmetlerine alınabileceğine inanmaklaydılar. Yine bu devir halkı cinleri Allah'ın kızları saymaktaydılar. Onlara göre, çöller ve yüksek dağlar cinlerle doluydu. Yine onlara göre cinler, insan gibi özel bir cinsi teşkil eder, onlar gibi yeryüzüne dağılırlardı. Gövdeleri insanlarınkine benzemeyip, ateş veya havadan yaratılmışlardı. Onun için cinler insanın gözüne görünmezler, ancak pek nadir durumlarda görünürlerdi. Cinler, hayır ve şer işleri yapmaya da muktedir sayılırlardı. Bu sebeple onların teveccühünü kazanmak, onlara saygı göstermek ve ibâdet etmek gerekirdi. Her cinin belirli bir yeri olduğu ve kayaları, ağaçları, pulların içini mesken edindikleri kabul edilirdi. Her kabilenin veya bir kaç kabile topluluğunun özel bir cini, bir kayası, bir ağacı veya bir putu bulunur, bunun yanında belirli bir topluluk ikâmet eder ve dinî görevi yerine getirirdi. Aslında yalnız Araplar değil, bütün Sâmî uluslar, bu düşüncelerle ulu ağaçların, mağaraların, pınar başlarının ve büyük kaya parçalarının tekin yerler olmadığına ve ruhlarla, cinlerle meskûn olduğuna inanıyordu.''(5)ULPİAN
sevgili ulpian yukardaki inançlar islamın içine girdiği için' euğuzu billahi mineşşeytanirracim''
dine sokulmuştur ve basşlangıç noktası yapılmıştır kurana.
o zamanki arap bir beldeden. başka bir beldeye gitmek istediğinde ,gittiği belde sınırlarında
o bölgenin cinlerinden aman diler ve kendilerine kötülük yapmamalarıiçin yakarırdı.
işte arabın korktuğu cinler güya besmeleyle etkileri izale edilmek istenmiştir.
sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
|