Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dinlerden Özgürlük > Özgür Düşünce Platformu

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 19-01-2011, 18:57
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger paslicivi;

şayet bu bilinçte konuşmaya hazırsan ben bu "problemi/sıkıntıyı" niçin bir "hastalık" olarak gördüğümü anlatmaya çalışmakla başlayabilirim..-paslicivi-

Tamam, sen anlatmaya basla; gerektiginde ben senin anlatmana katilabilirim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 19-01-2011, 19:28
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger spartacus;

Bu konuda ben onca baslik ve mesajda konuyu yerine gore detayli anlatmama ragmen ya okunmuyor, ya da verildigi gibi algilanmiyor.

Herseyden once; birey, bireycilik, bireysellik, bencillik, ben v.s. temelli; insanoglu turunun birine isaret eden kavramlar, algi olarak biribirine karistiriliyorlar.

Aslinda belki de sorun, benim bu kavramlari; insanoglu turunun biri olarak ele almam ve aciklamam, ama alisilagelmis, yerlesmis, otomatiklesmis anlayisin ise; turun butununu degil de, parcasi olan toplum ile iliskisi/bagi.

Bu alisilagelmislik ile konuyu aciklamaya calisayim.

Birey ve toplum iliski ve bagi olarak.

Toplumun her bir uyesi, toplumun tek bir parcasini meydana getirir. Burada kullanilan, ferd, kisi, birey v.s. temelli kavramlar; bu toplumsal birlikteligin tek bir uyesi icindir.

Burada iki ana algi farki vardir. Birincisi toplumun herhangibir biri olmak ile, toplumun bireyi olmak farki.

Toplumun bireyi olmak demek, icinde bulundugu toplumda herhangibir birin, kendisinin dusuncesi, davranisi, yasam ve iliskileri ile, kendine ait bir yeri olmasi demektir.

Toplumun biri olmak demek, toplumda belirli bir yeri olmayan, toplum ile birlikte hareket eden ve toplumun ortak hareketinin bir parcasi olmak demektir.

Herseyden once bu iki fark algilanmalidir.

Bunun disindaki en onemli fark; ve de konumuz olarak, toplumda belirli bir yeri olmayan ve toplum ile harekettir. Iste bu kisilik, birey olmayan ve sadece toplumsal kisilik bilinci tasiyan bir kisiliktir. Yani toplum ne yaparsa onu yapar, toplumsal kutuplasma, kendi kutubuna baskalarini ikna etme, kendi kutubunun dogrusunu savunma, sahiplenme, sabitlenme v.s. kisaca sadece toplumun konusuna gore, belirli bir yapisi temelinde hareket etme. Bu katagoriye, toplum liderleri, aydinlari ve kendi yapisinin temelinde guc ve otorite olusturma da dahildir. Yani toplumun biri, belirli bir toplumsal sayidaki gorusun takipcisi ve uygulayicisidir (dinlilik/dinsizlik, ulusalcilik/liberalizm, AKP/CHP, her turlu geleneksel, toresel, ahlaki v.s. kutuplasmalar ). Iste burada bu toplumsal kisiligin, tum yasam ve iliskileri biz/oteki ayristiriminin bir mucadelesi olarak gecer.

Diger tum birey ile ilgili kavramlar, artik TOPLUMSAL DEGIL, BIREYSELDIR. Bu bencillikten, bireycilikten, bireysellikten tutta BIREY BILINCLILIGINE kadar uzanir.

Iste buradaki, benim dile getirdigim birey bilinci; kisaca, toplumun birinin, hem kendi biri olarak toplumda topluma kabul ettirdigi birey yeridir, hem de bu yerin; ne bir bencillik, bireycilik, bireysellik v.s. temelli toplumu KARSISINA ALAN YERIDIR.

Birey bilinci, hem toplumda kendi yerini ortaya koyar, hem de toplumdaki her farkin kendini ortaya koydugu gibi algilar ve mucadele etmez. Hem toplumunu biz/oteki olarak bolmez, hem toplumu karsisina almaz, hem de toplumdaki kendi farkli yerini korur. Hem toplumun toplumsal birlikteliginin disina dusmez, hem toplumsal kutuplasmaya meydan vermez, hem de toplumdaki kendi farkli yerini korur. Hem toplum icinde yok olmaz, hem toplumu karsisina almaz.

Hem kendini kendi yetistirir, hem toplumun her bir ferdinin farkini algilar.

Oyuzden boyle bir birey bilincinin, toplumdan yalitlanmasi v.s. soz konusu degildir.

Bu kisa aciklamadan sonra, sana bir sey sormak istiyorum. Amac nedir, gecinmek mi/tartismak mi?

Toplumda kendini ortaya koymak mi/kaybolmak mi?

Oyuzden birey bilincli birisini, toplum ile karsi karsiya koymak ve yalitlandigini dile getirmek, gecerli degildir. Bunun gecerliligi bencillik, bananecilik, bireycilik ve bieysellik temelinedir. Yani bir cesit toplumu, sadece kendin icin var saymak.

Birey bilincinin ne oldugu verildigi gibi algilanmazsa, zaten dile gelenlerin ve bireyin tursel bilincinin algilanmasi mumkun degildir.

Bu arada gecenlerde, bir birliktelikte; konusurken, iki kendisini ateist olarak tanitan arkadasla, yaptigimiz sohbet sonucu, onlarin benim dile getirdigim serbest dusunurluge sicak bakip, serbest dusunur olabileceklerini soylediler.

Birey bilinci, kendini oldugu gibi ortaya koyar, toplumu karsisina almaz, toplumun biz/oteki mucadelesine katilmaz, aksine toplumun her bir birinin farkini algilar. Cunku amac, bir arada yasayabilmektir, distalamak, atismak, satasmak v.s. degil.

Iste akil ile dusunce farki da, burada kendini gosterir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 19-01-2011, 20:18
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.679

Onur Üyeliği 

Standart

Sevgili Evrensel

Yani insan topluluğunun öznesi olarak dahi düşünsem eninde sonunda bir bütün halinde gözlemem gereken insanlık, toplum oluyor, yani zemin orası. Zaten insanoğlu, kelimesi ataerkil bir kelime olmakla bile benim açımdan cazipliğini kaybediyor. Tabi bu kişisel yönü baz alınamaz. Bireyi ayırırken insan, bütünü dile getirirken insanlık veya toplumu kullanmaya çalıştım.

İnsanın toplum içerisinde kendisini ortaya koyabilmesi olarak zaten ilk mesajımda katıldığımı söylemiştim. Bu bir yönü ama diğer tüm söylediklerim bunu olumsuzlama çabasında değil, bilinç-insan, toplum-çevre, aydınlanma, farkı değil bilincini ortaya koyabilme yönü, yani bireye indirgenemezlik, zaten bu gün en önemli sorun bu değil mi? Bireye indirgenmiş bilinç ardılında bir sürü insan adı ve ardına -ist ekleri eklenmiş?.

Oyuzden birey bilincli birisini, toplum ile karsi karsiya koymak ve yalitlandigini dile getirmek, gecerli degildir. Bunun gecerliligi bencillik, bananecilik, bireycilik ve bieysellik temelinedir. Yani bir cesit toplumu, sadece kendin icin var saymak.


Birey bilinci farklı bir şey ama bilinci, bilinçlenmeyi bireye indirgemek farklı. İnsan edinimlerini nereden alır? Toplumdan, içinde olduğu çevreden. Farkına varmış olması ve farkını ortaya koyması değil sorun, sorun bu farkı yaratan bilinci ortaya koyabilmesidir bunu çevresiyle başarmadan zaten farkıda ortaya koyamayacaktır.

Benim karşı çıktığımda farkındalıkdan yola çıkarak sizin bilincide bireye indirgemeniz ve bilincin yerleşik toplumla çelişmesi halinde kişinin hiç bir şey yapmaması, çelişkileri gizlemesi ve üstünü örtmesi gerektiği yönündeki ifadelerinizdir. Çünkü siz daha başından çelişmeyi olumsuz bir şey olarak koyuyorsunuz ama ardından da farkdan bahsediyorsunuz. Fark zaten bir çelişimdir haliyle bu farkı ortaya koyan bilinç her ne ise yerleşik olanla çelişecektir. çeliştiği anda da diyorsunuz ki, işte doğrucu ve inançsal bir yaklaşım. Sebep? görüyorsunuz işte çelişiyor diyorsunuz. Bu dayanaksız bir bağıntıyla açığa çıkmış bir kısır döngü.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 19-01-2011, 20:43
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger spartacus;

Birincisi, fark bir celisim degil; fark olmasi gereken bir renktir. Onemli olan farklarin birlikteligi mi/ yoksa, farkin birinin kendi farki temelinde farklarin ayristirilmasi mi?

Iste insanoglunun yaptigi ikincisidir. Yani kendi farki temelinde, diger farklari ayristirmak ve biribiriyle celistirmektir. Halbuki, ayniyi olusturan farklarin birligi ve toplamidir.

Oyuzden sorun, farklari bir birinden bir fark temelinde ayirmak mi, ki olan budur. Yoksa, farklarin farkina varmak ve farklarin farklarini koruyarak farklar birlikteligini, butunlugunu saglamak mi?

Birey konusuna gelince, soyle tarihteki her konudaki her turlu gelisime bir bak bakalim. Kitlesellesmis, etik yonlendirim yaptirim haline gelmis, her turlu izm temelli her turlu sistemlesmenin ve duzen haline gelmenin, temelinde birey mi var, yoksa toplum mu?

Tum bu farkli acilimlari insanogluna tanistiran ve kitlesellesmesini saglayan ideolojiler, fikirler, formuller, teoriler v.s. hep bir BIR ELIYLE ORTAYA ATILMAMIS MIDIR?

Her konuda ki tarihi kisilikler, BIRER BIR DEGIL MIDIR?

Bir birin ortaya attigi ile, toplumlar sekillenmez mi?

Bu da soyutlamanin, toplumsal degil; birsel oldugunu ve kitleselleserek toplumsallastigini ortaya koyar. Ama, bu isi baslatan TOPLUM DEGIL, HER ZAMAN BIR BIR OLMUSTUR.

Oyuzden aslinda toplumsalligi belirliyen BIR BIRIN ORTAYA ATTIGIDIR.

Bunu yapilandirmaci epistemoloji, matematiksel/mantiksal bilgi olarak aciklar ve bu bilgi bir eliyle ortaya konur ve toplumsallasarak duzen, sistem ve kitle haline gelir.

Iste bu bir, toplumda farklilasan ve ve farkini ortaya koyan birdir. Cogu zaman, katledilir, yok edilir, iskence gorur v.s. cunku toplumlar, icinde bulunduklari alisilagelmis sartlarin degisimine alisik degildir ve bunu degistirmek isteyeni hosgeldin ile karsilamazlar.

Tarih bu tip bir lerin adlariyla doludur.

Iste bu temelde toplumlara yeniligi getiren, toplumlari degistiren, BIRLERDIR VE ONLARIN ORTAYA ATTIGI DUSUNCELERDIR.

Zaten sorunun kokenini de bu birin yeniliginin tum toplumca degil de, sadece bir kesiminin algisiyla taraftar bulmasidir. Bu da zaten izmler savasinin nedenidir. Cunku biri b u izmi, digeri obur izmi benimser.

Hele hele bunu tum insanoglu turu butunune tasimak istemek, birey bilincli bir bir icin, izm algisi verileceginden, bunu toplumsallastirmak ve kendi dusuncesine toplumu cekmeye calismak, fikrini tasimaz. O yuzden de, bu bir sorun algilama bilinci ve farkindaligidir der. Herkeste bu sorunu kendince algilar. Sorun da ancak algilandigi kadar var olur.

Oyuzden bir bireyin toplumu pesinden suruklemesi temelli izmi ile, bir bireyin alinmasi gereken birey bilincinin algilanabilmesini bire birakmasi farkli bilinc ve farkindalik algisidir.

Benim dile getirdigim birey bilincinde, toplumu pesinden suruklemek yoktur. Sadece dile gelenin, birsel temelde algilanabilmesi icin ortaya konumu vardir. Bunun algilanabilmesi tamamen bir birin insiyatifindedir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 19-01-2011, 21:10
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger spartacus;

Bak sana gorsel bir ornek vereyim.

Her erkegin salvar giydigi bir toplumda, bir kisinin pantolon giymesi bir yeniliktir. Ama, o kisinin basina gelmedik kalmaz. Fakat, olan olmustur, toplum pantolonu gormustur ve zamanla pantolonu salvara karsi giymek, bir olay olur ve toplumlasir. Oyle bir an gelirki, biri cikar "bundan sonra herkes pantolon giyecek" der ve bunu kanunlastirir. Bu seferde salvar giyenler azinliga duser ve mucadelelerini surdururler, ama bir an gelir ki, hem pantolon giymek, hem de salvar giymek tartismasi kutuplasir.

Simdi bu durumda ne olacak? Pantoloncular ile salvarcilar kutuplasacak ve biri otekini distalayacak.

Iste birey bilinci, smokin giyer, hem pantolon, hem salvar giyene karismaz ve kendisi de smokin giyimini devam ettirir. Ama, KIMSEYE SMOKIN GIYMEYI DAYATMAZ, KISILERI SMOKIN GIYMEYE ZORLAMAZ ama; kimsenin de kendi giydigi smokine hak ve ozgurluk olarak mudahele etmesine izin vermez.

Iste birey bilinci, bu ornekteki smokin giymek ve pantolon-salvar tartismasina katilmamak ve kimseye de smokin giy baslkisi yapmamak, smokin giymek icin orgutlenmemek ve smokini pantolon ya da salvara karsi ortaya koymamaktir.

Ama dusunce olarak pantolon ve salvarin, insan ve insanligi adina ne gibi bir sorunlar yarattigini da ortaya koymak ve pantolon ve salvar giyme dusuncesini gozlem olarak sorunlari ile birlikte dile getirmektir.

Baskasinin da smokin giymesini istemek gibi bir dusuncesi, toplumu ikna olarak yoktur. Kisiler, bu smokin giyimini gorerek ve algilayarak isterlerse kendi kararlariyla smokin giyerler, bu da onlarin bu konuda bilinclendigini ve smokinin farkinin farkina vardigini gosterir.

Tabi ki bu arada, smokin giyenlerden birinin baskalarini smokin giymeye zorlamasi ve bu kisinin pantolon ve salvar giyenlere karsi bir savas acmasi, birey bilinci degil; bireyci akilciliktir.

Pantolon giyip, salvar ile mucadele edenler ve salvar giyip pantolon giyen ile mucadele edenler, toplumsal kisilige sahiptir.

O yuzden her ikisi de, smokin giyeni algilayamazlar, onun ile kisisel atisirlar, ya da onu gormemezlikten gelirler, alay ederler v.s. ama hic bir zaman, smokin giyen ile DUSUNCE DUZEYINDE BIR TARTISMAYA GIREMEZLER. Cunku smokin giyme bilinc ve farkindaliginda degillerdir. Onlar ya giyindikleri pantolonu/salvari savunurlar ve giymedikleri pantolona/salvara karsi mucadele verirler, ya da pantolon/salvari sadece giyerler ve bu savasa katilmazlar.

Ama, bir sey cok onemlidir. Artik o toplumda bu salvar/pantolon tartismasi disinda kalan, smokin giyen biri vardir, smokin olayi olgusu vardir.

Yani smokin olayi, olgusu oznesiz ve vucutsuz olarak toplumda dusunce temelli yerini almistir. Isteyen ozne/vucut bu olayi/olguyu alir ve kendine uygular, isteyen uygulamaz. Iste bu da uygulama temelli pantolon/salvar giyiminin sorun olarak algilanabilmesine baglidir.

Not: Salvar, pantolon ve smokin sadece dusunce ve davranis farkini aciklamak icin secilmis orneklerdir, mesaji degerlendirirken, bunlara takilma.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 19-01-2011, 21:27
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.679

Onur Üyeliği 

Standart

Sevgili Evrensel

Birincisi, fark bir celisim degil; fark olmasi gereken bir renktir. Onemli olan farklarin birlikteligi mi/ yoksa, farkin birinin kendi farki temelinde farklarin ayristirilmasi mi?


Fark neye göre? yani ben bunu renk olarak algılayamıyorum, siz ısrarla fark ardından da bilinç diyorsunuz. Şimdi bilince dayalı fark ile rengi nasıl bir tutabiliriz?

yani söylebileceklerimi yukarı aşağı söyledim, farzettik sen farklısın, bu farka eriştin, ortaya koyabilir misin? Ben koyamayacağını düşünüyorum, çünkü bunun bilincini ortaya koyamazsan farkıda ortaya koyamayacaksın. Oysa diyorsun dönüp kendine, ben bu bilinci ortaya koyarsam, çelişirim o yüzden en iyisi çelişmemek adına ortaya koymayayım. Çünkü diyorsun ortaya koyarsam çelişir(çatışır), o zamanda doğrucu ve inançsal olurum diyorsun. Yani bu bir kısır döngü, düşünce merkezli bir tutum, oysa bilinçden bahsediyorduk.

Bu bilinci ortaya koyarsan toplumsal yaşam içerisinde sorun senin yada benim renklere bakışımız değil, sorun toplumun bu bilince ve size bakışıdır. İşte ben merkezli düşünmekden çıkıpda ilk elden bir toplum, çevre merkezli bakmayı denersek söylediklerimin belirli bir kısımını belkide anlatamadıklarımı ifade edebilmeyi başarmış olurum.

Tarih bu tip bir lerin adlariyla doludur.

Iste bu temelde toplumlara yeniligi getiren, toplumlari degistiren, BIRLERDIR VE ONLARIN ORTAYA ATTIGI DUSUNCELERDIR.


tarih o tiplerin bilinci bireye indirgemedikleri ve ortaya koyduklarıyla doludur. Bilinci çevreye yalıtık ve bireye indirgenebilir olarak değil, hem çevreyi gözlemleyip hemde insanlığın birikimini(bireye indirgenmemiş birikim) ellerinden geldikçe değerlendirmeyi yaptıkları içindir, yani burada kopmaz bir bağ ve ilişki vardır ve yine toplumsal eğitim, öğrenim gibi faktörleride içerir. Onları vareden, hem kişisel çabaları ama hemde bu bilinç düzeyinde toplumsal edinimleri ve bu birikimlerde edindikleri kazanımlar ve ortaya koyabilmeleridir. Eğer Kopernik, toplumsal inancın-düşüncenin, evrenin merkezi Dünya olduğu düşüncesi ile çeliştiğini bile bile dünyanında, diğer gezegenlerinde Güneş'in etrafında döndüğünü dile getirmekden sakınsa idi, işte tamda burada kendisini ortaya koyamayacaktı, ne farkı nede o farkı yaratan bilinci, oysa derdi kendisini ortaya koymak değildir, bilinci ortaya koymaktır.

Oysa sizin formülasyonunuz kişi, düşünce ile bilinci karıştırıyor ve şunu diyorsunuz, eğer farkımı ortaya ancak bilincimle koyacaksam, ve bilincim yerleşik olan düşünce ve inançlarla çelişecekse o halde bu tutumum doğrucu-inançsal olur çünkü çatışma yaşanır? o halde zaten farkını ortaya koyamazsın, farkın kalmaz. Ben ise başından beri bilincin ortaya konmasından bahsediyorum, yani olguların, iradelerimizden bağımsız zeminin, düşüncenin değil.

Kesinlikle ilk söylemde katıldığımı belirtmiştim, size ne olduğunuz söylenmesin, siz ne olduğunuzu ortaya koyabilin önermesini yapıyor ve kendime baz alıyorum. Buraya kadar hiç bir itirazım yok. İfade edemediğimi düşünüyorum, düşünceleri unutun, dikte edilecek şeyleride, taraf yok taraflılık yok, taraflarda yok. Farkındalığın bilincini ortaya koyduğunuz an çelişeceksiniz ve bu kaçınılmaz, bu sizden kaynaklı olmayabilir, bu sizin renklere olan anlayışınızlada ilgili olmayabilir bu toplumun ve milyonlarca insanın genel kanı oluşturduğu, şırınga edilmiş bir çok edinimiyle ortaya konan bilince nasıl baktığı ile ilgilidir. Yani bilinci "salt bireye indirgenemez olanı" ortaya koymalı ki, toplumsal değişimlerde sağlanabilsin, aynen yukarıda senden yaptığım alıntıda ifade ettiğin değişim ve verdiğim Kopernik örneği gibi...

Kısaca
Oyuzden bir bireyin toplumu pesinden suruklemesi temelli izmi ile, bir bireyin alinmasi gereken birey bilincinin algilanabilmesini bire birakmasi farkli bilinc ve farkindalik algisidir.

katılıyorum zaten, ayrımı Bilinç farklı düşünce farklı olarak düşünmem gerekir diye oluşturuyorum ve dolayısıyla farkındalığın ortaya konması ancak bilincin toplumsal çerçevede ortaya konması ile mümkündür, yada bizden başka kimsenin yaşamadığı ıssız bir adada farklı olduğumuzu düşünebiliriz, yada içe daha çok içe diye kendimize kapanabiliriz, öngörebiliriz tabi, bu halde ortaya konmasıda gerekli değildir, farkıda. Yani bilinç birey merkezli değildir, toplumsaldır ve sizin farkınızı, benimde algılayabilmem gerekir, işte tamda bu bilinç, farkındalık düzeyidir.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 19-01-2011, 22:24
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger spartacus;

Fark neye göre? yani ben bunu renk olarak algılayamıyorum, siz ısrarla fark ardından da bilinç diyorsunuz. Şimdi bilince dayalı fark ile rengi nasıl bir tutabiliriz?

Sadece bu iki paragrafina yanit verecegim. Cunku ayni dili konusmuyoruz. Fark baska, farkin farkina varmak baska, farktan arinmak baskadir.
Cok kisa, bir toplumda, musluman ile ateistin bulunmasi bir farktir. Birey bilinci, bu farkin farkindadir ve kendisi bu farktan, din ve yaratici konusu olarak arinmistir. Oyuzden bu farklarin, biribirlerini otekilestirmesi savasini desteklemez, cunku birinin tarafinda degildir. Ikisini de disaridan gozlemler ve sorunu, insanligin sorunu olarak dusunce temelinde dile getirir. Yasaminda ve iliskilerinde de, ne bir musluman, ne de bir ateist gibi yasamaz. Ne din ne yaratici, yasaminda olumlu/olumsuz yer almaz. Buna yasamlarinda yer verenlere de mudahele etmez. Ayni sey, ulusal/liberal; materyalizm/idealizm v.s. temelli her turlu toplumu kutuplastiran, biz/oteki durumuna getiren ve birini digerine distalatan tartisma da yer almaz. Sadece bunun dusunce olarak, insanliga ne gibi bir sorun yarattigini ortaya koyar. Sana salvar, pantolon ve smokin ornegini bunun algilanmasi icin verdim.


yani söylebileceklerimi yukarı aşağı söyledim, farzettik sen farklısın, bu farka eriştin, ortaya koyabilir misin? Ben koyamayacağını düşünüyorum, çünkü bunun bilincini ortaya koyamazsan farkıda ortaya koyamayacaksın. Oysa diyorsun dönüp kendine, ben bu bilinci ortaya koyarsam, çelişirim o yüzden en iyisi çelişmemek adına ortaya koymayayım. Çünkü diyorsun ortaya koyarsam çelişir(çatışır), o zamanda doğrucu ve inançsal olurum diyorsun. Yani bu bir kısır döngü, düşünce merkezli bir tutum, oysa bilinçden bahsediyorduk.

Konu benim farkli olmam degil ki. Bu farkin ne oldugunun algilanmasi. Benim farkim, her beni okuyanin algisina gore degisir. Ama eger bir fark algisi varsa, o da benim farkimin, farklarin farkina varmak ve farklardan arinmis olmak olmasidir. Yani farklarin, disindan gozlemini farklarin icinde yer almadan ve farklarin birinin tarafinda olmadan ortaya koymak.

Sana hatirlarsan demistim. Eger materyalizme karsi, baska bir izmi benden savunmami bekliyorsan, bekleme diye. Cunku ben materyalizmi, baska bir izm ile degerlendirmiyorum. Izm disi degerlendiriyorum. Ama, bunun izm icinde kalinan bir dusunce tarafindan algilanmasi da, sorundur. Oyuzden ayni dili konusabilirsek, benim dile getirdiklerim algilanabilir. Bu acidan, daha once de dile getirdigim gibi,birey bilincinin toplumsal/bireysel bir celiskisi yoktur. Sadece toplum icinde, kendi bireysel yeri vardir.

Bilinc ise, bence; kisinin kendi kendisini sorgulayarak, aklin ve dogumdan itibaren kendisine verilen oun yasam ve iliskisini yonlendiren yaptirimlarin sinirlari disindaki dusunce ufkuna ulasim duzey ve farkindaligidir.


Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 19-01-2011, 22:50
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.679

Onur Üyeliği 

Standart

Sevgili Evrensel

İlk paragrafında dediğin gibi bende aynı şekilde yaklaşıyorum. Şimdi fark nerede? İkincisi aynı dili konuşuyoruz, sorun şablonlarda diye düşünüyorum.

İlla ötekileri söylemek zorunda kalıyorsun, bak bu bile bir ötekileşme? Kendi kendini ötekiledin, ben hala düşünce zeminidir bu diyorum, bilinç değil...

Konu benim farkli olmam degil ki. Bu farkin ne oldugunun algilanmasi.

Yani bende bunu diyorum, ama sorun şu bu fark nedir? nasıl ortaya koyacaksın? Düşünce ile mi, bu farkı ortaya çıkartan bilinç ile mi? Neye göre fark? Sen hemen ateist-teist, vs diyorsun, bende bu yaklaşım bilinç düzeyi değil, düşünsel düzeydir, ideolojiktir diyorum. Bu farkın algılanması tek biçimledir, bilinçle. Ve bu bilinç bireye indirgenebilirliği aşmalıdırzaten farkda ancak bu şekilde ortaya konabilir.
Bu tür ayrımlara ve ötekilemeye girmeden ortaya koyabilmek gerekir, bununda zemini bilinç ve toplumdur, insanlıktır.Bu zemine bakmadan ve bilinci ortaya konmadan farkda algılanamaz zaten farkında anlamı olmaz(raslantısal istisnalar hariç). Neyse ben izah edemiyorum, uzuyor boşa...Kopernik örneğim de ifade etmek istemiştim zaten.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 19-01-2011, 22:58
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger spartacus;

Ben hic bir zaman ayrima girmedim. Farklarin ortaya konulmasi, ayrim degil; farklarin farkina varmis olmaktir. Ayrim ise, bir farkin; diger farklari kendisinden ayirmasi ve otekilestirmesidir. Ayrim, kendi farkin temelinde, baska farklari kabul etmemek ve distalamaktir.

Bilinc, algi, sorun farkindaligi ve sorgulama ile paraleldir.

Ayrica ben hic bir zaman kendim uzerinden de, bir aciklama da bulunmadim.

Cunku benim hakkimdaki aciklama, benim dile getirdiklerimi kendi alguilariyla degerlendirenlerin aciklamasidir.

Benim farkli oldugumu, sen dile getiriyorsun. O zaman sen acikla bakalim, benim farkim senin alginda nedir?

Bendeki bu senin algiladigin fark, sence neyden kaynaklanmaktadir?

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 19-01-2011, 23:26
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.679

Onur Üyeliği 

Standart

Sevgili evrensel kendin farkın farkına vardığını dile getiriyorsun. Ben ise bu düşüncedir diyorum, bu başlık açısından, sorduğum da bilinç olarak nasıl ortaya konacağıdır yani algılanabilir olması gerekiyor. Ama bu bireyselliğe indirgenmeden, toplum, hali hazır edinimler, bir yığın sabitlikler, topluma işleyen ve sürekli işleyen şırınga olarak örnek verdiğim düşüncelerle dolmuş bilincimizle olamaz..... Kopernik örneğini düşün, toplum ve insanlığın tümü neredeyse dünyanın evrenin merkezi olduğunu düşünüyor ve Kopernik ulaştığı bilinci ortaya koyuyor. Burada bir çelişme vardır ve bu fark bu çelişimin kaynağında yatar. O halde Kopernik insanların düşündüğü gibi değil hatta tersine bir düşünce değil bir bilinç sunuyor ortaya, gözleme açık, algıya açık, iradelerden bağımsız ve bireye indirgenemez, A ya B ye göre değişmeyecek bilinç...

Farkın farkı, tüm bunların farkındalığında ortaya çıkıyorsa, tüm bunlar üzerinede bilinç düzeyinde ortaya konabilir. Burada bilincin düşüncelerle çelişmesi gibi bir ayrım konamaz, bireyselliğe de indirgenemez, kişiselde ele alınamaz böyle bir ayrım bilinçden değil, hali hazır düşüncelerin varlığından kaynaklıdır ve esas alınamaz, yada bilince rağmen onlara(örneğin ateist, teist vs) göre ifade edilemezler.

Şimdi Kopernik gibi düşünelim ve dünyayı gözlemleyelim, bu nasıl bir dünya böyle?. Ne görüyoruz, bizim farkımızı ortaya koyacak bilinç ne? örneğin dizlerimizin üzerine çöktüğümüzü ve bir yığın korku, tehdit, dayatım, eziklik, acz belirtimleri ile, zaafiyete uğratıldığımızı, ilk çağ masallarıyla bilincimizin kapatıldığını ve günden, güne her gün milyonlarca insanında doğduğunu, yine aynı işleyişe tabi olduğunu, neredeyse tüm edinimlerin belirli bir dönemde bu toplumsal işleyişden alındığını, şırınga edildiğini düşünelim, ve Kopernik'in güneş ve gezegenleri gözlemlediği gibi şimdi toplumu gözlemleyelim, gerçeği yani bilinci, bu durumu ortaya koyabiliyor muyuz? Peki biliyormuyuz ortaya koyduğumuzun hali hazır düşüncelerle çelişeceğini? meselede burada, çelişsede farkın farkındalığının algısı ancak bilincin ortaya konmasıyla mümkün ve çelişmenin sorumlusu bilinç değil, o düşüncelerin kendisidir. Sorunda burada, dünya evrenin merkezidir -> ilahi düşünce, kutsal görüş, Kopernik -> Dünya evrenin merkezi değildir ve gezegenler güneş etrafında dönüyor -> bilinç. Sonuç bilinç ile düşünce çelişimi ve bilinç farkı ortaya koydu.

yani kopernik'in ifadesi bilinçtir ve hazır düşüncelerle çelişmesi o nu doğrucu-inançsal yapmaz, burada Kopernik'in söyledikleride doğrucu-inançsaldır çünkü çelişki ve çatışma yaratmaktadır demek, doğrucu-inançsal bir yaklaşım olur.

Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
-------
Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hayatınızdaki Önemli Farkındalık Anları Neler? Cem Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 2 26-06-2018 16:50
Farkındalık paslıçivi Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 162 18-03-2015 18:08
farkındalık-bir parça insanlaşma.. paslıçivi İslam 152 24-08-2010 08:20
Dünya Şiir Günü Dolayısıyla Konu-dışı 1 31-03-2008 22:59
farkındalık ve merkezlenmek (osho) s_h Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 5 01-01-1970 23:39

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:11 .