Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Dünya Dinleri

Anket Sonucuna Bak: Sizce dünyada en tehlikeli din hangisi
İslam 66 76,74%
Hristiyanlık 4 4,65%
Musevilik 16 18,60%
Budizm 0 0%
Hinduizm 0 0%
Katılımcı sayısı: 86. Sizin bu Ankette oy kullanma yetkiniz bulunmuyor

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 01-07-2013, 15:53
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

Din denilen kavramları "İnsan" oluşturmuyor var etmiyor mu ?
O halde en önemli şık konulmamış ankete

Şaka idi.
Madem insan eli ile var edildiği iddia edilen deniliyor dinlere ve arasında en tehlikelisi soruluyor.
Şahsen Hıristiyanlık derim.
Reform ve rönasanstan sonraki evreler bizi Hırıstiyanlığın evrildiği konusunda yanıltsa da,
bugün dahi dünyaya en büyük tahribatı onlar,
daha doğrusu Hıristiyan olduğu söylenenler yapıyorlar.

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.

Konu Psiko tarafından (01-07-2013 Saat 15:59 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 01-07-2013, 21:43
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

Museviler Musevi olmayanı bir böcek, bir pislik olarak görüyor. Ayrıca Tevrattaki vahşeti kan dökmeyi, parçalamayı emreden ayetler var öyle fena ki Kuran'daki vahşet içeren ayetlere rahmet okutturacak cinsten.
Bakınız
Zekeriya, Bölüm 14'te 2. ayet ne diyor: "Yeruşalim'e karşı savaşmaları için bütün ulusları bir araya getireceğim. Kent ele geçirilecek, evler yağmalanacak, kadınların ırzına geçilecek. Kentte yaşayanların yarısı sürgüne gönderilecek, geri kalanlar kentte kalacak." resmen tecavüzü emrediyor.

Hatta 15. ayette Yehova hızını alamayıp düşmanın hayvanlarına da saldırıyor. Var mı böyle bir canilik:
"Düşman ordugahlarındaki bütün hayvanlar da -at, katır, deve, eşek- benzer bir belaya çarptırılacak."
Daha böyle nice sapkınlıklar var. Lut'un kızlarıyla ensest ilişkisi, Yakup'un tanrıyla güreş tutması, Nuh'un hem çadırda çırılçıplak uyuyup hem de kendini çıplak gördüğü için öz çocuğuna lanet etmesi... Bir yığın akıl dışı saçmalık da cabası. Ha bu arada sadece dine kitaba vs. bakacak olursak en tehlikeli görünen Musevilik yani teoride Musevilik; ama cahil ve bağnaz insanların fazlalığı nedeniyle pratikte İslam. Ama dini hükümlere ve kitaba bakarak değerlendirdiğim için Musevilik'i işaretledim.

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 01-07-2013, 23:48
Ahlaksız Ahlaksız isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 07 Jul 2012
Mesajlar: 8.620
Standart

yucemanitu´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Museviler Musevi olmayanı bir böcek, bir pislik olarak görüyor. Ayrıca Tevrattaki vahşeti kan dökmeyi, parçalamayı emreden ayetler var öyle fena ki Kuran'daki vahşet içeren ayetlere rahmet okutturacak cinsten.
Bakınız
Zekeriya, Bölüm 14'te 2. ayet ne diyor: "Yeruşalim'e karşı savaşmaları için bütün ulusları bir araya getireceğim. Kent ele geçirilecek, evler yağmalanacak, kadınların ırzına geçilecek. Kentte yaşayanların yarısı sürgüne gönderilecek, geri kalanlar kentte kalacak." resmen tecavüzü emrediyor.

Hatta 15. ayette Yehova hızını alamayıp düşmanın hayvanlarına da saldırıyor. Var mı böyle bir canilik:
"Düşman ordugahlarındaki bütün hayvanlar da -at, katır, deve, eşek- benzer bir belaya çarptırılacak."
Daha böyle nice sapkınlıklar var. Lut'un kızlarıyla ensest ilişkisi, Yakup'un tanrıyla güreş tutması, Nuh'un hem çadırda çırılçıplak uyuyup hem de kendini çıplak gördüğü için öz çocuğuna lanet etmesi... Bir yığın akıl dışı saçmalık da cabası. Ha bu arada sadece dine kitaba vs. bakacak olursak en tehlikeli görünen Musevilik yani teoride Musevilik; ama cahil ve bağnaz insanların fazlalığı nedeniyle pratikte İslam. Ama dini hükümlere ve kitaba bakarak değerlendirdiğim için Musevilik'i işaretledim.
İslam'ı sadece Kuran olarak baz alırsak Musevilik teoride daha vahşidir diyebiliriz ama İslam sadece Kuran'dan ibaret değil..Kuran'da genel anlamda ÖLDÜRÜN-KESİN-PARÇALAYIN gibi sözler vardır ama asıl iğrençlik hadislerdedir..Hadislerde hayvanların yok edilmesi veya işkenceye cevaz verilmesi öğütlenir..Bu bağlamda hem teoride hem de pratikte İslam'ın eline hiç bir din su dökemez..
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 02-07-2013, 02:08
FREE UD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
FREE UD FREE UD isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 Apr 2013
Mesajlar: 17
Standart

Dinleride insanlık ürettiğine göre tehlike ve korku insandan kaynaklanıyor olmalı.Dini insanı ehlileştirmenin,eğitmenin en ilkel hali olarak görüyorum çağımızda

Konu FREE UD tarafından (02-07-2013 Saat 02:10 ) değiştirilmiştir. Sebep: düzeltme
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 02-07-2013, 03:17
Khaos Khaos isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
Standart

musevilik,hristiyanlık ve islam ; yani kısaca sami dinler aynı bokun lacivert tonları olmaları hasebiyle, biri diğerinden aşağı kalmaz.

sadece kendi çağ ve koşullarını beklerler.
bulduklarında ise hem birbirini, hatta kendi içlerinde farklı mezhepleri ve elbetteki inanmayanları anında boğazlarlar.


salt anı değerlendirmek doğru değil.
somut hristiyan vahşeti, yazılı tevrat ayetlerini bine katlar ortaçağda.


üstelik yazılı kaynakları bağlamında en soft olan hrsitiyanlık olmasına rağmen.


tamamen koşullara bağlı.
hepsi aynı şeyi birbirne rahmet okuttururcasına yapar.
hepsinin özü aynı.
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 02-07-2013, 11:14
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

Vahşi ve zalimce ve büyük bir zevk ile hareket ederek insan öldürmek çok hoş bir görüntü olmasa gerek.
Hele hele bunu yaparken kendinde bunu gerçekleştirmek adına meşruiyet bulmak ve sunmak daha da tehlikeli olsa gerek.
Nitelik açısından bakıldğında sevgili khaos'un da dediği gibi "Hepsi aynı soyun ......" denilebilir.
İşin bir de "Nicelik" yönü var ki işte orada Hırıstiyanlık yine khaos arkadaşımızın dediği gibi en soft görüne olmasına karşın,
sayısal anlamda diğerlerinin çok çok önünde bir sayısal katletme becerisi ve puanına sahiptir.
Bunu salt ortaçağda değil günümüze kadar takip edebilirsiniz.Bknz Irak

Bir Afrikalı diyor ki :
"Misyonerler Afrika'ya geldiklerinde, onların İncil'i bizim ise toprağımız vardı.
"Dua edelim" dediler.
Gözlerimizi kapadık.
Gözlerimizi açtığımızda bizim İncil'imiz onlarınsa toprağı vardı."
adı geçen bu topraklara sahip olma adına o toprakların çocuklarına,katliamları soykırıma varacak derecede uygulamış ve bunu yaparken de söylemleri olan "Sevgi ve barış"ı nereye koymuş veya saklamışlar şahsen akıl sır erdiremediğim bir konu.

Bir dünya haritasında parmağınızı rasgele bir yere koyun, göreceksiniz ki, bunun rastladığı bölge neresi olursa olsun Hıristiyanlık tarafından işlenmiş bir acımasızlık ve soykırım öyküsü bulursunuz.

"Parmağımı basıyorum, haritada aşağıda, sağda bir yere rastlıyor: Tazmanya.
Küçük bir araştırma, kültürümüzün (Hıristiyan)1803'te geldiğini ve katliamların bundan hemen sonra başladığı açığa çıkıyor.
1804 yılının başlarında silahsız Tazmanyalılar, Oyster Körfezi'nde İngiliz askerlerinden oluşan bir alaya bir barış hareketi olarak yeşil ağaç dallarını sallayarak yaklaştılar.
Yetkili subayın daha sonra belirttiği gibi Tazmanyalılar İngilizlerin işine yaramazdı.
Askerler ateş açtılar; kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere elli kişiyi öldürdüler.
İngilizlerin adaya yaptıkları bu tecavüz on yıllarca sürerek 1824'te başlayıp 1831'de sona eren Kara Savaş (Black War) ile sonuçlandı.
Bu vahşileri uygarlaştırmak için kullanılan birçok silahtan biri de erkeklik organıydı.
Aborijin* (* Aborijin: Antik Roma'da yabancı köleler için kullanılan sıfat. Günümüzde genellikle Avustralya yerlileri için kullanılır).kadınlara tecavüz etme, göçmenler ve askerler arasında yaygındı.
Ama yerli bir erkek tarafından beyaz tenli bir kadına karşı işlenmiş tek bir tecavüz örneği bulamazdınız.
Savaş, Tazmanyalıları ortadan kaldırmayınca başlarına bir ödül kondu.
Bir göçmen şunları anlatıyordu:
"Yerlileri avlamak gözde bir eğlenceydi; bir “Gün” seçilirdi ve civardaki göçmenler aileleriyle pikniğe çağırılırlardı...
Akşam yemeğinden sonra şenlik ve cümbüş başlardı, iki veya üç hükümlü uşak kendilerine eşlik ederken partiye katılan erkekler silahlarını ve köpeklerini alırlar ve çalılık arazi boyunca zenci arayarak gezinirlerdi.
Bazen eğlence bulamadan dönerlerdi; bazen ise bir kadın veya eğer şanslılarsa bir ya da iki erkeği öldürmeyi başarırlardı."
Ödül ve eğlence hâlâ yerlilerin kökünü kazımaya yeterli olmayınca Vali George Arthur bulabildiği her göçmen ve hükümlüyü seferber ederek adanın bir yanından diğerine uzanan "Kara Hat'tı ("The Blackline") oluşturdu.
Göçmenler önlerindeki yerlileri bölgeden sürmeyi deneyerek sistemli bir biçimde yollarını bölgenin içinden geçirdiler.
Her ne kadar son safkan Tazmanyalı erkek 1870 yılında ölmüş olsa da, ne Tazmanya ırkı ne de kültürü tümüyle yok edilebildi.
Dokuz Tazmanyalı kadın ayıbalığı avcıları tarafından dağa kaldırıldı ve tecavüze uğradı; iki kadın ise gönüllü olarak gitti.
Tüm Tazmanyalı yerliler onlarla akrabadır.

Parmağım biraz daha yukarıyı işaret etmiş olsaydı, Avustralya'da olurduk, ki burada Avrupalılar ilk geldiğinde 750.000 olan Aborijin nüfusu 1790 ve 1920 yılları arasındaki yüz otuz yıl içinde yaklaşık 70.000 kişiye düştü.
Bilimsel yayınlarda bu düşüşün nedeni olarak şunları okurduk:
“Uysal duyarlılık ve gelişmeyen düşkünlük içinde hoşnutluğa dayanan ırklar, insan türlerinin övgüye değer dağılımı ile birlikte varlık için sürdürülen büyük savaşta sürekli olarak mücadele etmeyi denemezler.
En sağlıklı olanın yaşamını sürdürmesi, akıllıca kullanılan gücün doğru olduğu anlamına gelir. Ve böylece alt düzeydeki Avustralyalıları yok etmekle doğal seçilmenin değiştirilemeyen yasasından yardım diler ve acımasızca ona uyarız."

Göçmenlerin, Aborijin bebekleri canlı olarak boyunlarına kadar toprağa gömdükleri, sonra anne-babalarını izlemeye zorlayarak bebeklerin kafalarını tekmeleyerek en uzağa kimin atabileceği üzerine yarışmalar düzenlendiğini okurduk.

Parmağımı tekrar, tekrar, tekrar oynatıyorum.
Her seferinde binlerce korkunç olay var.
Her seferinde kölelik, tecavüz, cinayet, soykırım...
Parmağım Afrika'ya rastlıyor.
Burada otuz ile altmış milyon arasında insan köle ticareti için yakalandıktan sonra öldüler (yetkililere göre "İnsanlıktan uzak ve aşağılıklardı" ve "İnsan türünün bir yenilgisiydiler" ve hepsi aksi halde "Hiçbir yararı dokunmayan bir yaşamı aylak bir biçimde yıllarca sürdüreceklerdi").
Bir başka on iki-on beş milyon arası kişi yaşamlarının geri kalanını Yeni Dünya'nın büyük çiftlikleri ve madenlerinde çalışarak geçirmek üzere hayatta kaldılar.
Parmağım Yeni Zelanda'ya rastlıyor.
Burada "Her şey göz önüne alındığında, ırkın yok olması konusunda pişmanlık neredeyse konu dışıdır.
Onlar çabuk ve kolay bir biçimde ölürler ve yerlerini üstün bir ırk alır."
Parmağım Hawai'ye rastlıyor, ki burada bir misyonerin bildirdiğine göre nüfustaki yüzde 90'lık azalma,
"Bedenin hastalıklı bir parçasının bir kısmını veya tümünü kesip atmak" gibiydi.

Parmağım evimin olduğu yere rastlıyor.
Spokane, Washington yakınlarında Hangman Vadisi'nden yaklaşık olarak l ,5 kilometre uzakta yaşıyorum ve şehrin ana caddelerinden biri olan Fort George Wright Drive'dan 4,5 kilometre kadar uzağım.
Albay Wright'ın bu kentte göreve gelmesinden önce Hangman Vadisi ve içinden geçen dere "Latah" olarak biliniyordu, bunun yerli dilindeki anlamı küçük balıkların yakalandığı akarsu 'dur.
1858 yılında beyaz tenliler bölgenin tüm Kızılderililerini dize getirememişti.
O zaman Wright'ın aklına bir düşünce geldi.
Bir ateşkes bayrağı altında Yakama savaşçısı Qualchan ve eşini bir barış anlaşması önereceğini söyleyerek konutuna çağırttı.
Qualchan'ın babasını zaten zincire vurmuş olan Wright onu da tutukladı, doğrudan bir ağaca götürdü ve eşinin gözleri önünde Qualchan'ı astı.
Wright'ın karargâha verdiği rapor şöyleydi:
"Qual-chew bu sabah 09:00'da bana geldi ve kendisi 09:15 'de asıldı."
Bir sonraki gün Wright benzer biçimde altı Palouse Kızılderili'sini asmıştı.
O bir kahramandı !!!"

Sayısal anlamda ve vahşiliğin sınır tanımaması anlamında ne Museviler ne de Müslümanlar Hıristiyanların eline su dahi dökemezler.

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 02-07-2013, 11:28
bakkalmahmud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
bakkalmahmud bakkalmahmud isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Nov 2010
Mesajlar: 1.625
Standart

Mantikli bakildiginda,tehlikenin dinde deyil hastalikli beyinde oldugu net görülüyor,yegane ilac egitim,gecenlerde hitler hakkinda bir belgesele bakiyordum,mikrofonu bir tiyatro oyuncusuna uzatip konu hakkinda fikrini sordular,adamin söylediyi tek sey,bu hasta bu kadar insani nasil kendine inandirmis,simdi olsa akil hastanesine yollanirdi.saygilar

"Din sıradan insanlar için gerçek, aydınlar için yalan, iktidarlar içinse kullanışlıdır." - Lucius Annaeus Seneca
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 02-07-2013, 13:16
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

bu anket biraz anlamsiz sanki.... hangi rengi seviyorsun veya sevmiyorsun gibi... cok fazla kisisel anlayacaginiz...

sevgiler

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 02-07-2013, 13:34
errata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
errata errata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 30 Sep 2007
Mesajlar: 2.214
Standart

uyar, dinlerin varlığı daha büyük bir anlamsızlık bence.

Varolan dinlerin hangisinin daha saldırgan ve salakça olduğunu tartışmak "dinlerin varlığına dair anlamsızlığı" tahlil ederek belki zamanla din hegemonyasının toplumlar üzerindeki tahakkümünü kırmamızı da sağlayabilir
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 02-07-2013, 14:29
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

Shibumi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
uyar, dinlerin varlığı daha büyük bir anlamsızlık bence.

Varolan dinlerin hangisinin daha saldırgan ve salakça olduğunu tartışmak "dinlerin varlığına dair anlamsızlığı" tahlil ederek belki zamanla din hegemonyasının toplumlar üzerindeki tahakkümünü kırmamızı da sağlayabilir
al birini vur otekine... budism cok mu masum..

hegemonya ise maalesef bir gercek.. sosyal darwinist gibi gozukmek istemem ama bu tum canlilarin varolus nedenlerinden biri ve belki de en onemlisi..

o nedenle din hegamonyasi bitse baskasini bulur bu insanlik merak etme.. dogamizda var

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tuhaf ve tehlikeli bir konuşma ALKA Politika 16 26-09-2012 21:42
Darwin'in Tehlikeli Fikri istatistik Multimedya 5 04-02-2012 06:32
Dünyada Adalet, Dünyada Cennet. matillda Dinsel İnançlardan Nasıl Kurtuldum? 59 02-11-2010 22:02
Sizce en mantıklı din hangisi? Yılmaz34 İslam 45 10-09-2010 23:36
Diğer Tehlikeli Düşünceler/Bedrettin Şimşek marki Kitapkurdu 2 10-09-2010 11:41

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:20 .