
20-10-2014, 01:47
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
|
|
Ziynetini çıkaran Allah!
Ziynetlerini açan yaşlı kadınlar:
Nur 60:
Ve kadınlardan nikâh (evlenme) ümidi olmayan yaşlı kadınların, ziynetlerini açmaksızın dış giysilerini çıkarmalarında, bundan sonra onlara vebal (günah) yoktur. Ve iffetli olmayı istemeleri onlar için daha hayırlıdır. Ve Allah, Sem'î'dir (en iyi işitendir), Alîm'dir (en iyi bilendir).
11. gayra muteberricâtin: açmaksızın
12.bi zînetin: ziynetleri
muteberricâtin :مُتَبَرِّجَاتٍ : bā rā jīm (ب ر ج)
zînetin : بِزِينَةٍ : zāy yā nūn (ز ي ن)
Kuran'da yukarıdaki ayetteki gibi başka ziynetini açan, çıkaran kim? Kelimelerin izinden gidelim:
Araf -32:
De ki: “Kulları için çıkardığı Allah'ın ziynetini ve rızıktan temiz (helâl) olanını kim haram etti. O, dünya hayatında âmenû olanlar içindir. Ve kıyâmet gününde de özellikle âmenû olanlara aittir.” Böylece bilen bir kavim için âyetleri ayrı ayrı açıklıyoruz.
4. zînete allâhi elletî : Allah'ın ziyneti ki o
5. ahrace: çıkardı
zînete :زِينَةَ : zāy yā nūn (ز ي ن)
ahrace: أَخْرَجَ : khā rā jīm (خ ر ج)
(Yukarıdaki ilk ayette her ne kadar "kavâıdu" kelimesine "yaşlı kadın" meali verilmiş olsa da burada önemli olan bu kadınların evlilikten uzak olmaları, bu husus bence daha çok tanrıçalara yakıştırılan evlilikten uzak olma ve fuhuşu ve erkekleri baştan çıkarmayı temsil etme özelliğiyle ilgili.)
yaşlı kadınlardan bahseden ayette geçen "ziynet" ile Allah'tan bahseden ayette geçen "ziynet" aynı kelimeler. Ziynetlerle ilgili olarak yaşlı kadınlardan bahseden ayette geçen "göstermek" kelimesi ba-ra-jim kökünden gelen bir kelime iken Allahın ziynetinden bahseden ayette geçen "çıkarmak" kelimesi kha-ra-jim kökünden geliyor, köklerde bir harf farklı.
"ziynet" kelimesinin ayetlerdeki bu kullanımı "Yaşlı Kadın (Tanrıça) = Allah" ilişkisinden kaynaklanmış olmalı.
Bu konuda daha önce Kuran'daki Tanrıça Lat - Saba Melikesi ilişkisi üzerine (Ahzap 50) adlı başlığımda şu bilgileri paylaşmıştım:
beni shaybah : günümüzde kabede görev yapan ve kabeyi koruyan imamlara verilen isim. "yaşlı kadının çocukları" manasına gelir. olayı ilginç yapan, islam öncesi dönemde kabede tapınılan önemli tanrıçalardan biri olan lat'ın -sheba ismiyle de bilinir- en yaygın lakaplarından birinin "yaşlı kadın" olmasıdır.
https://eksisozluk.com/beni-shaybah--3683076
“Just 1400 years ago Muslims took control of the goddess' Mecca shrine away from the priestesses of Allat -- whom they slaughtered. But to this day, the men who guard the Kaaba-shrine are still called "Sons of the Ancient Woman." Sons of Sheba, in Arabic, Beni Shaybah. Goddess Allat had a nickname, or extra title, Sheba pronounced Shaybah. Meaning the wise-woman, or, "She of the ancient wisdom."
http://www.northernway.org/presentat...odwife/18.html
Bu bilgiler bize Kabe’yi koruyan kişilere “Sheba’nın çocukları, ‘yaşlı kadının’ çocukları” dendiğini, Tanrıça “Lat”ın geçmişte “Sheba” adıyla anıldığını söylemektedir. (Saba Melikesi İngilizcede "Queen of Sheba” olarak geçiyor.)
(işin belki de en ilginç yanı) "yaşlı kadın" kelimesinin geçtiği ayet olan Nur Suresi'nin 60. ayeti Tanrıça Lat'ın adının içinde yer aldığı 7 ayetten birisidir:
İlk mesajdan alıntı : ...Bu 7 ayet (4’ü Nisa Suresinde olmak üzere) şu şekildedir: Nisa 15, 23, 34, 127, Yusuf 50, Nur 60, Ahzap 50.
Nur Suresi 60. ayet:
1. ve el kavâıdu : ve yaşlı kadınlar
2. minen nisâi : kadınlardan
3. ellatî lâ yercûne : onlar ümit etmezler
4. nikâhan : bir nikâh, evlilik
http://www.turandursun.com/forumlar/...ad.php?t=35250
|

20-10-2014, 04:27
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 03 Feb 2011
Mesajlar: 2.372
|
|
Nûr 60 konusunda
sizden ayrildigim noktalar var.
Açiklayabilir miyim.
1.KAVÂİD
oturmak anlamindaki ( قعد) "kaade"den geldigine göre
YAŞLI kadinlar degil
oturan kadinlar demek.
Yani bi bakima yatalak kadinlar.
Önemli olan, onlarin
eve bagli = evden çikmiyor
olmalari.
2.NİKÂHEN ise
cinsel iliskide bulunmak anlamindaki ( نكح) "nekehe"den geliyor.
Yani LÂ YERCÛNE NİKÂHEN cinselligi kalmamis demek.
Bi bakima duvarlar gibidir o kadinlar.
Cinsellik açisindan tamamen duyarsiz.
Bu
hangi kadinin basina kaç yasinda gelir
FIKIH ile degil
TIBBÎ muayene ile
belirlenebilir.
Ve onlarin
giysilerini atma icazeti
TIBBIN bilecegi istir;
"evlenme umutlari"ni ise
kendileri bilir.
Insan hakkidir o.
Bakin, televizyonlardaki evlenme programlarina çikan
cinselligi kalmamis insanlar var.
Kendileri de söylüyor "Yatagimi degil yalnizligimi paylasacak bi es ariyorum" diye.
Son nefeslerini verene kadar
evlenmeyi umma hakkina sahiptir
onlar.
Hiç kimsenin umudunu hiç kimse yok sayamaz.
Kisacasi,
evlenme umudu kalmamis
diye bisey yok.
3.Dolayisiyla bu ayetteki ZİYNETLER
beden degil "takilar"dir, MÜCEVHER.
Allah'in yerden
varolussal anlamda çikardigi
ziynetler iste onlar.
Kadinlarin
"bedensel avret"i degil o ziynetler,
vücutlari degil.
*
Buraya kadar
meramimi anlatabildiysem
devam edeyim.
|

20-10-2014, 15:19
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
|
|
Sn. Hasan Akçay,
benim aslında en başta dikkat çekmek istediğim nokta "ziynet" kelimesinin hangi anlama gelip gelmediği değil, bu kelimenin "kadınlara" has bir şekilde kullanılmış olması, ister buna "beden" deyin isterseniz "takı", ayetin girşindeki "kadın" değişmez. Ayetin içeriğine dikkat edersek "ziynetin" dışında "kadın-cinsel ilişki-elbise çıkarma-iffetli olma" gibi konuların da bahsedildiğini ve bu ayetin "kadınlar ve cinsellikle" ilgili olduğunu görürüz. "ziynet" kelimesini dediğiniz gibi "takı" olarak kabul edelim, o zaman da bir tarafta "kadınların takıları" denilirken diğer tarafta "Allah'ın takıları" denmiş olacaktır ki bu da bizi yine kelimelerin (anlamlarından önce) kullanım yerlerine göre aynı sonuca yani "Kadın = Allah" benzerliğine götürür.
"ziynet" kelimesinin ne anlama geldiğini bir kenara bırakıp şu soruyu soralım; Kuran'da "ziynet"e sahip olanlar kimler? Bu sorunun cevabı (yaşlı ya da oturan) kadınlar ve Allah mı?
bu soruya verdiğimiz cevap nedir, belirtmiş olduğum gibi "kadınlar ve Allah" mı, yoksa Kuran'da "ziynet" çıkaran veya gösteren başka birileri de var mı?
devam etmeden önce bence ilkin bu sorunun cevabını netleştirmemiz gerekiyor.
Konu cenkvarol tarafından (20-10-2014 Saat 15:24 ) değiştirilmiştir.
|

20-10-2014, 16:06
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 03 Feb 2011
Mesajlar: 2.372
|
|
cenkvarol´isimli üyeden Alıntı
"beden" deyin isterseniz "takı", ayetin girşindeki "kadın" değişmez. Ayetin içeriğine dikkat edersek "ziynetin" dışında "kadın-cinsel ilişki-elbise çıkarma-iffetli olma" gibi konuların da bahsedildiğini ve bu ayetin "kadınlar ve cinsellikle" ilgili olduğunu görürüz.
|
Tam aksine,
ayet
cinselligi olmayan kadinlardan söz ediyor.
lâ yercûnne nikahen
= cinsel iliski beklentisi kalmamis olan,
= cinselligi kalmamis olan.
Bir bakima duvar gibidir o kadinlar,
cinsel açidan tamamen duyarsizdirlar.
Giysilerini atmalarinda
sakinca görülmüyor
çünkü vücutlari pörsümüs, sarkmistir;
birakin sehvet uyandirmayi, iticidir.
Iste o iticiligi telafi için
takip takistirarak
ziynet teşhirciligi yapmaya
meylederler.
Allah bunu yasakliyor:
ziynet teşhirciligi yapmamak sartiyla -gayra muteberricâtin bi zîneh
giysilerini atmalari onlara günah degildir -leyse aleyhinne cunâhun en yeda'ne siyâbehunne
|

20-10-2014, 22:07
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
|
|
yani diyorsunuz ki bu kadınların vücutları sarkmış olsa da gözüksün ama takısı gözükmesin... vücut gözüksün takı gözükmesin! cidden size mantıklı geliyor mu bu tabir?
kaldı ki pörsümüş sarkmış bir vücudun şehvet uyandırıp uyandırmama sınırı nedir erkekler açısından bunun belli bir sınırı, genellemesi olabilir mi, genç bir erkekle ona kıyasla daha yaşlı bir erkeğin şehvet duyma anlayışı elbette farklı olacaktır, yaşlı kadınlara tecavüz eden sapıklar da yok değil tabi.
farkında mısınız bilmiyorum ama konuyu çok "spesifik" bir şekilde ele alıyorsunuz, yani herşey bir yana sarkmış ve pörsümüş vücutların giysilerini atmalarını takı takmalarından daha önemsiz sayan garip bir tanrının varlığından bahsediyorsunuz.
tabi bir önceki mesajımda değindiğim gibi açıklama getirmeye çalıştığınız bu hususlar vermek istediğim asıl mesaj açısından çok fazla önem taşımamakta, ayette "ziynet" çıkarma kelimesinin "kadınlarla" ve "Allahla" ilgili aynı cümleler içerisinde benzer şekilde geçiyor olması dahi kurmuş olduğum "Kadın = Allah (Tanrıça)" ilişkisi açısından yeterli.
Konu cenkvarol tarafından (20-10-2014 Saat 22:12 ) değiştirilmiştir.
|

20-10-2014, 22:52
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
|
|
Sn. Hasan Akçay;
ilk mesajımda dikkat ederseniz Allah'ın "ziynetinden" bahseden Araf Suresi'nin 32. ayeti ile yaşlı veya oturan "kadınlardan bahseden Nur Suresi'nin 60. ayeti arasında bir ilişki kurdum.
Normal bir okuyucu Araf Suresi'nin 32. ayetinde Allah'ın çıkardığı "ziynete" farklı anlam yükleyeceği için bu ayeti "kadınlarla" ilişkili bir ayet olarak ele almayacaktır.
Araf Suresi'nin 32. ayetine biraz daha yakından bakalım;
1. kul : de (ki)
2. men : kim
3. harrame : haram kıldı
4. zînete allâhi elletî : Allah'ın ziyneti ki o
5. ahrace : çıkardı
6. li ibâdi-hi : kulları için
7. ve et tayyibâti : ve temiz,
8. min er rızkı : rızıktan
De ki: “Kulları için çıkardığı Allah'ın ziynetini ve rızıktan temiz olanını kim haram etti....
ayette "ziynetle" birlikte anılan bir şey daha var o da rızıktan "temiz" olanı;
temiz : tayyibâti : وَالطَّيِّبَاتِ
bu kelimeyi aynen alıp Kuran'da aratınca bir ayette daha geçtiğini görüyoruz. Bu ayet ne tesadüf ki yine Nur Suresi'nden, Nur Suresi'nin 26. ayeti.
Kötü kadınlar, kötü erkekler içindir. Kötü erkekler, kötü kadınlar içindir. Temiz kadınlar, temiz erkekler içindir. Temiz erkekler, temiz kadınlar içindir. İşte onlar, (kendileri haklarında) söylenenlerden berî (uzak) olanlardır. Onlar için mağfiret (günahların sevaba çevrilmesi) ve kerim (Allah'tan ikram edilen) rızık vardır.
Araf Suresi'nin 32. ayetinde Allah'ın ziynetiyle birlikte anılan ve "temiz" anlamında verilen "tayyibâti" kelimesi bu ayette "temiz kadınlar" olarak geçiyor.
temiz kadınlar : tayyibâtu : وَالطَّيِّبَاتُ
şu işe bakın "kadın" ilişkisi kurduğumuz Araf Suresi'nin 32. ayetindeki bir kelime daha (tayyibâti) bizi alıp doğrudan "kadına" götürdü
bunlar tesadüf değil Sn. Hasan Akçay... Kuran'ın çözülüşü, iflası.
|

21-10-2014, 10:31
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
|
|
Dostum cenkvarol,
zinet kelimesi aynı zamanda değerli mal anlamınada gelmekte.Süs olarak geçer anlam olarak ancak bu süs ,boya ,makyaj değilde, değeri, kıymeti olan mal anlamına geliyor(o çağa göre değerli taşlar diyelim).
Hud 15 ve saffat 6 gibi ayetlerde farklı olarak kadın ile ilişkilendirilmedende kullanıldığını görebilirsin. Kadınla ilişkilenen yerlerde ise genel olarak kadın vücudunun mahrem adledilen yerlerinin doğal süs ve değerli bölüm olarak ele alındığını söylemek mümkün. Nur 31 gibi.
Şimdilik saygımla gittim...
Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
|

21-10-2014, 12:10
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
Araf 32 ayetini anlamak icin(Allah'in ziynet cikarmasina iliskin), uzaga gitmeye gerek yok, 31. ayete bakmak yeterlidir.
zînete-kum
Ey Âdem oğulları! Her mescid huzurunda ziynetinizi tutunun, ve yeyin, için de israf etmeyin, çünkü o müsrifleri sevmez
De ki Allahın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz hoş rızıkları kim haram etmiş? De ki: Onlar Dünya hayatta iyman edenler için kıyamet günü halıs olacaktır, bu suretle ılm ehli olanlar için âyetleri tafsıl ediyoruz.
Demek ki birileri, mescid'e ziynet/taki ile gelmenin ve yemek yemenin haram oldugunu filan iddia etmis olmali ki bu ayet yazilmis hikayeye gore. Burada bahsedilenin, anlam bakimindan taki, sus esyasi veya degerli tas vs. oldugu gayet aciktir.
|

21-10-2014, 13:40
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 28 Aug 2011
Mesajlar: 1.160
|
|
Neva´isimli üyeden Alıntı
Araf 32 ayetini anlamak icin(Allah'in ziynet cikarmasina iliskin), uzaga gitmeye gerek yok, 31. ayete bakmak yeterlidir.
zînete-kum
Ey Âdem oğulları! Her mescid huzurunda ziynetinizi tutunun, ve yeyin, için de israf etmeyin, çünkü o müsrifleri sevmez
De ki Allahın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz hoş rızıkları kim haram etmiş? De ki: Onlar Dünya hayatta iyman edenler için kıyamet günü halıs olacaktır, bu suretle ılm ehli olanlar için âyetleri tafsıl ediyoruz.
Demek ki birileri, mescid'e ziynet/taki ile gelmenin ve yemek yemenin haram oldugunu filan iddia etmis olmali ki bu ayet yazilmis hikayeye gore. Burada bahsedilenin, anlam bakimindan taki, sus esyasi veya degerli tas vs. oldugu gayet aciktir.
|
ayette geçen "mescid" bildiğiniz anlamda bir tapınak felan değil, önceki ayetlerle birlikte anlatılmak istenen asıl mevzu "Adem-Havva (Eve)-Lilith (Tanıça Asherah)" dır.
|

21-10-2014, 14:46
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 03 Aug 2010
Mesajlar: 14.706
|
|
cenkvarol´isimli üyeden Alıntı
ayette geçen "mescid" bildiğiniz anlamda bir tapınak felan değil
|
Yukaridaki yorumu, ziynet bahsine dair yazdim. Kaldi ki ayette gecen mescid'dir. Ornek olarak Meryem'in hamileyken, mihrab'da yiyecek bahsi. 3/37
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:38 .
|