Iyi ve kotu birbirine son derece girift kavramlar aslinda.
Sefkat ve acimak gibi kavramlara iliskin, hangisinin digerinin temelinden ciktigini tam olarak kestirmenin zor oldugu gibi. Yani sefkat duydugumuz icin mi aciriz, yoksa acidigimiz icin mi sefkat duyariz? Tum bunlari sergilerken, menfaatlerimiz terazinin hangi gozunde agir basiyor?
Ustelik, genel gecerde, "gercek" dedigimiz kavramin dahi, gercek anlamda ne oldugunu bilmiyoruz. Gercegin cercevesini de iyi ve kotu kavrami ciziyor.
Kendi gerceklerimiz bir yana, nicin "iyi" veya "kotu" siniflamak ihtiyaci duyuyoruz? Halbuki yasamin en basit tanimi/anlami diyebilecegimiz, modelleme'den haric ortaya koydugumuz cok fazla birsey oldugu da soylenemez.
Yilan ve kopek ornegi su soruyu getiriyor akla;
Bildigimiz akildan korkmazken, yabancisi oldugumuz zekalardan niye korkariz?
|