|
"Bu ve bunun gibi yayınlardan etkilenen insanlar da çalışmaktan çok dua ederler ve sürünmeye de devam ederler tabi."
|
Anlaşılamamış. Açalım biraz;
Eğer insanlara, "Allah duaları geri çevirmez, herkesin duasını kabul eder" vb. söylemlerde bulunursanız yanlış yönlendirirsiniz.
Hele ülkemiz gibi, insanların gelecekleri konusunda kaygı duydukları, güvenli olamadıkları bir ülkede günlük yaşayanlar çoğalır. Gelecek güvencesini sadece Allah'a sığınmakta bulurlar, dualarının birgün gerçekleşeceğine inanarak tedbirsiz davranırlar.
İşsiz kalarak çekilen sıkıntıların, kazalarda ölen ve yaralananların çokluğunun, özürlü sayısının anormal fazla oluşunun, bebek ölümlerinin en çok oluşunun, nüfus planlamasının olmayışının sebebi bu tür inanışlardır.
Duanın moral-motivasyon katkısı yadsınamaz. Ancak insanlara dua tavsiye edilirken, öncelikle isteklerinin gerçekleşebilir, abartısız özellikte olması ve istekleri için çaba göstermeleri, çalışmaları, uğraşmaları telkin edilmelidir.
Örneğin, arabasına binip uzun bir yolculuğa ayetel-kürsi'yi okuyarak başlayan bir insan, emniyet kemerini takmayı, aşırı hız yapmamayı, hatalı sollama yapmamayı vs. kurallara da uyması gerektiğini bilmelidir. Nice insan var ki virajda, ya da yokuşta önündeki kamyonu "Ya Allah" deyip Allah'a ya da şansına güvenerek solluyor.
Şans dedim de, Allah'ı bir anlamda şansla eşleştiren zihniyet var. Dualar da bir anlamda şansın kendisinden yana olmasını istemek gibi birşey. Futbolcu dahi maça çıkarken dua ediyor. Ne istiyor? Başarılı olmayı, gol atmayı, kaleciyse gol yememeyi, kazanmayı, sahanın yıldızı olmayı.
Tamam da Allah niye diğer futbolcuları değil de seni tutsun, sana yardımcı olsun? Allahtan kendine itimas geçmesini mi istiyorsun? Yoksa talihin senden yana olmasını mı?
Dualara inanma, duasız da kalma. Olur ya, gerçekleşebilir..